nostradamusun kanguru

nostradamusun kanguru
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 5550.96
  • Kayıt: 2014-12-16 17:24:00
  • En son giriş: 2018-09-24 20:43:30
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 0
  • Aktif Tanım: 2746
  • Açılan Başlık: 519
  • Artı Oy: 5178
  • Eksi Oy: 1660
  • Alınan Artı Oy: 5869
  • Alınan Eksi Oy: 498
  • Alınan Favori: 56

nostradamusun kanguru - son oylananan tanımları

her zemine şiir yazmak

vakti zamanın ehil tüy kalemlerinin külliyelerden doğmasına mütevellit, o kalbi temiz-saf vatandaşımızın genellikle sağdan-soldan duyduğu yürek okşatıp mide gıdıklayan mısraları taşa duvara, sıraya masaya kazıma sevdasının bizzat kendisidir.

''dünya artık bir daha hiç
okul çıkışı gibi kokmayacak mı?''



''kaldığın dersten geçtim dersin ya,
işte öyle bir şey...''
devamını gör...

karpuz peynir vs üzüm peynir

karpuz peynire ihanet olarak gördüğüm karşılaştırmadır.

yaz aylarında, güneş taaaam tepede raks ederken; raks ettikçe uv ışınları bizi haşlarken, aman bir üzüm peynir yapayım da hem karnım doysun, hem ferahlık gelsin diyen var mı? yok.

ya da gitmişsin pikniğe, şırıl şırıl derenin kenarına, aman şu buzzzz gibi suya üzüm koyayım da yemekten sonra yeriz diyebilir misin? hayır, diyemezsin. yanındakiler döver çünkü, karpuz mu la bu derler.

karpuzun suyunda ıslanmış yağlı peyniri ekmeğin tüylü tarafıyla ponçiklemek var iken, üzüm peynir diyerek ne yapmak nereye varmak istemektedir...
devamını gör...

lost in space

bilim kurgu dizi severler için kaçırılmaması gereken bir dizi. herkesin bildiği kadarını söyleyeyim; dünyanın başına bir felaket gelir ve dünyaya benzer farklı bir gezegene yolculuk başlar; seçilmiş kişiler için.

yeni gezegene ulaşabildiler mi? yolda başlarına neler geldi? uzayda yalnız mıyız? her şey bir hayal kırıklığı mı?

değerlendirmeye gelirsek...

en azından özgün bir yapım. sezon bitiminde bir çok soru işaretini bıraktı ki ilk sezonda anlamlandıramadığımız şeyler hala mevcut. bu kadar soru işareti bence diziden soğutabilir.

bir şey oluyor, niye olduğunu anlayamıyorsun mesela; ama yaşanan şey diziye baştan aşağıya yön veren bir şey.

diğer husus, senaryoda ucuza kaçılan bölümler de var. genel olarak insanlar keskin senaryolara alıştı aslında, game of thrones'da uçurulan kelleler gibi misal... bu dizide de yapmaları gereken şeyler vardı bu tarz, karakter öldürmekten bahsetmiyorum; radikal kararlardan bahsediyorum.

velhasıl kelam, izlenir, merak da edilir.
devamını gör...

the rituel

iki arada bir derede bırakan filmdir.

böyle geriliyorsunuz ama saf korkudan da değil; olayların düşüncelerinize yansıması ve kendinizi o karakter yerine koyduğunuz andaki his sizi tedirgin ediyor. bu anlamda çok başarılı.
devamını gör...

borçları satın almak

şöyle değerlendirmek gerek, tabi değerlendirmeden önce açıklamayı tam metin de okumak gerekiyor anlaşılması için ya neyse;

meral akşener borçları ödeyebilecek bir fondan bahsediyor özetle. bunun takribi 1-2 milyar dolar maliyeti olacağını; ama zaten bu paranın da geçtiğimiz dönemlerde ekonomi bakanı mehmet şimşek'in ''türkiye’deki bütün makam araçların satın alınması, kiralanması, bakımı, onarımı ve yakıtı 3 milyar 300 milyon liradır, yani çerez parası'' sözüne vole vurarak ''çözemeyeceğimiz bir şey değil'' mesajıyla veriyor.

devlet aptal değil. ayrımını illaki yapar; atıyorum sağlık masrafları yüzünden borçlananların borcuna yönelir ya da öğrenim kredileri için bir çalışma yapar. devlet gidip de kimsenin iphone parasını ödemez, merak etmeyin.

bir de işin bu tarafı var.

adam çıkıyor, borçlara düzenleme getireceğiz diyor; ödeyenlerin kabahati ne diye cevap veriyor adam. o gözle bakarsak, bedelli askerliği ne yapalım? ya da çiftçinin mazotuna zam üstüne zam gelirken, mini titaniclere 1 küsür liradan verilen mazotu ne yapalım? yandaş şirketlerin milyar dolarlık vergi borçları silinirken, vergisini zamanında verip de kepenk kapatmak durumunda olan esnafa ne diyelim?

biri ''halkın menfaatine'' karşı bir soru soracak ise, önce ''mevcut düzenin haline'' bakmalı; ondan sonra sormalı.
devamını gör...

kadınlar erkeklerin tarlası mıdır

farklı açılardan tartışılması gereken sorudur.

bence kadın, erkeğin hiçbir şeyidir. tarlaysa da kendisinin tarlasıdır; niye illa erkeğin bir şeyi olmak zorundadır?

doğurganlık meselesine gelince; cennetten toprağa düşen ilk tohum tanesi mi diyeceğiz erkeğe de, tohumdu aa bak sap oldu falan.

kadınları illa bir şeye benzetmek, adamak vs. gerekiyor ise doğa ana (adını da dişi bünyeden almasından mütevellit) ile özdeşleştirmek gerekir, zannımca. insanın var olabilmesi için tüm donanım kadında iken erkek kapsar kadın değil de tam tersini düşünmek yerinde olur.
devamını gör...