abla

1 /
bir erkeğin sahip olabileceği en iyi kardeştir.
ablam olmadığı için belki kıyas yapmam doğru olmayabilir ancak bence kesinlikle böyle.
büyük kardeş için abla daha makul.
anne yarısı.

bir ablaya sahip olmak nasıl bir duygu bilmiyorum fakat ablalığın neler hissettirdiğini iyi biliyorum. sonuçta sizden küçük bir canınız, kanınız var ve onunla birlikte büyüyor, onun için endişeleniyor ve her şeyin en iyisiyle karşılaşmasını diliyorsunuz.
bunu istisnalar dışında anneden sonra yapan ikinci kişi abladır.
Bu hayatın bana yüklemiş olduğu misyon ve vizyonunu karşımı olan sıfat.
Yaş farkı diğer kardeşlerle fazla olmasa bile mahallede, kavga esnasında kardeş koruma güdüsüyle hissedilen duygudur. Bununla birlikte anne baba nezdinde küçük bir çocuktan ziyade lafı daha dikkate alınan bir kişidir abla.
ani kullanıldığında ameliyatlı yere denk gelen hitap.

kazık kadar boyuna karşın senin yaşın kaç dediğinizde yaş farkı beş'ten aşağı çıkmıyor ya bir de, yine yangınlar yine ben...
Geçen gün benden sadece bir yaş küçük biri böyle hitap ettiğinde sailor moon misali "orada duur" dediğim*, burada birileri bayram tebriği sırasında kullandığında çok mutlu olduğum hitap şekli.

Anne değil ama anneden daha anne kişi.
Bir adet sahip olduğum değişik varlık.
Değişik diyorum çünkü bu aralar eline geçirdiği taştan yumuşak her şeyi öğütüyor. En son bugün makarna krizi gelmiş bana “kleopatra, ben çok hasta olsam hatta nöbet geçiriyor olsam, benim için eczaneye gidip ilaç alır mısın?” Dedi.
Marketten makarna mı almamı istiyorsun diye sordum gözleri parlamaya başladı.
Siz siz olun ablanızın atıştırmalıklarını ihmal etmeyin yoksa sizi kemirirler.