babanın kızını sevdiğine vermemesi

her genç kızın başına gelebilecek hadise. kendisi severek hatta eşini kaçırarak evlenen babalar, iş kendi kızını vermeye gelince mantık patlaması yaşayarak
öğretmense atanma, doktorsa tusu geçme, mühendis ise tecrübe kazanma kriterleri arar. elemeleri geçen adaya verecek diye düşünürken 1.80 boyu,kültürlerin uyumu, her konuda yorumu arar. en son bin dereden su getirtir ama yine de vermez kızı. iş yine görümce-baldız-anne entrika üçlüsünde çözülür.

not: bu tanım sevip de kavuşamayanlara gelsin.
devamını gör...
kızın haberinin olmadığı ama sevdiceğinin karıştırdığı haltları öğrenmiş olabilitesi yüksek durum. ya da bir ihtimal de kızını çok kıskanan babanın, başka bir erkek benim kızımı mutlu edemez kafasıdır. bir de benim babam gibiler var ki; sadece kendisi kızabilir bana abimin bile kızmaya hakkı yok. şimdi bu adam beni nasıl elin oğluna versin?!?!?!?!?1
devamını gör...
evlenecek çağa gelmiş bir kızın babası ise orta yaşlardadır. bugünkü 50'li yaşlardaki insanların geneli hemen her haltı yemiş , türlü türlü kötü alışkanlıkları olan bildiğin yurdum insanı. çocuk temiz birisi ise; dönsün de kendisine baksın.
devamını gör...
babanın kızın iyiliğini düşündüğü durumdur.

bir laf vardır "küçükler büyüklerin aptal olduğunu sanır, büyükler ise küçüklerin aptal olduğunu bilir" diye.
devamını gör...
baba genellikle haklıdır, konu kilit. çünkü o dünyaya sizin pembe gözlüklerinizle bakmaz, vardır bir bildiği. gözün aşk belasından kör olmuş, diyorsun ki bana en uygun insan bu. akademide buna selection bias derler, iflah etmez hiçbir teoriyi. iflah olmazsın. zaten itim itim diyenin de -kız erkek fark etmez- dönüp dolaşıp geleceği yer babanın dizinin dibidir. akıllı olun olm/kzm, laf dinleyin.
devamını gör...
babanın otoritesini kullanmasıdır. buraya dünyaları yazarım ama gerek yok.
süreç babanın ya da kızının iradesinden bağımsız ikisinin de ön göremeyeceği bir sürü değişken ile ilerler. ne baba mükemmel seçimi yapacak ilme sahiptir, ne de kız. bu durumda ikisi de kusursuz hareket edemez. zaman, kader ve başka seçimler ve başkalarının başka seçimleri ve külli irade sonucu belirler.

baba haklı olabilir, ancak kızı verseydi ne olurdu? sorusunun cevabı hiç bilinemeyeceğinden, kızın aklından yaşayamadığı bir şeyin mutsuzluğu hiç silinmediğinden bazı şeyler hiçbir zaman "şeksiz, şüphesiz, dümdüz" olmaz. yaşayamadıklarımızın hüznü bizim peşimizi hiç bırakmaz çünkü.

kız haklı olabilir, baba bazı şeyleri ön yargıyla düşünmüş, gerçek bir mutluluğa engel olmuş olabilir. başka ve çok mutsuz bir evliliğe kızını sürükleyebilir, ömrünce de bu azabı yaşar durur.

kız hiç evlenmez. baba da kız da olmamış bir hayatın içinde debelenip dururlar.

bırakınız insanlar seçimlerini yapsın. sizin onları ne kadar sevdiğiniz, o seçimlerin sonucunca ne olursa olsun ne kadar onun yanında, onun destekçisi, onun onarıcısı olduğunuzla ilgilidir. onun yerine seçim yapmanız onu sevmenizle zerre kadar ilişkili değildir.
devamını gör...
başlığı değil ama durumu ciddiye alarak diyorum ki, bunun erkek hegemonyasıyla alakası vardır. bir erkek annesi de dahil olmak üzere bütün kadınları ve dahi gücünün yeteceğine inandığı erkekleri komuta etmeyi ister ve buna uğraşır. diş geçiremediği erkek ve kadını da karalar. işte kendi kızının üzerinde bu denli hakkı olduğunu düşünmesinin sebebi de bu hegemonya kurma çabasıdır.
smash the patriarchy
devamını gör...
demişler ki kızı kendi haline bırakırsan ya davulcuya kaçar ya zurnacıya. yanlış anlaşılmasın bu meslek erbaplarını küçümsediğimden değil aksine beceri gerektiren bir mesleği icra ediyorlar. sanıyorum burada anlatılmak istenen göze gönle hoş gelen, eğlendirici ve hevese kapılma olasılığından bahsediliyor. bedenen, zihnen evlilik çağına gelmiş biri bunun ayrımını yapabilir elbette ama büyüklerin rızası ve görüşleri de önemlidir. bunun yanında günümüzde herkes sevdiğiyle evleniyor.
devamını gör...
bir istisna olarak kaidelerinizi bozmak için yeterli olmadığım durumdur.
göze hoş gelen, eğlendirici, nerede sabah orada akşam olmayan birine de rıza göstermiyorlar bazen.
sebebi ne? sebebi güç. güç.
neyse.
devamını gör...
teyzemin zamanında bir sevgilisi varmış. ciddilermiş de ama dedem ilişkilerini öğrendikten kısa bir süre sonra teyzemden ayrılmasını istemiş. teyzem karşı gelmiş tartışmışlar. dedemin bir huyu vardır. bizlerle tartıştığında bunu kafaya o kadar takar ki geceleri uyuyamaz. 3 gece falan uyuyamamış o zaman da. sonunda bir gece teyzemin başucuna gidip "kızım, bana bunu yapma" gibi bir şey demiş. sonrası ağlamalar. teyzem ayrılmış, dedemle arası düzelmiş. birkaç yıl sonra eniştemle nişanlıyken dedem "bana kızgın mısın, kızım" demiş. teyzem de olmadığını söylemiş. dedemin o adamın yanlış bir hareketini görüp teyzeme yakıştırmadığını biliyoruz ama ne gördüğünü bize hiç söylemedi. şimdi o kişi de evli ve teyzem öğrenmiş ki eşini düzenli olarak aldatıyor, çok problem yaşatıyor. bunu öğrendikten sonra dedemin kendisine ne kadar değer verdiğini bir kez daha fark etmiş tabi. dedem, anneannemden başka kimsenin bize* tek kelime laf etmesine izin vermeyerek tüm hayatını bizlere adamış biri. * başka babayı bilmem ama dedem bir şeyde katı bir tutum sergiliyorsa haklılık payı yüksektir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar