başkasının derdiyle dertlenmek

birçok zaman malesef sadece kitaplarda gördüğŸümüz ya da dilimize menteşŸe olmuşŸ çok masum fakat uygulanması çok zor bir durum.uygulanması zor dediğŸimiz vakit, birilerini kötüleme, pervasız ve umursamaz gösterme derdinde değŸiliz elbette ne var ki insan kendisiyle o kadar meşŸgul ki gözü kendinden başŸkasını çok az görür durumda.en fazla yakın ailesi ve birkaç sevdiğŸi dostunu düşŸünebilir durumdadır.bu durumun vehametini anlamak için ;

â“müâ’minlerin dertleriyle dertlenmeyen, bizden değŸildir.┠(bkz. hã¢kim, ıv, 352; heysemã®, ı, 87)

â“birgün bağŸdat çarşŸısı yanmışŸtı. birisi koşŸarak bana geldi ve; â«â–bütün bağŸdat çarşŸısı yandı, bir tek sizin dükkã¢nınız kurtuldu. gözünüz aydın!â» dedi. ben de diğŸer dükkã¢nı yanan kardeşŸlerimi düşŸünmeden kendi nefsim adına; â«â–elhamdülillã¢h!â» dedim. ancak otuz yıldan beri bu gaflet ã¢nım için istiğŸfã¢r ederim.┠(hatã®b el-bağŸdã¢dã®, tã¢rih, ıx, 188; zehebã®, siyer, xıı, 185, 186)

â«-fã¢tıma! bu ümmetin en ağŸır yükü benim omuzlarımda. ãœmmet içindeki açlar, fakirler, hasta olup da ilaç bulamayanlar, giyecek elbisesi olmayanlar, boynu bükük yetimler, yalnız başŸına terk edilmişŸ dul kadınlar, hakkını arayamayan mazlumlar, küfür ve gurbet diyã¢rındaki müslüman esirler, ihtiyaçlarını karşŸılayabilmek için çalışŸma tã¢katinden kesilmişŸ muhtaç yaşŸlılar, ã¢ile efrã¢dı kalabalık olan fakir ã¢ile reisleriâ… yakın ve uzak diyarlardaki böyle müâ’min kardeşŸlerimi düşŸündükçe yükümün altında eziliyorum. yarın hesap gününde rabbim bunlar için beni sorguya çekerse, rasã»lullã¢h -sallallã¢hu aleyhi ve sellem- bunlar için bana itã¢b ve serzenişŸte bulunursa, ben nasıl cevap vereceğŸim?!..â»â” (ibn-i kesã®r, 9/201)

aynı şŸekilde taifte taşŸlayan halkın zulmune karşŸı hazreti peygamber yine de şŸefkat ve merhamet göstermedi mi? sadece müminlere değŸil tüm insanlığŸa rahmet olmadı mı? tabi ki oldu ve en güzeli oldu.

bu kadarını beklemiyoruz tabi ki birbirimizden, koca bir topluluğŸun yükünü üstümüze alamayız elbette fakat yine de zor değŸil bir nasılsın demek.dertli olanı oturup dinlemek.bunu burada bile yapmak mümkündür.birileri başŸlık açıp bişŸeler yazdığŸında onun içinde başŸka şŸeyler, dertler ya da sevinçler görmek çok zor değŸil.tabi ki önemli olan şŸey popüler olmak değŸilse ki inanıyorum öyle değŸildir.

edit: bütün bu yazdıklarıma rağŸmen, uzun olduğŸu için yazının okunmayacağŸını da biliyorum ama bir ümit işŸte.

edit2: sadece okunmakla kalınmamışŸ, başŸlığŸın atlına çok daha güzel tanım ve yorumlar eklenmişŸtir.utandırmışŸtır nihayetinde.
devamını gör...
birçok zaman malesef sadece kitaplarda gördüğümüz ya da dilimize menteşe olmuş çok masum fakat uygulanması çok zor bir durum.uygulanması zor dediğimiz vakit, birilerini kötüleme, pervasız ve umursamaz gösterme derdinde değiliz elbette ne var ki insan kendisiyle o kadar meşgul ki gözü kendinden başkasını çok az görür durumda.en fazla yakın ailesi ve birkaç sevdiği dostunu düşünebilir durumdadır.bu durumun vehametini anlamak için ;

â“müâ’minlerin dertleriyle dertlenmeyen, bizden değildir.┠(bkz. hâkim, ıv, 352; heysemã®, ı, 87)

