ne desem ki şimdi

ne desem ki şimdi
(Moderatör)

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 5724.77
  • Kayıt: 2011-08-06 19:49:00
  • En son giriş: 2018-08-18 10:14:19
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 7
  • Aktif Tanım: 2324
  • Açılan Başlık: 85
  • Artı Oy: 9884
  • Eksi Oy: 1639
  • Alınan Artı Oy: 5741
  • Alınan Eksi Oy: 345
  • Alınan Favori: 209

ne desem ki şimdi - en beğenilmeyen tanımları

biz gelince türbana son

olay provakasyon dahi olsa çok benzer demeçleri daha önce verdikleri için hiççç şaşırmadığımız ve gayet de kendilerinden beklenilen bildiriler.

(bkz: başörtüsü özgürlüğü başını açma özgürlüğünden vazgeçmektir)

alınan onca eksiden sonra girilmesi elzem olan edit: her dönem kendi koşulları içerisinde değerlendirilmeli. bugün, 15 sene öncesini düşününce yapılan şeyleri aklımız almıyor, ya da 15 sene önce bir gün bu zulüm bitecek deseler, insanlar inanamazdı. aynı şekilde artık başörtüsü yasağı gelmez yeaaa ya da laikler sizi temel hak ve hürriyetlerinizden mahrum bırakamaz gibi söylemler benim için hiçbir şey ifade etmiyor. güç ellerindeyken neler yapabileceklerini biliyorum bu insanların.

siyasiler yanılabilir ya da pişman olabilir, bunda hiçbir sorun yok. ama ben malum zihniyetin söylemlerinde yapılanlardan pişmanlık duyduklarını belirten tek bir ifadeye rastlamıyorum. sen madem yasakların karşısındasın, zulme uğramış bu insanların gönüllerini okşasana, temsil ettiğin zihniyet adına özür dilesene... azıcık öngörülü olsa yapar bunu... ama işte insanın içinde olmayınca camilerde poz vererek işi halledebileceğini düşünüyor. ya da bir diğer ifadeyle adam kendi çapında takiyye yapıyor. insanlar neyin ne olduğunu görecek kadar ferasetli bu ülkede. malum zihniyet artık değiştiğini iddia ediyorsa bunun için daha çok çaba sarf etmeli, geçmişin günahlarını temizlemek o kadar kolay değil.
devamını gör...

muharrem ince'nin gitiği cuma namazındaki saat ayrıntısı

yahu türkiye sınırları içerisinde arasan cuma saati bu kadar boş olan cami bulamazsın. vakit namazlarında tek saf dolmazken, milletimiz maşallah cuma namazında camileri hıncahınç dolduruyor. dolayısıyla, yine olmadı be ince.

edit: yahu bırakın saati maati, bu nasıl bir yüzsüzlüktür? yanlışsam düzeltin bu adamlar değil miydi "dini duyguları sömürme" tatavaları yapıp duran? şimdi ne değişti? muhafazakar kesimin oylarını alma ihtimali tatlı gelmiş olabilir mi acaba? dik durmak bu kadar mı zor?
devamını gör...

muharrem ince

birkaç mitingini izleyeyim dedim, resmen çakma erdoğan gördüm karşımda. jest ve mimikleri, hitabeti, kullandığı kinayeler bile buram buram erdoğan kokuyor. Allah'ım o işaret parmağıyla yeri gösterişi bile tıpatıp aynı. valla ben korkmaya başladım, baktı olmuyor, bu yolla oy devşirmeye mi çalışıyor nedir? söylediklerinden bağımsız izleyince adeta bir erdoğan görüyorsunuz karşınızda çünkü. sırf buradan bile bu adamların özgünlüğü ve ülke için vaat edebilecekleri ile ilgili çıkarım yapılabilir.
devamını gör...

fatma betül sayan kaya'nın verdiği hilton iftarı

ülkedeki bu muhalif grup çok tehlikeli gerçekten. olur olmaz her şeyi eleştirdikleri için insanda bir savunma psikolojisi geliştiriyorlar ve zorlasan olmayacak kadar iktidar destekçisi yapıyorlar seni.

bir hükümet destekçisi olarak şu başlığa gelip güzel güzel eleştirimi yapardım normalde. çünkü sorunum kişilerle değil, yapılan işlerle... fakat son zamanlarda sözlükte yazılanları okudukça sabrımı kaybediyorum sanırım. kişiler üzerinden yürüyen, hakkı teslim etmeyen, çifte standardın alasını uygulayan bu zihniyet geleceğe dair umutlarımı tüketiyor.
devamını gör...

recep tayyip erdoğan

ekranda yorgun yüzünü her gördüğümde içimi ağlama hissiyle dolduran adam. bu ülke için gözümüzün önünde ömrünü tüketti resmen, yaptığı fedakarlıklarla, aldığı kararlarla ve dahi hatalarıyla... sen ne onun ne de bizim yüzümüzü düşürme rabbim...
devamını gör...

bug’sız yeni bir dünya reklamı

kılıçdaroğlu'nun sesindeki inşallah bir şeyleri yanlış söylemem tedirginliğinin çok tatlış olduğu video. babaannem izlese tüühhh adamı maskara etmişler der. alışık olmadığımız için sanırım, bir başrol-konsept tutarsızlığı hissediliyor. sevimli ama erdoğan'ın böyle bir şey yapmasını kaldıramam mesela*.
devamını gör...

bu milletin zencisi benim

adam ne yapacağını şaşırdı yahu... erdoğan'ın stilini, hitabet tarzını falan kopyalıyor meydanlarda hadi bir dereceye kadar anlıyoruz. yüz yıllık derdimizi bari bize bırak yav. onu da sahipleniyor hayret bi şey.
devamını gör...

kızının 6. ay kınası kutlayan anne

baby shower yapacağına ne güzel işte böyle kına yapsın. zaten bu çocuk kınalarının çıkış noktasının elin gavur adetlerine bir alternatif arayışı olduğunu düşünüyorum. oldukça iyimser bir düşünce bu farkındayım ama şu anki tepkiler tamamen olaya alışmamaktan kaynaklanıyor bence. nelere nelere alışıldı, asla yapmam diyenler neler yapıp paylaştı... ne eleştirilen sayfalar zevkle takip edilir oldu... o yüzden büyük konuşmamak lazım bence. **
devamını gör...

adil bir yarış değildi ama erdoğan'ın kazandığını kabul ediyorum

yılmaz bir mağdur edebiyatçısı olarak görülmek istemem ama 16 sene önce erdoğan da hiç adil olmayan koşullar altında elde etti iktidarı. demek ki bunun imkanlarla değil de halkın bam teline ne kadar dokunabildiğinle ilgisi var. aynı durumda olsam böyle bir mazaret sunmayı gurur kırıcı bulurdum. üstelik bunun ince'nin şahsıyla hiçbir ilgisi yok, sevmiyor bu millet chp'yi işte*.
devamını gör...

suriyelilere git savaş diyenlerin tsk'ya katılmama sebepleri

orda bir asker var uzakta, o asker bizim askerimizdir mantalitesinin verdiği rahatlıkla, ülkemizde misafir mültecilere adeta kaynanalık yapan kişilerin savunduğu sebepler.

suriyelilerin sosyal hayata karışmasından ve işyerlerinde çalışmasından rahatsızlık duyanların, ama onlar da savaşsın söylemlerini zerre samimi bulmuyorum. ülkeye sığınmış diye adamların karşınızda hazır ola geçmesini bekliyorsunuz adeta. bu adamlar keyiflerinden gelmedi ki buraya.

suriyeliler gitsin diyenler, evlerine misafir geldiğinde yaramazlık yapmasın diye çocukların gözünü korkutan, evim dağılıyor gerekçesiyle misafir ağırlamak istemeyen huysuz insanlar gibiler gözümde.

o insanları bir yük gibi görmezsek belki Allah da bizim sırtımızdan alır bazı yükleri. ekranlarda azarlarcasına bir milleti küçük düşürmek yerine, sistematik şekilde suriyelilerin de askere alınmasıyla ilgili projeler üretmek daha insanca sanki.
devamını gör...

ak partililerden başkası camiye giremez diyen imam

imamın avludan içeri giremez dediği iddiasında bulunulan kişiler parti temsilcileri, sıradan halk değil. onlar da muhtemelen propaganda yapmak için oradalardı. başlık seçimi epey yanıltıcı olmuş yani. iyi parti temsilcilerinin camide propaganda yapmaya çalışıp sonra da imama 657'yi hatırlatmaları ise olayın en ironik kısmı. "ak partililer yapıyor biz de yapalım o zaman" deyip, engellenince kural adamı kesilmek çok ilginç bir kafa yapısı hakikaten.
devamını gör...

