ağlamak

his yoğunluğu neticesi olarak tezahür eden insani eylem.*

nimettir. ne güzeldir. hele ki ulvi, uhrevi sebeplerleyse..

devamını gör...
ağlıyorsun. çünkü hüzünlüsün ve güçsüzsün.
ağlıyorsun. işte sen busun. kırılgansın.
incinmişsin. incitmişsin. terk etmişsin. terk edilmişsin.
varsın. yoksun. ayrısın. birleşmişsin.
gitmişsin. gelmişsin.
hayat ayaklarının altından kayıyor.
yalpalıyorsun. başın dönüyor. zemin un ufak oluyor.
gökyüzündeki güneşe ve göğün maviliğine karşın duyguların griye dönmüş.
kalbine bulutlar toplanıyor. boğazın sıkışıyor. daralıyorsun.
çatlayacak kadar sıkışıyorsun.
boşaltman gerek içindekini.
bir şekilde insanın içindeki basınç düşmeli.
dayanamıyorsun. ağlıyorsun. kalbindeki bulutlar gözyaşı sağıyor.

ağlıyorsun. ağlayabiliyorsun.
farkettin mi? ruhundaki acılar kristalize oluyor. gözyaşı oluyor.
hava kitlesinin soğuğa maruz kaldığında yağmura dönüşmesi gibi.
ruhun üşüyor. titriyorsun. çıplaksın. korunmasızsın.
kendini koruyamıyorsun. ruhun yardım edemiyor sana.
kalbin yardım edemiyor sana.
hep birlikte ağlıyorsunuz. kalbin için de kendin için de ağlıyorsun.

aç bir kedi görüyorsun. aç bir çocuk dikkatini çekiyor.
yetim bir çocuk kalbine dokunuyor. sararan yapraklar kalbini delip geçiyor.
özlüyorsun. buram buram özlüyorsun. ağlıyorsun. ağladıkça...

kalbin delik deşik. herşey seni yaralayabiliyor.
ne kadar naziksin. ne kadar kırılgansın.
çünkü insansın.
ağlıyorsun. yorgunsun. yaşamaktan yorgunsun.
en çok gönül yorgunusun.. yaşadıkların kalbinin tabanına birikti.
belki çok şey yaşamadın. ama çok ağır şeyler yaşadın.
kalbini deliyor sanki yaşadıkların.
ağlıyorsun. kalbini yıkıyorsun. biraz da olsa gevşiyorsun.

ölüm meleği şu an gelse itiraz etmeyeceksin. dünyanın içindesin.
ama dünyadan soğumuşsun. gitmek istiyorsun. öteye geçmek istiyorsun. ağlıyorsun.
neye mi? herşeye. herşey üstüne üstüne geliyor sanki.
çaresizsin. boşluktasın.
hayattasın ama hayatta olduğunu hissedemiyorsun.

dur. ağladığın için zayıf olduğunu mu söylüyorsun?
sakın söyleme bunu. lütfen söyleme.
hadi geri al sözünü. çünkü insansın. işte bu yüzden meleklerden üstünsün.
çünkü melekler gözyaşı dökemez.
çünkü meleklerin kalbi delik deşik olamaz.
çünkü melekler gönül yorgunluğu nedir bilemezler.

ağlayan insanlara üzülmüyorum biliyor musun?
ağlayan bir insan gördüğümde "neden ağlıyorsun, ağlama, güçlü olmalısın"
demeyi çok uzun yıllar önce terkettim.
ağlayan bir insan görsem
gözyaşlarını silmek için bir mendil uzatmak geçer içimden.
bu bana dünyanın en kutsal davranışlarından biri gibi gelir.
çok yıllar önce ruhumun keskin bir acıyla üşüdüğü bir anda
en sevgili arkadaşımın bana sarılıp cebindeki mendili
gözyaşlarımı silmek için verdiği gibi.
o mendil kağıttan değil bezden gri renkli bir mendildi.
hayatta en sevdiğim şeylerden biri nedir biliyor musun?
ağlayan bir insana mendil uzatmak.
eğer sen ağlarken sana mendil uzatacak biri yoksa, bu sen olmalısın.

ağlayabiliyorsun. ne kadar güçlüsün...


mustafa ulusoy'un yazısı.
devamını gör...
bilimsel aciklama: adrenalinin yukselmesi sonucu ortaya cikan eylemdir. adrenalik bagisiklik sisteminin cokmesine sebep olur. asiri heyecan, stres, uzuntu, mutluluk adrenalin salgisini artirdigi icin vucut mikroplara karsi direnc mekanizmasini devreye gecirir. gozyasi, burun akintisi, bogazda gicik.. hepsi vucudu korumak icindir.

agliyorsunuz, baskasi icin saniyorsunuz. aslinda kendiniz icin agliyorsunuz. ama aglayabilmek, ozel bir seydir. kendisi icin bunu yapamayanlar, yuregini gozyaslariyla yikayamayanlar var. olmuyor iste, yapamiyorlar. yureklerini eger baska seylerle yumusatmazlarsa taslasiyorlar. soguk birer heykel oluyorlar.
devamını gör...
insanın tipini kaydıran eylem. öyleki ağladığınızda gözleriniz kızarır, göz altı torbaları oluşur, burun ve yanaklar şişer, baş ağrısından kafanız zonklar ve sabah uyandığınızda hiç uyumamış gibi hissedersiniz kendinizi.
devamını gör...
kurak bir çölde seyralan insanlığa tek vaha.
devamını gör...
yağmura yaptığım nazire.
kelamın kifayetsiz hali hıçkırışlarda.
devamını gör...
simaya çizilmiş ebru nakışıdır,
her damlada bir mana saklıdır..
devamını gör...
yakışır insana, insan olana. kadın erkek farketmez bir tek çocuklara yakışmaz işte
ağlamak kalbin yıkanmasıdır, arınmasıdır tüm kötülüklerden..
gece sabaha varırken açılan ellerin üzerine düşen rahmet bulutlarıdır ağlamak
ağlamak masumiyettir eğer samimiyet içinde kalpten süzülüp geliyorsa..
ağlamak diriliştir tekrar..
ağlamak güzeldir, güzeldir işte ağlamak..
özdemir asaf da öyle demiş bak;

unutmak kadar kolaydır inan
sevin ağlayabiliyorsan
sevin ağlıyorsan
gül ağlayabiliyorum diye
gül ağlıyorum ağlıyorum diye
sana birşey yapamam
ağlayamıyorsan
devamını gör...
ağladıktan sonra aynaya bakmaya korkuyorum. gözlerim kırmızı, burnum ve yanaklarım şiş oluyor. neden ben de filmlerdeki insanlar gibi ağlayamıyorum. onların gözünden gözyaşları negzel pıtır pıtır dökülüyor. amma ben ağlarken bir yandan burnum akıyor bir yandan gözlerim yanıyor..

sırf bu yüzden ağlamayı sevmiyorum.
devamını gör...
üzüntüden bir gece ağladım, ciğerlerimin ağzıma geldiğini, artık nefes almakta zorlandığımı hissettim. oda köşelerine, tabanın duvarla birleştiği yere, en diplerine kaçarcasına.

ağlamak... ne için? kimin için? değmeyen cevaplar göreceksiniz karşınızda.
devamını gör...
bana her daim iki yazıyı hatırlatan eylem.


ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
...

victor hugo


"ağlamak uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan gücün çığlığıdır. ağlayamadığımız zamanlar, bizde o gücün de yok olduğu zamanlardır ki, onun yerine geçen etkili sessizlik, en şiddetli acının yarattığı göz yaşlarından daha yakıcıdır."

sergüzeşt - samipaşazade sezai
devamını gör...
rahatlatır.bazen sevinçten,bazen hüzünden,bazen vurup gelişinden ağlanır.
ruh yıkanır,gözler ıslanır.
ağlamak ne için olursa olsun rahatlatır.
çocukken anneden yenilen dayak sonrası ağlayıp ağlayıp koltukta uyumak var ya,işte onu özlüyorum.

ayrıca:ağlarken ağzınızda bir şey varsa düşebilir.
devamını gör...
duygunun şekli ve önemi olmamaksızın gözlerden yaş akmaya başlaması durumudur.

bu durum; bebeklerden sonra, kadınlarda sık görülmektedir. olura olmaza, mutluluğa, hüzüne, gerekli gereksiz şeylere gözlerinden yaş akıtabilirler.

(bkz: eşek gibi anırarak ağlamak)
devamını gör...
ruhun cilasıdır. gözyaşlarının sima caddesindeki seli ve rengidir. yitirilmişlerin arkasından zuhur eder, çoğu kez. çat kapı gidenlerin arkasından peyda olunan senfoni. ağlamak, gidenleri çevirmez seferinden, memat ile tezyin olanların şah damarına ruh üflemez.
devamını gör...
kesinlikle rahatlatır.

geçen bir şeylere kızmışım, artık dayanamıyorum, bir gece vakti, herkesler uyumuş zaten açmışım bir de ölüme susatan bir parça, bir baktım ağlıyorum, kah usul usul kah damarlarım çatlarcasına. sonra bir şey farkettim; rahatlıyorum lan! sanki o beni geren sıkan şeyler gevşemeye başlıyor, kendini bırakıyor, sımsıkı kaskatı ruhum çözülüyor..

velhasıl ağlamak iyi bir şey, ağlayın ağlatın rahatlayın.

devamını gör...
boşunasın sen. çoğu yerde akıttığım.
boşuna. sonrasında anladığım.
devamını gör...
öbür tarafta sormak istediğim 2 sorudan biri.
bir insan sevinince, üzülünce ve heycanlanınca neden gözlerinden su gelir?

devamını gör...
az önce izlediğim klipte anladım ki herkese yakışmıyormuş. merak edenler ceynur un istedim klibine bakabilir. hakikaten çok kötü ya*
devamını gör...
hüznün yansımasına verilen isim. ağlamak içinde illa gözden yaş akması gerekmiyormuş. ben öyle duydum.
devamını gör...
istisnasız her zaman arkasından rahatlama gelir.
devamını gör...
hiç umulmadık bir zamanda gerçekleşir bazen. sebepsiz, gereksiz belki de. öylece ağlamaya başlar insan. birikmiş birçok şeyin patlamasıdır bu damlalar. ki biriktirmeyi sevenler için, kayıptır akan yaşlar.
ağlamak gerek bazen. tüm hislerden arınılan zamanlarda, herhangi bir nesneden farklı kılmak için kendini, ağlamalı kişi.
erkekler ağlamaz derler. duyduğum en büyük yalanlardan.!! erkekler ağlar!!
devamını gör...
insanın en aciz hali.

elinizden hiç bir şey gelmediğini/ gelemeyeceğini anladığınız an yapabildiğiniz tek şey. aslında bir çeşit kendini cezalandırma gibi görünse de, aslında değil. aslında ağlayabiliyor olmak, kendimize yaptığımız en büyük güzelliklerden. güzeldir ağlamak, ağladığın sebebin buna değerse elbette. değmezse de güzeldir belki, özetle ağlamak güzeldir. ağlarsan kıyamam, kıyamam ki küçüğüm, gözlerine bakıp da sana yalan diyemem diyen şair ne güzel demiştir.

