o değil de

o değil de
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 2676.77
  • Kayıt: 2014-04-18 16:39:00
  • En son giriş: 2018-08-15 09:56:36
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 12
  • Aktif Tanım: 1664
  • Açılan Başlık: 189
  • Artı Oy: 8179
  • Eksi Oy: 476
  • Alınan Artı Oy: 2868
  • Alınan Eksi Oy: 337
  • Alınan Favori: 27

o değil de - son oylananan tanımları

islami evlilik sitesindeki kızın alkolik çıkması

benim de başıma gelen can sıkıcı durum.

kız bildiğin alkolik çıktı. aradım müşteri hizmetlerini dedim böyle böyle, kız alkolik çıktı. gönderin değiştirelim dediler.

neyse gönderdik yenisi geldi. bu seferde içkisi, sigarası yok ama eli uzun. kızla insan içine çıkamaz oldum. arkadaşlarla kafede takılmaya falan gidiyoz milletin telefonunu hoop indiriyo bizim hatun. yapma etme diyorum hiç dinleyen yok.

aradım yine müşteri hizmetlerini. kullanıcı hatasıdır diyo yok siz aç bırakmışsınızdır ondan çalıyodur falan diyo. lanet olsun dedim yani. bi daha da hayatta internetten kız mız bulmam...
devamını gör...

erkeklere özel diş macunu

yeni çıkan bir şeydir.

az önce reklamını gördüm. erkek dişi kadın dişinden farklı bir yapıya mı sahip. öyle bi şey mi var yani?

bu kapitalistler var ya iliğimizi kemiğimizi sömürdüler, doymuyorlar.
devamını gör...

pizzayı bize nasıl yedirdiler

1989 yılı… türkiye ilk defa yabancı menşeili pizza dükkanlarıyla tanışır. türkiye’ye birkaç dükkan açarak pazarın nabzını yoklayan ünlü marka aldığı sonuçla şoka girer. bekledikleri gibi olmaz. boğazına düşkün olduğu için pizzayı seveceğini düşündükleri türk tüketicisi, pizzayı sevmez. dükkanlar kapatılır. geri dönülür.

1991 yılı… murakami-wolf-swenson productions’ın ürettiği bir çizgi film dünyada büyük ilgi görür. yapımcı şirket türkiye’deki bir özel kanala bu çizgi filmi teklif eder. kanal şaşkındır, fiyat gerçekten olması gerekenin %10’udur. adeta kapandaki peynir gibi duran bu teklifi kaçırmaz özel kanal. yayınlanmaya başlar.
çizgi film türkiye’de de çok tutulur. oyuncakları, rozetleri, kartpostalları, defterleri ve kitap kapları ile müthiş bir pazarlama da beraberinde gelir.
1994 yılına gelindiğinde çizgi film dizisi milyonlarca çocuğu ve genci etkisi altına almıştır. bu çocuklar tuhaf bir biçimde annelerinden pizza pişirmesini istemeye başlar. türk anneleri pizzayı nasıl yapacağını bilmez. talep gitgide artar.

derken pizza zinciri dükkanlarını yeniden aktif hale getirir, yeni dükkanlar açar. çocuğu yemek yemeyen anneler mecburen pizza sipariş eder. liseli, üniversiteli gençler arasında bir itibar nesnesi haline gelir.

türk mutfağının demode lahmacunu, pidesi terk edilmiş, gençler gruplar halinde pizza dükkanlarına gider hale gelir.

tesadüfen(!) pizza talebini patlatan bu çizgifilmi çoktan tahmin ettiniz değil mi? bravo! o çizgi film “ninja kaplumbağalar” o pizza zincirini de tahmin ediyorsunuzdur, onu da buraya yazmayayım.

şimdi o çocuklar büyüdü, çizgifilmi ilk izleyenler 30’larına geldi. ilk jenerasyon genç evli, yeni nesil aile oldu. onlardan sonraki jenerasyon şimdilerde üniversite öğrencisi, ya yurtta ya da öğrenci evinde kalıyor. ilk jenerasyondaki evliler evde yemek pişirmek yerine sık sık şöyle diyor : “pizza mı söylesek?” bir sonraki jenerasyon da yurt odasına ya da öğrenci evine neredeyse her akşam pizza sipariş ediyor.

işte algılarımız böyle yönetiliyor. 20-30 yıllık stratejiler çiziliyor, uygulanıyor. bizim eğlenceli diye izlediğimiz masum çizgifilmler, diziler, sinema filmleri birtakım fikirlerin beyinlerimize çok daha hızlı zerk edilmesini sağlayan katalizörlerden ibaret. ve emin olun, bu bilinçaltı pazarlamacıları, bu algı sihirbazları bize sadece pizza yedirmiyor…!

bu sadece bir örnekti… her amerikan filminde apple bilgisayarların görünmesi bugünkü apple çılgınlığının temeliydi. her filmde sabah işe giderken elinde starbucks kahve ile koşturuyor olması bugün bir kahveye 15 lira ödüyor olmamızın müsebbibi. afrika’da ayağında ayakkabı olmadığı için petşişe bağlayan afrikalı gençlerin elinde içine su doldurulmuş coca-cola kutularıyla gezmeleri ve bununla sınıf atladıklarını düşünmeleri de yıllardır coca-cola’nın yaptığı “mutluluk” reklamlarının sonucu. gerçekte mutlu olmayanlar içtikleri içecekten mutluluk akıtmaya çalışıyor işte, başka bir şey değil.

biz hatırlamayız ama babalarımızın hayranı olduğu western (vahşi batı) filmlerindeki karizmatik kovboyu. o kovboyun ağzındaki marlboro sigarayı babalarımız bugün hala bırakabilmiş değil. etkiye bakar mısınız?işte bu yüzden unutmayalım;bize sunulan görüntülerin, reklamların, film ve dizilerin %99’u bir amaca hizmet ediyor.inanmadan, etkilenmeden, kendimizi kaptırmadan önce iki kere düşünelim.

“bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yeter” diyordu malcolm x, uyanık olmayana pizzayı da yedirirler, kolayı da içirirler üzerine de bir sigara yaktırırlar…
devamını gör...

analar ebu hanife kadar şeref yoksunu birini doğurmadı

(bkz: ehli rey ve ehli hadis)

içimizdeki şerefsiz islam düşmanlarının suistimal etmeye çalıştığı bir konu.

caner taslaman da sürekli bundan bahseder mustafa islamoğlu da.

ahmed bin hanbel şöyle diyor:
"biz ehl-i reyi, onlar da bizi durmadan lânetlerdi. bu hal şâfiî’nin gelişine kadar devam etti. o (gelince aramızı bulup) bizi kaynaştırdı." (tehânevî, kavâ‘id fî ulûmu’l-hadîs, 384, dipnot)

biz bu büyük alimlerin hepsini severiz, sayarız. Allah hepsinden razı olsun. onların övgüsü de yergisi de Allah içindi.

bu zamandaki müslüman görünümlü islam düşmanları da müslümanların kafasını karıştırmak için herşeyi kullanıyor. Allah bunların şerrinden korusun.
devamını gör...

a haber zehirlenmesi

15 temmuzda fetöcü hainlerin darbe bildirisi iki kanalda okundu. biri trt de malum silah zoruyla biri de halk tv de.

darbe bildirisini defalarca kendi rızasıyla okuyan halk tv zehirlenmesinden iyidir a haber zehirlenmesi.

not: a haber izlemiyorum. akit tvyi takip ederim bazen. ayrıca berat albayrak candır.
devamını gör...

abd'nin türkiye'ye olası yaptırım kararı

korkutmayandır.


bu kan kokan coğrafya, bu çığlıklar senindir
bu gözü yaşlı târih, hıçkırıklar senindir
yeryüzünde çiğnenen bütün haklar senindir
prangalı hükümler, aydınlıklar senindir.

yıllardır, uygarlıktan sana hep enkaz kaldı
ufka bir bak yiğidim, inkılâba az kaldı.

tasalanma yiğidim; zaman bizden yanadır
külümüzden yükselen duman bizden yanadır
son durak, son ilahi ferman bizden yanadır
dünya düşman olsa da, iman bizden yanadır.

buradan
devamını gör...

diyanetin cemaatleri ve tarikatları denetlemesi

bir öneri.

tarikatlar hali hazırda yasak zaten. önce serbest bırakılması lazım.

dernek vakıf gibi şeylerse maksat fetönün tüm dernek ve vakıfları 15 temmuz öncesi legaldi. hatta en yasal en kanuni en hukuki onlardı.

mesele düzenlemeyle denetlemeyle çözülmez. herkes kendi vicdanını denetlemeli önce.
devamını gör...

ehven-i şer şerlerin en belalısıdır

yanlış.

"aforizma kasacam" diye böyle önemli kaidelere saldırmak doğru değil.

benim ehveni şerle işim olmaz benim her yaptığım hayrı mahzdır diyosan maşallah, barekallah.

ama herkes bir olmuyor ve insanın başına çeşit çeşit hal geliyor. bazen insan iki şer arasında mecburen tercih yapmak durumunda kalabiliyor.

işte böyle durumlarda ehveni şer tercih edilir.
devamını gör...

ateistler dinden çıkarılsın

ulan ateyizin zaten dini olmuyo ki.dedirtendir.

yav bu akpliler de çok şey yani.

neyse ki ben izmirliyim ve çok zekiyim ve bilgiliyim. bunlar da olmasa kimle dalga geçip güleceğiz.

trol mu. yok canım ne alaka?
devamını gör...

mikro milliyetçilik

bizim köyde aşağı mahalle yukarı mahalle çekişmesi var mesela. yıllardır devam ediyor.

gurbette bile birbirlerini ayırırlar.

en mikrosu da bu benim gördüğüm
devamını gör...

hayalientry

tebrik edilesi yazar.

seçim döneminde bir kaç kişiyle beraber kaleyi savunanlardan.
sessiz çoğunluğun dünya sözlükteki sesi olmuştu.
devamını gör...

anonim yazar

anlaşılamayan durumdur.

o değil de ben niye anonim oldum ya. yıllardır burdayım. bin küsur tanımım var.

geçenlerde http://sahibinden.com a kimlik fotosuyla fatura gönderdim isterseniz buraya da gönderiyim yani.

anonim değilim ben. anam belli babam belli.
devamını gör...

haram da olsa aşık olmak

--- alıntı ---

"aşk, şiddetli bir muhabbettir. fâni mahbuplara müteveccih olduğu vakit, ya o aşk kendi sahibini daimî bir azap ve elemde bırakır. veyahut o mecazî mahbup, o şiddetli muhabbetin fiyatına değmediği için, bâki bir mahbubu arattırır; aşk-ı mecazî, aşk-ı hakikîye inkılâp eder."

"işte, insanda binlerle hissiyat var. her birisinin, aşk gibi, iki mertebesi var: biri mecazî, biri hakikî."

"güzel değil batmakla kaybolan bir mahbup. çünkü zevâle mahkûm, hakikî güzel olamaz. aşk-ı ebedî için yaratılan ve âyine-i samed olan kalb ile sevilmez ve sevilmemeli."



--- alıntı ---
devamını gör...

namahremle zirve yapmak

ayrı ayrı olması lazım tabi.

şimdi alt tarafı diyo oturup çay içiyoruz yemek yiyoruz bişey olmaz demiş. ama genç kızlar genç erkekler bakarlar birbirine günah olur.

zaten iş yerinde okulda mecburen beraberiz bakacak adam orada da bakar diyebilir. ama biz elimizde geldiğince dikkat etmeye çalışalım. yani zaten her yerde beraberiz diye koyuvermek olmaz.

zirve yapalım tabi kaynaşalım ama kız kıza erkek erkeğe daha iyi olur.
devamını gör...

cumhurbaşkanı olduğumda beni ilk ziyaret eden o kaşarlar olacak

tayyip erdoğana güç zehirlenmesi oldu diyenler bir de buna baksınlar. yok paşaların apoletini sökme yok gazetecilere kaşar demek falan.

cumhurbaşkanının sahip olduğu gücün hayali bile yetti muharrem beyi zehirlemeye.

Allah tayyip erdoğanı başımızdan eksik etmesin. yoksa böylelerine kalırsak halimiz duman. Allah muhafaza...
devamını gör...

starbucks içmeyin

starbucks’ın değerli müslüman müşterileri (!)


dünya çapında 90.000’in üzerinde çalışanı, 9.700 tane mağaza ve haftalık 33 milyon müşteri hacmiyle starbucks firmasına yıllık 6.4 milyar dolar kar ettirdiğiniz için ne kadar sevinseniz azdır. içtiğiniz her bir fincan (latte ve macchiato) abd ve israil arasındaki bozulmaz dostluğa ve yakın ittifakına katkıda bulunmaktadır. bu dostluğun bir nişanesi olarak firma yetkilisine verilen, “50 yıllık israil siyonist dostu ödülü” bu yönden siz müslümanlar için çok derin manalar ifade etmelidir. bu ödül, israil’in uzun yıllar, halkla ilişkiler ve ticari firmalarla olan bağlarını güçlendirmek ve onları teşvik etmek için kullandığı bir ödüldür.

gelelim starbucks yöneticilerine bu ödülü kazandıran nedenlere… gününüzün vazgeçilmezi haline gelen ve her gün tükettiğiniz çikolata parçacıklı frapucinolardan gelen gelir, abd ve israil arasında yapılan anlaşmayla gerçekleştirilen öğrenci projeleri için harcanmaktadır. bu öğrenciler israil’in intifada’da zarar gören öğrenciler olarak seçtiği gruplardan oluşmaktadır.

starbucks, jerusalem fund of aish hatorah‘ı (aish hatorah kudüs fonu – uluslar arası özel yahudi eğitim merkezlerini bir şemsiye altında toplayan organizasyon) kullanarak israil’de geliştirilen en son savunma teknolojilerinin, amerika, avrupa ve israil askeri mühimmat marketlerine tanıtılmasını sağlamakta ve böylelikle israil ordusuna yardım etmeyi hedeflemektedir.

orta doğuda devam eden çatışmanın arkasındaki esas sebep olan anti semitizmin (yahudi düşmanlığı), küresel yükselişine karşı sizin starbucksa verdiğiniz desteğinizle; savaşın israil tarafını haklı çıkartmak için yalan ve yanlı haberlerin üretimini üstlenen “http://honestreporting.com” websitesinin sponsoru olan aish hatorah’a yardımları kesintisiz devam etmektedir.

starbucks’ın değerli müslüman müşterileri, sayenizde müslümanların güya terörist saldırılarına karşı israil halkını korumaya yardım etmek için heryıl gerekli olan yüzlerce milyon doları temin etmeye muktedir olabiliyorlar. abd devletinin her yıl verdiği 5 milyar dolar, anti semitist müslüman terörizmi(!)’ne karşı masum israil halkını korumak için gerekli silah, bulldozer ve güvenlik duvarları örmek için yeterli olmadığından, sizler, tamamlayamadıkları ihtiyaçları starbucks içerek sağlıyorsunuz.

daha geniş perspektiften bakmak gerekirse, starbucks teröre karşı açılan savaşta (war on terror) amerikan hükümetine destek olmak için, bir tane mağazasını tamamiyle bağışlamıştır. bu savaş, starbucks’a göre yahudi eyaleti olarak anılan israil’in idame ettirilmesinde hayati önem taşımaktadır.

starbucks’ın değerli müslüman müşterileri, starbucks coffee, amerika’da her yıl 27 haziran’da düzenlenen homoseksüeller festivalini (gay pride parade) destekleyenlerin de başında geliyor. starbucks coffee’nin washington müdürü heywood mcguffy, şirketin bu tavrını savunarak “biz, çalışanlarımızı ve müşterilerimizi ilgilendiren her şeyi desteklemekle yükümlüyüz” dedi. son festivalde, starbucks coffee çalışanlarından 75 homoseksüel, üzerlerinde homoseksüelliği ifade eden gökkuşağı renkleri ve starbucks coffee arması bulunan t-shirtlerle festivale katılanlara bedava kahve dağıttılar.

starbucks şirketi, bu festivale destek vermek dışında kürtajı da teşvik ediyor. şirket, “planned parenthood federation of america” kuruluşunun resmi sponsoru.

şirket, görüldüğü gibi hem resmi hem de “sivil” hareketlerin her zaman yanında. ama kimi sivil hareketlerle de başı dertte. özellikle hormon karşıtı olanlarla… starbucks’ın hormonlu maddeler kullanmaya son vermesi için 300 amerikan kentinde ve 8 ülkede kampanya düzenleneceği bildiriliyor.

lütfen tükettiğiniz herbir starbucks amblemli ürünle, çok asil(!) bir gayeye hizmet veren bu firmaya destek olduğunuzu ve müslüman kardeşlerinize ihanet ettiğinizi hatırlayın.

halen ikna olmamışsanız, her zaman starbucks’u ziyaret edin ve bir bardak çikolatalı cips frappucino için… düşünün ki böylece müslüman bir kardeşinizin kanını içiyorsunuz. afiyet olsun!

farklı birşey yapabiliriz… gelin starbucks’ı boykot edelim
devamını gör...

itü'de atatürk portrelerinin çöpe atılması

eskimiştir belki yerine yenisi asılmıştır ondan yani.

yıllardır orda asılı resim eskiyemez mi ne yapacak adam o zaman. yaksa daha büyük suç olur.

uygun bi yerde toprağa gömmesi lazım belki de. üstüne de bi işaret konulsun da basılmasın.

töbe töbe.
devamını gör...

bunu erdoğan'a sorsana delikanlı

o değil de muharrem ince baya tayyip erdoğan taklidi gibi. her şeyiyle sanki örnek alıyo.rol model olarak belirlemiş kendine onu. geçen seçim bürosunu gördüm. ak parti bürosu sandım mesela.

ikinci tura kalırsa gerçek tayyip erdoğanla taklidi yarışacak gibi.
hadi bağalım...
devamını gör...