özgürlük

2.
en güzel tanımlarından biri nicos kazancakis'in yeniden çarmıha geriliş adlı kitabındaki küçük bir hikayede yapılmıştır.

--- alıntı ---

bir zamanlar, iki kuş avcısı dağa çıkıp ağlarını kurmuşlar.ertesi gün geldiklerinde ağlarının tahtalı güvercinlerle dolu olduğunu görmüşler. zavallı güvercinler kaçıp kurtulmak için umutsuzca çırpınıyorlarmış. ancak ağın delikleri bedenlerinin hacminden daha küçükmüş. avcılar bir deri bir kemik olan güvercinleri bu halleriyle satamayacaklarını kanaat getirip, onları beslemeye karar vermişler. bir kaç hafta güvercinleri beslemişler. güvercinler de getirilen yemleri büyük bir iştahla yemişler. içlerinden yalnız biri hiçbir şey yememiş. güvercinler gün geçtikçe şişmanlıyor, etleniyorlarmış. yalnızca yem yemeyi reddeden güvercin giderek zayıflıyor ve inatla ağdan çıkmaya çabalıyormuş.bu durum avcıların güvercinleri pazara götürecekleri güne kadar sürmüş. hiçbir şey yememiş olan güvercin o denli zayıflamış ki son bir çabayla ağın aralıklarından geçmeyi başarmış ve uçup gitmiş; özgürlüğe kavuşan sadece kendisi olmuştur.

--- alıntı ---
devamını gör...

hatırlar mısın,
seni arardık nasıl,
ey özgürlük,
geçerken saldırıya?
seni arar mıydık ki?
yok yok!
yaratırdık seni
her kan damlasında,
her yürekte,
çalışkan ellerde,
ter damlalarında,
acılarımızda,
sevinçlerimizde,
düşüncelerimizde
ve türkülerimizde.
isterdik kavuşmak sana
gülen mavi gözbebeklerinde
bacılarımızın,
güneşli yollarda,
cıvıl cıvıl caddelerde,
ılık gecelerde,
yankılanan parklarda,
dizelerinde ozanların,
her yazılı sözcükte.
çünkü tüm yaşam boyu
biz sana vurgunduk
ey özgürlük!

fatos arapi.
devamını gör...
tattıkça tatminsizliği de beraberinde getirir. öyle daha çok daha çok özgürlük der insan. bir de bunun kapısı açıksa sonuna kadar, düştükçe düşer insan. güzeldir, güven verir ama dozajında olmalıdır. bunu kim ayarlayabilir tabii.?
devamını gör...
özgürlük herhangi bir kalıba bağlı kalmadan düşünebilme ve hareket edebilme olarak tanımlanıyorsa, gerçek anlamda bir özgürlükten söz edilemez. çünkü herkes yetiştiği toplumun kurallarına ve öz inançları bağlamına göre hareket eder, düşünür, yargılar ya da tepki koyar. özgürlük kavramı belki de bize dayatılmaya çalışılan ve kültür itlafına sebebiyet verecek içi boş bir terimdir. modern dünyadaki özgürlük algısı, dilediğince içmek, istediği yerde sabahlamak, hesapsızca para harcamak, canının istediğine ulaşmak şeklinde kurgulanıyor. bu özgürlük değil kültürel yozlaşmanın dik alasıdır.
devamını gör...
Allah'ın kölesi olmak özgürlüktür.

sonlarında - ist, - izm, -lik, gibi insanın türetmiş olduğu akımlari, ideolojileri vs. yani son bulacak olana bağlılık köleliktir, ileriyi görmemektir, düşünemektir. yaratanın yarattığına neden bağlı olunur ki ? o da bizim gibi değil mi ? ortaya çıkan her türlü ayrımcılığın nedeni, cevabı bu değil mi ? kula kul olmak bu değil mi ? kula kul olmaktansa bizi düşündürene, algılatana, özgür kılana, anlama yetisini bahşedene...

devamını gör...
edip akbayram'ın 1988 tarihli 7. stüdyo albümü olup, bayşu müzik'ten çıkmıştır. albümde yer alan parçalar şöyledir:

1. diren kardeşim
2. vay bebem
3. deli olmak işten değil
4. haneler
5. merhaba çocuk
6. ölmeyiz biz
7. özgürlük
8. denize dönmek istiyorum
9. büyü
10. kıymayın efendiler
11. canım efendim
12. anne
devamını gör...
felsefi olarak ikiye ayrılmaktadır; negatif özgürlük ve pozitif özgürlük.

negatif özgürlük; bireyin başkaların otoritesine maruz kalmadan özgür olması anlamına gelir. bu negatif anlayışta, kişinin, etkinliğini kimse tarafından karışılmadan özgürce gerçekleştirebileceği düşünülür.

pozitif özgürlük; hobbes'un tanımına göre insan, insanın kurdu olduğundan düzeni korumak ve herşeyi denetim altına almak adına bir otoriteye ihtiyaç vardır bu da devlettir. cezalandırılma korkusu insanları 'haksız özgürlük' kullanılarak suç işlemekten ve düzeni bozmaktan alıkoyacaktır. pozitif özgürlüklerde devletin sana verdiği kadarıyla özgürsündür.
devamını gör...
gece yarısı sıcacık yatağından kalkıp, ıssız sokaklarda yürümek. kimsenin olmadığı, bilmediği bir kumsala ya da koya gitmek. kolları açmak ve ve orayı sahiplenmek. en basitiyle kendi ekseni etrafında dönebilmektir. kimsenin umursamadığı, görünce heyecanlanmadığı bir yükseltiye veya kaya parçasının üzerine çıkmak. orada oturmak, kitap okumak, müzik dinlemek ve dilediğince dans etmek. kimsenin girmeye cesaret edemediği, terkedilmiş bir eve girip, geçmişin kalıntılarına şahit olmak. kırık camlı pencerelerden çevreyi izlemek ve düşünmek. toprakla el sıkışmak. özgürlük içinden geldiği gibi yaşamaktır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.