parpali

parpali
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 13638.3
  • Kayıt: 2000-01-01 00:00:00
  • En son giriş: 2018-09-24 23:46:33
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 10
  • Aktif Tanım: 4561
  • Açılan Başlık: 149
  • Artı Oy: 12735
  • Eksi Oy: 858
  • Alınan Artı Oy: 15140
  • Alınan Eksi Oy: 360
  • Alınan Favori: 470

parpali - en çok favorilenen tanımları

40 yaşında hala flört eden insan

genç sayılabilecek yirmili yaşlarda ki içi geçmiş kişilerin anlayamayacağı eylemdir. aşk, flört, kalp çırpıntısı yaşla olsaydı. zannediliyor ki orta yaşa gelince hayat duruyor. yaw he he. *

dip not: kırk yaşında değilim.
devamını gör...

ahmed arif

"canım benim,
bilir misin, 'canım' dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep." *
devamını gör...

ben bu yazıyı kendime yazdım

şu an istanbul’un en ücra köşelerinden birinde bir sözde kültür merkezinde erik dalı gevrektir eşliğinde oyun oynayan bir kadın kalabalığının içindeyim. mecburi katılımın olduğu yakın akraba kınası. ve malesef bunun bir de düğünü var. ilk oyun havasını kim buldu acaba kendisine iki çift lafım var. dün akşam kadın filozof mevzusu vardı burda sanırım ben gece sonuna kadar felsefeden sanata ordan mantığı, varoluşa bilemem nereye epey gidip geleceğim. sevgili ben keşke hasta olsaydın niye aklına gelmedi bu.

dip not: parpali kına gecesinden bildirdi. çantamda kitap var dışarı çıkıp okusam mı diye anneme sordum. o sustu gözleri konuştu. şarkıda angaranın bağlarına geldi. lan bari başka şarkı çalsanız. azıcık yaratıcı.
devamını gör...

evi güzel yapan şeyler

her yeni güne göz açtığınızda iyi ki yanımda diyebildiğiniz insanın varlığı. ruhsuz eşyanın çulun çaputun varlığı her yerde. ev, yuva olabilmek için birbiri için çarpan iki yürek lazım. o ikisi herşeyi güzelleştirir zaten.

dip not: yerlerde emekleyen pammık gibi bir kızçede bu mutluluğu arşa çıkarır.

dip not: güzel ev tanımımı beğenmeyenlere sevgilerimle. güldüm eğlendim bi daha.
devamını gör...

ömer hayyam

“sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:
iki başımız var, bir tek bedenimiz.
ne kadar dönersem döneyim çevrende:
er geç baş başa verecek değil miyiz?”
devamını gör...

ebru sanatı

tekne başına geçince dünya ile bütün bağımı kopardığım sanat dalıdır. hayattaki tek derdim boya ayarı, bu renkler birbiri ile uymuş mu, şu dalı nasıl çekeyim... gibi gelişiyor. elimde boyanın izleriyle bütün hafta dolaşıp aynı kıymetli anı bekliyorum.

bu da tekneden olsun. şu tembelliği atıp çerçeveye götürsem hiç fena olmayacak. o kadar iş bunu bekliyor.

devamını gör...

suzan defter

bir solukla biten ince bir sızı bırakan ayfer tunç kitabıdır. ne zamandır yeniden okumak istiyorum ama ödüm kopuyor ya aynı etkiyi vermezse bana diye.

"ağladığını hissettirmemek çok zordur"dedi,"gözlerinden yaş akar, burnunu çekmemek için ağzından soluk alırsın.verdiğin sıcak soluk yüzünü sızlatırken, aldığın soğuk soluk boğazından geçer, kalbine iner.omuzlarının titrediği hissedilmesin diye kaskatı kesilirsin.ağladığını duyurmamak çok yorar insanı."

“eriyorum, çürüyorum, hayatım bataklık gibi, dibe çekiyor beni desem sana, o manasız soruyu bile sormazsın: neden? hemen teşhisini koyarsın: rahat batıyor sana.”


“sizi ve kendimi suda yüzen yağ damlasına benzettim. kendine benzeyen bir damla arayan ve bir türlü suya karışmayan iki yağ damlası. yüzüyoruz işte suda. başıboş. öyle parçalanmışız ki artık daha fazla parçalanmak ölmek demek. ama yine de varız ve belli oluyoruz suyun üstünde.”

"düşündüm, bir hayat nedir?
başlar ve biter, bir hayat nedir?
acı ve tatlıdır, unutulur hepsi, bir hayat nedir?
emin olmasam da 'hayat iz bırakmaktır' diyebilirim.
mezar taşı bir iz sayılır mı, emin değilim.
razı olan için mezar taşı bir izdir.
ben razı değilim.
gerçi elimden ne gelir? "
devamını gör...

şimdi yatayım yarın erken kalkıp ders çalışırım

öğrencilik hayatımda bu sözü çok nadir söylemişimdir. uyuyamayan bir bünye olarak zaten uyku yüzü görmezdim. neyse efendim bir final öncesi uykumun geleceği tuttu sabah çalışırım nasıl olsa sınav geç diye yattım. sabah bir kalktım gözümü açamıyorum. göz kapağımı bir hayvan evladı ısırmış açılmıyor. hafta sonu da doktoru bulmak zor. el birliği ile bütün yurt seferber oldu aşçı abi sağolsun deneme tahtasına çevirdiği gözüme yaptığı müdahaleler ile olayı çözdü. sınava gözüm nispeten normale dönmüş, çalışmamış bir halde girdim. bu da benim hayattaki şansıma küçük bir örnek olarak kalsın kenarda.
devamını gör...

yazarların vazgeçemediği şiirler

dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
kum taneleri var ya onlardan birindeyim
yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte
çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum
dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı
kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum
kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup
ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için
bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
bir daha doğmamak için doğmak diyorsun
ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar
bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa
çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan

çocuksun sen
ahmet telli
devamını gör...