ne desem ki şimdi

ne desem ki şimdi
(Moderatör)

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 5768.26
  • Kayıt: 2011-08-06 19:49:00
  • En son giriş: 2018-08-20 21:19:00
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 7
  • Aktif Tanım: 2336
  • Açılan Başlık: 87
  • Artı Oy: 10093
  • Eksi Oy: 1642
  • Alınan Artı Oy: 5792
  • Alınan Eksi Oy: 345
  • Alınan Favori: 212

ne desem ki şimdi - tüm tanımları

düğünden sonra takılar kimde kalacak sorunu

düğünde takılacak takılara güvenip düğün yapan ailelerin sorunudur. maddi durum elveriyorsa düğün yapılır, elvermiyorsa mis gibi nikah yapmak varken borca girmenin mantığı nedir anlamıyorum. takılar, gelinle damada yakınlarının düğün hediyesidir ve onlara aittir. ailelerin hiçbir surette takılarda hak iddia etmemesi gerekir bence.
devamını gör...

annenin tatil için hazırladığı valizleri taşırken hayatı sorgulamak

zavallı yurdum erkeklerinin geleneksel olarak mağduru oldukları durum. tatile giderken hızını alamayan annenin valizleri hınca hınç doldurması sonucu gerçekleşir. kurban eril bireyler, ritmik kalp spazmı belirtileri eşliğinde uzakları seyrederek hayatı sorgularlar her bir valizi taşıma işlemini bitirdiklerinde. beni en güldüren kısım, erkek bireylerin her yolculuk öncesinde annelerin peşinde dolanıp valizleri fazla doldurmaması için yalvarmaları. resmen erketeye yatıp koyulan her eşyanın buna değip değmeyeceği konusunda uzun, hararetli tartışmalara girişiyorlar. bu kadar da alçalınmaz, tembellikte everest'e çıkılmaz*.
devamını gör...

dört tane beş litrelik suyu tek seferde eve taşımak

bu eylemi imkansız kılan toplam litre miktarından ziyade, dört ayrı şişeyi taşımanın zorluğudur. yoksa misalen 50 litrelik bir damacanayı taşımak çok daha kolaydır şahsıma göre. hiç mi insafsız annelerinizin hazırladığı ve içinde ne olduğunu sorgulamadan duramadığınız valizleri taşımadınız?*
devamını gör...

finans mühendisliği

boğaziçi üniversitesi'nde ikinci öğretim tezsiz yüksek lisans programı olarak eğitimi verilmektedir. ücretli bir program olduğu için başvuran ve halihazırda okuyan öğrenci sayısı diğer programlara göre oldukça azdır.
devamını gör...

şehirler arası mola yerinde duyulan otobüsü kaçırma endişesi

indiği otobüsü tek başına bulamama yeteneksizliğiyle birleştiğinde, kişiye molaları zehir eder. paldır küldür otobüse yetişmeye çalışırsınız lakin birbirinin tıpatıp aynısı olan sıra sıra dizilmiş otobüslerden hangisine bineceğinize karar veremezsiniz. bir elinizle gözünüzdeki yaşları silerken öbür elinizden anneniz tutup sizi otobüse götürür de, konaklama yeri çılgın bir trajediye şahit olmaktan kurtulur.
devamını gör...

yirmilik diş ağrısı

insanda kafasını duvardan duvara vurma isteği uyandıran ağrı. üstelik başa, çeneye, kulağa bile etki edebilen donanımda, böyle über bir şey... kaç gündür yaşadığım hayatı sorguluyorum, dişim ağrımazken yapmadığım şeylerin pişmanlığını yaşıyorum resmen. o da dert miymiş ya diye beni üzen şeylere hayıflanıyorum. bence sağlığın kıymetini bildiren, oldukça etkili bir fiziki başkalaşım sinyali bu ağrı.
devamını gör...

önemli olan katılmaktı

her ne kadar klişe bir kaybeden avutması olarak algılansa da, bence gerçekten anlamlı bir teselli. bu kazananlar hiç mi kaybetmemişler hayatlarında arkadaş. üstelik katılmazsan yenip yenemeyeceğini nasıl bilebilirsin dimi ama*. hasılı kelam kazanmak güzeldir, ama kaybetmek de güzeldir. asıl kazanan ise kaybetme cesaretini gösterebilenlerdir.
devamını gör...

tezi ertelemek

yüksek lisans ya da doktora yaparken yazmakla yükümlü olduğunuz tezi ertelemek, süründürmek, bir gün yazarıaam yeaaa'lara kurban vermek.

efendim bu olay özellikle tez dönemi için herhangi bir süre kısıtlamasının olmadığı yıllarda çok görülüyordu. çalışılıyorsa yoğunluk, çalışılmıyorsa veri toplama sürecinin zorluğu bahane edilerek, süreç erteleniyor da erteleniyordu. fakat ertelemek, teze olan bilişsel ve duygusal yakınlığı azaltıyor, yazma süreci bir türlü başlamıyor, doğal olarak da motivasyon düşüyordu. bu bir kısır döngü şeklinde ilerlerken yıllar geçiyor ve hayat telaşesine dalınıp asla gerçekleşmeyecek bir gün muhakkak yazacağım idealleriyle kişi sadece kendini avutuyordu.

naçizane tavsiyem, tez süreci başlar başlamaz sıkı bir program oluşturmak. öbür türlüsü kartopu etkisi yaratıyor. sürekli büyüyerek gelen bir erteleme arzusuyla baş etmek durumunda kalıyorsunuz.

tez yazma sürecine tekrar süre kısıtlaması getirilmesi ise verilebilecek en doğru kararlardan biriydi bana göre. önceden mail kutuma hiç ileti düşmezken şimdi her gün ikişer üçer tane tez savunma mailleri geliyor enstitüden. millet olarak karakteristik özelliğimiz sanırım, son teslim tarihi yaklaşmadan çalışmaya başlayamıyoruz*.
devamını gör...

güzel söz söylenince sevinmeyen insan

bazen övülmek kişide hakarete uğramış hissi yaratabiliyor. hakikaten var böyle bir şey... altında yatan psikolojik sebepleri bilemeyeceğim ama mesela yaptığım güzel bir ödevden dolayı hocam tarafından övülünce çok da mutlu olmuyorum. zaten ödevlerimi çok özenerek yapan birisiyim. tek bir ödevle ilgili sanki ilk kez böyle bir ödev yapmışçasına övülmek, o zamana kadarki emeklerimi hiç ediyormuş gibi geliyor. sanki uzayı yeni keşfediyormuş gibi övmemek lazım belki de.
devamını gör...

mike pence

rahip brunson masum bir adam derkenki kastığı rol ve samimiyetsizlik insanın midesini bulandırıyor. aptal amerikan filmi seyircilerini kandırabilir anca bu performansıyla. ilk tanımdaki videoyu seyredin ve insanlar gözlerinin içine baka baka nasıl kandırılır, manipüle edilir ve aptal yerine konulur görün. saçımı başımı yolmamak için zor tuttum kendimi. o kibrinizde boğulun inşallah.
devamını gör...

başkasının makosenlerini giyememek

(bkz: empati kuramamak)

kızılderililer'in çok anlamlı bir sözü vardır: birini yargılamadan önce onun makosenlerini giymeyi dene. insanları yargılamadan önce onların içinde bulundukları durumu ve yaşam koşullarını göz önüne almalıyız. sırça köşkümüzde yaşarken, belirli bir şekilde davranan kişilerle ilgili, buna sebep olabilecek faktörler üzerinde kafa yormadan ahkam kesmemeliyiz. gibi gibi.

he yapamıyor muyuz bunu? tebrikler. dünya üzerinde yaşayan nüfusun büyük çoğunluğu gibi başkasının makosenlerini giyemiyoruz demek bu. biraz da kibirle ilgili olabilir mi bu durum acaba? başkasının makosenlerini giymeye tenezzül etmeyen, başkasının penceresinden bakmak için de çabalamaz dünyaya mesela.
devamını gör...

detaya takılıp asıl meseleyi kaçırmak

farklı bir bakış açısıyla bakıldığında, belki de doların yükselmesine odaklanmak detaylara takılmaktır. türkiye 2017 yılında avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomisiyken, ne olmuş olabilir de, para birimi bu kadar değer kaybetmeye başlar? türk yönetiminin hataları mı yoksa spekülasyon ve manipülasyonun gücünü sonuna dek kullanan dış mihraklar'ın bir oyunu mu? almir colan'a göre asıl mesele bu ve cevap ikinci şık.
devamını gör...

panik satışı

genellikle stabil olmayan ekonomilere sahip, gelişmekte olan ülkelerde yaşayan kişilerde gözlenen durumdur. piyasaların değer kaybetmesi sonucu, paniğe kapılarak elindeki malı zarar ederek satmak olarak tanımlanabilir.

almir colan'ın da dediği gibi, gelişmekte olan ülkelerde, uzun vadede ekonominin büyümesi için piyasalar ara ara döngüsel bir şekilde değer kaybeder. mühim olan sabretmek ve bu düşüşü telafi edecek uzun vadeli ekonomik büyümenin gerçekleşmesini beklemektir. hem ülkenin hem de vatandaşın kazanabilmesinin yolu öngörülü olmak, sabretmek ve manipülasyonlara aldanmamaktır. ne güzel demiş atalarımız, sabrın sonu selamettir diye.
devamını gör...

eğitim vs öğretim

sıklıkla karıştırılan iki kavramın karşılaştırılması.

eğitim, doğumla birlikte başlayan ve yaşam boyu öğrenmeyi kapsayan uzun bir süreçtir. öğretim ise, planlı ve programlı bir şekilde -genellikle eğitim kurumlarında gerçekleşen- bilgi kazandırma süreçleridir.

genellikle yol yordam bilen, akıl ve izan sahibi kişilere, gördükleri öğretimden bağımsız olarak eğitimli sıfatı verilir. eğilmiş, bükülmüş, içgüdüsel yönleri törpülenmiş anlamında kullanılır daha çok bu kelime*.
devamını gör...

almir colan

avustralya'daki islami finans merkezi'nin başındaki isim. la trobe üniversitesi'nde islami bankacılık ve finans dersleri vermiş. türkiye'deki ekonomik durumla ilgili aydınlatıcı çok hoş bir video yayınlamış.

türkiye 2017 yılında, avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomisiyken, ne oldu da türk lirasında bu kadar keskin düşüşler yaşandı? manipülasyon ve spekülatif haberciliğin ne kadar etkili olduğunu gösteren zamanlar yaşıyor türkiye.
devamını gör...

watsons vs gratis

iki ünlü kişisel bakım mağazasının karşılaştırması.

gratis biraz daha şaşalıdır. mor bir ambiyansı, parlak mağaza ışıkları vardır... watsons biraz daha minimaldir bu anlamda... watsons kişisel bakım ürünlerinde bir tık daha iddialıyken, gratis makyaj ürünlerinde daha geniş bir yelpazeye sahip gözlemlediğim kadarıyla. ama her ikisi de, bu karşılaştırmaya dahil edilemeyecek rossmann'ın yerini tutamaz.
devamını gör...

malatyalı abdo

#6181293

"zaten nerede tutukluluk yapacağı belli olmayan bir ketumluğunuz vardır."

edebi yönü güçlü, samimi yazar. yakarıdaki cümleyi okurken gözlerim ışıldadı resmen. kalemine sağlık. aynı üniversitenin sıralarından geçmişiz üstelik*.
devamını gör...

yaşıyla küs olmak

içinde bulunduğu yaştan memnun olmama hali. sanırım yapmak isteyip de yapılamayanlar, pişmanlıklar ve yaşanılan senelerin boşa geçtiği hissi sebep oluyor bu duruma. yirmi beşten sonrası hiç güzel değil, sakın gelmeyin sendromu da denilebilir.
devamını gör...