anne babaların çocuklarına siyasi baskı yapmaları

"düşmanı affedebilirsiniz ama sakın size yaptıklarını unutmayın!" minvalinde çok sevdiğim bir sözü vardır aliya izzetbegoviç'in.

okul kapılarında başını açmak zorunda kalmamış, sadece imam hatipte okuduğu için yüksek öğrenim görme hakkı elinden alınmamış gençlere bu anlattıklarınız sanki hiç yaşanmamış gibi gelebiliyor. şımarıkça yeni maceralar arıyorlar kendilerine. sanırım illa bir musibet gelmesi gerekiyor başlarına doğruyu görmeleri için. işte öyle olunca da olan tüm memlekete oluyor ama. o günleri anlatarak, acısını hep diri tutarak ve rehavete kapılmayarak bu tip problemleri en aza indirebiliriz sanırım.
devamını gör...

başörtüsü zulmün sembolü oldu

bu zulmü başlatan zihniyetle kol kola girip bitirenlere saydırmak da, sadece türkiye'de görülebilecek bir muhalefet başarısı sanırım. ak parti düşmanlığı daha ne kadar birleştirebilir bu muhalif grubu tahmin edemiyorum gerçekten.
devamını gör...

emine erdoğan'ın hermes çantası

kola takılan 125 bin liralık çantanın açıklamasının, gidilen ortamın çok üst düzey olması ve başkalarının yanında sönük kalmamak olduğuna inanmıyorum. emine erdoğan lüks seven, şatafat içinde yüzen bir kadın. tüm bunları helal ya da haram yollarla finanse edip etmediğini bilmiyorum. bu konuda yorum yapmak zanna girer. ama bir çantaya bu kadar para vermek israftır, gösteriştir, desinlerdir.

bizim ülke insanı olarak sorunumuz bu. giyimimize, kuşamımıza, bindiğimiz arabaya verdiğimiz değer arttıkça içimiz boşalıyor. bir amacımız, çabamız ve derdimiz olmadığı için lüksü kutsallaştırıyoruz. öğrenmenin, çabalamanın, topluma faydalı olmanın verdiği hazzı duyamadığımız için mutluluğu parada pulda arıyoruz.

recep tayyip erdoğan'ın aman takımım marka olsun, saatim şöyle pahalı olsun gibi dertleri olduğunu hiç sanmıyorum. ama ister kabul edin ister etmeyin, girdiği ortamlarda fark edilen ve karizması olan bir adam. 300 liralık takım elbiseyle gitse de bir şey değişmeyecek.

erdoğan yoğunluktan kafasını kaldırıp fark edebilse, "yav emine, deli misin o kadar para verilir mi bir çantaya?" diye çıkışırdı eşine bence. sonuç olarak bu emine erdoğan'ın bir zaafı ve bakıldığında hiç ama hiç adil durmuyor. yapılan bu lüks harcamaları eleştiriyorum fakat harcadığı paranın helal olup olmadığı konusunda suizanda bulunmuyorum. ortada apaçık gördüğüm bir durum hakkında yorum yapıyorum sadece. Allah ıslah etsin diyecek bir şey yok.
devamını gör...

ak parti seçmeninin tahammül sınırı

türlü hakaret ve iftiralarla zorlansa da, seçim akşamının getireceği mutluluk düşünüldüğünde sıfırlanandır. bazı muhalifler kadar çirkinleşmemelerinin sebebi, hep yeniyor olmanın verdiği tuhaf bir hoşgörü sanırım. çoğunluk olduğu halde azınlık tarafından bu kadar ezilip hakir görülen başka bir kitle olmamıştır yeryüzünde herhalde.
devamını gör...

411 el kaosa kalktı

üniversitelerde başörtüsünün serbest olması için sunulan anayasa değişikliğinin, ak parti'li ve mhp'li vekiller tarafından kabul edilmesi sonucu hürriyet gazetesi tarafından atılan manşet. chp'li vekiller ise değişikliğin iptali için soluğu anayasa mahkemesi'nde alıyor tahmin ettiğiniz üzere.

hani ince meydanlarda özgürlük diyor ya... kutuplaşmayı önleyeceğini vaad edip başörtülü kadınları seçim reklamlarında oynatıyor ya... ağzıyla kuş tutsa milyonları inandıramayacak olmasının sebebi bu manşet işte...

bir özür borçlular hayatlarını kararttıkları başörtülü kadınlara... geçmişte olmuş bitmiş deyip işin içinden çıkamayacakları kadar büyük bir zulüm yaşattılar çünkü bu insanlara. ama hala daha o kadar kibirliler ki... hala daha insanlara, olur da bunlar başa geçerse tekrar başörtüsü yasağı gelir mi? korkusunu yaşatıyorlar... ve o meydanlarda savurdukları özgürlük, kutuplaşma, ayrışma martavallarına inanmamızı bekliyorlar...

hani erdoğan'ın birilerinin endişelerini gidermek için milli görüş gömleğini çıkardığını söylemesi gerekmişti ya... ince de çıkarsın bakalım kafatasçı gömleğini, o da gidersin bizim endişelerimizi... belki bir şansı olur...
devamını gör...

recep tayyip erdoğan ile kafayı bozmak

bence bunun altında bir türlü alt edememe psikolojisi yatıyor. rte adeta tüm olumsuz koşullara rağmen okuldan birinci çıkan ve herkes tarafından sevilen gariban bir çocuk gibi. maddi manevi her türlü imkanı olan zengin çocuklarsa çalışmak yerine kendisiyle uğraşmayı tercih ediyor. halbuki bir dönüp baksalar kendilerine, bozgunculuk çıkarmasalar, diğer garibanları ezmeseler belki onlar da gelecek iyi yerlere. uğraştıkça alt edemiyorlar, alt edemedikçe esas çocuk daha da başarılı oluyor. bazen türlü hile ve oyunlarla kontrolü ele alır gibi oluyorlar, ama esas çocuğa kalben bağlı okuldaki diğer çocuklar birleşip haddini bildiriyor zengin veledlerin. çalışmak, hor görmemek, insanların dilinden anlamak.... tüm sırrı bu bence.
devamını gör...

erdoğan’ın iftar sofrasını halkın sofrasından ayıran şerit

güvenlikten ziyade basın için çekilmiş bir şerit gibi duruyor. günümüz teknolojisini düşündüğünüzde güvenliği böyle bir şeritle sağlayamazsınız çünkü. üstelik gayet makul, aksi takdirde gazetecilerin bir hengame çıkarması çok muhtemel olurdu.

yani basına kapalı bir iftar olsaydı bugün üzerinde konuşmayacağımız bir şeritti bu bana göre. argüman olarak erdoğan'ın defalarca halkın evinde yer sofralarında yediği yemekleri örnek göstermeye bile gerek yok. böyle bir şeritle pis * halkı kendinizden ne kadar uzak tutabilirsiniz ki? adam istese vahşi gibi atlar şeridin üzerinden *.
devamını gör...

hâlâ yol yaptılar diyebilen insan

pek çok güzel iş başardı şu anki hükümet. ama eksik oldukları çok fazla konunun olduğu da bir gerçek. fakat bu adamların inancı, samimiyeti ve yaptıkları, daha güzel işler yapacaklarının teminatıdır bana göre. bırakın yolu molu, 10 sene önce hayal bile edemeyeceğim bir üniversitede akademik olarak ilerleyebiliyorum başımdaki örtüyle. sırf bu sebepten bile bir ömür boyu destekçisi olacağım bu insanların.
devamını gör...

şenol güneş'in kafasını yaran kişiyi bilmiyorum ama inanın alkoliktir

bir adamın kafasına sert bir cisim atarak onu öldürebilecek ruh haline sahip birisi için suizanda bulunulması, şahsımı en son rahatsız edecek şeylerden birisi heralde. alkolik dediğimiz nedir abi, niye herkes alkolik güzellemesine girişti anlamadım. içip içip ne yaptığının farkında olmayan, çevresine ve kendisine zarar veren, insanlıktan çıkmış kişiler değil mi bunlar? böyle bir kişinin bu eylemi yapmasından daha doğal ne olabilir? hayır yani duyan da alkolikler kendi hallerinde, münzevi takılan zavallı kişiler falan sanacak. rte'nin bu açıklamasında eleştirilecek bir şey göremiyorum ben. cismi atanı mı ötekileştirmiş, alkolikleri mi toplumdan ayırmış ne yapmış.
devamını gör...

