bahtiyar

mesud,mutlu,talihli manalarına gelir.

bahtiyâr kişi, her zaman bulunduğu hâlden memnun, dâimâ nasîbine râzı ve şükredici olup, kimseye ihtiyâcını arzetmez. (ahmed rıfat)

devamını gör...
talihli, mes'ud, mutlu.

bahtiyar kişi, her zaman bulunduğu halden memnun, daima nasibine razı ve şükredici olup, kimseye ihtiyacını arzetmez. (ahmed rıfat)

ey mes'ud ve bahtiyar kardeşim! amel ve ibadet, niyet ile dürüst ve doğru olur. kafirlere karşı muharebeye giderken, önce niyeti düzeltmelidir. ancak, bundan sonra sevab kazanılır. muharebeye gitmekten maksad; Allahü tealanın ismini, dinini yaymak ve yükseltmek ve din düşmanlarını zayıflatmak ve bozguna uğratmak olmalıdır. (imam-ı rabbani)

*
devamını gör...
bahtiyâr. بختيار

ebû mansûr izzüddevle b. muizziddevle ahmed (ö. 367/978)

ırak büveyhî hükümdarı (967-978).

331’de (942-43) doğdu. babası tarafından önce 344’te (955), daha sonra da 350’de (961) iki defa veliaht tayin edilen bahtiyâr onun ölümü üzerine tahta geçti (356/967). ilk iş olarak batîha emîri imrân b. şâhin ve musul hamdânî emîri ebû tağlib ile barış yaptı. bu arada başkumandan sebük tegin ile anlaşmazlığa düştü. bahtiyâr’ın, kâtibi şirzâd b. sürhab’ın etkisi altına girmesinden rahatsız olan türkler sebük tegin’e şirzâd’dan şikâyetçi oldular. bahtiyâr bağdat’tan kaçmak zorunda kalan şirzâd’ın bütün mallarına el koydu. veziri ebü’l-fazl imrân b. şâhin’in tâbilik şartlarını yerine getirmeyerek yıllık vergiyi ödememesi üzerine batîha bölgesine bir sefer düzenledi (360/971), ancak bir sonuç elde edemedi. bu sırada imparator ioannes çimiskes kumandasındaki bir bizans ordusu nusaybin’e kadar geldi. bölge hâkimi ebû tağlib’in yardım isteği üzerine bahtiyâr, bizans ordularına karşı koyma görevini sebük tegin’e verdi (361 / 972). cihad çağrısına bağdat ve çevresinden gelen büyük bir kalabalık katıldı, ancak sünnîler’le şiîler’in birbirleriyle çatışmaya girmesi yüzünden başarı sağlanamadı.

bahtiyâr’ın daha sonra veziri ibn bakıyye’nin teşvikiyle musul’a hamdânoğulları üzerine düzenlediği sefer, taraflar arasında yapılan bir anlaşmayla sonuçlandı (363 / 974).

bahtiyâr bağdat’a döndükten sonra kendisine karşı hamdânî emîri ebû tağlib ile gizlice anlaşan sebük tegin’i bertaraf etmek istedi. çok geçmeden ahvaz’da türkler’le deylemliler arasında kavga çıktı. bu olay sırasında bahtiyâr deylemliler’in tavsiyesiyle ahvaz’daki türk kumandanı bah tegin’i ve türkler’in ileri gelenlerini tutuklattı ve mallarına el koydu. aynı şekilde sebük tegin’i de tevkif etmek istedi. fakat o karşı hareketle bahtiyâr’ın kardeşleri ebû ishak ve ebû tâhir’i anneleriyle birlikte tutuklattı ve 9 zilkade 363 (1 ağustos 974) tarihinde bağdat’a hâkim oldu. bu sırada hasta olan halife mutî‘-lillâh sebük tegin’in çağrısıyla halifeliği tâi‘-lillâh lakabını alan oğlu ebû bekir’e bıraktı (13 zilkade 363 / 5 ağustos 974). tâi‘-lillâh bahtiyâr’ın kızı şâh-ı zenân ile evlendi.

bahtiyâr bir süre sonra bah tegin’i serbest bıraktı ve onu “hâcibü’l-hüccâb” tayin ederek ordusunun başına getirdi. daha sonra sebük tegin’e karşı büveyhî hükümdarı ve ailenin büyüğü olan amcası rüknüddevle ile oğlu adudüddevle’den ve ebû tağlib ile imrân b. şâhin’den yardım istedi. ancak sebük tegin vâsıt’a doğru harekete geçtiği sırada öldü (24 muharrem 364 / 14 ekim 974). bunun üzerine türkler alp tegin’in etrafında toplandılar. bahtiyâr ona karşı başlattığı mücadeleden bir sonuç elde edemeyince yeğeni adudüddevle’ye başvurdu. zor durumda kalan alp tegin önce bağdat’a çekildi, sonra da büveyhîler’e yenilerek buradan ayrıldı ve dımaşk’a yerleşti (975). ancak bahtiyâr’ın bağdat’taki hâkimiyeti pek uzun sürmedi ve bağdat’a hâkim olmak isteyen adudüddevle tarafından tutuklandı (26 cemâziyelâhir 364 / 13 mart 975). bu durum rüknüddevle’ye bildirildiği zaman çok üzüldü ve oğlundan ısrarla bahtiyâr’ı serbest bırakmasını istedi. adudüddevle babasının tehdidi karşısında bahtiyâr’ı serbest bıraktı ve bağdat’tan ayrılarak fars bölgesine gitti (şevval 364 / haziran 975). adudüddevle babasının ölümü üzerine ertesi yıl tekrar bağdat’ı ele geçirmek için seferber oldu. ahvaz’da meydana gelen savaşta mağlûp olan bahtiyâr vâsıt’a çekildi, bütün malları ve ağırlıkları yağmalandı (11 zilkade 366 / 1 temmuz 977). daha sonra adudüddevle’ye elçi göndererek barış teklifinde bulundu. neticede iki taraf anlaştı ve bahtiyâr adudüddevle’ye tâbi olarak suriye’ye doğru yola çıktı. adudüddevle de bağdat’a girdi (367/978). bahtiyâr bağdat’tan ayrıldıktan sonra musul’a giderek adudüddevle’ye karşı ebû tağlib ile anlaştı. iki müttefik bağdat’a doğru ilerlediler. adudüddevle durumu öğrenince onlara karşı harekete geçti. sâmerrâ yakınlarında kasrülcis denilen yerde meydana gelen savaşta mağlûp olan bahtiyâr, arslan görmüş ile bir türk arkadaşı tarafından yakalandı ve adudüddevle’nin emriyle savaş meydanında öldürüldü (12 şevval 367 / 23 mayıs 978).

güçlü kuvvetli bir kişi olan bahtiyâr zevk ve eğlenceye düşkünlüğü sebebiyle hükümet yönetimini vezirlere emanet etmişti. ayrıca askerleri arasında disiplini sağlayamadığı için meydana gelen mücadelede türkler’e karşı deylemliler’in tarafını tuttu. bağdat’ta sünnî - şiî çatışmalarına sebep olan bu olaylar bahtiyâr’ın sonunu hazırlamıştır. üzerlerinde resimler bulunan sikkeleri dikkat çekicidir.

bibliyografya:

ibn miskeveyh, tecâribü’l-ümem, ıı, 231-381; ibnü’l-esîr, el-kâmil, vııı (trc. ahmet ağırakça), istanbul 1987, s. 441, 596; ibn hallikân, vefeyât, ı, 267-268; ebü’l-ferec, târih, ı, 265, 268-269; mafizullah kabir, the buwayhid dynasty of baghdad (334 / 946 - 447 / 1055), calcutta 1964, s. 15-41; h. busse, chalif und grosskönig die buyiden im ıraq (945-1055), beyrut 1969, s. 31, 34, 39-50, 52; a.mlf., “ıran under the būyids”, chır., ıv, s. 265-269; h. ibrâhim hasan, islâm tarihi (trc. ismail yiğit v.dğr.), istanbul 1985, ııı, 402-404; ahmet ağırakça, “büveyhîler devrinde türk kumandanları ı: sebüktekin”, ttk belleten, lııı / 207-208 (1989), s. 607-635; a.mlf., “büveyhîler devrinde türk kumandanları ıı: alptekin”, mütad, sy. 4 (1989), s. 1-18; “bahtiyâr”, ia, ıı, 240-241; fikret ışıltan, “tâyi`”, a.e., xıı / 1, s. 68-69; cı. cahen, “bakhtiyār”, eı² (ing.), ı, 954-955; a.mlf., “baħtiyâr”, udmi, ıv, 130-131.

erdoğan merçil *
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar