ayzıt hatun

ayzıt hatun
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 4131.02
  • Kayıt: 2015-03-24 20:19:00
  • En son giriş: 2018-08-12 18:07:34
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 10
  • Aktif Tanım: 2266
  • Açılan Başlık: 19
  • Artı Oy: 3215
  • Eksi Oy: 171
  • Alınan Artı Oy: 4953
  • Alınan Eksi Oy: 403
  • Alınan Favori: 72

ayzıt hatun - en çok favorilenen tanımları

4 ağustos 2018 istanbul hanımlar zirvesi

doları kurtarma niyetinde olmadan alışverişten, modadan en çok da insanlıktan konuşulacak zirve. kadınız biz doları da dünyayı da biz kurtarırız!!! geleceğin, bir annenin elinde şekillendiğini düşünmeden konuşmak çok anlamsız olric!
devamını gör...

pia

çiçek bahçelerinde uyuyasıca güzel. evlenecekmiş haberlerini itinayla yalanlasa da bir gün doğrulamasını canı gönülden diliyorum. *
devamını gör...

yalak

danladan önce; köylerde hayvanların su içtiği derin ve büyükçe altında delik olan kap. danladan sonra; hakaret içerikli söz. bir kelime, bir kişiyle anlam değiştirebiliyor maalesef ki...
devamını gör...

devlet bahçeli

herkesin işine geldiği zamanlarda nerede olduklarını sorguladığı, işine gelmediği zamanlarda ise arkasından atıp tuttuğu “gayesi vatan” olan bir topluluğun lideridir. çok konuşmayın uzayın!
devamını gör...

kaş aldırmak

kişinin kendisine bırakılmış ancak bazı hallerde daha derli toplu bir yüz için gerekli görülen bir tür kıl işkencesi. kadınların aşkla yaptığını düşünen varsa çok yanılıyorsunuz beyler, çok!
devamını gör...

lise sınıfının tavanındaki ayakkabı izi

ortamın buram buram ergen hormonu koktuğu bir ortamda imkansız diye bir şey yoktur diye özetlenebilecek durum. bizim okulda da vardı. tavana iz bırakan okulun en popüleridir genelde. diğerleri duvarların her yerini ayak izi yapıyor zaten. ya bizim okulda adamlar sınıfın en arkasına geçip sigara tüttürüyorlardı. öyle bir kendini aşmışlık,hocaları tanımazlık. tavandaki iz de ne ki...
devamını gör...

erkekleri mutsuz etmenin yolları

halı saha maçının olduğu gün en sevdiği formayla birlikte o pis kokulu maç çoraplarını yıkamak. kramponları da koktuğu için yıkamayı denediyseniz offff sormayın gitsin. gerçekten çok üzülüyorlar, o an ne yapacaklarını bilemiyorlar hatta. resmen tükeniyorlar.
devamını gör...

evlilik olayını abartmak

boşanmış insanların anlatılarından etkilenilmiş düşünceler silsilesi olabilir. zira bu ara o kadar çok maruz kaldım ki, evliler durumun güzel yanlarını anlatmaya başladılar.
devamını gör...

gülsuyu

memleketimde bol bulunur. evet evet ıspartalıyım. ama size gülün sadece suyunu veriyorlar. yağı olmayınca fazla koku vermiyor. biz hakikisini kullanıyoruz elbette. öz hakiki gül suyu.
devamını gör...

diriliş ertuğrul

her hafta babamın yeni bir sefer heyecanıyla beklediği dizi. çarşamba günleri kılıç kuşanıp geziyor neredeyse. insanların heyecanını arttırıp vatan sevgisini harmanlayan bir diziye zeka seviyesi yorumu nasıl yapılıyor anlayamıyorum. babamın aşkla izlediği bir diziye böyle bir yorum yapılınca içimden (bkz: eksini verdim güzel kardeşim) demek geçiyor ve dayanamayıp tekrar tekrar eksiliyorum!!!
devamını gör...

necip fazıl vs nazım hikmet vs nihal atsız

dik duruşu ve boyun eğmezliği ile atsız'ın 3-0 önde alacağı versus.

