aydınlıkızı

aydınlıkızı
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 1122.32
  • Kayıt: 2018-04-29 21:54:29
  • En son giriş: 2018-09-20 21:51:21
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 5
  • Aktif Tanım: 315
  • Açılan Başlık: 98
  • Artı Oy: 2588
  • Eksi Oy: 0
  • Alınan Artı Oy: 1324
  • Alınan Eksi Oy: 35
  • Alınan Favori: 106

aydınlıkızı - son oylananan tanımları

geçmişe özlem

bana göre bunun en belirgin alameti tarih tutmak.
bir olayı hatırlamak için her zaman en iyi araç olayın tarihini kaydetmek olmuştur. takvimler dahi önem atfedilen bir hadise esas alınarak başlatılmış.
mesela, miladi takvimde hazreti isa’nın doğumu esas alınmış.
hazreti isa’dan itibaren biri doğduğunda doğum tarihi bu takvime göre kaydedilmiş.
böyle bir kültür olmasaydı geçmişe nasıl bakardık tahayyül edemiyorum.
kimin ne zaman doğduğunu kaydetmeden, kaç yaşında olduğunu bilmeden yaşayan bir kabileden söz ediliyor. o insanlar yüz yıldan fazla yaşıyorlarmış.
biz kendilerine ömür biçmeyen insanlara da ömür biçme derdindeyiz.
“zaman gibi bir tasaları olmadığı için yüz yıldan fazla yaşayan insanlar” ironik.
devamını gör...

nasılsın

gazali’nin "kişinin merak etmeksizin bir kişiye "nasılsın" diye sorması münafıklıkta bir mertebedir” şeklinde tespitte bulunduğu soru.

“tesbitin bir diğer yönü, kendinden büyüklere ve özellikle alim kimselere "nasılsın" dememekmiş. zira "nasılsın" dediğiniz zaman karşıdakinin verdiği cevaptan mes'ulsünüzdür. yani mesela "iyi değilim, şöyle bir derdim var” derse o derde imkan ölçüsünde çözüm bulmamız gerekir.
herhangi bir çözüm ve sorumluluk endişesi taşımadan nasılsın demek bu anlamda münafıklık olur derler bu nedenle.”
neyse ki “nasılsın” dediklerimiz hep “hamd olsun, iyiyim, çok şükür” diye cevaplıyorlar. *
devamını gör...

eleştiri ile hakaret arasındaki farklar

“ciddi bir ahlak farkı vardır.”
eleştiride mevzu bahis düşüncedir, hakarette ise şahıstır.
“eleştiride en önemli kıstaslardan biridir evvela haddini bilmek, bizde eleştirel refleks genellikle kibir ve kompleks tandanslı maalesef.”
böyle olunca aradaki ahlak farkı belirmeye başlıyor.
devamını gör...

baba

kadınlardaki annelik duygusunun içgüdüsel olduğu ama erkeklerin babalık duygusunun sonradan geliştiği bilgisi ilk duyduğumda beni çok etkilemişti. *
devamını gör...

shaneh vs bent el chalabeya vs böyle gelmiş böyle geçer

farsça versiyonunu (bkz: şane) İranlı vigen ve pouran’ın seslendirdiği; Arapça versiyonunu (bkz: bint el şelabiyya) lübnan’lı sanatçı fairouz’un okuduğu; türkçe yorumunu deniz seki’den dinlediğimiz üç şarkının karşılaştırmasıdır.
orijinalinin farsça olduğu, daha sonra arapça ve türkçe yorumlarının okunduğu söyleniyor. *
bence her biri dinlenesi, kulağa hoş gelen şarkılar. çünkü üç dilin sözleri de bu özgün müzikle uyumlu olmuş:

shaneh (شانه):


bent el chalabeya (البنت الشلبية):


böyle gelmiş böyle geçer:
devamını gör...

turing

turizm ve otomobili ilgilendiren her konuda kapsamlı faaliyetleri bulunan kurum.
kurumun öğrencileri yakından ilgilendiren faaliyetlerinden biri:
turing, “90. kuruluş yıldönümünde 90 başarılı öğrenciye burs” sloganıyla başlattığı sosyal sorumluluk projesine, her yıl artan bursiyer öğrenci sayısıyla devam etmektedir. kurum bursiyer öğrencileri sosyal, kültürel, eğitim ve sanat alanlarında ufku geniş insanlar olarak yetişmelerine yardımcı olmak amacıyla çeşitli geziler, dersler ve kurslarla desteklemektedir.
burs başvurusu için
arapça ve ingilizce öğrenmek isteyen bursiyerlere alanında yetkin isimlerce kurs imkanı tanınıyor. özellikle arapça öğrenmek isteyenlere tavsiye ediliyor.

--- tarihçe ---

türkiye'nin turizm ve otomobil alanlarında ulusal ve amatör organizasyonu, türkiye turing ve otomobil kurumu 6 kasım 1923'de kurulmuştur. önce "türk seyyahın cemiyeti" sonra da "türkiye turing klübü" (touring club turc) adlarını alan kurum, 1930 yılında kamu yararına çalışır dernek olarak tanınmış, gümrük ve trafik mevzuatı ile de, özel yetkiler ve görevler almıştır. turing, genç türkiye cumhuriyeti’nde bir boşluğu doldurarak ve gerçek bir ihtiyaca cevap vererek, uzun yıllar turizm, kültür ve otomobil alanlarında, bir devlet organı gibi görev yapmıştır. türkiye'nin ilk prospektüsleri, ilk afişleri, ilk turistik rehberleri, ilk karayolu haritası basılmış, ilk dil kursları açılmış, ilk tercüman rehber sınavları yapılmış, ilk turizm incelemeleri yazılmış ve yayınlanmış, turizm kongre ve konferansları düzenlenmiştir. türkiye turing ve otomobil kurumu, uluslararası otomobil federasyonu ( federation ınternationale de l’autumobile – fıa)`na 01.10.1937 yılında üye olmuştur. o tarihden bugüne kadar da otomobil mobilite ve turizm alanında türkiye’nin yetkin kuruluşu statüsündedir. türkiye’de otomobil sporları tarihi, turing’le beraber başlamıştır. 1930’lu yıllardan itibaren yürütülen faaliyetler,1960'lı yılların ortasından itibaren düzenli ve daha organize olarak devam etmiştir. ( bu dönemde ilk avrupa şampiyonası rallisi yapılmıştır ). geçen süreç içinde kurum, diğer dernekler, yerel otomobil kulüpleri ve firmalar tarafından düzenlenen yarışların kontrolünü yapmış, yarış ve sporcu lisanslarını vermiştir. turing’in her yıl ve yoğun olarak uyguladığı programların bir sonucu olarak, bugün türkiye’de bir otomobil sporcu kadrosu yetişmiş bulunmaktadır. ilk otomobil yol yardım servisi kurulmuş, çekici filosu oluşturulmuştur. turing servisi yazılı kare tip tepe lambalı jeep ve çekici araçları 1965 yılından itibaren türkiye yollarında görülmeye başlanmıştır. ülkemize otomobilleri ile gelen turistlere araç kazası, araç arızası, hastane vb. acil durumlarda destek verilmesi, yol yardım hizmeti ve kredi açılması sistemini de ülkemizde ilk defa turing kurmuş ve 1990’lı yıllara kadar başarı ile yürütmüştür. bu hizmetlerinin yanında aynı dönemde, türkçe ve yabancı dillerde rehber kitaplarının yayımına başlanmış, müzelere ve arkeolojik kazılara yardımlar başlatılmış, ilk turizm enformasyon hizmetleri verilmiştir. yurt dışında sayıları artan t.c. vatandaşlarının yurda otomobille izne gelişlerinde, gümrük için bir teminat senedi olan triptiklerinin turing tarafından avrupa kulüplerine oranla yarı fiyatına, sınırlarda verilmesi sistemine ilk kez geçilmiştir. safranbolu’nun en büyük konağı (havuzlu asmazlar ) satın alınıp restore edilmiş ve örnek projelere başlanmıştır. 1977 yılında kapıkule gümrüğü yeni baştan inşa edilerek, avrupa'nın en donanımlı sınır kapısı açılmıştır. istanbul yıldız parkı düzenlemelerine başlanmış, ayrıca bâb-ı âli restorasyonu, galata mevlevîhanesi bahçe düzenlemeleri de bu dönemde bitirilmiştir. turing, ülkemiz için çok önemli değerleri barındıran ama aynı zamanda bakımsız ve ilgisiz olan sultanahmet semtini, uluslararası kaliteye yükselme sürecine sokmuştur. 1978 yılında sultanahmet’te reji nazırı şükrü bey konağı alınmış ve dışı aynen muhafaza edilerek, içi 19. yüzyıl üslûbunda bir konak döşemesiyle, butik otel haline getirilmesi projesine başlanmıştır. konak, yeşil ev oteli adıyla 1985 yılında işletilmeye başlanmıştır ve “europa nostra” ödülüne layık görülmüştür. 1979 yılında istanbul belediyesi ile turing arasında, istanbul’daki parklar ve köşklerin imarı, ıslahı ve işletmesi konusunda bir protokol yapılmıştır. böylece istanbul sahnesi esas alınarak, birbiri ardınca kültür, sanat ve turizm eserlerinin üretildiği bir dönem başlamıştır. yıldız parkında malta köşkü ile çadır köşkü restore edilmiş, pembe sera ve yeşil sera yapılmış, emirgân parkında sarı köşk 4 ayda restore edilip tarihî eşya ile döşenmiş, beyaz köşk ve pembe köşk de restorasyonu tamamlanarak, restoran, çay salonları ve bahçeleri halinde halka açılmıştır. yapılan restorasyonla malta köşkü, avrupa'da "europa nostra" madalyası ve takdir belgesi almıştır. (türkiye'ye verilen ilk ödül). 1980 yılında, büyük çamlıca’nın imarına başlanmış, halka açılmıştır.1984 yılında, çubuklu hıdiv kasrı onarılıp, tefriş edilmiş, bahçe ve çevre düzenlemesi ile hizmete girmiştir. 1985 yılında, kariye müzesi karşısına tarihî özellikleriyle muhallebici açılmış, meydan trafiğe kapatılmış, çevre evlerin onarımı, ağaçlandırma ve çiçekleme çalışmaları tamamlanmıştır. (türkiye'de ilk örnek). 1986 yılında, sultanahmet soğukçeşme sokağı’ndaki ahşap evler dizisinin restorasyonu bitirilmiş ve ayasofya pansiyonları adıyla hizmete açılmıştır. roma sarnıcı onarılmış ve tipik bir restoran olarak hizmete girmiştir. yeşil ev’in yanındaki yıkık tarihî cedid mehmet efendi medresesi’nin onarımı bitirilmiş ve istanbul sanatları çarşısı fonksiyonu verilerek, turizme açılmıştır. (bu alanda, ilk). sultanahmet meydanı’nda hattat beşir ağa çeşmesi ihya edilmiştir. 1987 yılında, kapıkule gümrüğü arkasında 70 dönümlük bir alana, "teknik ve turistik hizmet merkezi" kurulmuştur. böylece bu tip tesislerin ankara yoluna uzatılması projesine başlanmıştır. istanbul teknik servis merkezi ekiplerinin boğaziçi ve haliç köprülerinde verdiği 24 saat ücretsiz yol yardım hizmeti zincirine, izmit tütünçiftliği servis merkezi, adapazarı servis merkezi ve bolu dağı servis merkezi eklenmiştir. bu organizasyon ile yol yardım çekicileri daha modern bir sistemde çalışma imkânına kavuşmuştur. ayrıca bu yılın sonunda fenerbahçe parkı peyzaj çalışmaları bitirilerek, romantika cafe hizmete açılmıştır. 1994 yılında, soğukçeşme sokağındaki ayasofya konakları dizisine, restorasyonu ve donatılması tamamlanan "konuk evi"de eklenmiştir. 1998 yılında, büyükada'da 120 yıllık harap fabiato köşkü'nün kökten onarımı, ihyası ile bahçesinin yeni baştan düzenlenmesi tamamlanmış "kültür evi" adıyla kitaplık, konser salonu ve café olarak açılmıştır. safranbolu’da asmazlar konağı’ndan sonra, cevizli konak ve taş konak da yenilenerek otel olarak açılmış ve müze-kente örnek yatırımlar devam etmiştir. 2001 yılında, büyükada iskelesinin üstü “turing café ” olarak düzenlenmiş,ayrıca eski bebek iskelesi “turing bebek café ” olarak onarılmış ve hizmete açılmıştır. kurumumuzca yürütülen ve işkur tarafından desteklenen "tehlikeli madde veya petrol taşımacılığı yapan ağır vasıta şoförlerinin mesleki eğitimi ve gelişimi projesi", 2005 yılında mersin'de uygulamaya konulmuştur. ab tarafından desteklenen projede sürücüler, uygulamalı eğitim görerek sertifikalandırılmıştır. aynı yıl yine ab destekli diğer projede istanbul sanatları çarşısında el sanatları kursu verilmiş ve kursiyerler sertifikalandırılmıştır. 2013 yılında turing, istanbul kalkınma ajansı ile birlikte ” istanbul’da turizm merkezlerinin çeşitlendirilmesi projesi ” tamamlanmış, az bilinen, keşfedilmeye hazır yeni güzergâhlar turistlerin ve seyahat acentelerinin bilgisine sunulmuştur. kurum genel merkezinde yer alan turing merkez kütüphanesi aralık 2013’den itibaren 15.000 adeti aşan zengin kitap koleksiyonu ile okuyucuların hizmetine açılmıştır. turing, “90. kuruluş yıldönümünde 90 başarılı öğrenciye burs” sloganıyla başlattığı sosyal sorumluluk projesine, her yıl artan bursiyer öğrenci sayısıyla devam etmektedir. kurum bursiyer öğrencileri sosyal, kültürel, eğitim ve sanat alanlarında ufku geniş insanlar olarak yetişmelerine yardımcı olmak amacıyla çeşitli geziler, dersler ve kurslarla desteklemektedir. turing; merkez yerleşkesinde düzenlediği kültür-sanat etkinlikleri kapsamında katılımcılarına, türk ve dünya müziğinin seçkin örneklerinin yanında bilim, edebiyat, sosyoloji, tarih, kişisel gelişimi arttıracak seminerler ve klasikleşmiş film gösterimleri sunmaktadır. bir turing geleneği halini alan ve her hafta takipçilerinin sabırsızlıkla beklediği kültür-sanat faaliyetlerimizi sitemizden takip edebilirsiniz.

--- alıntı ---

http://www.turing.org.tr/
devamını gör...

yds

9 eylül’de bu sene ikincisi yapılacak olan sınav.
yarın arapça sınavına katılacağım dostlar duaya çok ihtiyacım var. inşallah 85 üstü alabilirim. *
devamını gör...

kendi düşen ağlamaz

bana göre acı gerçeklerin en ağırlarındandır.
genelde kaderine terk edilmiş kişi için sarf edilir.
düşmüş kişi için söylendiğinde “ben demiştim” ya da gizli bir “oh olsun” anlamı içerir.
düşmesi beklenen kişiye söylendiğinde beddua niteliğinde bir temenni yahut “dediydi dersin” gibi bir anlam taşır.
her halükarda ocaklardan ırak dedirtecek cinsten.
devamını gör...

derin yara

böyle bir yarası olan kişinin herhangi bir sebepten vücut direnci kırıldığında yaralanan yer kendini hatırlatır, sızlamaya başlarmış ve bu türden yaraların izi tamamen yedi yıl sonra kaybolurmuş.
devamını gör...

çocuğa konulan ismin karakterine etkisi *comün

musab ismindeki bütün öğrencilerinin sürekli takılıp düştüklerini fark eden bir öğretmen doğru bir şekilde telaffuz edilmediği zaman musab adının “başına musibet gelen” anlamına geldiğini öğrenmiş.
“isim duadır” demiş bir yazar. gerçekten de öyle. bir şeyi kırk defa söyleyince gerçek olurmuş derler, biz ismimizi bir ömür boyu duyuyoruz. *
(bkz: nomen est omen)
devamını gör...

bir gün ne istersem o olacağım

mehmet hakkı suçin’in çevirdiği mahmut derviş’in cidariyye şiirinden bir dize:
"سأصير يوما ما أريد"

... bir gün bir kuş olacağım. varlığımı çekeceğim yokluğumdan. kanatlar yandıkça hakikate ulaşacağım ve yeniden doğacağım külden. ben ki düş kuranların diyaloğu. uzak durdum bedenimden ve nefsimden tamamlamak için anlama ilk yolculuğumu, bu yüzden beni yaktı ve kaybolup gitti.
yokluğum ben.
benim, kovulmuş göklü.
..

bir gün ne istersem o olacağım.


amin. bir tanıdığım arap dili ve belağatı alanında yüksek lisansa başlayacağını bu dizelerle paylaşmış.
inşallah bir gün biz de ne istersek o olabiliriz.

çevrilmiş kesitin aslı:

سأصير يوماً طائراً ، وأَسُلُّ من عَدَمي

وجودي . كُلَّما احتَرقَ الجناحانِ

اقتربتُ من الحقيقةِ ، وانبعثتُ من

الرمادِ . أَنا حوارُ الحالمين ، عَزَفْتُ

عن جَسَدي وعن نفسي لأُكْمِلَ

رحلتي الأولى إلى المعنى ، فأَحْرَقَني

وغاب . أَنا الغيابُ . أَنا السماويُّ

الطارد

..

سأَصير يوماً ما أُريدُ
...
devamını gör...

iyi ki

nil karaibrahimgil’in yeni şarkısı. muhteşem olmuş klibi de müthiş. başa alıp alıp dinlemelik bir şarkı.

yağmur istedim yağmadı
bir iş bulmuştum sarmadı
herkesi duyan beni mi duymadı
çok mu şey istedim de ben olmadı
bir kere denedim ama
o da tam olmadı benim
senden başka kimsem
senden başka kimsem
senden başka kimsem olmadı
iyi ki olmadı
iyi ki olmadı
sarmaşığım tırmanmadı
sırlarım hiç saklanmadı
bir kibrit çaktım yanmadı
kutuda başka kalmadı
ilaçlar verdim yutmadı
fallar baktırdım tutmadı
iyi ki olmadı
dediklerim hiç çıkmadı
kovaladığım kaçmadı
hevesim vardı kalmadı
benimle ekmek de banmadı
iyi ki olmadı
yalan uydurdum kanmadı
dükkânlarım açılmadı
iyi ki olmadı iyi ki olmadı
iyi ki



devamını gör...

adaletus-sahabe

hüküm vermeden önce dikkate almamız gereken bir ayrım söz konusu. usulde hadis aktaran kişi adalet ve zabt yönleriyle değerlendirmeye tabi tutulur.

peygamber efendimize sahabelik etmiş kimselerin ona kasten yalan söz isnat etmeyecekleri fikrinden hareketle bu ifade kullanılır.
zapt yönüyse ayrı olarak değerlendirilir: bir sahabi insan olması hasebiyle rasulullahtan aktardığı bir sözü yanlış hatırlamış olabilir, yanlış duymuş olabilir, bir kısmını unutmuş olabilir. ya da ne kastettiğini anlayamamış olabilir bu onun adaletsizliğine delalet etmez.
bu onların zapt yönleriyle alakalıdır.

sahabe, mekke’de akabe biatlarında, medine’ye hicret’te çektikleri cefalarla, savaşlarla sınanmışlar da sınanmışlar. “bu karakterdeki insanlardan yalan sadır olmaz” diye ifade ediliyor.
böyleyken değerlerimize neden bu kadar vefasızlık ediyoruz? sahabe deyince zihnimizde ne beliriyor?
kendimize ne çok güveniyoruz.
nasıl böyle bir sonuca varıldığını göz önüne almadan cesurca hüküm verebiliyoruz.
sahabeden bahsetmiyorum, yanlışını görmediğimiz herhangi birine hüsn-ü zanla yaklaşmak bizi aptal yapmaz.
bu dini tesis eden insanlara adaletsizlik etmemeliyiz kanaatimce.
devamını gör...

