ayrılık

#özgürler 

insanın tüylerini diken diken yapıyor, söylemesi bile kötü...
adına binlerce milyonlarca şiirler,hikayeler,şarkılar,filmler yapılmış bir kavram ayrılık. insanları bu denli üstüne çekmesinin sebebi insanlara sadece acı verip, can yakması mıdır?
çeşit çeşit ad verilse de sonuçta hepsi ayrılık, hepsi acı, hepsi yalnızlık değil midir?neden insanlar bir şeyi ellerinden kaybettikten sonra kıymetini anlarlar? neden hiçbir şeyi kaybetmeyecek gözle bakar sonra kaybedince yıkılınır? *
yanımızdayken sevgi sözcükleri duyduğumuz insanı ebediyen yanımızda olacakmış gibi hissederiz. yanlışı yaptığımız tek şey, kaybetmeyi düşünmememizden kaynaklanıyor. hep bizimle olacaklar, hiç gitmeyecek gibi düşünmemizden dolayı bu kadar kötü geliyor insana ayrılık.bir kabullenebilsek aslında belki bu kadar koymaz adını bile anmak.

ayrılık beraberinde yalnızlığı da getirir. beraber olduğun insanlar bir bir uzaklaşmaya başlayınca, bir odaya tıkılıp derin derin düşüncelere dalıp, en hareketli müzikte bile oturup ağlayabiliyorsan, sesine ses bulamıyorsan ayrılığı ve ayrılığın yalnızlığını yaşıyorsun demektir. o an anlarsın o ana kadar polyanna misali kendi kendırmışsındır. her şey üst üste gelip bir film sahnesi izliyormuş hissine kapıldığında, ağlayıp da sesinin kimsenin duymadığını,başını koyacak bir omuz,yaşını silecek bir el olmadığını hissettiğinde anlarsın yalnız olduğunu, polyannanın bile artık işe yaramadığını. gün ve gün her sahnede olgunlaşır, sesine karşılığı sadece duvardan gelen sesten alırsın.

o kadar çok ayrılıklar yaşadım ki bana öğrettiği sadece iki cümle... yaşanan onca acılardan sadece iki cümle... "hiçbir şeyi çok sevme" ve "çok değer verme". çünkü ne olursa olsun her şey öyle ya da böyle elinden kayıp gidiyor bir şekilde. artık öyle bir an geliyor ki insanlara "seni seviyorum" demeye korkuyorken buluyorsunuz kendinizi. bilirsin gene gidip yalnız kalacağını.
tüm ayrılıklar acıyla birlikte yalnız kalmayı, yalnız karar verip düşünmeyi, tek başına ağlamayı öğrettir. ve bunların hepsinin toplamı, daha olgun insan olmayı öğrettir. olgunlaştıkça, yaşadıkça hayata tutunur, acıyla harmanlanırsın.
kimi zaman ise tek çözümdür. sen başını alıp çekip gidersin...
devamını gör...
bazen sevmeye rağmen, bazen de sevmemekle birlikte yapılan eylem. olması gerekir. katlanması da zor olmakla beraber kesin olmasından dolayı kabullenilir. nasıl ki hasta olan hastalığını kabul ediyorsa bunu da kabul etmek gerekir. bir ilişki yürümeyecekse ve eziyet haline gelmişse çok emek verilmiş olsa bile bitirmek gerekir. yürümeyecek birşey için insan kendini yıpratmamalı. ama bu durumda zaman hemen geçse de unutsam diyor. zamanın en çabuk geçmesinin istendiği an belki de bu. çünkü biliyorsun ki bir süre sonra unutup rahatlayacaksın. ama verilen emekler ve kaybedilen zamana insan acımadan edemiyor. nasip diyerek geçmek lazım. en güzeli kaderdir deyip ondan uzaklaşmak ve rahatlamak.
devamını gör...
ınsanın pısmanlıklarını ve beklentılerını en yogun olarak sorguladıgı hayatının en kotu donemlerının basını ceken donemlerdendır. bu duygularıda belkıde en ıyı anlatan bır yazıyı paylasmak ıstedım efem.