nezaket fukarası

konuşmayı dinlemedim, meltem cumbul semih kaplanoğlu'nun elini niye sıkmamış bilmiyorum. ama hangi sebeple olursa olsun bir erkeğin elini sıkmayı reddeden bir kadın hakkında "nezaket fukarası" yorumunu yapan bir cumhurbaşkanım var. erkeklerle dini hassasiyetleri hasebiyle tokalaşmayan başörtülü kadınlar da var. onlar da mı nezaket fukarası? yoksa "onlar başkaa" mı?

tehlikeli bulduğum bir yorum. ve gereksiz. bu tarz açık hedef göstermeler yakışmıyor bence kendisine. yahu ne gerek var bu sözü kullanmaya aklım almıyor? niye düşüyorsun birilerinin seviyesine? her yaptığı patavatsız yoruma "he hacı dede he" denilen huysuz ihtiyarlara dönüşecek yakında. bilemiyorum gerçekten...
devamını gör...

diyanet'in 550 milyon tl ek bütçe istemesi

diyanet'e ayrılan bütçe için yapılan eleştirilere, bir din görevlisinin ağzından verilen yanıt:

--- alıntı ---
diyanetin yükü zannedildiğinden çok daha ağır.
çok yakın zamana kadar diyanetin eli kolu bağlıydı.sınırları daraltılmış, konuşmasına müsade edilmiyor bir haldeydi. şimdi elhamdülillah sınırlar genişledi, imkanlar çoğaldı. ama devraldığı enkazı kaldırmak da o kadar kolay değil. nereyi tutsan elinde kalıyor. aileler, çocuklar gençler...
itikat mı, ibadet mi, ahlak mı?
hangisinden başlasam, hangisini düzeltsem diye düşünüyorsun. 7 -24 görev başında dileyene hizmet için diyanet görevlisi.çalışan vatandaşa, okuyan öğrenciye istediği saatte akşam kursları, hafta sonu kursları. hastası olup evden çıkamayan vatandaşa istediği halde hoca tahsis ederek evinde kuran öğrenme hizmeti...
hastanelerde, moral ve motivasyon için din görevlisi hizmeti. huzur evlerinde, cezaevlerinde, çocuk yuvalarında, kadın sığınma evlerinde diyanetin hizmetleri oluşturuldu. şimdiye kadar görevliler bu hizmetleri görevinin dışında Allah rızası için yapıyordu. şimdi devlet bütçe ayırdı. yapılan hizmet değil, verilen ücret konuşuluyor. diğer bütün kurumlarda mesai ücreti var. bir doktor tuttuğu nöbetin ücretini alır . bu konuşulmaz. ama bir imamın gecenin bir vaktinde kapısı çalınır. ölüm döşeğinde bir hastaya yasin okuması için alınıp götürülür. iki üç saati geçer. olsun bu onun görevidir. tabi ki gidecek. bir öğretmen teneffüslerde nöbet tutar. bunun parasını alır. bu konuşulmaz. bir kuran kursu hocası evlere kuran okumaya çağırılır. gider üç dört saati... olsun maaşını alıyor zaten bu da onun görevi denilir. ha diyanette çürük elmalar yok mu? var tabi ki ama genelleme yapılması ve faturanın diyanetin tamamına kesilmesi çok büyük haksızlık diye düşünüyorum


--- alıntı ---
devamını gör...

muntekim gicirbey

#6362511

tanımıyla nokta atışı yapan yazar. değerlerimizin aşağılandığı bir toplumda yaşamayı o kadar kanıksamışız ki, idol olarak yansıtılan hiçbir figürü eleştirme hakkını görmüyoruz kendimizde. bu cesareti ve feraseti dolayısıyla kutluyorum kendisini.
devamını gör...

evlendiğimde kendi soyadımı kullanacağım diyen kadın

soyadı, hem erkek hem kadın için, soyun kime dayandığını gösterir. evlenirken bu durum değişmez, kişi aynı soyun üyesi olarak yaşamına devam eder. o halde ilk soyismini de kullanmanın ne gibi bir sakıncası olabilir ki? eğer evlilik, kadının kökenini, geçmişini, ailesini söküp atmasını gerektiren bir kurum değilse, gayet de mantıklı bir uygulama bu.
devamını gör...

trt'nin çıplak kadın gölgesini buzlaması

hakikaten garip bir görüntü çıkmış ortaya ama bu, çıplak kadın gölgesinin yansıtılmasının normal olduğu anlamına gelmiyor. teşhircilik teşhirciliktir, üstü kapalı da yapsanız, sanatsal diye yutturmaya da çalışsanız böyledir bu.

bence buradaki asıl mesele inancımıza uygun olmayan bir kültürü derinlemesine içselleştirmiş olmamız. sürekli çıplaklığın empoze edilmesi sonucu insanların edep ve haya duygularını yavaş yavaş kaybetmesi... haram olana bakmanın sıradanlaşması... bugün gölge için yapılan bu tartışmanın yarın belki de vücudun kendisiyle ilgili yapılacak olması...

o yüzden yaklaşmayın! diyor ya Allah. çünkü yaklaştıkça alışıyor insan. o edep ve haya duygusu kaybediliyor... haram işliyor sonra. en acısı da yaptığının haram olduğunu bile fark etmiyor. gözünü haramdan sakınmak var ya, o öyle kolay bir iş değil işte...
devamını gör...

recep tayyip erdoğan

Allah için seviyoruz seni uzun adam... kutlu bir zaferin yorgunluğu var üzerinde nice zamandır. artık toparlanıp daha da güçlü adımlar atma vakti... sana gönülden bağlı bunca insanın yüzünü kocaman gülümsetme vakti... bu ülkede yaşayan herkesi sımsıkı kucaklama vakti... bu sefer daha güzel olsun her şey... ha bu arada...

--! spoiler !--

inşallah bedava kek verme sözünü hemen tutarsın*.

--! spoiler !--
devamını gör...

çoğunluğun diktatörlüğü

yılmaz demokrasi savunucularının kendi görüşünden olmayanların iktidar olması durumunda sarıldıkları tez. hani halk, özgürlük, işçi sınıfı diyordun... abi bunların kafası çok çalışmıyor, en iyi yönetim şekli demokrasi değil benceaaa diyor... e hani millet efendiydi diyordun. e ama görmüyor musun kimi başa getirdiklerini? diyor. sanki biraz ikiyüzlüce, kibirlice... bilemedim.
devamını gör...

sahte broşür başlığı açınca sahte broşür basmış gibi muamele görmek

sahte broşür basmak; belli bir gruba iftira atmak ve onların ağzından aslında savunmadıkları argümanları aktarmak olarak düşünüldüğünde iğrenç bir şey. savunulacak hiçbir tarafı yok. ama söz konusu broşürü düşündüğümüzde kaç kişiye şaşırtıcı geldi ki kullanılan slogan? başörtüsü konusunda insanların endişelerini giderecek hangi söylemlerde bulunuldu şimdiye kadar? geçmişte yapılanlar için malum cenahtan kim çıkıp da özür diledi? sinsi sinsi köşelerinde bekleyip ellerine fırsat geçtiği anda eskiye dönmeyeceklerinin garantisini kim verebilir?

tüm kalbimle jay-jay'in paylaştığı broşürün hala daha malum kesimin zihniyetini yansıttığına inanıyorum. kahrolası oy sevdası ve sütten yanan dilleri hasebiyle bu broşürü bastıracak mertliği gösteremezler o ayrı. peki burada suçlu kim oluyor? insanları başlarındaki örtü yüzünden on yıllar boyunca ötekileştirenler mi, yoksa bu zihniyetin en galiz emellerinden birini dillendiren ama gerçek ama sahte bir broşüre inananlar mı? inanmak zorunda bırakılanlar mı? inanmamaları için ellerinde herhangi bir sebebi olmayanlar mı?

sahte broşür basmak bir suç... ama bu broşürde yazılanlara inanmaları için insanların eline tonlarca neden veren zihniyet asıl suçlu olan. çekilen onca çileyi, kararan hayatları düşündüğümde bundan daha doğal bir reaksiyon göremiyorum ben. insanları bu tepkileri üzerinden aşağılamanın, çomar yerine koymanın ve troll diye yaftalamanın da insafsızlık ve körlük olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

bay muharrem bir fatiha okuyamıyor okuyamaz

ince'nin seçim öncesi objektiflere hiç olmadığı kadar camilerde yakalanması üzerine sarf edilmiş bir söz. dini yaşamayıp ondan çıkar sağlama peşinde koşan birine yönelttiği eleştiri... bu demek değil ki adamın fatiha okuyamayandan iyi yönetici olamaz ya da her fatiha okuyan iyi yönetici olur gibi bir iddiası var.

