president

president
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 15361.9
  • Kayıt: 2016-07-08 19:21:00
  • En son giriş: 2018-09-25 23:55:47
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 17
  • Aktif Tanım: 5050
  • Açılan Başlık: 628
  • Artı Oy: 9347
  • Eksi Oy: 444
  • Alınan Artı Oy: 18177
  • Alınan Eksi Oy: 594
  • Alınan Favori: 981

president - son oylananan tanımları

mehmet akif ersoy

yaşadığı şu olayı öğrendiğimde kendisine olan sevgimin/saygımın nirvana’ya ulaştığı şair.

fırtınalı, yağmurlu bir günde sözleştikleri yerde olmayan dostuyla 6 ay boyunca küs kalmış. akif bu havada nasılsa gelmez diye düşünmüştür çünkü arkadaşı.

akif’teki vakte ve ahde riayete bakın!
nasıl hayran olmayayım?
devamını gör...

her şeyden şikayetçi olan insan

değişmesi gereken insandır.

kötülüğün panzehiri iyiliktir. şikâyet ettiğimiz şeyler, yerlerine iyi alternatifler koyabildiğimiz oranda değişecektir.

şunu hatırlatmakta fayda görüyorum: sadece şikâyet ve eleştiri, bizi bir yere götürmeyeceği gibi vakit israfıdır da.
devamını gör...

cuma günleri cevap almayacağını bile bile cuma mesajı atan gönül ehli

baskıların ve tınlanmamanın, azim ve kararlılıklarını yıldırmadığı kimselerdir.

peki o mesajları hangimiz okuyoruz?

cuma ve diğer muhtelif mübarek günlerde gönderilen "hadis, ayet, güzel söz, nasihat" vs. içerikli mesajlar okunuyor
ve hayatımıza tesir ediyor mu gerçekten?

kendi çevremde yaptığım kişisel gözlemler, okunmadığını, belki şöyle bir göz gezdirildiğini, hatta çoğunun anında
silindiğini gösteriyor.

ey kendini bu işe adayan cuma mesajcısı tayfa!
"tebliğ ve nasihat edelim" derken, başka bir şey mi yapıyoruz acaba?
devamını gör...

kabir

biri defnedilirken, kabir için "ebedi istirahatgâh" kelimesi kullanılıyor.

yeniden dirilmeye ve ahirete iman eden müslümanlar da kullanıyor bunu, düşünmeden...

kabirlerimiz, ebedi istirahatgâhlarımız değildir. dirilinceye kadar kalacağımız, geçici mekânlarımızdır.

rabbimizden umduğumuz ve bizi kabul buyurmas için niyazda bulunduğumuz ebedi istirahatgahımiz ise cennettir.
devamını gör...

dünyanın gelip geçici ahvalleri

hiç bitmeyendir.

unutmayalım ki dünyaya bir mülkle gelmediğimiz gibi, dünyadan da bir mülkle ayrılmayacağız. kabrimize amellerimizle gireceğiz. infaklarımızla, ibadetlerimizle, kulluğumuzla sonsuzluğun seyyâhı olacağız.

bu fânî dünyada ham nefsin bitip tükenmek bilmeyen arzu ve ihtiraslarına direnmek îcâb eder. bu yüzden tefekküründe yoğunlaşacağımız asıl istikbâl; son nefesimiz ve ötesi olmalıdır…
devamını gör...

merhumu nasıl bilirdiniz

cenaze namazında imamın cemaate yönelttiği sorudur.

öldüklerinde "dosdoğruydu", "inandığı şekilde yaşadı", "kalemini satmadı" diye övülen birçok insan; yaşarken sırf
doğruları söylediği için "hain", "içten pazarlıklı", "sivri dilli", "çıkıntı” vs. şeklinde yerilmiştir.

ne yazık ki hayat tam da böyledir dostlar.
kulları hakkında nihai hükmü verecek olan, hamdolsun ki, Allah'tır.
devamını gör...

her duyduğunu söylemesi kişiye günah olarak yeter

amelî olarak unutulan hadislerden.

sosyal medyada bir sürü insan, hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmadığı kritik* konularda kafasına göre yazıp çiziyor.

sırf bilgisizliğinden dolayı birilerinin lehine ya da aleyhine duruş belirleyip buna göre görüş bildiren çok. keza cahilliğin, bağnazlığın ve üstünkörü malumatların verdiği cesaretle azılı siyasi
kavgalara girişen de.

farkında mıyız? düşünüyor muyuz? hesabı akla getiriyor muyuz?
devamını gör...

türk müslüman demektir

ırkçılığa savaş açan bir peygamberin ümmetine yakıştıramadığım başlıktır.

müslümanız... türk olsun ya da olmasın. bu başlı başına yeterlidir.

