ayna teorisi

literatürde mirror stage olarak geçen, bir tür psikanaliz teorisi olan ayna teorisi, jacques lacan tarafından ortaya atılmıştır.teorinin özeti şudur : "bireyin kendisini algılayışı başkalarının kendisini nasıl algıladığına bağlıdır.yani bireyin kendisine ilişkin benlik algısı başkalarının onu nasıl gördüğüne ilişkin algısına göre değişir. "




(bkz: james mark baldwin)
(bkz: eğitim ve eğitim bilimleri sözlüğü)
devamını gör...
jacques lacan'ın psikanalitik teoriye kattığı, öznenin, ben şuurunun oluşum sürecini açıklayan görüş.

ayna evresi* lacan'ın çalışmalarında değişmez bir referanstır ve esasen, evrim sınıflamasına göre insanın en yakın hayvan akrabası addedilen insansılar üst familyasından (büyük insansı maymunlar da deniyor), insan yavrusunu ayırmaya olanak sağlayan bir deneye göndermede bulunur. söz konusu ayna testi, lacan'dan önce, insandaki "cognition" (idrak yetisi) üzerine çalışan henri wallon tarafından ortaya konmuştur. motor yetileri denilen kas ve iskelet sistemi oturmamış altı aylık çocuklar aynadaki yansımalarından etkileniyor, aynı yaştaki şempanze yavrusu ise aynadaki görüntüyü algılamış olsa bile onun kendi aksi olduğunu idrak edemiyor. sadece insan yavrusu, onu kendi imgesi olarak benimsiyor; çocuk onda kendini keşfediyor, "ben buyum" diyor.

--- alıntı ---

“Çocuk kendisi dışında bir imgeyle özdeşleşir, ister gerçek bir imge ister başka bir çocuğun imgesi olsun. -aynı zamanda sanki- ‘bu imgenin görünürdeki bütünselliği, bedenim üzerinde yeni bir ustalık edinmemi sağlıyor’ demektedir. –ya da şöyle- ‘kendim dışındaki bir imgeyle özdeşleşirsem, daha önce yapamadığım şeyleri yapabilirim’”

(D. Leader, Yeni Başlayanlar İçin Lacan, Milliyet yayınları 1997, çev: G.Ç. Güven)

--- alıntı ---

bu noktadan itibaren lacan'ın düşüncesinde ayna evresi'nin yeni ve değişik biçimleri söz konusu. belki zamanla değinirim.
devamını gör...
bu konsepte göre bebekler altı aylık oldukları dönemden itibaren kendilerini ve dolayısıyla benliklerini ilk kez ayna ile karşılaştıkları zaman farkederler.

devamını gör...
doğumdan sonraki 12-18 aylık süreçte gerçekleşen evredir. jacques lacan'ın psikanalize yaptığı en büyük katkıdır aynı zamanda. bebek dünyaya geldiği zaman bilincinde kendi varlığına dair oluşturduğu imgesi annenin sahip olamadığı eksikliktir, yani fallus . anneden ayrılan bebek onun eksikliğini tamamlama arzusu içerisindedir, kısacası başkasının arzusunu arzulamaktadır. yoğun olarak annenin bir parçası olduğunu düşünen bebişin dünyası aynada kendi yansımasını gördüğü zaman paramparça olur. zira kendi fiziksel varlığına dair algısı, annesinin bir uzvu olduğu yönündedir. burada bebeğin gerçekliği kaybolur ve anneyle arasındaki eski ilişkiyi korumak için nesne a'yı yaratır. lacan'a göre dil bilindışının koşuludur. yani çocuk sembolik düzene girdiği, kültürel bir özne haline geldiği vakit bilinçdışını yaratır ve bir daha eskisi gerçekliğini yakalaması mümkün olmaz.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar