ahlak

1 /
Ahlakı sadece cinsi konulara ve dini gerekçelere bağlamamak lazım.
Ne 5 vakit namazında insanlar gördüm deve yüküyle hakka giren,
Ne ehli dünyalar gördüm hardal tanesi kadar hak yemeyen.
Ahlak nedir evvela onu tarif etmek lazım. Birine ahlaksız denilince o kişide neyin yahut nelerin eksik olduğu anlaşılır? Bizim toplumda bu, daha ziyade haya,iffet noksanlığı üzerine kurulur. Bazen de ağzı bozuk tipleri temsil eder. doğruluk, adabı muaşeret bilmek, sadakat, vefa, tahammül, erdem sahibi olma gibi hasletler bu kategoriye dahil edilmez. Edilmediği için de ahlaklı insan yetiştirme anlayışımız sınırlı bir çerçevede kalır. Ezcümle, dindar bir kimliğe sahip olmanın öteki vasıfları otomatik olarak edinmeyi sağlayacağı öngörülür. Bu pek de öyle değildir, sağlıklı sonuçlar vermediği anlaşılmaktadır. Bence iyi ahlakın temelinde öncelikle bu hatalı anlayışı değiştirmek yatmaktadır.
bizim müslümanlara ahlak deyince bacak arası geliyor akıllarına. öyle ahlaksız öyle şerefsizler var ki, yaptıkları küfretmekten, kötü kadınlıktan falan çok daha kötü. kötü kadın parasını alıyor işinin de hakkını veriyorsa günahı kendine. yalnız başkasının hakkına giren, malını çalan, üç kağıtçılık yapan, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen o o'dan çok daha ahlaksız. çok görüyorum çevrede ve de buralarda. bunlarla aynı tanriya, aynı dine inanmış olamam.
hiç ama hiç kimsenin tekelinde değildir. tanımı bile meşrepten mezhebe, zamandan mekana, koşuldan kanuna değişim gösteren bir olgudan söz ediyoruz. sınırları ise, en az ahlak satan tiplerin karanlık sırları kadar belirsizdir. nietzsche'nin bu konudaki tespiti pek bir isabetlidir:

"Kim ki namus ve ahlâk şövalyeliği yapıyorsa, bilin ki o en ahlaksız kimselerdendir."

haddinizi bilin!
Nadide gerdanlarda, enselerde ve incecik ayak bilekleri ile ahenkle dans eden kadınların saçlarında ikamet eden bakış açısı.

Siyaset? Ticaret? Adabı muaşeret?

Geç.

Ahlak, doğu toplumlarının fermuar aralığından yansıyan bakışıdır.