azerice

getmek isteyirsen, behanesiz get
uyartma mürgülü hatireleri
sesin hemin sesdi, bakışın ögey
gedirsen sesin de yad olsun bari

sen deniz goynuna atılmış çiçek
üstüne dalgalar atılacakdır
sahta mehebbetin sahta sened tek
ne vakıtsa ustune atılacakdır

demirem sen uca bir dağsan, eğil
demirem el açım kalıptır sene
ne sende mehebbet para pul değil
ne men dilenciyem, el açim sene

döşenip yollar tek ayaklarına
sene yalvarım men, bu mumkun degil
goymaram kalbim tek, gururum sina
alçalıp yaşamak, ömür-gün degil.

getmek isteyirsen, o yol, o da sen
bir cut goz bakacak arkanca senin
getdinmi, geriye dönmek istesen
dikenli yastığa dönecek yerin.

getmek isteyirsen ne danış, ne din
yok ol uzaklar tek, dumanda çende
neyimi sevmişdin deye bilmedin
indiyse yüz eyib görürsen mende

getmek isteyirsen, behanesiz get
uyartma mürgülü hatireleri
sesin hemin sesdi, bakışın ögey
gedirsen sesin de yad olsun bari*
devamını gör...
türkçe'nin ne güzel bir lehçesidir.

"deyildim mé™n sé™né™ mail, sé™n etdin é™qlimi zail,
mé™né™ té™n eylé™yé™n qafil, sé™ni görcé™k utanmaz mı?"
devamını gör...
güzel bir şivesi olan dil'dir.

türk dilleri ailesinin oğuz grubunda bulunan ve türkiye türkçesine çok yakın olan ve azerbaycan cumhuriyeti'nin resmã® dilidir.

bir sormacam var balalar
gaydi gaptır gaptır
çaya gaamaltıya gatar
dimeli nedir nedir
miskimit denince ahla
tamam şindi gaptım
heman onun adı düşer
eti eti eti.
devamını gör...
konuşanlarını anlayabildiğimiz lehçe. ama çoğu kez ancak yanlış anlayabildiğimiz... şöyle ki:

-he lityum hesanı* ordan düşüresen.*
-düşüreyim mi? yok canım. oturuyor çocuk bir şey yapmıyor ki.
-men derim, düşür deye. düşüresen sen. yaramaz uşak.
*-indir hasan'ı, indir.
-he, indiresen, yahşı.




misafirlikten dönülüyor, vedalaşma

-biz kalkalım artık, saat geç oldu.
-oturuyorduk daha.
-yok gidelim, sizi de bize bekleriz artık, pervane hanım siz de buyurun gelin.
-heee. Allah korsa.
(hızlı söylenince Allah korusun gibi algılanır.)
(kısa bir dumur)(birkaç saniyelik sessizlikten sonra olay çakılır.)
-he evet inşallah, Allah izin verirse. ehhe.


ya da

on beşinde taze ergen* odaya girdiğinde konudan bihaberken olaya dahil edilir. ortamda azeri bir kişi vardır, türk olan önceki konuşulanlara dayanarak:
-ben de yeğenim ali'ye büyük bir toy istiyorum.
ali bildiği iki kelime ingilizcenin çağırışımıya toy=oyuncak diye algılar.
-ahaha, dayı geç kaldın artık. o yaş geçti bile benden.
herkes güler, dayı sonra ''bu çocuğu evlendirin, yaşı geçmiş bile.'' diye alay muhabbetine başlar, öğrenilir ki toy azericede düğün demektir.

böyle şeyler işte, ama konuşma şekillerini hatırlarken zorlandım, içimdeki sesi dinledim. salladıklarım olduysa da affola, ay balam. *

devamını gör...
şu iki günde gördüm ki, hatırladığımdan daha bir hoş lehçeymiş.

şu an favori cümlem:
-mama gurban sağa, içerde televisır yanir, get de bah. (annen kurban, içeride televizyon açık, gidip izle.)
favori kelimem: üzgırpan (öz+kırpan, kendini kırpan**) (tıraş makinesi)
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar