ayakkabının sıkması

giymeye devam ettikçe ayak arkasında yara yapar. sonra bir de bir ayakkabıcının söyledikleriyle şaşakalırsınız.
" o ayakkabıyı buzluğa koy, sonra açılır o. "
ilginç..
devamını gör...
aklıma hep beden-ruh ikilisini getiren bir olaydır nedense ayakkabının ayağı sıkması.

kimi insanlar vardır, bedeni ruhuna dar gelir. ve ne zaman bir ayakkabı ayağımı sıkacak olsa, önce kendim sonra da bedeni ruhuna dar gelen yoldaşlarım gelir...

ve bir şiir düşer aklıma:
"hep nefs çıkar karşıma, ölüp ölüp dirilsem;
insandan kaçmak kolay, kendimden kaçabilsem..."*
devamını gör...
çekilecek dert değildir. yol üstü bir ayakkabıcıya gidip, yeni bir çift spor ayakkabı almaya sebep olabilir. bu durumla karşılaşmamak için yeni alınan deri ayakkabıların içine kısmen suyla doldurulmuş buzdolabı poşetleri ağızları düğümlenerek yerleştirilir ve buzluğa atılır. su buz haline dönerken genleşir ve ayakkabı esner. ertesi gün kalıplaşmış poşetler çıkarıldığında tamamen rahat bir ayakkabıya kavuşmuş olursunuz.
devamını gör...
ayakkabıyı çıkardıktan sonra bir müddet elektrik verilmiş zeminde yürüyormuşçasına bir azap sizi bekler. ayakkabıyı bir kaç dakika ısıtılmış fırında bekletin.
devamını gör...
iğrenç bir durum.
resmen insan kalbinin ayaklarında attığını, canının serçe parmağından ibaret olduğunu düşünüyor. Allah düşmanımın başına verebilir, buna yok demem mesela.
özellikle düğün, nişan, davet gibi organizasyonların sonunda ayakların ramazan pidesi gibi şişmesine sebep olur, fenadır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar