ottomanson

ottomanson
[ anonim yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 946.473
  • Kayıt: 2014-08-26 12:13:00
  • En son giriş: Bilinmiyor
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 6
  • Aktif Tanım: 408
  • Açılan Başlık: 177
  • Artı Oy: 271
  • Eksi Oy: 55
  • Alınan Artı Oy: 946
  • Alınan Eksi Oy: 189
  • Alınan Favori: 14

ottomanson - en çok favorilenen tanımları

osmanlı ruhunun yeniden canlanması hususunda *comün

osmanlı ruhu nedir?
osmanlı; adalettir, medeniyettir, adanmışlıktır, inançtır, ilericiliktir. “osmanlı imparatorluğu, bir sınır beyliğinden islam dünyasının en güçlü devleti haline gelmiş zamanın emperyal devletleri gibi fethettiği diyarları istila etmemiş,talan etmemiş, zorla dinine döndürmemiş zorla dilini konuşturrmamıştır.aksine fethettiği yerleri imar etmiş, insanların inanışlarına saygı göstermiş hatta inanışlarını, dillerini rahatça yaşamaları için kolaylaştırıcı bir takım girişimlerde bulunmuştur.nitekim 19 y.y. da istanbul'da gayr-i müslime ait ibadethane sayısı camii ve mescitleri geçmiştir.osmanlı ruhu geçmişine sahip çıkmaktır. öksüz,yetim bırakılan toplumların tekrar yüzünü güldürebilme isteğidir.osmanlı ruhu; komşun açken tok yatmak değildir. osmanlı ruhu ; zenginin fakiri hor görmediği, fakirin ise zengine buğuz etmediği sıcak bir ailenin çatısıdır. osmanlı ruhu; bir yanağına tokat yiyip diğer yanağını uzatan değil, haksızlığa ,zulme karşı dik durabilmektir.osmanlı ruhu filistin olmaktır,arakan olmaktır,doğu türkistan olmaktır,bosna olmaktır,kahire,şam,bağdat olmaktır.


cumhuriyet türkiye'sinde osmanlı ruhu...
ulusalcı kesim olarak da varlıklarını sürdüren cumhuriyet türkiyesi üyelerinin nazarında; gerici, yobaz,batıya karşı dolayısıyla yeniliğe,moderniteye karşı, şeriatçı kafa kesen puştlar olarak toplumumuza kabul ettirmeye çalışan bu beyaz türkler ya da jön türklerin torunları olan bu şahsiyetler hiç bir zaman osmanlı'yı sevmediler,sevene de müsaade etmediler.onların hüküm sürdüğü yıllarda osmanlıyı seven birisi açıkça bunu söyleyemezdi. söylese bile toplumsal hayatta ağır ambargolara maruz kalıyorlardı. osmanlının sadece saraylarına, yalılarına ve özellikle mimari sanatlarını kabul eden bu zihniyet devlet-i aliyye'nin siyasi,ekonomik,askeri,eğitim,dini ve sosyal yaşantı alanındaki mirasına orman katilleri gibi sinsice bazen de alenî bir şekilde yok etme girişimlerinde bulunmuş ve maalesef bunda kısmende olsa başarılı olmuştur.kısacası cumhuriyet türkiyesi'nde osmanlı ruhu, tavan arasında unutulmuş bir bacağı kırık sandalye gibidir.sonsuza kadar hiç bir şeye yaramayacak muamelesiyle kendilerince tarihin arka odalarına kilitlediler ya da kilitlediklerini sandılar.

osmanlı ruhunun varolmasına etki eden unsurlar...
batılı gezginlerin gözlemleriyle bu unsurları ele alacak olursak;
yardımseverlik,vakar olmak,ilim ehli olmak,empati yapabilmek,dürüst olmak,namuslu olmak v.s.
bir gezgin şöyle diyor:
-istanbul'un fakir bir semtinde sadaka taşları dedikleri bir mermer sütuna zengin osmanlı mensubu, bir ihtiyaç sahibinin ihtiyacını karşılaması için taştaki oyuğa bir miktar para koydu.aradan bir hafta geçmesine rağmen kimse elini sürmedi.
bu çok küçük bir örnek.yine istanbul'a gelen bir gezgin kafilesi mütevazı bir at arabasıyla eşyalarını, kalacakları semte getirip orta yere yığarak anlamsızca etrafı süzerken yanlarına yaklaşan bir osmanlı beyfendisi:
-hoş geldiniz.kalacak yeriniz yok ise size yardımcı olayım.
gezginler biraz endişe içerisinde kabul ettiler.bunun üzerine osmanlı beyfendisi:
-o halde benimle gelin, kalacağınız yeri göstereyim sonrasında gelip eşyalarınızı alırsınız.
aralarından biri:
-burada açıkta mı kalacak eşyalarımız? alıp götürürler, bu dediğiniz pek mümkün görünmüyor bayım!
osmanlı beyfendisi:
-merak etmeyin.eşyalarınıza hiçbir şeyin olmayacağını size temin edebilirim.şayet öyle bir şey olursa ben tanzim ederim.
buna ikna olurlar ve oradan ayrılırlar.
osmanlı ruhunun var olmasına savaşta yenemeyen garbın, bu manevi değerlerimizi bozarak bizi mağlup etmeye çalıştığı ana kaynaktır.



yeni türkiye'nin duruşu nedir?
2000'li yılların sonuna doğru türkiye ekonomik kazanımların yanında sosyo-kültürel olarak da bir çok kazanım elde ettikten sonra gözünü ortak tarihi geçmişi olan coğrafyalara çevirdi.kosova'dan bağdat'a, mısır'dan azerbaycan'a kadar olan bir çok tarihdaşlarımızla bir araya geldi.gümrük antlaşmaları,karşılıklı vizelerin kaldırılması suretiyle sınırların ortadan kalkması bizi birbirimize daha çok yaklaştırdı.özellikle berberî ve arap toplumlarında bir uyanış bir kıpırdanış meydana geldi.kosova'da ahmet davutoğlu'nun kendisine sorulan:
-efendim sizin bu çabalarınız batı'da neo-osmanlıcılık olarak adlandırılıyor. buna cevabınız nedir?
a. davutoğlu buna karşılık şu tarihi cevabı veriyor:
- avrupa birliği,gümrük birliği gibi oluşumlarla avrupa bir araya gelip tek güç olduklarında kimse onlara neo-roma http://demedi.Biz ortak mirası olan,ortak tarihi olan kardeşlerimizle bir araya geliyoruz.eğer bu neo-osmanlıcılıksa evet neo-osmanlıcıyız.
daha sonrasında yine a.davutoğlu'nun arakan ziyareti,r.tayyip erdoğan'ın lübnan'da miting düzenlemesi halkı arapça selamlaması,mısır'daki olağanüstü karşılanması,libya'da yine binlerce kişi tarafından havalimanında karşılanması yeni türkiye'nin osmanlı ruhuna bakış açısını ortaya koymaktadır. yine muhalefetten birilerinin bizim" ortadoğu çöplüğünde ne işimiz var? sorusuna " o çöpük dediğiniz şam'ı şerif bilmişiz,kudüs'ü kardeş bilmişiz,kahire'yi dost bilmişiz" çıkışıyla yine yeni türkiye'nin osmanlı ruhuna bakış açısını ortaya koymaktadır.
avrupayı neden korkutuyor?
cennet mekân abdülhamid döneminde hindistan'da ingilizlere karşı bir isyan başlar ve dönemin ingiliz kralı islamiyet'in halifesi abdülhamid'den bu isyanı durdurmasını ister.bunun üzerine sultan abdülhamit bir mektup gönderir ve isyan kesilir.bunu gören batı bir mektupla isyanı durduran birisi yine bir mektupla isyan çıkarttırır.sanırım bu örnek yeter.


osmanlı ruhunun yeniden canlanması *comün...
-iyi midir? -kötü müdür?
-faydası nedir? - zararı nedir?
-olumlu yanları ve olumsuz yanları nelerdir?
devamını gör...

doğan medyasının dezenformasyon ustalığı

aralık 2008 yılında bizzat yaşadığım olaydır efendim.
-yanlış hatırlamıyorsam 14 aralık 2008 yılıydı.o dönem başbakan olan recep tayyip erdoğan bursa'ya toki temel atma törenine gelmişti.ben de o dönem işten çıkarılmıştım.bunu oradaki yetkililere duyurmak için sabahın erken saatlerinde bursa fomara meydanına gittim yanımda kardeşim de vardı.en önde yer bulduk kendimize.önümüzde basın http://ordusu.başbakan konuşurken cebimden çıkardığım kağıda derdimi yazıp protokolün önünde duran korumalara işaret edip kağıdı uzattım onlar da faruk çelik'e http://verdiler.Ne olduysa o anda oldu.birden o basın ordusu başbakanı bırakmış bana döndü.kameranın mikrofonu üzerinde dha yazan muhabir hemen büyük heyecan ve hevesle bana ne yazdığımı sordu. kendisine başbakanımızı çok sevdiğimi yazdığımı söyledim (gerçekte işten çıkarıldığımı mağdur olduğumuzu yazmıştım).o ısrarla başka şeyler söylememi istiyordu. ne yaptıysa istediğini vermedim. asıl gerçeği bir gün sonra internette haberlere bakarken öğrendim.
dha kaynaklı haberde aynen şu ifadeler yer alıyordu:
''dün başbakan erdoğan bursada katıldığı toki temel atma töreninde işten çıkarılan bir grup işçi faruk çeliği protesto etti.meydanda bulunan kalabalıktan bir vatandaş ismi daha sonra erol kocabaş olduğu öğrenilen biri tarafından bakan çeliğe bir mektup iletildi.mektubun içeriği hakkında bilgi verilmezken alınan bilgiye göre bakan çeliğe tehdit ifadelerinin yer aldığı bildirildi.''
yuh yuh yuuuh.
devamını gör...

chp nin merkez türkiye projesi

anladığım kadarıyla bu projeyle türkiye'ye dünyanın her tarafından yatırımcı gelecek.bu önemli bir nüfusun ve kapitalin ülkeye girmesi demek.soru şu:
1- 3. havalimanına karşı çıkan
2- halkbankası'nın büyümesinin önüne geçen
3- 3. köprüye karşı çıkan
chp bütün bu insan,sermaye yükünü nasıl kaldırmayı planlıyor.
atatürk havalimanı yetmediğini onlar da biliyor, bu kadar büyük bir hedefin getireceği maddi gelirin yönetimi eğer ülkende güçlü bir banka yoksa bir işe yaramayacağını da biliyor.günümüz hızlı yaşama devri. rusya'dan gelen iş adamı trafiğe takılmadan istanbul'dan izmir'e ya da ankara'ya gitmek isteyecek alternatif yolların olmadan bunların olmayacağını da biliyor.nasıl olacak peki bu yükü kaldırmak.
devamını gör...
5. (Tematik)

ak parti bir proje partisidir

ak parti bu milletin, 80 yıllık barbeci zihniyeti,35 yıllık dini kılıfla kendi çıkarını vatan çıkarları üstünde tutan haysiyetsizleri temizlemek için başlattığı yüzde yüz yerli bir projedir.
devamını gör...