arkadaşlık müessesesinde kişiler arası denge denklemi

kimileri için çok bilinmeyenli dereceli denklem gibiyken kimileri için oldukça yalındır. adamın kriteri bellidir, kendi sosyoekonomik düzeyinden, benzer ilgilere sahip olduğu vakit geçirmelik insanlardan başkasıyla ilişki kurmaz. kimisi de sokakta gördüğü kediyle arkadaşlık kurabilecek kadar geniş tutar yelpazeyi. kediyle arkadaşlık kurmak nedir yahu? ben de severim kedileri ama arkadaş olarak görmem mesela. herkesle arkadaş olabilirim pozitifçiliği yüzünden denklemler böyle karmaşıklaşıyor işte. mahalledeki tuhafiyeci teyzeyle de arkadaş olma yani ölür müsün? bir arkadaşım otobüste yan yana oturduğu kişiyle arkadaş olup birlikte tatile gitmişti yuh demiştim. kıskandığımı falan düşüneceksiniz ama alakası yok. niye macera peşinde koşarsınız anlamıyorum ki. normal bir insanın okuldan, mahalleden hadi bilemedin iş yerinden arkadaşları olur. tabi tabi cana yakın, sevecen ve pozitif olan bir sizsiniz...
devamını gör...

birilerinin karşısında ezik duruma düşmemek için ilim tahsil eden insan

ilim tahsil etme amacının sadece bu olması, tahsil edilen ilmin iyi bir şekilde özümsenmesini engelleyebilir bence. ama bu bazen olmuyor mu herkese? mesela ben kendimi bildim bileli, bir tarafta ülkenin ekonomisi fecaat durumda diyenler varken öbür tarafta ekonomiyi yere göğe sığdıramayanlar vardı. ekonomi bilgim olmadığı için böyle bir tartışmada saf tutamaz ve kendimi kötü hissederdim. ekonomi öğrenmeye itmedi bu durum beni ayrı mesele.

ha bu arada... yıllardır ekonomi kötü diyenler... o zaman ekonomi kötüyse şimdi nasıl? yok şimdi ekonomi kötüyse o zaman nasıldı? çağırdı adamlar resmen, alın size kötü ekonomi...

(bkz: kedi buradaysa ciğer nerede ciğer buradaysa kedi nerede)
devamını gör...

resim dersinden aklımızda kalanlar

beden dersiyle birlikte ortalamamı düşüren iki sinir bozucu dersten biri olduğu. hadi çocuklar şimdi 23 nisan'ın önemini anlatan bir resim çiziyoruz'lar havada uçuşurdu... ben de karşılık olarak etrafı seyrederdim... bu kadar ucu açık, ihtiyacım olmasına rağmen yol göstermenin sıfır olduğu başka bir ders almamışımdır heralde.
devamını gör...

mail gönderdiğini zannedip 2 yıl sonra 2884 taslağı olduğunu fark etmek

hocalarıma gönderdiğim önemli mail'lere her cevap gelmediğinde, safça kendimi kandırıp taslaklar kısmını kontrol etmeme sebep olan durum. hep düşüyorum bu tuzağa, kesin ben gönderememişimdir, yoksa kesin cevap yazardı diye düşünerek... Allah için bir kere başıma gelmedi, hep gitti gönderdiğim mail'ler... ya şu şapşikliği yapan insanın mail'leri cevaplanmaz mı, nasıl hocalarsınız siz?
devamını gör...

ayakkabı kutusu biriktiren kız

bazı ayakkabı kutularının onlarca liraya satılan karton kutulardan daha güzel olduğunu göz önünde bulundurursak oldukça haklı olan kızdır. ıvır zıvırlarını saklamak için epey tasarruflu bir yol bulmuştur, daha ne olsun.
devamını gör...

dünyaitiraf.com

bu tanımı yazarken utancımdan tek elimle yüzümü kapatıyorum sözlük*. gündem ve güncel başlıklar arasındaki farkı az önce öğrendim resmen. bir de bilmiş bilmiş niye böyle gereksiz bir kategori eklemişler ki acaba? diye düşünüp duruyordum. çok utanıyorum şu anda.
devamını gör...

masayı toparlarken garsona yardımcı olmak

bu çabanız yüzünden size atarlanan bir garsonla karşılaşırsanız, hayatınızın şokunu yaşayabilirsiniz. neymiş, görgü kuralıymış... elin yabancı garsonu bize kural öğretiyor. o tabakları üst üste dizip, kaşık-çatal ve kullanılmış peçeteleri en üstteki tabağın içinde toplamazsa ölecek hastalığına yakalanan anneannelerin torunlarıyız biz. hehey.
devamını gör...

