şanlıurfa

#özgürler 

peygamberler diyarı gibi bir ünvanla münezzeh kılınmış, güneydoğu anadolu'da bir ilimiz.

hz. eyüp, hz. ibrahim, ayn zeliha, kazancı bedih, ibrahim tatlıses, sıra gecesi, balıklıgöl, harran, urfa kebabı, çiğköfte, isot, atatürk barajı deyince akla gelen ilk vilayettir.

güzel tarihi dokusu, türk-kürt-arap sentezinin hem sosyal hem demografik manada örnek olduğu bir kenttir urfa.


kurtuluş savaşı'nın şanlı kalelerindendir.

ilçeleri; suruç, viranşehir, akçakale, bozova, halfeti, birecik, ceylanpınar, harran, siverek, hilvan'dır..


urfalıyam ezelden,
göynüm geçmez güzelden..

diyerek bitireyim..
devamını gör...
telefon alan kodu 0414 olan ilimizdir. ilçeleri; akçakale, birecik, bozova, ceylanpınar, halfeti, harran, hilvan, siverek, suruç ve viranşehir, yüzölçümü 19.091 km²dir.


devamını gör...
2010 eylülünde bir gün kaldığım otantik şehir. harcında manevilik, taşında tarih var. urfa'yı sevdim. insanları batıdan farklı, sanki bir ortadoğu şehri, yıkılmamış bir bağdat.

adına şanlı eklemeye de gerek yokmuş. urfa, urfa'dır çünkü.

somon balıklarının ölmeden önce uzun bir yolculuk yapması gibi, bediüzzaman said nursi de vefat etmek için urfa'ya gelmiş sanki. peygamberlerden miras bir şehir... mutlaka görülmeli derim.
devamını gör...
ur, kalde ur'u, harran ur'u, orhei, orhay, vurhai, edessa, diyar mudar, (bölge ile beraber) ruha, reha, urfa ve şanlıurfa isimleri ile anılan tarihin bulunan en eski tapınağına (bkz: göbekli tepe) sahip, ilk üniversitenin, ilk rasathanenin kurulmuş olduğu şehir. hz. eyüp peygamberin çile çekip şifa bulduğuna inanılan makamı, ve de mezarı, ve de yaşadığı kenti, hz. ibrahim peygamberin nemrut denilen ucube tarafından ateşe atıldığına inanılan balıklıgöl -ki urfalılar bu bölgeye "dergah" der-, ibni teymiye'nin yaşadığı şehir olan harran kalıntıları, harran kümpet evleri, patlıcanlı kebabı, ciğercileri, atatürk barajı, ceylanların bulunduğu ormanı, aşiretleri, (bkz: başlık parası)-ki ne olduğunu kimse bilmez-, kan davaları, ayakta kalmayı başarmış medreseleri, 365 gün 14000(ondörtbin) kişiye yemek dağıtılan aşevi, misafirperverliği, (bkz: mırra)sı, lokanta gibi çalışan fırınları, (bkz: sıra geceleri), tarihi hanları, daracık arka sokaklı eski yapıları ile tarihte yolculuk yaptıran şehir.

(bkz: ayn zeliha)

(bkz: halilurrahman gölü)
devamını gör...
2014 yerel seçimlerinde akp den celalettin güvenç in aday olduğu şehir. ahmet eşref fakıbaba yine aday gösterilmedi. bdp diyarbakır belediye başkanı osman baydemir de urfadan aday gösterildi. urfa sıkıntıya düştü.
devamını gör...
bu şehri anlatmaya nereden başlasam bilemiyorum. batının, en batının taa egenin bağrından kalkıp ilk kez ankara'nın doğusuna geçen bir insan için bu coğrafya, bu coğrafyanın insanı farklı bir ülkeye, dünyaya ait gibi.. güzel bir dünya ama ondan eminim...

öncelikle bizim gezimiz balıklı göl ile başladı, hikayesi gittiğiniz yerde yazıyor zaten ama ben de hatırlatayım kommagene kralı nemrud putlara karşı çıktığı için hz. ibrahim'i bugünkü urfa kalesinin olduğu yerden mancınık ile balıklı gölün oraya yaktırdığı devasa ateşe fırlatıyor. hz. ibrahim ateşe düşmek üzere iken bile rabbine olan inancını yitirmediği için Allah ateşe "serin ol" diyor ve orada bugün gördüğümüz balıklı göl oluşuyor ve oranın balıkları o günden bugüne o gölden ne çıkıyor ne de göle yeni balık giriyor yani hep aynı balıklar kendi içinde ürüyor, çoğalıyor. yan tarafında ise başka bir göl daha var bu da hz. ibrahim için yakılan ağıtlarda dökülen göz yaşlarından oluştuğu var sayılan ayn zeliha gölü. oradaki çay bahçesine oturup bir şeyler yiyebilirsiniz. sonra oradan ilerleyip ulucamiyi bulup, avlusuna girin hemen sağ tarafta bediüzzaman çeşmesini ve ilk gömüldüğü yeri göreceksiniz. mezarı oradan taşınmış darbe zamanında şimdi nerede bilinmiyor. yine bu mezarın tam karşısında hz. ibrahim'in doğduğu mağara var ki hz. ibrahim'in burada geyik tarafından emzilerek 15 günde 15 yaşında delikanlı haline getirildiği anlatılıyor. tüm bunları gezdikten sonra avludan düz ilerleyip, çıkın. ileride çarşısı var ki burada kozmetik, takı ve şallar mevcut bir de bakır eşyalar. hepsi kadınlara hitap ediyor ki urfalılar işlerini iyi biliyor. kadınlar için söylemek gerek kozmetik ürünleri iran, arabistan ve suriye'den kaçak getiriliyormuş. sürmelerden muhakkak alın özellikle badem yağlı olandan. fiyatı ise 2-4 tl arası değişiyor. gümüş fincan takımı, isot, kaçak çay, menengiç kahvesi oradan alınması gereken şeylerden. menengiç kahvesini sütlü yapan bir yerde tadın ben gümrük hanında içtim ki baya güzeldi. ayrıca gümrük hanında küçük ağa filmi çekilmiş bilginiz olsun su kenarı bir yere oturup menengiç kahvenizi yudumlayabilirsiniz. bunun dışında hz. eyüb'ün sabır makamı ziyaret edilmeli. orası da balıklı göle 3-4 km mesafede ama taksi ile gitmezseniz 2 dolmuş değiştirmeniz gerekiyor. biz taksi ile gittik fiyat olarak 15 tl istediler. sabır makamına gidince şifalı sudan muhakkak şişenize doldurun ve o suyun çıktığı kuyuya bakın. içeride sağ tarafta parlayan bir şey göreceksiniz rivayete göre içeride altın bir tas varmış, o parlıyormuş. buradan sonra eski urfayı gezmeniz tavsiye edilir daracık, merdivenlerle boylu boyuna uzanan urfa sokakları gezilmeli. lakin urfaya gidip de orada sıra gecesine kalınmazsa boşa gitmişsiniz demektir. sıra gecesi için oranın en büyük hanı olan samsat han'ı tavsiye ederim. çok ilgililer, servisleri çok güzel karışık tabak getiriyorlar içinde yöreye has her şey var. ortada çiğ köfte yapıyorlar, üstüne kaçak çay ve şıllık tatlısı. ardından mırralarınızı yudumlayıp, halay çekiyorsunuz. davulcusu çok çılgın bir abi, davulun üstünde ateş yakıp dolaşıyor oturduğunuz kısmı. yere oturuyorsunuz bu arada her aileye bi bölge gibi bir şey ayarlamışlar kimse kimseyi görmüyor rahatça eğlenebiliyorsunuz. söyleyen abinin sesi de pek bir yanık.

mırra ile ilgili bir detayı paylaşacak olursak eğer size sunulan mırrayı bitirmeniz halinde ya mırrayı dolduran kişiye varmanız gerekiyormuş ya da bir fincan daha bitirip, bahşiş vermeniz gerekiyormuş. sanırım handa gecenin kurbanı bendim ki mırra dolduran çocuk "2 yudum içip fincanı bitirmezsen miden bozulur" diye beni kandırdı ve tabii ben de inanıp tüm fincanı diktim tepeme, bitirene kadar da yanımdan ayrılmadı. meğer numaraymış, bana varmak zorundasın artık göndermiyorum seni urfadan dedi. tek şartı varmış 2. fincanı da içip bahşiş verirsem handan çıkabilirmişim. verdik bahşişi, 2. fincanı da içtik zoraki. çok neşeli insanlar.

özellikle urfanın erkekleri daha kibar ve sıcaklar. kadınlar dışarı pek çıkmadıkları için olsa gerek biraz medeniyetten uzaklar. ayağınıza basıp özür dilemiyorlar yahut ittiriyorlar, pardon geçebilir miyim dediğinizde tepki vermiyorlar. bu açıdan beğenmedim urfa'nın kadınlarını.

genel olarak ise doğu bi başka güzel.. muhakkak gidilip görülmeli.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.