netice itibariyle necip fazıl ülkücü kalemde örnek şahsiyetlerdendir.
nazım hikmetin de rusya'ya kaçtıktan sonra türkçülüğe merak saldığını ve türkiye hariç diğer türk dünyasında sevilen bir şair olduğunu duymuştum. doğruluğu ne kadardır onu bilemiyorum.

görüldüğü üzere, hepsi bir gün turancılığı tatmıştır.
(bkz: yaşasın ırkımın turan ülküsü)
devamını gör...

mülayim ülkücü

ülkücülerin genelidir. vatanlarına, namuslarına ve bilhassa dine yapılan herhangi bir saldırı yoksa hepsi yumuşak huyludur. bakın yumuşak başlı demiyorum. huyu güzel, saygılıdır. sınırlarına müdahale olmadığı müddetçe tabi.
devamını gör...

sözlük yazarlarının karalama defteri

akşam 9 gibi dersten çıkıp eve geldim. babam yüzüme baktı. dersten kaçta çıktın dedi. 8 buçukta dedim. sen görmedin o zaman dedi. neyi dedim. kızın biri kendini üniversitenin oradaki köprüden atmış, ben de o sırada oradan geçiyordum gördüm dedi. çok etkilenmiş, kafasının üzerine çakılmış vefat etmiş. babam gittiğinde ambulansı bile çağırmamışlar. o kadar yeniymiş. kızın arkadaşı ağlıyormuş, tutamadım. değmez dedim ama atladı demiş. değmez be defter. kız tecavüze uğramış, bunun ızdırabına dayanamayıp kendini öldürmüş. peki buna sebep olan? o nerede? bir insan canına kıyabilecek kadar kendinden geçtiyse bunun hesabını sorarken sadece tecavüzden mi sorulacak. adam öldürmeye teşebbüs de yok mudur töresine yandığımın ülkesinde! namus, kadına yüklendiği günden bu yana hiçbir hassasiyeti kalmamış resmen. bir insan, bir can, bir evlat. değmezdi be güzel kız. hayatın boyunca leke olarak düşünebilirdin o kara günü temiz düşüncelerinde ama yine de değmezdi.

canım yandı defter... çok içim acıdı...
devamını gör...

türkçülük yapmak bölücülüktür

--- (alparslan türkeş) ---

milliyetçiyiz, türkçüyüz. neden türkçüyüz? çünkü milletimiz türk milleti’dir. türkçülük, türk milletinin hayatının her safhasında yapacağı her şeyin türk ruhuna, türk geleneğine uygun olması ve türk’e yararlı olması amacının, fikrinin ön planda tutulmasıdır.

--- (alparslan türkeş) ---
devamını gör...

kaçarak evlenen kız

ucuz bir gelinlik, aceleye gelmiş bir düğün ve kimsesiz kalmışlık hissiyle gerçekleşen bir evlilik ile mutluluğa adım atmaya yeltenecek kızdır. mecbur kalınırsa amenna, amma velakin babanın gözünden akan yaşın mutluluktan olmasını istediğim için sıcak bakmadığım olay. babamın başı her daim dik durmalıdır ki ben de o çınarın gölgesinde rahat edebileyim.
devamını gör...

aşk

kelime değil bir cümleymiş, kurmak için iki can gerekirmiş. her yiğidin harcı değilmiş, aslan gibi bir yürek gerekirmiş.
devamını gör...

evliliklerin yürümemesi

maddi imkanların kısıtlılığından, kişiliğin gelişim döneminde aileden uzakta üniversite okurken farkında olmadan bencil yaşamaya alışılmasından, sevginin evlilik öncesinde tüketilmesinden kaynaklı insanların birbirine tahammülü kalmıyor. yapılan en küçükten büyüğe hatalara aynı pencereden bakılıyor. bu da ekonomik özgürlüklerini alan bütün bireylere "ben yalnız daha rahat yaşıyordum." düşüncesini mantıklı hale getiriyor. bu sebeple de ayrılıklar cazip hale geliyor. buna binaen genel olarak evlilikler aile mahkemesinde soluğu alıyor.
(bence güzel anlattım).
devamını gör...