donald trump

şaka gibi birisi. her an beyaz saray'dan güldük, eğlendik bitti. şimdi yeni başkanı seçiyoruz şeklinde bir açıklama gelecekmiş gibi hissediyorum.
devamını gör...

ak parti seçmeninin kriz hakkındaki düşünceleri

yaşanılan kriz gerçekten kötü ülke için. bunun sebepleri üzerine ortaya atılan bir sürü sav var. nitelikli insan yetiştirmemek ve işi ehline vermemek bunun altında yatan en temel sebep bana göre.

normal bir ülkede işler bu noktaya geldiğinde, vatandaş iktidarda olan partiye gereken cevabı verir ve muhtemelen bir sonraki seçimlerde gün yüzü göstermez. ama işte sorun şu ki biz normal bir ülkede yaşamıyoruz. ülkenin kuruluşundan beri böyle bu. yaşam standartları, ekonomik refah, eğitim kalitesi bu ülke insanının öncelikli seçim kriteri değilse, dönüp de bir geçmişe bakmakta fayda var sanırım.

bir ak parti seçmeni olarak, işleri eline yüzüne bulaştırdığı noktalarda çok kızıyorum hükümete. kapıldıkları rehavetten de bir an önce kurtulsunlar istiyorum. ama mesela yine seçim olsa yine ak parti'ye oy veririm. çünkü geçmişin tecrübelerine dayanarak, sadece savunduğum değerler yüzünden ikinci sınıf vatandaş muamelesi görecek olma ihtimali korkutuyor beni. hükümetin mağdur edebiyatı yapıp hassasiyetlerden nemalanması ile açıklanabilir bu durum. ben, karşı zihniyetin insanların değerlerini hala daha hakir gördüğünü ve geçmişin günahlarından hiçbir pişmanlık duymadığını düşünüyorum alternatif olarak.

dolayısıyla, ekonomik nedenler yüzünden verdiğim oyu sorgulayacak lüksüm yok. gördüğüm kadarıyla, bu sorgulamayı yapacak olsam bile ortada adam akıllı bir alternatif de yok. sandıklarda daha iyi bir yaşam kalitesi yerine, kimlik mücadelelerinin verildiği toplumların kaderi bu sanırım.
devamını gör...

anne aforizmaları

odamı, son dönemlerde hunharca saldırıya geçen ödev ve projeler yüzünden birazcık dağınık bırakmam üzerine, sevgili annem şöyle der:

-etrafın düzenli olursa sen de mutlu olursun. tüm bu karışıklık kötü etkiliyor ruh halini. bir temizle odanı bak nasıl moralin yerine geliyor.

ben de, neden sonuç ilişkisini bu şekilde kontrollü deney yapmadan kurmanın mümkün olmadığını anlatmaya çalışırım kendisine. belki de zaten kötü olan ruh halim yüzünden bir şey yapmak istemiyor, temizleyemiyorumdur odamı... bu mantıklı akıl yürütüşümü, acıyan gözlerle dinleyip şöyle der:

-civciv yumurtadan çıkmış kabuğunu beğenmemiş

bu sefer de ad hominem yapıyordur halbuki... niye benim argümanım üzerinden cevap vermez ki, hayret bir şey...
devamını gör...

kavga eden anne babanın çocuklarını hakem tayin etmesi

başa gelebilecek en zor durumlardan birisidir. annenizi haklı bulsanız, babanız ihanete uğramış cüneyt arkın bakışları atar. babanıza hak verir gibi olsanız, anneniz emzirdiği sütten başlayıp temizlediği bezlere kadar yaptığı bilumum fedakarlığın şeceresini döker. yapmayın bunu çocuklara işte yapmayın. çocukluğumun en travmatik anıları, beni hakem tayin eden anne ve babamın, duruşma sonrası barışıp şahsıma sevgi ambargosu uyguladığı zamanlar olabilir.
devamını gör...