*
devamını gör...
avrupa yakası dizisindeki laz dursun'un ağlamasını hatırlatır. ağlarken ağladığının farkında olmayan dursun, gözyaşların dursun.
devamını gör...
ağlamak duygulardan bir duygudur,acizlik değildir.
devamını gör...
üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık, ve aldanmanın etkisiyle gözyaşı dökmektir.
devamını gör...
ağlamak insanlar tarafından acziyet, zayıflık olarak yaftalanmıştır. aksine ağlamak zaten üzerinde bulunan zayıflıktan silkinip kurtulmaktır. neden en radikal kararlar ağladıktan sonra alınır hiç düşündünüz mü? ağlamanızın nihayete ulaştığı an en güçlü anınızdır çünkü.
devamını gör...
hemen ardında başağrısı görülür genelde, hele ki hıçkırıklara boğularak ağlamışsa kişi. sonrasında derin bir uyku gelir, kapanır yavaş yavaş göz kapakları, kimseyi düşünmeye hiç birşey yapmaya derman kalmamıştır çünkü. her zaman rahatlatmaz, bazen ağladıktan sonra geçici bir süre duygusuzluk duygusu hissedilir etrafa boş gözlerle bakılır ama acılar unutulmaz...
devamını gör...
yaklaşık 3 gündür sürekli yaptığım eylem. herhangi bir sebebi yok. sadece ağlamak istiyorum ve ağlıyorum. sonra aynaya bakıyorum. dudaklarımın kızardığını ve burnumun büyüdüğünü görünce gülmeye başlıyorum. gülerken tekrar ağlıyorum. ve bunu sürekli tekrarlıyorum.
devamını gör...
ağlamak istersen, mübahtır kendine ağlaması insanın.
geri kalan herşey geçiyor. zaman ilaç olabiliyor, her zaman. ama insan kendinden zamanla uzaklaşamıyor.
uzaklaşanlar zaten insanlıktan çıkıyor.
devamını gör...
sinirden ne yapacağını bilemediğinde gözünden dökülen yaşlardır
devamını gör...
ilk defa istanbula gitmiştim.
bir gezi programına iştirak etmiştim...
gezi duraklarımızdan biri de dolmabahçe sarayı idi...
sarayın giriş kısmında askeri bir törene denk geldim...
bir grup asker uygun adımla geldi, sanırım 75x75 cm lik bir platformun üzerinden bir askeri aldılar ve yerine yenisini bıraktılar...
yeni asker platforma yerleşince, gruptan bir asker eğildi, platformdaki askerin botunu, pantolonunu, kılığını kıyafetini düzeltti ve grup uygun adımla oradan ayrıldı...
platformdaki asker tek başına kalmıştı... büyük bir ziyaretçi kalabalığı hayretle seyrediyordu olanları ve tabiki ben de...
asker hiç kımıldamıyor, askeri tabirle tören rahatta duruyor ve sağ eli yere dayalı tüfeği özenle tutuyordu...
az sonra birileri geldi ve askerin yanına geçip fotoğraf çekildiler!
askeri güldürmeye çalışanlar, askere laf atanlar, ve daha neler neler...
asker çok terlemişti... alnındaki ter yanaklarından çenesinin altına doğru akıyordu ama asker bir şey yapamıyordu...
bir asker koşarak yaklaştı ve çevredeki insanları askerin çok yakınından uzaklaştırdı, terini sildi ve gitti...
çok zoruma gitmişti, bir ana kuzusuna, bir yiğit adama böyle bir askerlik yaptırıılır mıydı?
oturdum kaldırımın kenarına ve küfrettim bu düzene... içim sızladı askerin haline, bir şeyler boğazımda düğümlenmiş, gözlerimde değişik bir haller olmuştu...
zoruma gitmişti...
yıllar sonra ankarada bir yerde bir grup asker bir askeri törenle aynı platformun üzerine çıkardılar, kılığını kıyafetini düzelttiler ve onu oracıkta yapayalnız bırakıp gittiler...
bu sefer platformun üzerindeki bendim...
bir müddet sonra çok terledim, ama benim terimi silmeye gelen olmamıştı...
birden ilk istanbul gezimdeki o askeri hatırladım...

ve ağladım...
devamını gör...
ağlamak, eğer sağlam bir kriz ise ardından fena halde gülme geliyor.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.