ahmet kaya

1 /
övgüye ihtiyaç olmayan, her çevreden dinlenen bir türkücüdür. ilk albümü olan "ağlama bebeğim" adlı albümünün hikayesi şöyle bir rivayettir. buradaki ismini vermek istemeyen bir yazarımız bizzat onun ağzından duymuş. hiçbir yerde geçmez.

kendisi istanbul'a gelip çeşitli gecelerde veya grev vs gibi ortamlarda türküler söylüyor. Bir yandan da besteler yapıp albüm çıkarmak için para biriktiriyor. Bir süre sonra albüm çıkarmak için hazır olduğunu düşündüğünde kayıt için bir stüdyoyla anlaşıyor. Ancak orkestra da lazım. kendisi de müzisyen olan bir arkadaşı ona "tüm orkestrayı ben halledeceğim" diyor. orkestra için gerekli olan parayı ahmet kaya'dan alıp, "falanca gün stüdyoda buluşuyoruz" diyor kayıt için.

O gün stüdyoya gidiyor bekliyor ama gelen giden yok. Arkadaşı ise sırra kadem basmış. Yani kısacası dolandırmış. stüdyoya da yüklüce bir para vermiş olan Ahmet Kaya "yapacak bişi yok" deyip, stüdyoda zaten var olan bir klavye ve sadece kendi bağlamasını da çalarak albümü kaydediyor. Kendisi bu albümden dolayı tutuklanacağını düşünüp polisleri beklerken albüm adeta patlama yapıyor. kaset tam 450 bin satmış.
Istanbulun uzun yaz gecelerinde bogaz kenarina atilmis bir masada bir seyler icerken dinlenilmek uzere sarkilar yapmis adam. Ates basi tercih sebebidir.

Karakteri uzerine dusunursem ve fikirleri; kendisini sevmemem muhtemel. O yuzden sadece dinlemeyi tercih ediyorum. Salt sarkilarinda bulusuyoruz boylece. Seviyorum sesini de sarkilarini da. Oysa ben bu gece...
bu mendeburun ismi hortlatılıyorsa islamcılar lümpenliklerinin gereği olarak kendileri gibi lümpen olan bir adama hasret duyduklarından arada sitayişle anmaları hoşgörülebilir. lakin sistematik bir şekilde ve artan sıklıkla gündeme getiriliyorsa bilin ki orada bir menfaat, seçime yönelik bir fayda vardır.

2009-2015 dönemi türkiye'de kürtçülüğün ve pkklı olmanın mazur gösterilmek bir yana itibar kabul edildiği bir süreci yaşadı. esatpaşa imam hatip'i 2018'de bitiren çoluk çocuklar belki hatırlamazlar ama ahmet kaya'nın şarkılarından kürsülerde güfteler okunduğu zamanlar, ana akım laik kanallar ile iktidar yanlısı medyanın apo'ya terörist başı demekten imtina ettiği, öcalan'a kadın gönderildiği, çok sevdiği galatasaray maçlarını izlesin diye digitürk bağlandığı, hdp heyeti ile düzenli olarak görüştürüldüğü, radikal sol ve liberal akademisyenlerin sayın öcalan diye açık oturumlarda rahatça atıflarda bulundukları, pkk'nın kurucu kadrosundan sakine cansız'ın cenazesinin tüm kanallardan canlı yayınlanan bir etkinlikle memleketine getirildiği, abdullah öcalan'ın 50 senelik nur yüzlü arkadaşlarının ! hükümet ve fetö yanlısı internet sitelerine, apo 5 vakit namaz kılardı diye beyanatlar verdiği, yine terörist başının nevruz için yazdığı islam kardeşliği temalı mektubunun tüm kanalların canlı yayınında meydanda bangır bangır okunduğu dönemdi. işte ahmet kaya da bu devrin cici figürlerindendi.

ahmet kaya, ne konuştuğunu bilmeyen, kadın düşmanı, alkol müptelası ve sonradan görme bir hanzoydu. o malum gecede yaptığı çıkış da komikti çünkü türkiye kürtçe şarkı söylemek yasak değildi. sadece bandrol problemi vardı. arşivi kurcalasanız 80 ve 90'lı yıllarda islami gruplar da dahil olmak üzere kürtçe şarkı, ezgi söyleyen yüzlerce kişi ve grup görürsünüz. o tepkiyi başlatan da şu an hayatta olmayan yönetmen tunca yönder idi. kendisi epey laik ve perinçek yanlısı bir karakterdir. akabinde ülkeden kaçar ve artık sığınacağı tek bir dal kalmıştır o da pkklıların kucağı. vallahi apo'yu özledim şarkısını söylemesi de bu zamanlara rastlar.

türkiye'de hainlik, kimin ve neyin nasırına ne kadar bastığınızla alakalı bir şeydir. azıcık sevimli bir simanız, kitlelerin nabzını tutan kavruk bir geçmişiniz, arabesk tınıları dramatik şekilde kullanma yeteneğiniz varsa halk sizi sırtında bile taşır. ahmet kaya bu teatral becerisi ve primitif düzeydeki akılda kalıcı melodi bulma kabiliyetiyle daha uzun yıllar yığınları etkilemeyi sürdürecektir.
Yahu adam öleli 15 sene olmuş, yıl olmuş 2020, corona gibi saçma sapan bir dertten dolayı eve tıkılmışız, böyle bir konjonktürde dahi ısıtıp ısıtıp şunu demiştir bunu demiştir diyerek adı anılan şarkıcı.

Adam kürtçe şarkı söyleyip kürtçe klip yapacağım dedi diye sahnede üstüne çatal bıçak atılmış bir adam. Bunu dert etmesi, üzerine düşünmesi gereken biziz, 15 yıl önce ölmüş gitmiş adamın derdi değil.

Kime şerefsiz dedin sorusuna da cevabı aşağıdaki gibidir.
"avrupadaki bir konserimde malum magazin gazetecileri derneği ödül töreni'ne değinerek. kendime bir araba almıştım. 42 yıldır bu ülkede yaşadığım ve ürettiğim halde, bir açıklamamdan dolayı o ödül töreninde beni bir gecede vatan haini ve bölücü olarak nitelendiren bir kaç şerefsizin yüzünden, o arabayı keyifle kullanamadım bile dedim. ancak bu sözlerim 64 milyon insana şerefsiz demişim gibi çarpıtılarak lanse edildi.. daha ne diyebilirim ki?"

Suizan etmek, halihazırda hiçbir politik, siyasi etkisi olmayan, yalnızca şarkıları dinlenen bir kimseyi, bir ölüyü hala çekiştirmenin kime kimseye faydası yok.
Türkiye'den kaçtıktan sonra "arabamı şerefsizlerin ülkesinde bıraktım" diye alçakça açıklama yapan terörist şarkıcı. şerefsiz senin babandır ulan it oğlu it. gözümde dağdaki domuzlardan farkı yoktur, ölmüş gebermiş umrumda değil. bu ülkenin evlatlarına çektirdiklerine bakarım ben.
onu seven, onu savunan en az onun kadar alçak ve ve vatan hainidir.


(#6832344)
merak etmeyin, bu adamı sevenler en büyük atatürkçü genelde mangalda kül bırakmazlar*

edit:
buyrun siz Apo'yu özlemişsinizdir. 1 dakika 10. saniyeden sonrasını izleyin. benim değil sizin zorunuza gitsin bu ülkede 40 bin şehitin ailelerin ahından korkun o iti savunduğunuz için.