bölgesel asgari ücret

türk ekonomisine makro düzeyde yüzde 20 katkı sağlayan istanbul'da, yüzde 7 sağlayan izmir'de, yüzde 5 sağlayan kocaeli'nde, yüzde 7,7 sağlayan ankara'da, yüzde 4,7 sağlayan bursa'da asgari ücret net 891 tl ve buralarda ev kiraları ortalama 600 tl civarında. yine türk ekonomisine yüzde 0,1 katkı sağlayan şırnak, bitlis, muş, bartın, yüzde 0,2 sağlayan ağrı, yine yüzde 0,1 katkı sağlayan gümüşhane yüzde 0,1 buralarda da asgari ücret net 891 tl buralarda ortalama ev kira fiyatları 300 ile 450 arası.
bölgesel asgari ücretle her bölge gelir ve giderine göre maaşlandırma yapılarak bölgeler arası asgari ücret adaletsizliği ortadan kaldırılabilir.
devamını gör...

ak saray

iletişim psikolojisinde şöyle bir teori vardı: müdürlerin odası neden ayrı bir katta, büyük ve gösterişli olurlar? masaları neden büyüktür? peki masanın önünde gelen konukların oturduğu koltuklar neden alçaktır? çünkü ast üst ilişkisini belirginleştirmek , karşısındaki kişiyi etkilemek, onu ezmek ona ben senin müdürünüm ayağını denk al anlamına geliyor.ülkeler arası ilişkide ise bu gelen misafire biz güçlü bir ülkeyiz, bizler misafirimizi en güzel şekilde ağırlarız, sizi ağırlamak için yaptığımız bu binaya güvenebilirsiniz çünkü her türlü yasa dışı dinlemeye karşı korunaklıdır. bomba ile vurulmaya karşılık korunaklıdır. kısacası bizi ''hafife almayın'' demek oluyor.
ayrıca 2. dünya savaşının arefesinde millet savaşa girmeden savaşın sefaletini yaşarken, yiyecek bir lokma ekmeğe muhtaçken 40 milyon liraya devasa anıtkabir yapılıyor.kimse sesini çıkaramıyor.
devlet kaçak bina yaptı! feryadı ise çok komik. zira muhalefetten sosyalist kökenli şahısların bunu söylemesi daha da gülünç bir durum. hani bunlar zamanında başa gelselerdi, devlet eliyle istihdam devlet eliyle yatırım parolasını uygulayacaklardı. yani devlet istediği yere fabrika, köprü, okul, hastane, kamu binası v.s. yapabilir. yani bunları yaptığı zaman devlet kaçak yapmamış oluyor.atatürk orman çiftliği chp'ye devredildi de bizim haberimiz yok. nihayetinde devletin arazisi ve türkiye cumhuriyetine layık, geçmişi olan osmanlı-selçuklu ruhunu taşıyan ve recep tayyip erdoğan gittiğinde yerinde kalacak olan bu kamu binasının kaçak olduğu iddiası kendi mahallesinin çocuğuna taş atmaktan başka bir şey değildir.
devamını gör...

fazıl say dan hükümete mektup

dört tüp boyası, domuz kılından fırçası asgari ücretten fazla ise bana sanattan bahsetmeyin. böyle yapınca köpeğine kedisine aylık binlerce liralık özel ithal mama alan zengin züppelerinin bir gariban çöpten ekmek topladığını gördüğünde suratını ekşitmesi gibi bir şey oluyorsunuz. asıl sanat odur ki Allah teâlanın yarattığı en büyük sanat olan insana sahip çıkmaktır. onun yarattıklarını taklit etmek değil.
devamını gör...

tan kızıllığı

kitabının önsözünde nietzsche şöyle diyor:



--- alıntı ---

bu kitapta bir yeraltı çalışması bulacaksınız; bulgulayan, kazan, toprağın altını oyan bir kimseyi. onu ancak böyle bir dip çalışmasını görmek için yeterli gözlere sahipseniz görürsününüz. işık ve havanın her uzun süreli eksikliğiyle birlikte ortaya çıkan sıkıntı, kendini aşırı derecede göstermeden ne denli yavaş, ihtiyatlı ve yumuşak bir inatçılıkla ilerliyor. çünkü kendisinin neye sahip olacağını biliyor: kendi sabahına, kendi kurtuluşuna, kendi tan kızıllığına?

--- alıntı ---




devamını gör...