güvercin gerdanlığı

güvercin gerdanlığı
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 17592.1
  • Kayıt: 2015-01-12 01:56:00
  • En son giriş: 2018-08-14 16:43:29
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 12
  • Aktif Tanım: 6931
  • Açılan Başlık: 1521
  • Artı Oy: 18439
  • Eksi Oy: 2440
  • Alınan Artı Oy: 15952
  • Alınan Eksi Oy: 1711
  • Alınan Favori: 275

ikbal gürpınar

videosunun altına yapılan bazı yorumlar iğrenç. Allah o tür insanları kahretsin. bu kadın bildiğim kadarıyla duygusal ve içten biridir. konuşmasında bir his olduğu da bariz belli.
devamını gör...

zigetvar

kanun'nin kuşatması sırasında vefat ettiği yer.

tarih 7 eylül 1566 cumartesi, yer zigetvar kalesi önü. uzun süren kuşatmada kanuni sultan süleyman bir süredir devam eden göğüs ağrılarına yenik düşmüş ve vefat etmiştir. kuşatma devam etmektedir ve yeniçeri'nin bu durumu bilmemesi gerekmektedir. sokollu mehmet paşa duruma el koyar ve cenazenin bir süre daha yaşıyormuş gibi görünmesi için tahnit işlemlerini gizlice başlatır.

zigetvar zaferinden sonra 12 kasım 1566 tarihinde ordu dersaadet’ e (istanbul) dönüşe geçer. kanuni’nin vefat ettiği hala bilinmemektedir. sokollu dehasını konuşturmuş, cenazeyi mumyalatmış, nerdeyse 1 ay yaşıyor gibi göstermiştir muhteşem süleyman’ı. acı gerçeği sadece katip ferudun ve baş imrahor ferhad bilmektedir. tahnit işlemini yapan doktor dahil olmak üzere cenaze başında dua okuyan müezzinler bile ferhad tarafından ortadan kaldırılmıştır. *
devamını gör...

kelle paçayı limonsuz sirkesiz sarımsaksız içen insan

senin neyine kelle paça kardeş. sen yayla çorbası iç, helle iç, mercimek desem onu da limonsuz içer beni gıcık edersin. gıcık olurum böyle insanlara, yakışığını bırakıp yakışıksızına "oh böylesi ne güzel" derler. insan gıcık olacak insanlar bulmalı kendine zaten, yoksa kendine gıcık olmaya başlar zamanla. ben de bu insanlara gıcığım.
devamını gör...

dolar mı dolmaz mı

bence dolmaz. ak parti bu dolar işinden de sıyrılır. abd batar, krize girer ak parti bitmez. türkiye ise sallanır ama batmaz. doların bu şekil genel yükselmesi abd ekonomisi için iyi değil diyola.

bip bop komplo teorimi de kuruyorum. abd erdoğan'ı harcamak istese seçimden önce bu brunson ve diğer bir kaç fetöcü için yaptırım uygulardı. yoksa, yoksa ters mi teperdi? tam olmadı bu.
devamını gör...

işkembe çorbası

ilk işkembe çorbası yediğim zamanları hatırlıyorum da. o zaman kendi kararlarını kendisi verip sonucuyla bahane bulmadan yüzleşmesi gereken bir yetişkin değildim. bahanelerim olurdu hep. çünkü seçme özgürlüğüm sınırlıydı. ne kadar sirke ve limon katılacağı hususunda irade sahibi değildim mesela. işkembe-i kübradan atmak deyiminden de bihaber olduğum masum zamanlarımdaydım. evdeki ağır kokuyu hayra yorardım. sarışın olduğum dönemlerdi onlar.

victor hugo abimizin dediği gibi;

ve biz mutsuzduk. ne güzel günlerdi onlar.

işkembeden melankoli devşirebilirim. çünkü ben, çünkü ben... gece çökerrr günler solar,
devamını gör...

lady d arbanville

bunca zaman buralarda eğleşip hakkında iki kelam etmemişim, ayıp olmuş.

bu şarkıyı yemyeşil ekin tarlaları arasından bayır aşağı yolda klima kapalı dört cam açık rüzgar yüzümüzü yalayıp geçerken altmış ila yetmiş hızda arabada dinlemeli. bu şarkı bunu hak ediyor. ha bir de ikindi güneşinin sarılığı olmalı.

muazzam.
devamını gör...

çocukla yolda yürümek

malum ülke şartları, yeterli kaldırım yok, park edişler sıkıntılı vs. çocukla yolda yürüyen yetişkin çocuğu trafiğin akmadığı tarafta götürmelidir. hatta kaldırımda bile bu hususa dikkat edilmesinde büyük faideler vardır. dikkatimi çeken bir husus, buna uymayan yetişkinler baya oluyor.
devamını gör...

bebek arabası

sürücüsünün(ekseriya anneler) bazı hususlara dikkat etmesi gereken araç. park halindeki bir aracın arkasından çıkıp karşıya geçeceksin ya önce bebek arabasını çıkarma. veya benzer geçişlerde, köşe dönmelerde vs. önce kafanı uzat bak, olur mu ablacım?
devamını gör...

nikahta kelime oyunu yapmaya çalışan gelin

bıdı bıdı gelin. Allah mutlu mesut etsin.

ne kompleksli memurlar var ya. kızınki bir nikah neşesi, belli ki çok sevdiğiyle evlenmiş. de ki hanfendi lütfen ciddi cevap verin ya da esprili uyarın, en baştan yine sorun olsun bitsin ne bu gerginlik. cenaze işlerinde memurluğa gitse iyi olur bence.
devamını gör...

kemal sunal

gelmiş geçmiş bir numara oyuncu. bu kadar güldüreni yok beni. defalarca izleteni de. genlerimizde bir yerlerde onun güldürüsüne eğilimimiz olsa gerek.

iyi oyuncu değil, sadece hıhıhı iyi gülüyor diyen birinin özel yaşamda şahitliğine şüpheyle bakarım.

gelelim madalyonun öbür yüzüne. kötü, üçkağıtçı hocalar ve namuslu, dürüst ama ibadetle pek işi olmayan insanlar şeklinde gizil mesajlar birçok filminde vardır. bazı filmlerinde de tesadüf olayını biraz fazla abartır ama gönlümüzün gülüdür. beni bu kadar kimse güldürmedi. beni güldüren erkeklerden çok hoşlaşırım*.
devamını gör...

selvi boylum al yazmalım cemşit karakteri

babacan ve yalnız bir karakter. aile olmaya hasret. acılı. sevdasını da içinde yaşar, öfkesini de, kıskançlığını da. içinde ilk andan beri mi asya'yı elde etme iştiyakı doğmuştur bilinmez, ama delikanlılıktan taviz vermez.



maşallah 88 yaşına gelmiş. ıstanbul'u bırakıp erdek'e yerleşmiş. yeni senaryo falan bakıyormuş.

filmle ilgili şöyle demiş cemşit:
"hikaye çok güzel. senaryo iyi. yönetmen çok iyiydi. oyuncular da yerine oturmuştu. müzik de çok iyiydi. her şey çok iyiydi. o zaman üzerimdeki gocuğu da şantiyenin başındaki taşerondan almıştım hatta çocuklarının ve eşinin yaşadığı evi boşaltmıştı filmin çekilmesi için."
devamını gör...

gelinciğin hüznü

bir farid farjad eseri. bana sorulacak olursa en güzel eseri. ince, yanık bir keman sesi insanın içinde kendine bile mahrem yerlerini titretebilir. ne olduğunu bilmezsin bile sızının. iyi de niye bu sızı? hüzne bahane aramak belki bu. harbi gelincikli bir eser. şahane.

devamını gör...

her

bir defa sevilsin sevilmesin "boş" bir film değil. düşündürtüyor. geleceği, teknolojiyi, insanı, yapay zekayı. tavsiye ederim yani şahsen beğendim. tivi artı'ya yeni düşmüş bir bakayım dedim baya sardı. güldüren yeri de bir hayli çok, hüzünlü kısımları da sona doğru yoğunlaşıyor. başrolde şu gıladyatör'deki kötü adam var yanılmadıysam, onun bıyıklısı.
devamını gör...

kolektif nevroz

zannedersem sigmunt fıroyd'un ortaya sürdüğü kavram. din, aşk filan hepsi toplumda kabul görmüş, kolektif hale gelmiş nevrozdur der. yine zannediyorum pek şeyapmasa da marx, niçe etkisinde gelişen düşünceler bunlar.
devamını gör...

ayrılık sahnesi

film ve dizilerin mühim sahnelerinden. yerli yapımlarda birçok zaman en son vurucu sözün ardından derin bir bakış ve ağır çekime geçilmesi ile karakterizedir.

ve ilk aklıma gelen sahne şu oldu konuya dair.


devamını gör...

üvey baba tarafından tacize uğradığı iddia edilen çocuk

iddia doğruysa zaten iğrençlik, değilse de olayın ardımdaki gerçek babanın işi de büyük bir iğrençlik.

kadının çok detaylı savunması bana ikna edici geldi. sosyal medyada olayın aslını bilip bilmeden her olayın üstüne linç kampanyaları başlatmamak lazım geldiğinin bir başka örneği gibi bu olay. emniyet müdürünün kızının olaya atlaması da hoş değil. olayı ortaya atan baba tüm ülkeye kişiliğinin ne olduğunun bilinmesini sağlamış gibi, ama her halukarda da bahsedilenler doğruysa o yapısı ile bir şekilde bu hikayenin sonunu iyi bitirmez gibi. annenin iddiaları ciddi ve kanıtlı gibi konuşsa da olayı bilemem, belki başka türlüdür.
devamını gör...

haydar baş

senet olayı doğruysa çok ayıp etmiştir. ölüm tehditleri, darp, cemaatinin zenginlerinden zorla bağış(!) alma vs.

avukatının savunmasında haydar baş'ın bir cemaatin lideri olmadığı gibi bir yalan savunma kurgusu dikkatimi çekti.
devamını gör...

başlık açarken dikkat edilmesi gereken hususlar

tespit başlığıysa özellikle bariz bir iki tespit atlanmalıdır. böylece ikinci, üçüncü entarilik bariz kalanlar hemen birilerini harekete geçirecek ve başlık ölü doğmayacaktır.

başlığına sahip çıkacaksın. madem bir şeyi başlık etmeye değer gördün, yazılanlar da ilgini çekmelidir teoride. dolayısıyla oylama konusunda hassasiyet daha mühim olur. başlığına entari giydirene eksini, şenlendirene, açana artını eksik etmiycen. kimi artıları ayağı alışsın diye vericen. memnun kalan tanımcı başka başlıklarına da gelir.

evet.
(bkz: ele verir talkını kendi yutar salkımı)
devamını gör...

büyük işletmeler vs küçük esnaf

sabahın derdi. neyse esinlendim bir yerlerden. orijinal bir şey yok. olanın usulca tespiti. birçok sektör için geçerli bu durumlar. küçük esnaflık bitiyoo muhabbetinde de değilim.

büyük işletmelerde pazarlık şansı pek olmaz. biz firmayız ve fiyatlarımız etikettekinden şaşmaz havasındadırlar. pazarlık olacaksa da ona göre bir indirim vs gibi tuzaklar çerçevesinde döner olaylar genelde. küçük esnafla sonuna kadar pazarlığını yaparsın ve pazarlık beceresine göre daha harbi indirimler yapılabilir.

büyük işletmeler sürümden kazandığı için nispeten daha ucuz gibi olabilir, fakat yerli yerinde bulunan küçük esnafta bazen daha uygun fiyatlara ulaşılabilir. küçük esnaf daha serbest piyasadır.

büyük işletmelerde fiyatlar ilden ile semtten semte az fark edebilir birçok zaman, fakat küçük esnafta bu durum daha bariz değişir. dükkanın kirasını çok veren esnaf bunu fiyata daha bariz yansıtır. o nedenle sosyoekonomik durumu düşük semtler ilçelerde bazen çok sürpriz fiyatlara rastlanır.

büyük işletmelerde çalışan küçük esnafta eksrriya sahip ile muhatap olursun. kişilik ve sektör farkı olmakla birlikte çalışan iknaya az çabalar, sahip "iyi bir esnafsa" yapışır. pazarlıkta almıyorum blöfüne daha kıvamlıdır.

büyük işletmede alacağının almayacağını gönlünce seçersin, küçük esnafta çoğu zaman bir çiftgöz ya da zorunlu rehberlikle karşılaşırsın. bu durum mahçup insanları, o kadar mala baktım, bari ayıp olmasın bir şey alayım durumuna sürükleyebilir.

büyük işletmelerde kasa sırası beklersin. küçük esnafta en fazla bir iki kişi.

büyük işletmelerde etiket sistemi düzgündür, her şey barizdir, küçük esnafa çoğu zaman sorarsın.

büyük işletmelerde borç defteri olmaz, hatır bilinmez, küçük esnaf idare edebilir. büyük işletmelerde veresiyemiz yoktur yazmaz, küçük işletmelerde yazar ama çoğu zaman yazsa da veresiye olabilir.

büyük işletmelerde filanca bey falanca hanım sistemi küçük işletmelerde abi, abla hitap sistemi vardır. sizli bizlilik yerini sana bana bırakır. müşteri de yerine göre tavır takınıp işletmelerde siz diyerek konuşur, küçük esnafta abi, abla.

büyük işletmelerde etiket oyunu, indirim muhabbeti süreğendir, küçük esnaf adamına göre indirim bindirimini yapabilir, etiket indirim oranları kafasındadır.

büyük işletmelerde şikayet hakkı vardır dalaşma daha azdır, küçük esnafta sitem, dalaşma daha yaygındır.

büyük işletmelere pek dilenci gelmez, küçük esnafa bolca gelebilir.
devamını gör...

beni sevmelisin çünkü

bir şiir yazalım dedim ipin ucu nerelere gitti.

çünküleri sadeleştirilince neler çıkmazki.

çünkü ben seni sevdim.
çünkü ben sevilmeye layığım.
çünkü ben iyiyim.
çünkü ben seni seçtim.
çünkü ben acı çekiyorum.
çünkü ben çünkülü cümleler kurmam.
çünkü ben sebep yok. sev işte.

biri de çıkıp demiyor ki beni Allah için sev. ama biraz kendin için de sev. az özel de hissedeyim yani.
devamını gör...

kaçak elektrik kullanmak

urfa'daki atatürk barajının ürettiğinden fazlası tüketilmiş aynı şehirde kaçak olarak. fatura kime? bize.

şimdi yer altına alınıyormuş kablolar. kutulardan, saatten ya da yeri delerek yine bağlarlar. sanırım ciddi bir kültür haline dönüşmüş bu durum.
devamını gör...

rus ruleti

kimse tam anlatmamış.

efendim bu oyun smith wesson, colt türü altı mermi alan revolver tabancalar kullanılırmış. iki kişi ile oynansa bile yaygın olan altı kişilik oyun. masa mühim. altı kişi masa etrafına oturup kurşunları çıkarıp tek kurşunu sürerler. kovan çevrilir ve oyun başlar. bazı kişilerin her tetik çekmeden çnce kovanı çevirdiğini duyuyorum, bu oyunun ruhuna aykırı. bir defa ilk başta çevrilir ve bir daha silaha müdahale edilmesine izin verilmez. peki tetik çekme sırası nasıl belirlenir? bilmiyorum.

rus tarihinde herhangi bir kaynakta bu oyuna dair ifade bulunmuyor. gardiyanların mahkumlar üzerinde oynayarak ve yahut ruhsal bunalımdaki subaylar arasında bir hazne boş kalacak şekilde, yani altıda beş ölüm oranıyla başladığı gibi lakırdılar varmış.

velhasıl değişik bir cesaret göstergesi. kumar masasında ölmek!??
devamını gör...