kurban

--- alıntı ---

...
kurban, kuranıkerim’in işareti, hadisi şeriflerin beyanı ile müminlerden istenen bir ibadettir. hicret’in ikinci yılında meşru kılınmıştır. ebu hanife kurbanı vacip diğerleri sünnet olarak görürler. ebu hanife’nin delilleri daha güçlüdür.
kurbanın gayesi et değildir. herkesin en sevdiği ismail’ini Allah adına feda edebileceğini, böylece en çok Allah’ı sevdiğini fiilen gösterebilmesidir, takvadır, Allah’a yaklaşma niyetidir, şükürdür, ibrahim’le (sa) başlayan bir sünnetin ihyasıdır.
hanefilere göre kurban temel ihtiyaçlarından fazla zekât nisabı değerinde her hangi bir malı olan her fert için vaciptir. bu malın zekâtta olduğu gibi artma özelliği olması, ya da üzerinden yıl geçmiş olması gerekmez. hanefiler dışındaki mezheplere göre bir eve bir kurban yeter.
şeri ölçülerle yolcu sayılan bir insana kurban kesmek vacip değildir. ancak keserse, ya da vekil tayin ettiği kişiye kestirirse güzel bir iş yapmış olur. sevabı da daha eksik olmaz.
kurban kesmesi gereken birisi kurban yerine sadaka verse kurban kesmiş olmaz. bunların her biri farklı ibadetlerdir. öyle olsaydı oruç yerine de sadaka vermek caiz olurdu. güzel olan, herkesin kurbanını kendisinin kesmesidir, ama vekâletle kestirilmesi ve hayır kurumlarına bağışlanması da caizdir.
büyük baş hayvanlar, ne kadar az et veriyor olursa olsun, ona yedi kişi ortak olunabilir. bu sebeple, ‘bu kurban beş kişiliktir, altı kişiliktir’ gibi ifadeler yanlıştır ve hesabın ete göre yapıldığını gösterir. büyük baş hayvanı bir kişi de, yedi kişi de kesebilir.
kurban, bayramın birinci günü bayram namazı kılındıktan sonra, hanefilere göre üçüncü günü, şafiilere göre ise dördüncü günü akşamına kadar, geceler dâhil, kesilebilir. en evlası hemen bayram namazından sonra kesilmesidir.
kurbanın hangi hayvanlardan olacağı bellidir. ancak kurbanın besili ve görkemli olması sevabı artırır. bununla birlikte bu hayvanlardan “belirgin kör, belirgin hasta, belirgin topal ve kemiklerinde iliği kalmamış kadar zayıf hayvanlar kurban olmaz”. boynuzu kırık, kuyruğunun ucu kesik, bir memesi kör gibi diğer kusurlar kurbana mani değildir, ancak öyle olduğu için özellikle kesilmişse sevabı o derece az olur. gebe hayvanların kurban edilmesi de uygun değildir, bazı âlimlere göre zaten caiz olmaz.
kurban kesilecek küçükbaş hayvanların bir yaşında, sığırların iki yaşında olması gerekir. altı ayı geçmiş bir küçükbaş sürüde annesi kadar gözüküyorsa ondan da kurban olur. cumhur sığır cinsi için bunu caiz görmez, ancak zayıf bir görüşe göre bu vasıfla bir yaşını geçmiş olan büyük baş da kurban edilebilir.
kurban kesilirken ihsan ile kesmek çok önemlidir. ihsan güzel bir işi Allah için en güzel şekliyle yapmaktır. keserken eziyet etmemek, keskin bıçakla kesmek, ortalığı kirletmemek gibi şeyler kurbanın ihsanındandır. çünkü kurban aynı zamanda bir merhamet eğitimidir.
kurbanı boğazlayanın boğazlarken, besmeleden sonra ‘innî veccehtü’ ayeti ile başlayan duayı okuması sünnettir. hayvanın boğazından en az üç kanalı kestikten sonra çabuk ölsün diye bıçağın ucuyla omuriliğini (can damarını) kesmek mekruhtur.
kurbanın bayıltılarak ya da şoklayarak kesilmesi caiz değildir. bu yolla canı çıkmadan önce kesilmişse eti yenir ama sevabı gider. bazı kasapların ani bir hamle ile kurbanın boynunu kırarak yatırıp kesmeleri de böyledir, bu da caiz değildir. çünkü hayvan felç olduktan sonra kesilmiş olacaktır.
borçla taksitle kurban kesmekte bir sakınca yoktur. insanın başka mülkü olabilir ama o anda elinde para bulunmayabilir. geciktirip faize düşmedikten sonra kredi kartıyla kurban almakta da bir sakınca yoktur. yani meşru bir yolla kurbanlığın kendi mülküne geçmiş olması yeterlidir.
ölüler için kurban kesilebilir. resulüllah efendimiz ümmeti için de kurban kesmişti. resulüllah için de kesilebilir, ama onun için kurban kestiğini söyleyenler bir edep olarak etini oturup kendileri yememelidirler ki, bunda samimi oldukları anlaşılsın, onun için kesmişlerse onun ümmetinin fakirlerine dağıtmalıdırlar. şafiilere göre ise sadece ölen birisi için kurban sadece ölen kimse bunu vasiyet etmişse caizdir, değilse caiz değildir.
kurban bayramı günlerinde adak kurban da kesilebilir. ebu hanife’ye göre, büyük baş bir kurbana çok hoş olmasa da akika, adak, şükür kurbanı gibi başka bir ibadet kurbanla da ortak olunabilir. ancak et almak maksadıyla ortak olunamaz. çünkü ibadetler bölünemez. şafiilere göre ise et amacıyla da ortak olunabilir.
kurban etinden, müslim-gayrimüslim, akraba, zengin fakir herkes yiyebilir, ne kadar çok dağıtılırsa o kadar çok sevap alınır.
kadın da becerebiliyorsa kurban boğazlayabilir. önemli olan en ehil olanın boğazlamasıdır.
hanefilere göre kurban kesecek kimse için zilhicce’nin ilk on gününde tıraş olma ve tırnak kesme diye bir yasak yoktur.
hacda olmayanlar için arefe günü oruç tutmak önemli bir sünnettir, hacılar için mekruhtur. hacda olmayanın bayram gecesi eşiyle birlikte olmasında bir sakınca yoktur.
kurbanın fiyatını, kesip etini tartarak belirleme bizce caiz değildir. ancak bazı hocalarımız bunun caiz olduğunu söylüyorlar. canlı iken tartıp fiyatını belirlemede ise bir sakınca yoktur.
kurbanın eti, postu vb satılamaz. ancak kendilerine hibe edilenler bunu satıp paraya çevirebilirler.

--- alıntı ---

(bkz: faruk beşer)
devamını gör...

ayağın göl olsun başın sel

“ne yapmak istiyorsan hiç zorlanmadan, önüne hiçbir mani çıkmadan yapasın” manasına anladığım bir temenni. “ne halin varsa gör” gibi de anlaşılabilir.
ilk defa annemden duyduğum sözü bu şarkıda duyduğumda bir şaşırmadım değil. müptelası olunacak şarkılardan. *
devamını gör...

hayalhanem

bir röportajda “şoförün her gün gördüğü, çobanın ara ara gördüğü, Allah’ın hiç görmediği şey nedir?” diye bir soru sormuşlar. cevabı da şeymiş meslektaş. diyor ki hani Allah’ın ortağı yok ya o yüzden meslektaş. sübhanallah kardeşim bu ne muhteşem bir zeka ürünü sorudur böyle...
devamını gör...

sadece resmi nikah kıyanların nikahının olmaması

yok öyle değil. şaşırtıcı gelebilir belki ama resmî nikah dini nikahta istenilen şartların tamamını içeriyor: icap, kabul ve şahitler. sanırım ilk başta halk sisteme karşı tepkisini resmî nikah geçersizdir diyerek göstermek istemişti. şimdi tepki gösterecek bir durum olmasa da bir ritüel olarak* dini nikah da kıyılmaya devam ediyor.
bu durumda mesela şu tartışılabilir: eğer resmî nikah dinen de geçerliyse “dizi ve filmlerde rol icabı nikah kıyanların durumu”. çünkü “nikahın ciddisi de şakası da ciddidir” diye bir şey söz konusu.
devamını gör...

sokak düğünü

hilmi türkmen selamiali mahallesinde (nam-ı diğer selamsız) açılışını yaptığı sosyal tesisle ilgili “artık düğünlerinizi sokakta değil düğün salonunda yapabileceksiniiz!” gibi şeyler söylüyordu. ondan sonra selamsız’dan biri çıkıp şey dedi “biz yine düğünlerimizi sokakta yapmaya devam edeceğiz, sokaklar bizim evimiz gibidir!” *
t: bazen bir toplumun yaşam felsefesinin yansımasıdır.
devamını gör...

nar çayı

ilk defa kadıköy çaykur’da denediğim çay çeşidi. tadı, kokusu, rengiyle en içilesi meyve çaylarından. içtiğiniz zaman bardakta kalan nar tanelerini içinde bırakmayın derim. *
devamını gör...

karak

katar’da sütlü çaya verilen isimdir. muhtemelen ülkeye çalışmak için gelen hintliler aracılığıyla yaygınlaştırılmış bir içecek. yemeklerinde bolca baharat kullanmalarında da hintli aşçıların etkisi olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

namazın kötülüklerden alıkoymamasının sebepleri

günde beş vakit olması olabilir.
hocamızın* anlattığına göre, bir tanıdığı namaza başlamış. hoca namaza başladıktan sonra hayatında ne değişiklikler olduğunu sormuş. arkadaşı:”artık çapkınlık yapmaya fırsat bulamıyorum hocam, öğleyi kılıyorum ikindi vakti oluyor ikindiyi kılıyorum akşam vakti giriyor” demiş.
devamını gör...

telkin

bir düşünceyi karşı tarafa empoze etmek, anlatmak, aşılamak anlamına gelir. arapça tef’il babından لَقَّنَ mazi fiilinin mastarıdır.
ingilizcedeki talking ile benzeşiyor
hatta (bkz: ele verir talkını kendi yutar salkımı) *

telkin yoluyla kişinin kendisini yönlendirebileceğini söylüyorlar:
“beyin bi şeyi ne kadar çok tekrar ederse, o şeye ne kadar çok maruz kalırsa, o onun gerçekliği olur.”
https://twitter.com/uranyen...
devamını gör...

bazı kelimeler bekler bazı yaşları

yıllardır dinlediğiniz bir şarkıdaki sözün artık sizin için daha farklı bir anlama gelebileceğini ifade eden şiirsel söz.
“babasının yolda açtığı türküleri artık değiştirmek istemeyip dinlemeye başladığında büyüdüğünü anlayan kişinin” durumunu açıklar nitelikte.
behçet necatigil’in çünkü asıl şiirler bekler bazı yaşları dizesine nazire olarak söylenmiş olabilir.
devamını gör...

dünyaitiraf.com

kendi kendimi stalklarken bir başlığa yanlış tanım girdiğimi fark ettim. kimse uyarmamış ve ben bunu kendi sayfama bakarken fark ediyorum. ne acı değil mi... *
hangi tanım derseniz: #6310862
devamını gör...

her şeyin üst üste gelmesi

talihsiz insanların yaşadıklarıdır.
tanıdığım birinin başına sürekli üst üste talihsiz olaylar geliyor. o, şartları zorladığı için sorunlar yaşıyor sanıyordum meğer öyle değilmiş.
şartlar bazı insanları gerçekten zorluyormuş, bizzat şahit oldum...
devamını gör...

ekol hatay künefe

istanbul’daki en iyi künefecilerden*.
marmara ilahiyat’ın 300 metre ilerisindeki pazarbaşı durağında bulunan, güleryüzlü insanların işlettiği nezih bir kafe.
küçük bir detay. fiyatları gayet uygun ama adamlar her şeyi minimal olarak sunuyorlar. bu yüzden kazıklanmadığınızı sanıyorsunuz ama kazıklanmış oluyorsunuz aynı zamanda.
mesela su 1 lira. aa uygunmuş diye düşünerek sipariş ediyorsunuz ama gelen sırma’nın 330 ml’lik suyu... * *
devamını gör...

anlaşmak

tarafların, söylenilen sözün neyi ifade ettiğini karşılıklı olarak doğru bir şekilde kavrayabilmesiyle mümkün olan işteş fiil. eğer kişi karşıdakinin kast ettiğini farklı algılıyorsa anlaşamamak yorucu bir döngü haline gelebiliyor.
devamını gör...

ve gecenin şiiri

ha bakmış ha yüz çevirmiş ne fayda;
okun saplanması da çekilmesi de acı verir.
(ويلاه إن هي نظرت وإن هي أعرضت
وقع السهام ونزعهن أليم)
devamını gör...