-ayrılık (benden içerde)
keşke. ne soğuk bir kelime. pişmanlıkları ve vazgeçilmeyi anlatır insana. bişeylerden kaçmadır derine inmeden nokta koyup kapamak belki.
siyahla gridir keşke, yalnızlıktır, umutsuzluğun adıdır, gıdenın dönmeyişi, kalanın gülmeyişidir, gözyaşıdır, gecedır , sonbaharların ruzgarlarıdır keske..
ama â‘herseye rağmen⒠öyle mi? hep umut içerir, kendınden bı parca vardır , guvendır herseye ragmen dıyebılmek. gunesın dogması ılkbaharın tekrar gelecegıne ınanabılmektır, ınanctır kısaca ınandırmaktır.. sımsıcak bır kalp, yazılmamıs bır kagıttır, başlangıctır gıdenın ardından gelmeyecekse bıle küsmemek hayata.
hayatımda hep herseye ragmen dıye basladım gozyasıyla bıten hıkayelerımın ertesıne.. hep kendım kaldım gerıye ama kendıme kalbıme sahıp cıktım keşkelere yer vermedım hıc umudumu yıtırmedım bıttı dedıgım yerden yenıden dogdu fılızlerım.. arkama dönmedım hıc pısman olmadım yaptıgım yada yapamadıklarımdan. ınadına gulumsedım hep ınadına heyecan duydum yarınıma.. evet bunları yaptım yapabıldım ama artk degıl
sımdı cumlelerımde ne keske nede herseye ragmen dıyebılıorm. yarınıma küskünüm, dünümden şikayetci, bugunumden uzak. ne pişmanım dıyebılıorm nede ıyıkı yasamısım. gelgıtlerdeyım. poyrazlarımla üşürken yangınımla eriyorum yarın neyapcam nedıyecem bılmeden planlar yapıp elımden kayısını izliyorum yuregım tuzparca. zaman gectıkce bogazımdakı ilmek daralıyor gunes dogacagına ınadına kacıyor ınadına karanlık heryer.. herseye ragmen ben varım dıyorum kendıme bıle yabancıyım yanılıyorum. keşke hıc gelmeseydın dıyorum hala gozum yolda gel dıye beklıyorum kendımı kandırıyorum. artk ne keskelerımın tadı var ne herseye ragmen dıyen umutlu kalbımın
yuregımı ruyamda gordum gecen ıcınde sen vardın senı gorunce ırkılıp uyandım. yolda bırını gordum sen sandım uzaklastım. gozlerını gordum bugun bakamadım kaçtım kacıslardayım sendenmı kendımdenmı bılmıyorum. nıye dıye sorsam cevap alamıyorun enkotusude bu artk senı ıstemıyorum bunu bılıyorum ama vazgecmeyı de dusunmuyorum. karma karısıgım bır bılsen
keske herseye ragmen sen olsaydın dıyorum yanımda sanırım en dogru cumle bu keske herseye ragmen olsaydın

devamını gör...
söz ve müziği murat çelik'e ait olan düş sokağı sakinleri nin albümünde yer alan şarkıdır. murat çelik'in sesiyle insan defalarca dinleyebilir ancak murat kekilli sayesinde şarkıdan soğuyabilir. sözleri:

sana uzaktan bakıyor artık gözlerim
gönlüm senden geçmez bana döndü hep sözlerim

unutmak o kadar kolay mı sandın?
ayrılık bana aşktır artık

dağılmış saçlarım gönlünün yatağına uyandırma
sabah olsun ben giderim sen kal rüyamda

aramak o kadar kolay mı sandın?
yolların bana aşktır artık
ah gitmek o kadar kolay mı sandın?
yolların bana aşktır artık

sesim bende bir yabancı gibi... şaşarım
gönlümün takvimine şiir oldu yüzün... ararım

ah bulmak o kadar kolay mı sandın?
aramak bana aşktır artık
devamını gör...
hüseyin nihal atsız şiiri.

sevdiğim, kemençede titretiyorken yayı,
bülbül sustu, unuttu o eski ağlamayı.
öyle sandım ki gökte kızıllık sardı ayı,
sevdiğim, kemençede inletiyorken yayı...

ağaçların dalları saygılarla eğildi,
i̇çimden çarpıntıyı, gözümden yaşı sildi,
böceklerin sesleri birdenbire kesildi,
sevdiğim, kemençede söyletiyorken yayı...
ayın on dördü gökte yavasça yükselince,
bir bağlama başladı önceden ince ince ...

birdenbire gürleşip kemençeye karıştı,
biri coşkun bir öfke, biri bir yalvarıştı.
birini inletirken bir kadının elleri,
birinde bir erkeğin kırılmış emelleri...
sonra kemençe sustu... yalnız kaldı bağlama,
çalkalanarak diyor ki: â“boşunadır, ağlama!
kemençen, bağlamam ve ... gönüllerimiz kırıktır;
her tatlı sevişmenin sonu bir ayrılıktır...

gök onun kadar derin , o gök kadar berraktı,
biraz sonra nazik ay bizi yalnız bıraktı...
bu ayrılık çağının hicranını bir düşün,
beni hala yakıyor tadı en son öpüşün!?..

hazin hıçkırıkları bırakılmış bir kızın,
hatırlattı bütün o eski ayrılıkları.
söndürür neşesini gönlümüzdeki hızın,
bırakılmış bir kızın hazin hıçkırıkları..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar