ahmed avni konuk

1 /
osmanlı'nın son dönemi ve erken cumhuriyet dönemlerinde yaşŸamışŸ* bir büyük mutasavvıf, bestekar, şŸair, şŸarih, postacı, dervişŸ... mesnevi şŸerhi ile bilinir, osmanlı döneminde günümüz türkçesine en yakın dille yazılmışŸ şŸerhin sahibidir. mesnevi şŸerhini 7 sene günde 4-5 saat çalışŸarak tamamlamışŸtır. ayrıca ibn-i arabi'nin füsusu-l hikem adlı kitabını da şŸerh etmişŸtir. tasavvuf adına bir şŸeyler öğŸrenmek isteyenlerin kesinlikle okuması gerekir. büyük bir klasik türk müziğŸi bestekarı olup dil keşŸÃ®de ve bend-i hisar adlı mürekkeb makamları icad etmişŸtir. (bkz: bir güzel insandır)
kitabevi yayınları tarafından 13 cilt halinde basılan mesnevi şerhi muhteşemdir. ilk cildini henüz bitirebildim ve fakat mest oldum. bu şerhle birlikte piyasadaki tüm mesnevi tercümeleri benim için anlamsızlaşmıştır. üstad aynı zamanda fihi ma fih ve füsus'u da şerhettiği için mesnevi şerhinde bunu pekâla belli ederek müthiş birikimini benzersiz mesnevi beyitlerini şerhederken göstermiştir. mekânı cennet olsun.

savaş barkçin, hazret hakkında "görünmeyen umman, ahmed avni konuk" başlıklı eserini tamamlamış ve klasik yayınları da bu eseri basmıştır ağustos 2009 itibariyle. hayırlı olsun, hayırlar olsun.
hem tasavvuf konusunda hem musiki konusunda yetkin eserler vermiş, 20. yy da en dikkat çeken kişilerden biri olduğunu maalesef 21. yüzyıla girerken yeni yeni kavrayabildiğimiz isimdir. klasik yayınları tarafından basılan hakkındaki biyografik eser, hem hazreti hem çevresini hem de 20. yy başında türkiyedeki tasavvufi çevreyi tanımak isteyenler için elzemdir.
git
git
git
Ahmed Avni Konuk




1868 yılında İstanbul’da doğan Ahmed Avni Konuk, Kadı Alî-zâde İbrâhim Efendi’nin oğlu Balmumcu tüccarlarından Mûsâ Kâzım Efendi ile tacir Buhârâlı Hâfız Mustafa Efendi’nin kızı Fatma Zehrâ Hanım’ın oğludur. Dokuz-on yaşlarında ebeveynlerini kaybeden A. Avni Konuk, ilk olarak mahalle mektebini bitirmiş, hıfzını tamamlayarak hâfız olmuş ve ardından ortaöğretimi için Galata Rüştiyesi’ne devam etmiştir.

1884 yılında Dârüşşafaka’nın üçüncü sınıfına imtihanla kaydolmuş, 1890’da mezun olmuştur. Hoca Zekâî Dede Efendi ile tanışması ve dolayısıyla musiki hayatının başlangıcı bu yıllara rastlamıştır. Bu yıllarda Kirâmî Efendi’den de meşk etmiş; Zekâî Efendi’nin talebesi olarak birkaç yıl boyunca yakın arkadaşları Dr. Subhi Ezgi ve Rauf Yektâ Bey’le beraber çalışmışlardır. Dârüşşafaka’dan mezun olduğu 1890 yılında Sultan II. Abdülhamit’in emriyle yirmi bir yaşında İttihat Postahanesi’nin Galata’daki Müdüriyet Kalemi Kâtipliğine atanmış,1898 yılında Mekteb-i Hukuk-i Şâhâne’yi bitirerek 1909’da Posta Mesalih Müdürlüğü’ne getirilmiştir.

1922’de İstanbul’da kalmak şartı ile Ankara hükümetinin Posta Umum Müdür Muavini olan Ahmed Avni Konuk, sekiz yıl bu görevde kalmıştır. 1930’da ise Umum Müdürlük Hukuk Müşaviri olmuş ve 1933 yılındaki emekliliğine kadar bu görevde bulunmuştur. Posta ve Telgraf Yüksek Mektebi ile Yüksek Mühendis Mektebi’nde uzun yıllar postacılık kürsüsünü işgal etmiş, 19 Mart 1938 tarihinde vefat ederek Merkezefendi Mezarlığı’nda toprağa verilmiştir.

Ahmed Avni Konuk 41 eser bestelemiş, DilkeşÃ®de ve Bend-i Hisar adlı iki makam tertip etmiştir. 1890 yılında bestelediği karcığar-yürük aksak şarkısı ilk bestesidir. Konuk’un bilinen eserleri üç Mevlevî ayini, bir kâr-ı nâtık, üç kâr, sekiz beste, beş ağır ve beş yürük semaî ile on altı şarkı olmak üzere toplam 41 parçadır. DilkeşÃ®de ve râhetu’l-ervâh makamlarından da birer klâsik fasıl bestelemiştir. 119 makamlı kâr-ı nâtık’ı; günümüzde kullanılmayan makamları da içeren ve sırasıyla devr-i revân, düyek, müsemmen, ağır aksak, yürük semâî, ağır evfer, aksak semâî ve yürük semâî usûlleri ile bestelenen önemli bir eserdir.

Ahmed Avni Konuk bu bestekâr kimliğinin yanında önemli bir tasavvuf bilginiydi. Bestelediği ayinler Mevlevihanelerde icra edilen Ahmed Avni Bey’in tasavvuf konusundaki en önemli eserleri Mevlânâ Celâledin-i Rumi’nin Mesnevi tercümesi ve şerhi ile Muhyiddin-ül Arabî’nin Füsusu’l-Hikem adlı eserinin tercümesi ve şerhidir.

Ayrıca Muhyiddinü'l-Arabî’nin Tedbiratü’l-İlahiye'sini ve Fahreddin İraki’nin Leme’at'ını Arapça’dan Türkçe’ye çevirmiştir. Bunun yanında Hz. Mevlâna’nın Fîhi mâ fih'inin Farsça’dan çevirisini yapmış ve Ahmed oğlu Ferîdûn’un Risâle-i Sipehsâlâr'ını Farsça’dan Menâkıb-ı Hazret-i Mevlânâ Celâleddin Rûmî adıyla Türkçe’ye tercüme etmiştir.

Merhum Ahmed Avni Konuk ayrıca 1899 yılında İstanbul Mahmudbey Matbaası’nda basılmış ve elimizdeki en iyi güfte mecmualarından birisi olan Hânende'nin toparlayıcısıdır.