ateşin çıtırtısı

ateşin çıtırtısı
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 7274.16
  • Kayıt: 2018-01-18 15:10:34
  • En son giriş: 2018-08-12 23:01:56
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 12
  • Aktif Tanım: 2893
  • Açılan Başlık: 500
  • Artı Oy: 14390
  • Eksi Oy: 66
  • Alınan Artı Oy: 8918
  • Alınan Eksi Oy: 95
  • Alınan Favori: 423

ateşin çıtırtısı - en çok favorilenen tanımları

intihar eden şairler

1.yazamamanın getirdiği ölüm hali: (bkz: virginia woolf)(1882-1941)

2. ölüm korkusuna yenilmek:(bkz: cesare pavese)(1908-1950)

3.dostuna veda ederek ölüm:(bkz: sergei yesenin)(1895-1925)

4.türk edebiyatının arka sokak çocuğu: (bkz: metin kaçan)(1961-2013)

5.devrim yorgunu bir şair: (bkz: vladimir vladimiroviç mayakovski)(1893-1930)

6.fars topraklarında kafka haleti ruhiyesi: (bkz: sâdık hidâyet) (1903-1951)

7.savaşın getirdiği karamsarlık ve ölüm eşi ile birlikte: (bkz: stefan zweig)(1881-1942)

8.annesinin kaderinden kaçan yazar: (bkz: beşir fuat)(1852-1887)

9.sıkıştırılmışlığın getirdiği ölüm:(bkz: walter benjamin)(1892-1940)

10.30 yaşında genç bir ölüm: (bkz: sylvia plath)(1932-1963)

11.sylvia plath’ın izinde: (bkz: nilgün marmara) (1958-1987)

12.yaşamın ucuna yolculuk eden yazar:(bkz: tezer özlü)(1943-1986)

13. ziya gökalp, ziya gökalp

etmedi ama ben yusuf atılgan da demek istiyorum.

.............

bu liste uzuyor ama çok yoruldum.*
devamını gör...

orhan veli kanık

ölüme yakın

akşamüstüne doğru, kış vakti;
bir hasta odasının penceresinde;
yalnız bende değil yalnızlık hali;
deniz de karanlık, gökyüzü de;
bir acaip, kuşların hali.

bakma fakirmişim, kimsesizmişim;
-akşamüstüne doğru, kış vakti -
benim de sevdalar geçti başımdan.
şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış;
zamanla anlıyor insan dünyayı.

ölürüz diye mi üzülüyoruz?
ne ettik, ne gördük şu fani dünyada
kötülükten gayri?

ölünce kirlerimizden temizlenir,
ölünce biz de iyi adam oluruz;
şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,
hepsini unuturuz.

kanık.

her şey ölüme yakın, her şey ölümden uzak.
peki biz hangi arafta kaldık.
unuttuğumuz düşlerimiz ve yurtsuz özgürlerimiz var.
devamını gör...

eşin kısır olduğu haberi

zor anlardandır. bugün bir haber aldım, bir arkadaşımdan kendisi on yıldır evli. 

birbirlerini severek evlenmişlerdi. kadının adama, adamın kadına bakışlarından bile anlaşılıyordu bu güzellik.

buraya kadar her şey güzel ama arkadaşımdan kaynaklanan bir sorun dolayısıyla çocukları olmuyor. 

kadın o kadar fedakâr ki. 'bu dünyada tatmanı istediğim bu mutluluktan seni mahrum edemem, buna hakkım yok demiş' ve hiçbir şey istemeden ayrılmış.

adam her şeyi deniyor ona tekrar geri dönmesi için çünkü çok seviyor ama kadın dönmüyor 'dönemem'diyor.

nasıl olacak hayatları bilmiyorum! 

nasıl devam edecekler hiç bilmiyorum!

nasıl birbirlerini sevmekten vazgeçecekler onu da bilmiyorum! 

keşke isteyen herkesin çocuğu olsa, bunun için acı çekmek çok zor.

bu insanlar toparlanamayacaklar!
devamını gör...

yazma isteğinin yitirildiği zamanlar

yazmanın artık yük geldiği zamanlardır.

yazma isteği çok çok farklı bir istektir. gerçek yazarlar beğenilme kaygısıyla değil beynindekilerden kurtulma kaygısıyla yazar -olumlu ya da olumsuz- sonra yine bazı çılgınları kendinden bir şeyler vermek, kendini açık etmek adına pişman olur.

yazmak sancılı bir işlem olmakla birlikte bir de o kadar kelimeyle kendini ifade edemediğini düşünmek, bunu görmek çok daha acı vericidir, yorulursunuz, üzülürsünüz.
hatta bazen kendi yazını okur ve sadece yok etmeyi düşünürsünüz.
evladın gibi uğraştığın bir şey için bunu yapmak hiç de kolay değildir.
devamını gör...

kırmızı

ateşin de rengidir.
beni bu nick çok değiştirdi farkındasınız değil mi mecburi.

--- alıntı ---

kırmızı ilk anda dikkat çekicidir, fakat uzun süre kırmızı ışığa maruz kalınırsa rahatsız ve tedirgin edici olmaya başlayabilir. ilk anda kendine çeken kırmızı, sonra kendinden uzaklaştırmaya başlayabilir.

--- alıntı ---
devamını gör...

yazmama kararı alanlardan başka konusu olmayan sözlük

evet sevgili dünya sözlük yazarları (eski-yeni) ayrımı yok.

her şeyden önce çok iyi yazarlar çok iyi hesaplarını bırakıp geldi, belki hâlâ içinde bir burukluk yaşayanlar vardır ki ne yazık ki ben de onlardan biriyim aynı nickle gelmememin sebebi de bu.

burası çok nezih, saygılı ve okumaya değer yazarlar barındırıyor gerek kurucular, gerekse de moderate olsun, bizim için çok uğraştılar kim olsa yazar olsun diye bizim kaçtığımız yazarları da sözlüğe alırdı.
ama buradaki müthiş duyarlı yazarlar bunu yapmadı bu kadar kolay kaynaşacağımızı düşünmüyordum.
çok mutluyum bu yüzden.
biz de artık uluyu konuşmayı bırakıp burayı geliştirelim, çok iyi yazıcaksınız biliyorum.
hadi kolay gelsin.

sobanın kenarındaki yerinde huzuru bulan yazar beyanı. ilişmeyin!
devamını gör...

seri artıcı

yeşili seviyordur.

okurum, artılarım çok çözemedim burayı ama görünüyor da demek neyse ki emekleri zâi olmayan yazardır.

severler mi bilmiyorum ama ben sobanın kenarındaki yerimi aldım bile ilişmeyin usul usul yanan ateşime.
devamını gör...

ariel ve seçme şiirler

sylvia plath'ın, sırça fanus'u yazdığı yıl intiharından sonra yayımlanan yapıtları arasındadır (1971). diğerleri düz yazılarından johnny panik, rüyaların kutsal kitabı (1977).

içinde 39 şiirinin yanında -ariel dahil- kocası ted hughes'un seçtiği 25 ve son yazdığı şiiri bulunur.

yapıtlarında yabancılaşma, ölüm ve kendini yok etme çalışır. ölümünden -intiharından- sonra ne hoş ki önemli çağdaş şairlerden biri sayılmıştır.
devamını gör...

varolmanın dayanılmaz hafifliği

beni direkt şu üç kelimenin deli ettiği başlıktır.
bu üçlü yanyana dahî gelmemeli.

varolmak
dayanmak
hafif

alt alta bile olmuyor. zihnim ekini, kökünü bile ayırmıyor.
ama kitap güzel.
keşke bu üç kelime yanyana olmasaymış. üçünü birlikte sevmiyorum.
devamını gör...

sobalı evde yaşamak

hepsine ilaveten samimiyet demektir.

her daim seni sayan ve seven insanlar demektir.

yemek olaylarına girmiyorum çünkü burada çıldırıyorum.

dayak bile yesen senden daha çok canı yanan insanlar demektir.
...
devamını gör...

elma

çok ilginç bir ilişkimiz olan meyvedir.
ne kadar tok olursam olayım elma yersem yine aç hissediyorum.
bu elma da beni hiç sevmiyor. *

he bir de bakın bu elma kabuğunu hiç bozmadan kesip yastığınızın altına -bir şeye sarın- koyunca kısmetini görüyormuşsun. *
devamını gör...

lavinia

gitme işte.
altı üstü bir veda değil senin gidişlerin.
dinim, dilim, benliğim değişiyor.
etme eksik merhametini matemimden.
kibrin günahından değil senin biliyorum.
bilmediğim bir şey var neden üşüyorum?

diyesim gelen mısralardır.
yeminle birgün bu mısralar içselleştireceğim diye, tüm yaşamsal faliyetlerim duracak.
devamını gör...

vazgeçtim

bazen insan geçmişinden bile vazgeçer durumudur.

az önce geçirdiğim bir dialog:

ateş: ne düşünüyorsun?
kül: geçmiş.
ateş: ...
kül: bazen kahrediyor insanı.
ateş: ...

umarım kimse bu çukura düşmez ya da elinden tutup çekecek birine sahip olur.
devamını gör...

ateşin çıtırtısı

ya canlarım ya gözlerim yaşardı meğerse ne çok sevilmişim de haberim yok durumudur..

hep bu bildirimlerin işi.

ben de sizi çokkkk siviyirim
neyse ben size salçalı ekmek sürmeye devam edeyim bari, hadi yine gözüme girdiniz.

dünya sözlük iyiki varsın cınım!!!
devamını gör...

ve gecenin şiiri

seni saklayacağım inan
yazdıklarımda, çizdiklerimde,
şarkılarımda, sözlerimde.

sen kalacaksın kimse bilmeyecek
ve kimseler görmeyecek seni,
yaşayacaksın gözlerimde.

sen göreceksin, duyacaksın
parıldayan bir sevi sıcaklığı,
uyuyacak, uyanacaksın.

bakacaksın, benzemiyor
gelen günler geçenlere,
dalacaksın.

bir seviyi anlamak
bir yaşam harcamaktır, 
harcayacaksın.

seni yaşayacağım, anlatılmaz,
yaşayacağım gözlerimde; 
gözlerimde saklayacağım.

bir gün, tam anlatmaya..
bakacaksın,
gözlerimi kapayacağım..
anlayacaksın.

özdemir asaf
devamını gör...

hayatın rengi

renksiz!

sen ne renksen hayat da hemen o renk olur. saydığım bir büyüğüm 'çevrende olumsuz düşüncelere sahip insan tutma' demişti. ben dinleyemedim onu, dinleseydim şimdi benim de rengimi seçmeme izin vereceklerdi.

en sevdiğiniz insanın en parlak güneşin altında yansıyan göz bebeğini düşünün hayat hayat bu renk olsaydı ya hem o zaman aşık olmaya değerdi.
devamını gör...

köy evi

huzura erişilen nadir mekanlardır.

öncelikle nerede olursanız ya da ne yapıyor olursanız olun sizi merak eden ve üzerinize titreyen naiflikte insanlar barındırır içinde.
ilk kez gitseniz bile o sofra sanki hep sizin için kuruluyormuş gibidir.
her şey tazedir, insanları bile kırmızı kırmızı yanaklarıyla hep güler bu evlerin.
kapısı hiç kitlenmez kışın bile sadece üstüne çekilir, her zaman açıktır gelen misafirlere gönülleri gibi.
komşuluk çok gelişmiştir, arayıp haber vermenize gerek bile yoktur.

kaybediyoruz her geçen gün bir dalımız daha kırılıyor ne yazık!
devamını gör...

dünya sözlük'ün en iyi yanı

moderatörleridir.
çünkü çok iyi çalışıyorlar tabii saygılı, insan sever, eli, gönlü açık yazarlarını unutmamak gerekir.

sanki ananemi ziyarete geldim, öyle samimi işte.

vefatından önce bir dialog:

- ananemm nerdesin kız ben geldim?
- geldim kuzum sana bahçeden domates topladım kokulu, kokulu. sen seversin.
- ben senin o ellerine kurban olurum!
devamını gör...

sözlük yazarlarının okuduğu en iyi kitap

(bkz: ince memed)
(bkz: tutunamayanlar)
(bkz: saatleri ayarlama enstitüsü)
(bkz: huzur)
(bkz: kara kitap)
(bkz: aylak adam)
(bkz: puslu kıtalar atlası)
(bkz: anayurt oteli)
(bkz: düğün gecesi)
(bkz: yaban)
(bkz: sevgili arsız ölüm)
(bkz: tehlikeli oyunlar)
(bkz: ölmeye yatmak)
(bkz: kürk mantolu madonna)
(bkz: çalıkuşu)
(bkz: dokuzuncu hariciye koğuşu)
(bkz: devlet ana)
(bkz: kuyucaklı yusuf)
(bkz: mai ve siyah)
(bkz: gece)
(bkz: eylül)
(bkz: 47'liler)
(bkz: gölgesizler)
(bkz: demirciler çarşısı cinayeti)
(bkz: murtaza)
(bkz: ağır roman)
(bkz: kestim kara saçlarımı)
(bkz: yalnızız)
(bkz: içimizdeki şeytan)
(bkz: bir hüzünlü haz)
(bkz: yılanların öcü)
(bkz: sinekli bakkal)

türk edebiyatı için bir liste şimdilik. dünyâ edebiyatı için başka bir liste yapılacaktır.
devamını gör...

aşık olmak

aşka aşık olmak

aşk iki kişinin birbirini sevmesi midir sadece
tutkuyla bağlanmak
sevmek 
sevilmek midir aşk
insan hayallerinde bir çift göz
bir çift kaş çizse
silüet yaratsa kendinden bir parça
saçları uzansa beline kadar
kahkülü dökülse boynuna
bir gülümsese zihninde
aşk dese adına verse yüreğini

ben aşka aşığım 
tutulmayan sözlerin yeminlerin ardından
yalanlara bulaşmış aşk sözcüklerinden bıkmışım
hiç terketmeyen sevgiliye aşığım
aşka
ben sadece o'na aşığım
uğrunda hayaller kurarken yitip bitmeyecek olana
ben aşka
sahte gülüşlerin ardında ki yalana değil
özünde gerçeği saklayana
aşığım

uğur taşkın.
devamını gör...

hayal gücü

teknoloji'nin körelttiği kitapların ise yeşerttiğidir.

hayal kurmayı düşünmüyoruz çünkü o kadar vaktimiz, sabrımız yok çünkü sanki yarınımız yokmuş gibi (tüm her şeyi koy bir kenara) kendimizi tüketiyoruz.

durup bir nefes almaya ihtiyacımız var.
devamını gör...

a

özdemir asaf'ın lavinya'sı, attilâ İlhan'ın, pia'sı, asaf hâlet'in mariyya'sı, sezai karakoç'un monna rosa'sı, lâle müldür'ün destina'sı ve ülkü tamer'in de lucia'sıdır.
tamer, bir yabancı bitiş sesiyle aşkın yerli ilk sesi arasında bir bağlantı kurmak ister ya işte öyle bir şeydir "a" harfinin gücü, hissi ve temsili kolayına silinmez fikirlerden.
devamını gör...

obsesif karınca

hikâyeye göre; obsesif bir karınca varmış. *

bir buğday tanesini bulur, yuvasına taşır sonra da o buğday tanesini bulduğu yerle yavası arasında gidip gelirmiş, aldım mı almadım mı diye?

ömrümüz böyle geçiyor yahu.
devamını gör...

kendi ile ben

--- alıntı ---

1997'den beri şiirleri yayımlanan şair uğur aktaş'ın "çinko yahut ağzımda toz" adlı ilk kitabından sonra yazdığı yeni şiirler bu kitapta. "kendi ile ben" şiir okuru için özel bir öneri.


zaman, dönemez bazı dünyaları
ferahlar bu göğsüm
sabahın uyuduğunu göreniniz var mı

bir vakite asılı akşam nedir
güneş gündüzlüdür
kendinden ayrı gecenin karanlığı

savrul ey doğmuş olmanın nişanı
bir yeryüzünde bir ben kimdir
hem boşluktur zamanın asıl adı

varlık hiçlikte dinlenir
ve asla, bazı şeylerin yoktur mekânı

--- alıntı ---
devamını gör...