fakat yine de meydanlarda söylenmesi hoş değil bence de. izan sahibi herkes neyin ne olduğunu görüyor zaten. cumhurbaşkanım sen halkını biliyosun, pabuç bırakır mi hiç böyle numaralara? raad ol.
devamını gör...

ekşi sözlük

her yükselen muhalif sesin küfür, hakaret ve troll yaftasına maruz kaldığı, okuması insanın psikolojisini bozan sözlük. sıcacık, herkesin fikirlerini özgürce ifade edebildiği sözlüklerin kıymetini bildiren cinsten...
devamını gör...

atatürk'ün yaptığı hatalar

politikaya giriş derslerinde bile zikredilen çok temel bir husus vardır: politika değiştirirken ilgili kişilerin değerleri, hassasiyetleri, tutumları ve talepleri dikkate alınır.

halka rağmen, tepeden inme bir bakış açısıyla amaçladığınız yenilikleri gerçekleştiremezsiniz. yani kendi ülkeniz için uygun olanın ne olduğuna diğer başarılı devletlere bakarak karar veremezsiniz. üzerinize dikilmemiş bir elbise ne kadar uğraşırsanız uğraşın olmaz ki size.

korkutmak, yasaklamak ve idam etmek... bu yöntemler kullanıldı ülkemizde devrimleri halka empoze etmek için. ve benimsenmediler...halk devleti düşmanı bildi yıllarca. bir de üstüne küstahça "halkın buna layık olmadığı" romantizmi yapıldı. ama belki de o adeta kutsal atfedilen yenilikler layık değildi halka...

mutlu bir toplum düzeni için elzem olan şeyler istişare, değerlere saygı ve talepleri dikkate almak... "ben yaptım oldu" zihniyetinin despotlukları halkı belli bir yere kadar sindirebilir sadece. bu anlaşıldığında dünya çok güzel bir yer olacak bence.
devamını gör...

akp fetö ile iyiyken fetö'ye sövüp akp fetö ile savaşırken fetö ile iyi olanlar

hükümet fetö konusunda aldandığını söyledi. bunu bir zaaf ya da basiretsizlik olarak okumak mümkün. fakat bunu yaparken karıştırılan bir nokta var, fetö'yü devlete ak parti sokmuş gibi konuşuluyor. adamlar fink atıyordu orduda ve yargıda ak parti iktidar olduğunda. bir tarafta kemalist zihniyet öbür tarafta cemaat, ak parti nefes almak için kötünün iyisine sarıldı. yahu seçimle gelmiş bir partiye, azınlık bir kitlenin şımarıklığı sonucu kapatma davası açılan bir ülke burası. herşey güllük gülistanlıkmış gibi ne de güzel yaftalamalar yapılıyor. gönül isterdi ki yaşanmasın böyle şeyler... iktidar olmuş bir parti medyanın, ordunun, azınlık bir zihniyetin baskısı altında olmadan özgürce fonksiyonunu yerine getirsin. ak parti'nin hatalarını savunmak demek değil bu... tüm bu hatalara giden süreci tarafsızca ve insaflıca değerlendirmek gerek bence...
devamını gör...

11 haziran 2018 muharrem ince diyarbakır mitingi

doğruluğu ya da yanlışlığı tartışılır, fakat terör belasını bitirmek için samimiyetle oluşturulmuş bir politikayla siyasi rant için teröristlerle işbirliği yapmak aynı şey değil. halk, varlığına tahammül edemeyen, talep ve değerlerini dikkate almayan, huzur ve refahını zerre önemsemeyen zihniyetlerin hegemonyasından çok çekti. 15 yıldır da insan gibi yaşamanın tadını aldı. dolayısıyla birinci belli, ikinci kim?*
devamını gör...

chp kütahya mitinginde kuran okunması

laz fıkrası gibi resmen. nelere kadirmiş bu oy sevdası... en solcusuna el açıp dua ettiriyor, kur'an dinlettiriyor. keramet gösterişte değil dini yaşamakta bir anlasalar... anlayamadıkları için zaten saçmalıyorlar ya böyle. kınadığınız, hunharca eleştirdiğiniz şeyleri bir bir yapmaya devam edin, izlemesi çok zevkli oluyor.*
devamını gör...