â“birgün bağdat çarşısı yanmıştı. birisi koşarak bana geldi ve; â«â–bütün bağdat çarşısı yandı, bir tek sizin dükkânınız kurtuldu. gözünüz aydın!â» dedi. ben de diğer dükkânı yanan kardeşlerimi düşünmeden kendi nefsim adına; â«â–elhamdülillâh!â» dedim. ancak otuz yıldan beri bu gaflet ânım için istiğfâr ederim.┠(hatã®b el-bağdâdã®, târih, ıx, 188; zehebã®, siyer, xıı, 185, 186)

â«-fâtıma! bu ümmetin en ağır yükü benim omuzlarımda. ümmet içindeki açlar, fakirler, hasta olup da ilaç bulamayanlar, giyecek elbisesi olmayanlar, boynu bükük yetimler, yalnız başına terk edilmiş dul kadınlar, hakkını arayamayan mazlumlar, küfür ve gurbet diyârındaki müslüman esirler, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çalışma tâkatinden kesilmiş muhtaç yaşlılar, âile efrâdı kalabalık olan fakir âile reisleriâ… yakın ve uzak diyarlardaki böyle müâ’min kardeşlerimi düşündükçe yükümün altında eziliyorum. yarın hesap gününde rabbim bunlar için beni sorguya çekerse, rasã»lullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- bunlar için bana itâb ve serzenişte bulunursa, ben nasıl cevap vereceğim?!..â»â” (ibn-i kesã®r, 9/201)

aynı şekilde taifte taşlayan halkın zulmune karşı hazreti peygamber yine de şefkat ve merhamet göstermedi mi? sadece müminlere değil tüm insanlığa rahmet olmadı mı? tabi ki oldu ve en güzeli oldu.

bu kadarını beklemiyoruz tabi ki birbirimizden, koca bir topluluğun yükünü üstümüze alamayız elbette fakat yine de zor değil bir nasılsın demek.dertli olanı oturup dinlemek.bunu burada bile yapmak mümkündür.birileri başlık açıp bişeler yazdığında onun içinde başka şeyler, dertler ya da sevinçler görmek çok zor değil.tabi ki önemli olan şey popüler olmak değilse ki inanıyorum öyle değildir.

edit: bütün bu yazdıklarıma rağmen, uzun olduğu için yazının okunmayacağını da biliyorum ama bir ümit işte.

edit2: sadece okunmakla kalınmamış, başlığın atlına çok daha güzel tanım ve yorumlar eklenmiştir.utandırmıştır nihayetinde.
devamını gör...
sen konuştuğun sırada sözlerinin anlamını kavramaya çalışan değil, sonunun ne zaman geleceğini kestirmeye çalışan insanların olduğu bir toplumda ya da dünyada mümkün olmayan bir durumdur.
devamını gör...
bekri'nin hikayesi gibidir, bekri mustafa her gece serhoş gelir sokağına, bir sızar marangozun önünde, bir sızar kasabın önünde, bir sızar kahvenin önünde gene bir gece serhoş gelir sokağa, bakar şöyle bi ulan bekri der şu sokakta her yerde yattında bi kendi yatağında yatamadın, özellikle bu toplum öyledir, bosnaya ağladık, afganistan a ağladık, ırak a ağladık, çin den maçine nerde zulüm görsek yaşlarımız aktı bi kendimize ağlayamadık....
devamını gör...
ne bileyim, bazen yapmamak gerek sanki. cenab-ı hak herkese musibet veriyor ama yanında sabrını da veriyor. fakat dışardan müdahale edip bakınca ve lüzumsuz meşgul olunca insan yıpranıyor işte. gerçi yanlış anlaşılmasın, bahsettiğim şey üstüne vazife olmadığı halde araştırıp kendine yüklenmek. yoksa insanlar birbirine destek olmak için var.
devamını gör...
başkasının derdinin bizi germesi durumudur... hemhal olmak diyelim kibarca... dert sahibi olmaktan, onu onun yerine düşünmekten başka bir halta yaramaz... faydası olur mu? bir süreliğine kendinizi kandırmaya yarar belki...
devamını gör...
insan olmanın sözlük tanımı. karşımıza çıkan insanlar, şahit olduğumuz olaylar birer tesadüf değil; kimi insanlar imtihan edilirken siz de onun derdiyle imtihan ediliyorsunuz. ona nasıl davrandığınız, yardım çağrısına nasıl karşılık verdiğiniz o kadar önemli ki. bakıyoruz ki insanlar dünya hevesleri peşinde koşmaktan yorgun, komşusu açlıktan ölse habersiz şekilde dizisini seyretmeye devam edecek. ne diyelim Allah hidayet versin bizlere. virüsten ölmekten değil de insanlığımızın ölmesinden korksaydık keşke diyorum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar