açık mektup

1 /
Selam (ün aleyküm) ey insanlar. Zaten selam insanlar üzerinedir. Daha doğrusu canlılar üzerine olmalı. Selam... Esenlik, barış, hoşgörü, tevazu, iyilik ve güzellik. Selamün aleyküm deyip hırgür çıkaran, dünya dolusu kötülük problemlerine neden olan insanlara aldanmamak gerekiyor. Ve üzerilerine kargalar işlesin; aracının arkasına "allah, Muhammed" yazıp direksiyonda iblis kesilenler var! Şeytan alehulane bile kendini "hatmatlos" hissediyor bu yaşam formlarının yanında. Araç demişken; sinyal verin, yol verin, trafikte kibar olun. Bu nonoşluk alâmeti değil, inanın. Ve yine araç demişken; Osmanlı tuğralı ve kemal Atatürk imzalı Araç sürücülerinden de uzak durun. Alayı hıyar.
Ne ise artık; esenlikler dilerim.
"Layık olmaya bir adım atanın gönlüne kavuşmanın umudu dolar."

Benim bu dünyanın kabul etmeyeceği kadar masumane, iyi, içten dedeciğim. Bu dünyadaki iç çekişlerin bulunduğun yerde sana ferahlık, gözlerinden akan damlalar ışık olsun. Bugün sana, dünyanın en güzel gülüşüne kavuşmaya daha az kaldı. "Vayy dedesi!" diyeceğin anı kalbimin en içinde duyumsayabiliyorum, sesin kulaklarımda.

O gün boynuna sarılacağım. Burada izin vermedikleri kadar çok ağlayacağım. Kimse bana "ağlama, deden üzülür." demeyecek çünkü ağlayacağız, birbirimize kavuşmanın verdiği coşkudan ağlayacağız. En tatlı kahkahalardan daha mutluluk verici olacak göz yaşlarımız. Buraya ait olamayan biz, orada kaybettiğimizi bulacağız, bir daha hiç kaybetmemek üzere.
Canımın can parçası. Gözümün nuru, seni çok özlüyorum ve seni ne kadar çok özlersem, o kadar yakınında oluyorum.
mektup açık da olsa, mektubun alıcısı dışında kalan kişilerin okumaması gerekir.

ahmet taşgetiren'e açık mektup başka bir şey, ahmet taşgetiren hakkında kamuoyuna duyuru bambaşka.
tcmb kanunu’nun 42. maddesi uyarınca enflasyon hedeflerine ulaşılamaması veya ulaşılamaması olasılığının ortaya çıkması halinde, söz konusu durumun nedenlerinin ve alınması gereken önlemlerin hükûmete yazılı olarak bildirildiği ve aynı zamanda kamuoyuna açıklandığı yazılı metindir. açık mektup, enflasyonun nokta hedef etrafında belirlenen simetrik belirsizlik aralığı dışında bir noktada oluşması durumunda şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri gereğince yazılır.
[yazb.] Kişi ya da kurumlarla ilgili önemli bir sorunu kamuoyuna duyurmak amacıyla yazıldığı kimseye gönderilmeyip basın yoluyla açıklanan mektup.

(Alm. offener Brief; Fr. lettre ouverte, f; İng. open letter) *
bazı zamanlar mevsimi geliyor diye düşünüyorum. şu sıralar örneklerini görmekteyiz. aşağıda güncel bir örneğini verelim:

"muhterem efendim

allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun. sağlığınız, afiyetiniz için duacınızız.

sadece islam ümmetinin değil, tüm dünyanın ıstırabını yüklenmiş o büyük yüreğinize yeni bir hüzün, yeni bir keder eklemek değildir maksadımız. bizler, bu güzel vatanın mazlum ve mağrur yitik nesilleri olarak, bir mü’minin tek maksadının ne olması gerektiğini sizden öğrendik. sizin açtığınız hizmet yolu sayesinde, yeni bir ailemiz, yeni bir evimiz daha oldu.

bu satırları kaleme almadan evvel, bir çok büyüğümüzle, ağabeylerimizle, kardeşlerimizle uzun istişareler gerçekleştirdik. içinde bulunduğumuz günlerde çevremizdeki dostlarımızdan, kardeşlerimizden, ailelerimizden bir çok sitem, bir çok mesaj almaktayız. erzurum, gümüşhane, bayburt, trabzon, ankara ve kayseri’deki bir çok gönüldaşımızla saatler süren istişareler yaptıktan sonra, sizin, ilahi neşve ile geçen zamanlarınıza kastetmek niyetinde elbette değiliz, sizi üzmek, incitmek, yaralamak, gönlümüzün kaldırabileceği bir yük değil. sadece, size halimizi, melâlimizi arz eylemek niyetindeyiz. niyetimiz hayır, dualarınızla akıbetimiz de hayır olur inşallah.

muhterem efendim. sizi, bu güzel yolu, güzellik yolunu, yıllar evvel bir taşra okulundaki öğretmen arkadaşımız vesilesiyle tanıdık. o arkadaşımız sonra dostumuz oldu. daha sonra yol arkadaşımız o şimdi çok uzaklarda. bir afrika ülkesinde sizin ektiğiniz tohumları çiçeğe durdurmakla meşgul. sizin buyurduğunuz üzere, “mevsim gelince bir bakarsın nevbahar olur, gül açar bülbül öter her yere lalezar olur”.

muhterem efendim. biz letafeti, nezaketi, nezaheti sizden öğrendik.

cennet yurdumuz günden güne daha letafetsiz, daha nezaketsiz bir iklime doğru sürükleniyor. adeta her gün, gazetelerde, televizyonlarda, hayatını sadece bu hamiyetperver millete hizmete adamış idarecilerimizle ilgili, nifak kokan, fitne taşıyan nahoş haberler yayınlanıyor. rabbimiz muhafaza buyursun, cemaat ve ak parti çatışması diyerek, sürekli bu tertemiz nehir bulandırılmak isteniyor. hizmet edenin yalnızca hizmetkârı olunuz, buyurmuştunuz. hizmetin bereketiyle şahsiyyet bulan bir çok kardeşimiz bugünlerde ülke siyasetinin, memleket medyasının gündeminde yer alıyor.

malum-u âlîniz, güzel ülkemiz uzun yıllardan bu yana çok imtihana, bir çok acıya, bir çok sıkıntıya maruz kaldı. türkiyemiz o zor günleri geride bırakarak, kendi değerleri ile kavga etmeyen, manevi mirasını sahiplenen, kendi milletinin evlatlarına zulmetmeyen güzel bir iklim yakaladı. ve allah’ın izni, bu güzel milletin desteği, sizlerin duasıyla, rabbimiz’in bu büyük lütfu uzun zamanlar boyu devam edecektir.

muhterem efendim. “ey varlığı nur, dünyası sürûr, sözü kur’an, her derdime derman” buyurduğunuz efendimiz muhammed mustafa’ya karşı, bir kardeşimiz, bizim kardeşlerimizden bir kardeşimiz, burada zikretmeye cesaret edemeyeceğimiz bir kelam eyledi. kalbimiz pare pare oldu. yüreğimiz dağlandı. inanamadık böyle bir şeyin olduğuna, olabildiğine. biz ki, alemlerin güneşi efendimize duyduğumuz muhabbeti, ülfeti, aşkı sizin mısralarınızdan bal eyledik ruhumuza. bugünse ruhumuz paramparça. alemlerin güneşi efendimize karşı kem söz eyleyen zât, halen bizim mecmuamızda, zaman gazetemizde yazmaya devam edecek mi? muhammed mustafa efendimizin yüzüne nasıl bakacağız tûba dallarının arasında?

muhterem efendim.

biz sizlerin aşkına aşığız. biz, bu millete hizmet eden her allah kuluna aşığız. sizleri seviyoruz. size muhabbetini eksik etmeyen memleket idarecilerimizi seviyoruz.

haddimizi aşarak, yüzlerce kardeşimin dileğini, arzusunu size arzeylemek isterim.

bu güzel milletimizin, bize kırılmasından, bize küsmesinden, gönül haritası ile kurulmuş bu güzel yolun, kendi ellerimizle paramparça edilmesinden endişe ediyoruz.

dün azdık, bugün çokuz. dün birdik, bugün biniz. endişeliyiz, şımarmaktan, kıymet bilmemekten, şükretmediğimiz için yeniden zulme uğramaktan.

lütfedin. lütfeyleyin, bir şeyler yapın, bir şeyler yapalım.

affınıza sığınarak, sizleri allah’ın selamı ve rahmeti ile selamlıyoruz. hürmetler efendim.

hizmet erleri "

git " title="git ">*
aleni yazılan mektupta her şey sır; sır yahut esrar. eşya ve hareketini en iddialı bir tarzda tarife kalkanlar, iflas ötesi bir makamda. iflas ötesi makam yani inkar... neyi inkar. herşeyi. başta ve sonda kendini. tarif, bir fiyaskolar zinciri olur: akıl elinde aklıevvelde. iyisi mi muhasibi gibi kalb ile fehmet ki vehmin bitsin hükmün hikmet olsun...