baba olunca hayatın resetlenmesi

insan anasını babasını kayıtsız şartsız sever, canından çok sever hatta; istisnai durumlar hariç.

ama o sevgi, talep eden sevgisi olmuştur hep. anneye, babaya beklentili bir sevgi. lakin baba olunca sevgiymiş, aşkmış, bilmem neymiş sıfırlanıyor birden bire. talep edilen pozisyonuna geçiyorsun zira.

çocuğun için yaşamaya, çalışmaya, koşturmaya başlıyorsun. o ''tamam'' olsun da, mühim değil gerisi hani. amaç haline dönüşüyor hayat; her şey o oluyor. sigarayı bırakacaksın misal, kendi sağlığın için bırakmıyorsun sigarayı, çocuğun babasız kalmasın diye bırakıyorsun. aidiyet duygusu hissediyorsun, neden ''var olduğunu'' keşfediyorsun içten içe.

2,5 aylık oldu oğlum; doğduğu günden önceki 28 yıllık hayatımı düşünüyorum misal, ulan nelere kafa yormuşum, ne bencillikler etmişimdiyorum kendi kendime. ama babalık öyle bir şey ki, kendi hataların için de bir kılıf uyduruyorsun hemen; çocuğuma aynı şeyleri yaşatmamak için, uyarmak için ben tecrübe ettim bunları diyorsun.

Allah isteyen herkese nasip etsin.

o ''reset'' yaşanınca büyüyorsun zira.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar