güvercin gerdanlığı

güvercin gerdanlığı
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 17592.1
  • Kayıt: 2015-01-12 01:56:00
  • En son giriş: 2018-08-14 16:43:29
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 12
  • Aktif Tanım: 6931
  • Açılan Başlık: 1521
  • Artı Oy: 18439
  • Eksi Oy: 2440
  • Alınan Artı Oy: 15952
  • Alınan Eksi Oy: 1711
  • Alınan Favori: 275

güvercin gerdanlığı - son oylananan tanımları

ekranda herkes sakallı önceden rol gerektiriyorsa bırakılırdı

kendisine sorulan "sizi neden göremiyoruz" sorusuna bir garip şevket altuğ cevabı. cevabın tamamı şevket altuğ'ın dimağlarımızda bıraktığı kaliteden uzak.

tamamı şöyle;

"türk toplumunun değerleri değişti. türk toplumuna sunulan işlerin içerikleri değişti. yani ben şu andaki içeriklerle hiçbir dizinin içinde olamam.
eleştiri olarak kabul etsinler, biraz da yaşlılığıma versinler...
bütün yapılan işlerde tabanca, tüfek, millet birbirini öldürüyor.
bütün erkekler sakallı.
bizim zamanımızda sakal rol gerekirse bırakılırdı. bu ortamda ben olamam.
çünkü biz yaptığımız işlerde topluma sevgiyi, hoşgörüyü, toleransı, birlikte yaşamayı, dayanışmayı öğretmeye çalıştık.
böyle bir senaryo ile karşılaşırsam yaşıma rağmen hâlâ oynayabilirim. ama karşılaşacağımı da pek zannetmiyorum”
devamını gör...

elhan-ı şita

türkçe "kar"ı en iyi anlatan şiir kanaatimce. şu anda yaşayan en iyi iki türk şairden biri ismet özel de benzer şeyler düşünüyor olmalı. bu şiiri seslendirme hevesi oradan geliyordur diyerek tahmin yürütüyorum.
devamını gör...

transaksiyonel analiz

çağdaş kişilik kuramlarındandır. ilişkileri formülasyon şeklinde ele alır, aşağıda bahsedilmeyen psikolojik oyun, kupon biriktirme paslaşma gibi kavramları da güzel açılımlarda bulunur. aslında psikolojik oyunla ilgili bir veri girecektim ama sözlükte bu kuramla ilgili başlık bulamayınca (belkide var ama ben bulamadım) sözlüğe vefa babında azmi varan isimli birinin sitesinden genel bilgilerini aşağıya alıntılıyorum.

eric berne tarafından ortaya atılmış olan transaksiyonel analiz (ta), kişilik, kişiler arası ilişkiler, iletişim, gelişim, yaşam, psikopatoloji, psikoterapi gibi çok geniş bir yelpaze üzerinde insan davranışını açıklayan bir yaklaşımdır. transaksiyonel analiz insanların düşünce, duygu ve davranışlarının anlaşılmasında ve açıklanmasında oldukça kolay anlaşılır bir model sunmaktadır. ego durumları transaksiyonel analiz’in temel taşları arasında belkide en önemli olanı “ego-durumları”dır. transaksiyonel analiz, eric berne tarafından “ebeveyn”, “yetişkin” ve “çocuk” olarak adlandırılmış olan üç ego-durumunun üzerine temellendirilmiştir. ebeveyn ego-durumu, çocukluk dönemindeki başta anne-baba olmak üzere tüm otorite figürlerine ait kayıtlarından oluşur. yaşamın ilk yıllarında otorite figürlerinin davranışlarını, farklı durumlarda verdikleri tepkileri, çeşitli konulardaki düşünce ve tutumlarını izler ve kaydederiz. yıllar sonra bu ego-durumu aktif olduğunda, tıpkı çocukken izlediğimiz ve kaydettiğimiz bu otorite figürleri gibi hisseder, onlar gibi düşünür, onlar gibi konuşur ve onlar gibi tepki veririz. yetişkin ego-durumu eric berne tarafından kişinin “mantıklı” ve “sağduyulu” yanı olarak tanımlanmıştır. yetişkin ego-durumu çevreyi objektif olarak değerlendiren, deneyimleri çerçevesinde olasılıkları hesaplayan ego-durumudur. yetişkin ego-durumunun belki de en önemli özelliği “şimdi ve burada”ki gerçeği göz önüne alarak, verilere dayalı hareket etmesidir.

çocuk ego-durumu kişinin 0-7 yaş yaşantılarına ait kayıtlardan oluşur. çocukluk döneminde yaşananlar ve bu yaşantılara eşlik etmiş olan duygu, düşünce ve davranışlar çocuk ego-durumunu oluşturur. yıllar sonra kişi çocuk ego-durumundan hareket ettiğinde aslında çok uzun yıllar önce davranmış olduğu şekilde davranmakta ve bu anlamda geçmişi tekrar etmektedir. yaşamın şekillenmesi çocuklar doğdukları andan itibaren bir mesaj bombardımanına maruz kalırlar. anne-baba başta olmak üzere yaşamlarında yer alan kişilerden gelen sözel olan ve olmayan mesajlar doğrultusunda çocuklar bazı değerlendirmeler yapar ve bazı kararlar alır. bazı çocuklar çocukken “büyümeme” kararı alır ve tüm bir yaşamı kendi iki ayağı üzerinde yürüyemeyen, başkalarına bağımlı küçük bir bir çocuk olarak yaşarlar. kimi çocuklar ise bunun tam tersine, “çocuk olmamalıyım” kararına varırlar. daha küçük bir çocukken bir büyük gibi davranmaya, sorumluluklar almaya başlarlar. çocukken anne-babasına yaklaşmaya çalıştığında incinen çocuklar, “yakın olmamalıyım” kararı alır ve tüm bir hayatı gerçek bir yakınlık yaşayamadan tüketir, giderler... bazı çocuklar “güçlü olmalyım” kararına varırlar. yaşamları boyunca tek başına yürür; her türlü zorluğa sesini çıkartmadan katlanır, asla şikayet etmezler... hiçbir şey yaşama bu "çocukluk dönemi kararları" kadar damgasını vurmaz. yaşam bu kararların ışında şekillenir... insanların çok büyük bir bölümü yaşamın çok büyük bir bölümünü bir çocuk ego-durumundan, çocukluk döneminden getirdiği kararlara göre, senaryosu doğrultusunda yaşar. çocukluk dönemine ait dinamikler biz hiç farkında olmadan başta ilişkilerimiz, duygusal ve iş hayatımız olmak üzere tüm yaşamımıza “bulaşır”. günlük yaşamda seçimler yaparken, kararlar verirken, direksyonda hep kendimizin olduğunu düşünürüz. oysa, çoğu zaman bu büyük bir yanılgıdır. yaşamla ilgili karalarımız aslında çok uzun yıllar önce alınmıştır. günlük yaşam içerisinde yeni bir işe girerken ya da istifa ederken, kariyerin basamaklarında hızla yükselirken ya da düşerken, evlenirken ya da boşanırken, mücadele ya da pes ederken aslında uzun yıllar önce yazılmış, hiç farkında olmadığımız bir “senaryo”ya göre hareket ediyoruzdur. herkes, hatta değişmek için terapiye gelenler bile, çocukken almış olduğu kararlara sımsıkı tutunur, değişmeye karşı direnirler. terapiye gelen kişinin amacı yeniden bir “prens” veya “prenses”e dönüşmek değil, “mutsuz bir kurbağa” olmak yerine “mutlu bir kurbağa” olarak yaşamaktır. http://www.azmivaran.com/tr...

yine bir başka alıntı: transaksiyonel analiz (ta) eric berne tarafından oluşturulmuş bir sosyal psikiyatri okuludur. insanlar arası iletişimi inceleyerek sorunların kaynağına inmeyi hedefler. ekolün savı; beyin hasarı olmadıkça her insanın kendini tedavi edebilme gücüne sahip ve temelde insanların “iyi ve olumlu” ya eğilimli olduğudur. bu bağlamda bu sohbette ta'nın temel kavramlarından: *ego durumları (kişilik yapısı) *transaksiyonlar (insanlar arası iletişim birimleri) *iletişim kazaları nereden doğar?(biriktirilen kuponlar, psikolojik oyunları içeren konular) bu kavramların edinilmesi gerek günlük yaşamda gerekse iş yaşamında hayatı kolaylaştırarak, yüzeyin altını daha rahat görmenizi sağlamaya yaramaktadır.

ilginç bir kuram. haberdar olmakta yarar var.
devamını gör...

ikbal gürpınar

videosunun altına yapılan bazı yorumlar iğrenç. Allah o tür insanları kahretsin. bu kadın bildiğim kadarıyla duygusal ve içten biridir. konuşmasında bir his olduğu da bariz belli.
devamını gör...

zigetvar

kanun'nin kuşatması sırasında vefat ettiği yer.

tarih 7 eylül 1566 cumartesi, yer zigetvar kalesi önü. uzun süren kuşatmada kanuni sultan süleyman bir süredir devam eden göğüs ağrılarına yenik düşmüş ve vefat etmiştir. kuşatma devam etmektedir ve yeniçeri'nin bu durumu bilmemesi gerekmektedir. sokollu mehmet paşa duruma el koyar ve cenazenin bir süre daha yaşıyormuş gibi görünmesi için tahnit işlemlerini gizlice başlatır.

zigetvar zaferinden sonra 12 kasım 1566 tarihinde ordu dersaadet’ e (istanbul) dönüşe geçer. kanuni’nin vefat ettiği hala bilinmemektedir. sokollu dehasını konuşturmuş, cenazeyi mumyalatmış, nerdeyse 1 ay yaşıyor gibi göstermiştir muhteşem süleyman’ı. acı gerçeği sadece katip ferudun ve baş imrahor ferhad bilmektedir. tahnit işlemini yapan doktor dahil olmak üzere cenaze başında dua okuyan müezzinler bile ferhad tarafından ortadan kaldırılmıştır. *
devamını gör...

kelle paçayı limonsuz sirkesiz sarımsaksız içen insan

senin neyine kelle paça kardeş. sen yayla çorbası iç, helle iç, mercimek desem onu da limonsuz içer beni gıcık edersin. gıcık olurum böyle insanlara, yakışığını bırakıp yakışıksızına "oh böylesi ne güzel" derler. insan gıcık olacak insanlar bulmalı kendine zaten, yoksa kendine gıcık olmaya başlar zamanla. ben de bu insanlara gıcığım.
devamını gör...

işkembe çorbası

ilk işkembe çorbası yediğim zamanları hatırlıyorum da. o zaman kendi kararlarını kendisi verip sonucuyla bahane bulmadan yüzleşmesi gereken bir yetişkin değildim. bahanelerim olurdu hep. çünkü seçme özgürlüğüm sınırlıydı. ne kadar sirke ve limon katılacağı hususunda irade sahibi değildim mesela. işkembe-i kübradan atmak deyiminden de bihaber olduğum masum zamanlarımdaydım. evdeki ağır kokuyu hayra yorardım. sarışın olduğum dönemlerdi onlar.

victor hugo abimizin dediği gibi;

ve biz mutsuzduk. ne güzel günlerdi onlar.

işkembeden melankoli devşirebilirim. çünkü ben, çünkü ben... gece çökerrr günler solar,
devamını gör...

lady d arbanville

bunca zaman buralarda eğleşip hakkında iki kelam etmemişim, ayıp olmuş.

bu şarkıyı yemyeşil ekin tarlaları arasından bayır aşağı yolda klima kapalı dört cam açık rüzgar yüzümüzü yalayıp geçerken altmış ila yetmiş hızda arabada dinlemeli. bu şarkı bunu hak ediyor. ha bir de ikindi güneşinin sarılığı olmalı.

muazzam.
devamını gör...

bebek arabası

sürücüsünün(ekseriya anneler) bazı hususlara dikkat etmesi gereken araç. park halindeki bir aracın arkasından çıkıp karşıya geçeceksin ya önce bebek arabasını çıkarma. veya benzer geçişlerde, köşe dönmelerde vs. önce kafanı uzat bak, olur mu ablacım?
devamını gör...

çocukla yolda yürümek

malum ülke şartları, yeterli kaldırım yok, park edişler sıkıntılı vs. çocukla yolda yürüyen yetişkin çocuğu trafiğin akmadığı tarafta götürmelidir. hatta kaldırımda bile bu hususa dikkat edilmesinde büyük faideler vardır. dikkatimi çeken bir husus, buna uymayan yetişkinler baya oluyor.
devamını gör...

nikahta kelime oyunu yapmaya çalışan gelin

bıdı bıdı gelin. Allah mutlu mesut etsin.

ne kompleksli memurlar var ya. kızınki bir nikah neşesi, belli ki çok sevdiğiyle evlenmiş. de ki hanfendi lütfen ciddi cevap verin ya da esprili uyarın, en baştan yine sorun olsun bitsin ne bu gerginlik. cenaze işlerinde memurluğa gitse iyi olur bence.
devamını gör...

kemal sunal

gelmiş geçmiş bir numara oyuncu. bu kadar güldüreni yok beni. defalarca izleteni de. genlerimizde bir yerlerde onun güldürüsüne eğilimimiz olsa gerek.

iyi oyuncu değil, sadece hıhıhı iyi gülüyor diyen birinin özel yaşamda şahitliğine şüpheyle bakarım.

gelelim madalyonun öbür yüzüne. kötü, üçkağıtçı hocalar ve namuslu, dürüst ama ibadetle pek işi olmayan insanlar şeklinde gizil mesajlar birçok filminde vardır. bazı filmlerinde de tesadüf olayını biraz fazla abartır ama gönlümüzün gülüdür. beni bu kadar kimse güldürmedi. beni güldüren erkeklerden çok hoşlaşırım*.
devamını gör...

gelinciğin hüznü

bir farid farjad eseri. bana sorulacak olursa en güzel eseri. ince, yanık bir keman sesi insanın içinde kendine bile mahrem yerlerini titretebilir. ne olduğunu bilmezsin bile sızının. iyi de niye bu sızı? hüzne bahane aramak belki bu. harbi gelincikli bir eser. şahane.

devamını gör...

selvi boylum al yazmalım cemşit karakteri

babacan ve yalnız bir karakter. aile olmaya hasret. acılı. sevdasını da içinde yaşar, öfkesini de, kıskançlığını da. içinde ilk andan beri mi asya'yı elde etme iştiyakı doğmuştur bilinmez, ama delikanlılıktan taviz vermez.



maşallah 88 yaşına gelmiş. ıstanbul'u bırakıp erdek'e yerleşmiş. yeni senaryo falan bakıyormuş.

filmle ilgili şöyle demiş cemşit:
"hikaye çok güzel. senaryo iyi. yönetmen çok iyiydi. oyuncular da yerine oturmuştu. müzik de çok iyiydi. her şey çok iyiydi. o zaman üzerimdeki gocuğu da şantiyenin başındaki taşerondan almıştım hatta çocuklarının ve eşinin yaşadığı evi boşaltmıştı filmin çekilmesi için."
devamını gör...

her

bir defa sevilsin sevilmesin "boş" bir film değil. düşündürtüyor. geleceği, teknolojiyi, insanı, yapay zekayı. tavsiye ederim yani şahsen beğendim. tivi artı'ya yeni düşmüş bir bakayım dedim baya sardı. güldüren yeri de bir hayli çok, hüzünlü kısımları da sona doğru yoğunlaşıyor. başrolde şu gıladyatör'deki kötü adam var yanılmadıysam, onun bıyıklısı.
devamını gör...

ayrılık sahnesi

film ve dizilerin mühim sahnelerinden. yerli yapımlarda birçok zaman en son vurucu sözün ardından derin bir bakış ve ağır çekime geçilmesi ile karakterizedir.

ve ilk aklıma gelen sahne şu oldu konuya dair.


devamını gör...

kemal sunal lı yeşilçam ın islam düşmanlığı

yadsınamaz gerçek. filmlerinde olumlu dindar tiplemeleri çok çok az varken olumsuz, sözde dindar tiplemeler bol bol bulunur. hatta olumlu dindarlığa saf kalpli, kalbi temiz ama ibadetle falan pek arası olmayan tiplemeler ve özellikle de seyircinin özdeşleştiği başrol oyuncusu oturur çoğu zaman. onun dini vicdanıdır ve şekilci dindar değildir(dindarlık şekli de kapsar oysa ki).
devamını gör...

üvey baba tarafından tacize uğradığı iddia edilen çocuk

iddia doğruysa zaten iğrençlik, değilse de olayın ardımdaki gerçek babanın işi de büyük bir iğrençlik.

kadının çok detaylı savunması bana ikna edici geldi. sosyal medyada olayın aslını bilip bilmeden her olayın üstüne linç kampanyaları başlatmamak lazım geldiğinin bir başka örneği gibi bu olay. emniyet müdürünün kızının olaya atlaması da hoş değil. olayı ortaya atan baba tüm ülkeye kişiliğinin ne olduğunun bilinmesini sağlamış gibi, ama her halukarda da bahsedilenler doğruysa o yapısı ile bir şekilde bu hikayenin sonunu iyi bitirmez gibi. annenin iddiaları ciddi ve kanıtlı gibi konuşsa da olayı bilemem, belki başka türlüdür.
devamını gör...

haydar baş

senet olayı doğruysa çok ayıp etmiştir. ölüm tehditleri, darp, cemaatinin zenginlerinden zorla bağış(!) alma vs.

avukatının savunmasında haydar baş'ın bir cemaatin lideri olmadığı gibi bir yalan savunma kurgusu dikkatimi çekti.
devamını gör...

beni sevmelisin çünkü

bir şiir yazalım dedim ipin ucu nerelere gitti.

çünküleri sadeleştirilince neler çıkmazki.

çünkü ben seni sevdim.
çünkü ben sevilmeye layığım.
çünkü ben iyiyim.
çünkü ben seni seçtim.
çünkü ben acı çekiyorum.
çünkü ben çünkülü cümleler kurmam.
çünkü ben sebep yok. sev işte.

biri de çıkıp demiyor ki beni Allah için sev. ama biraz kendin için de sev. az özel de hissedeyim yani.
devamını gör...

başlık açarken dikkat edilmesi gereken hususlar

tespit başlığıysa özellikle bariz bir iki tespit atlanmalıdır. böylece ikinci, üçüncü entarilik bariz kalanlar hemen birilerini harekete geçirecek ve başlık ölü doğmayacaktır.

başlığına sahip çıkacaksın. madem bir şeyi başlık etmeye değer gördün, yazılanlar da ilgini çekmelidir teoride. dolayısıyla oylama konusunda hassasiyet daha mühim olur. başlığına entari giydirene eksini, şenlendirene, açana artını eksik etmiycen. kimi artıları ayağı alışsın diye vericen. memnun kalan tanımcı başka başlıklarına da gelir.

evet.
(bkz: ele verir talkını kendi yutar salkımı)
devamını gör...

büyük işletmeler vs küçük esnaf

sabahın derdi. neyse esinlendim bir yerlerden. orijinal bir şey yok. olanın usulca tespiti. birçok sektör için geçerli bu durumlar. küçük esnaflık bitiyoo muhabbetinde de değilim.

büyük işletmelerde pazarlık şansı pek olmaz. biz firmayız ve fiyatlarımız etikettekinden şaşmaz havasındadırlar. pazarlık olacaksa da ona göre bir indirim vs gibi tuzaklar çerçevesinde döner olaylar genelde. küçük esnafla sonuna kadar pazarlığını yaparsın ve pazarlık beceresine göre daha harbi indirimler yapılabilir.

büyük işletmeler sürümden kazandığı için nispeten daha ucuz gibi olabilir, fakat yerli yerinde bulunan küçük esnafta bazen daha uygun fiyatlara ulaşılabilir. küçük esnaf daha serbest piyasadır.

büyük işletmelerde fiyatlar ilden ile semtten semte az fark edebilir birçok zaman, fakat küçük esnafta bu durum daha bariz değişir. dükkanın kirasını çok veren esnaf bunu fiyata daha bariz yansıtır. o nedenle sosyoekonomik durumu düşük semtler ilçelerde bazen çok sürpriz fiyatlara rastlanır.

büyük işletmelerde çalışan küçük esnafta eksrriya sahip ile muhatap olursun. kişilik ve sektör farkı olmakla birlikte çalışan iknaya az çabalar, sahip "iyi bir esnafsa" yapışır. pazarlıkta almıyorum blöfüne daha kıvamlıdır.

büyük işletmede alacağının almayacağını gönlünce seçersin, küçük esnafta çoğu zaman bir çiftgöz ya da zorunlu rehberlikle karşılaşırsın. bu durum mahçup insanları, o kadar mala baktım, bari ayıp olmasın bir şey alayım durumuna sürükleyebilir.

büyük işletmelerde kasa sırası beklersin. küçük esnafta en fazla bir iki kişi.

büyük işletmelerde etiket sistemi düzgündür, her şey barizdir, küçük esnafa çoğu zaman sorarsın.

büyük işletmelerde borç defteri olmaz, hatır bilinmez, küçük esnaf idare edebilir. büyük işletmelerde veresiyemiz yoktur yazmaz, küçük işletmelerde yazar ama çoğu zaman yazsa da veresiye olabilir.

büyük işletmelerde filanca bey falanca hanım sistemi küçük işletmelerde abi, abla hitap sistemi vardır. sizli bizlilik yerini sana bana bırakır. müşteri de yerine göre tavır takınıp işletmelerde siz diyerek konuşur, küçük esnafta abi, abla.

büyük işletmelerde etiket oyunu, indirim muhabbeti süreğendir, küçük esnaf adamına göre indirim bindirimini yapabilir, etiket indirim oranları kafasındadır.

büyük işletmelerde şikayet hakkı vardır dalaşma daha azdır, küçük esnafta sitem, dalaşma daha yaygındır.

büyük işletmelere pek dilenci gelmez, küçük esnafa bolca gelebilir.
devamını gör...

eşcinsellerin sınırdışı edilmesi

mesela islam devleti için en makul çözümlerden biri. her kültürün kendi değerlerini koruma refleksi olur. islam toplumunda aleni eşcinsellik yaşanması kabul edilemez. edilirse islam toplumu islam toplumu olmaktan çıkar. çünkü eşcinsellik için eş ihtiyacı vardır ve bir karşı kültürel mücadeleye er ya da geç dönüşecektir bu durum.

gerçekten dünya ilginç bir yer haline dönüştü, kültürler tek tipleşmeye doğru gidiyor, dünyanın farklı kültürel renklere ihtiyacı var efendim. bu bakımdan batılılar kendi kültürlerini her yere yayma sevdasından vazgeçmek durumundadır. batılı eşcinsel özgürlüğü maksimum olan bazı ülkelerle anlaşma yapılarak, üste para vermek suretiyle böyle bir şeyi bir islam toplumu neden yapmasın? kazan kazan durumu.

ekleme: singapur örneğini çıkardım başka bilgiler verenler oldu. şüpheye düştüm. ama başlı başına yine de bu fikrimin arkasındayım.


burada kastedilen şey aleni olarak böyle bir kültürü yaşatmak isteyen bireylerdir. eşcinsel tespitine çıkılıp yapılsın demiyorum. ikincisi tedavi önerilir, aleniyet konusunda hassasiyetle ilgili filtrelemeler yapılabilir v.s
devamını gör...