kur’ân’da Allah’ın bizi tanımladığı sıfat da budur, müslüman olmak:
insanları Allah'a çağıran, salih amelde bulunan ve “gerçekten de ben müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kimdir?*

ırkçılığa karşı olan president bildirdi.
devamını gör...

tgrlbb

ardından hoş bir sadâ bırakmış olacak ki gelişi ile yazarlarımızı fazlasıyla mutlu etmiş yazar.

ne güzel, hoş gelmiş!
devamını gör...

eklem ağrısı

hastaya ilk etapta ilaç yerine, sıcak kompres uygulamasının ya da havlu ile sarmasının tavsiye edileceği ağrıdır.*
devamını gör...

dua

en büyük güçtür.

bir dua, samimi bir dua, içten bir dua herşeyi değiştirir. bilemezsin…
devamını gör...

geçen günler

herkesin birbirinden farklı nedenleriyle akıp giden suya benzettiğidir.

benimse, “hakikatin koynunda yatamıyor madem, bir mecaza sarılıp uyusun.” cümlesindeki yerimi bulmakla geçiyor günlerim...
devamını gör...

hakkı gözetmek

her daim olması gereken, hayatı daha yaşanabilir kılan eylemdir.

aslında yapılması gereken basittir: ne zulmet ne de zulme boyun eğ, asla! zulme seyirci bile olma; lanete ortak olursun.

etrafınızdakiler, aileniz, çocuklarınız ve diğer insanlar sizden hiçbir hak talebinde bulunmasınlar. helallik size göre değil onlara göre olsun. zira kul hakkı bir afettir!
devamını gör...

ölçülülük

ilke edinilmesi gereken bir kıstas.

ruh ve bedenden ibaret olduğumuzu unutmayalım. en önemlisi de ruhun ve bedenin ihtiyaçlarını birbirine yedirtmeyelim.

geçenlerde bu durum ile ilgili şöyle bir cümle okumuştum: “dengesizlik din adına da olsa hatadır.”

evvela itidal dostlar, evvela itidal...
devamını gör...

kendini yalnız hissetmek

huzursuz bir kalbin başına gelen hadisedir. Allah’tan uzaklaşma ile vuku bulur.

yalnız hissettiğinizde öncelikle yaratıp yaşatan Allah ile olduğunuzun şuurunda olun.
hatalarınızın hacmi ne olursa olsun şeytan sizi, Allah’ın rahmetinden kovulmuş bir insan görüntüsünde tutmasın!

hatırlayın: çaresiz değiliz, imtihandayız. başıboş değiliz, gözetleniyoruz.

kendinize şunu deyin: “her şeye rağmen ben rabbim ile beraberim. kovulsam da kapım o’nun kapısıdır. asla yalnız değilim.”
devamını gör...

çocukları allah ile korkutmak

son yıllarda çok fazla üzerinde durulan bir konudur.

birçok eğitimci ve ebeveyn, çocukların Allah’ın rahmetinden önce gazabıyla tanışmasının doğru olmadığı yönünde bilinçlendi neyse ki.

allah seni taş eder, cehennemde yanarsın” gibi cümleler çocuğun iç dünyasında, Allah’ın yakıcı ve taş edici bir ilah olduğu imajını geliştiriyor.
sevgiden ziyade korku duygusunu pekiştiriyor. * *

böylece dini öğeler çocuğun zihnine sevgi ve özlem gibi sıcak duygularla değil, korku ve baskı gibi uzaklaştırıcı hislerle kodlanıyor. dinden uzaklaşmasa bile birçok kişinin yetişkinlik çağında namaza devam sebebi Allah rızasından ziyade “cehennem korkusu” olabiliyor.

oysa salih bir kul olma isteği ne cennet sevgisi ne cehennem korkusundan beslenir. onun kaynağı sadece Allah rızasına ulaşma arzusudur.
devamını gör...

teorik bilgi vs tecrübe

biri olmadan diğeri zayıf kalacak versustur.

teorik bilgi, tecrübe edilmezse havada kalır; birgün elbet unutulur.

tecrübe, teorik bilgisiz belki bir nebze de olsa işe yarardır ama altta teorik bilgi olursa işin pratiği daha kısa sürede tecrübe edilir.

yani olayın özeti şudur: teorik bilgi ile tecrübe birlikte yoğrulursa başarı gelir.
devamını gör...

dert etme dua et

hoş bir sadâ bırakmış yazar. umulur ki başka bir mahlâsla geri dönsün. kim bilir...

o halde şöyle necip fazıl bırakalım ardından:

bu dünya bir tamam'dan eksiklikler âlemi;
kopuşlar, ayrılıklar, kesiklikler âlemi...
devamını gör...

bir fotoğrafa bakarken özneden çok çevreyi incelemek

hatta çerçeveye iliştirilmiş bir fotoğrafı incelemektir. onun hüznünden yakalamaktır.

şu çerçevelerin köşelerine iliştirilmiş fotoğrafların hikayesi kamera önüne alınmak istenseydi, ben ağaçtan kopmuş sarı bir yaprağı oynamak isterdim.

sonra kitap arasındaki o yerime ilişip, satır aralarındaki figüran kelimelerle doğaçlama şiir söylerdik.

cebimde sakladığım fotoğraflar başrol için tartıştığı vakit, kalbimdeki menzilin adresine bir mektup yollardı yönetmen.

benim tek endişem o gün evde olmak olurdu.beklerdim...beklemek bende doğuştan. sonra fotoğraflar sol cebimde benimle birlikte izlerdi filmi gecenin en yalnız vaktinde.
devamını gör...

rem uykusu

uyku dinlendiriyorsa eğer bu rem safhası sayesindedir.

rem uyku süresi kısa olanlar yorgun hisseder uyandığında.
devamını gör...

güler yüzlü olmak

ismet özel’in dizesinde geçer.

gülmeyi unuttuğumuz bu çağda “mü’minin hüznü yüreğinde, tebessümü yüzündedir ” buyuran rasulullah için gülümsemeli en çok da.
tüm dertlere inat!..

--- alıntı ---

dinleyin ey vakti duymak doruğuna varanlar
sıyırın kahkaha sırçasını cildinizden
omzunuzdan vaveyla heybesini atın
boşa çıksın reislerin, kahinlerin, şairlerin kuvveti
güler yüzlü olmak neydi onu hatırlayın
‘neydi söğüt gölgesinde gülümsemek’ ağız dolusu gülmeden taşlıkta...


--- alıntı ---
devamını gör...

antalya

kışın da günlük güneşlik sanılan şehir.

bizim buralar da soğuk, fırtınalı. valla bak...
devamını gör...

halil cibran

eğer kış, ‘bahar yüreğimdedir’ dese; ona kim inanırdı? diye soran yazar.

kış üzülmesin diye, en azından ben inanırdım!
devamını gör...

yılkı

ne yani arkadaşın da mı tabip olma adayıydı dediğim dostum/kardeşim.

türkü paylaşan elleri dert görmeyesice.
devamını gör...

rast gelmek

hiç umulmadık anda gerçekleşen durum.

hayatımız bazen hiç tanımadığımız insanlarla kesişiyor. konumlarımızdan dolayı tanışma, konuşma şansımız pek olmuyor. onları bir daha göremeyecek olmak üzüyor ama bu da unutuluyor.

hayatlarımızdan geçmemizin karşılığı olarak bir dua var oluyor dilimizde, bunu belki dilimizle hiç söylemiyoruz ama kalbimizde bu arzu hep varlığını hissettiriyor sessiz bir dua olarak.

“allah'ım onları salihlerden kıl. biz, senin kulların burda tanışamadık ama bizi orada tanışık eyle.”
devamını gör...

suskun insan

hepimizden çok kendisiyle konuşan insandır.

o böyle olsun istememiştir, dünya onu kendi kendisiyle ahbap olmaya itmiştir.
devamını gör...

kalbin sızlaması

henüz taşlaşmamış kalplere özel haslet.

hepimizin çantasında kapağı gevşemiş bir su şişesi var ve su ince ince sızıyor. bu da pek bilinmiyor.
o halde kolay gelsin.
devamını gör...

insanın anlam arayışı

süregelmiş ve süregelecek durum.

insan, an’ın değil hep bir sonun arayışında.şimdiki zamanı, gelecek zamanın bir teminatı olarak görüyor. oysaki geçmişi de, hep şimdi’nin arayışıyla süregelmiş. bu da adım atılmamış zamanın karanlığından kaynaklanıyor.

bilmediğimiz bir şeyin bize anlatılması nasıl olabilir? bir âmâya maviyi nasıl anlatabilirsiniz?ancak karanlıkla.

kendimize öncelikle bu soruyu soralım: neyi arıyoruz? aradığımız şeyin tanımını tam olarak yapabildik mi?
üzüntü mesela, bitmek bilmeyen hatta pnömoniye çeviren bir üzüntü.
gerekçelerine bakarsak, kısaca gerçekleşememiş olmak gösterilebilir. yani hiç vakıf olmadığımız, bilgisine sahip olmadığımız bir mefhum için üzülüyoruz.

gerçekleşse ne olacağından, olsa bile bize ne getireceğinden ziyade hep olmamış bir son için tüm bu hakikat üzerine döndürüyoruz dünyamızı.

beklenti yükseltir, gerçekleşmesi bitirir. talibi olunanla, olan arasında kapanmayan aralıktan bakar dururuz tüm hayatımıza.
devamını gör...

kabuğuna çekilmek

kendine kitaplardan bir kabuk örmek ve oraya sığınmak; temiz, sade ve dingin olmaktır.

çağın gürültüsüden koşarak uzaklaşmaktır.
devamını gör...