aynı acıyı çekenlerin birbirlerini daha iyi anlamaları

ne kadar duyarlı olursa olsun aynı acıyı çekmeyen ya da acımızla ızdırap duymayan en fazla halimizden haberdar olur.
acı akılla kavranmıyor.
devamını gör...
acının aynısı olmaz bence.
büyüklerimiz herkesin acısı kendine der. aynı yerimiz acımıyor diye de birbirimizi anlamayacağız anlamına da gelmeyebilir.
insan bu tam olarak anlamanız zor ama anlamaya çalışmak bile güzel olur. hatta çok güzel...
devamını gör...
her zaman için geçerli olmayan durumdur. yediği kazığı başkasından çıkaranları duymuyor muyuz? peki bu durum neyden kaynaklanıyor? sebebi ben susuz kalırsam bir daha dünyaya yağmur yağmasın düşüncesidir. acı iki tarafı keskin kılıç gibidir. kişi bunu nefsine karşı kullanırsa kemalata ulaşır ve anlayışlı bir insan olur. yok eğer diğer türlü kullanırsa nefsinin kölesi olur ve esfel-i safiline düşer. burada bir tercih söz konusu yani.
devamını gör...
bir de şöyle bir durum var aynı acıyı yaşamak diğerinin acısından sonra gelir. yani acı çekeni anlamazsak acıya sebep olursak ve bir gün gelir o acıyı çekecek duruma düşersek o zaman o acı çekenlerin halinden anlarız. dünya böyle bir yer ağzından çıkana da yaptığın fiil de kağıda yazdığın da gün gelir seni bulur düşüncesiyle hareket etmek gerek. acıyı yaşayarak öğretir acıyı da seni de yaratan.
devamını gör...
daha iyi anlamak, anlamaya yakın olmak demek olduğunda yanıldığını hiç görmediğim önermedir. tastamam anlamak bir bütünün parçaları olarak bizler için imkansızsa da, acının bıraktığı izlerden tanıyoruz birbirimizi. anlayınca ne oluyor diyenler için; yalnızlığın tek törpüsü bir nebze anlaşıldığını hissetmek. gerisi yalan.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar