Ak parti öncesi Türkiye'nin daha özgür olduğu iddiası

1 /
sağ sol kavgasında faili meçhul cinayetlerin yapılabiliyor olması özgürlük ise, evet daha özgürdü. kötü anlamda.

reelite ise, erdoğan'dan önce başörtüsü ile öğretmen evine falan dahi girilemiyordu. (şaka değil gerçek)
okula girmeyi bırak, öğrenci akbilinde bile başörtülü fotoğraf koyulamıyordu. bundan sebep peruk takanlar vardı. (şaka değil ulan akbil fotoğrafı)

özgürlükten kasıt ne? ciddi anlamda bu topa girmeyin, rezil olursunuz. teknik lisesi okuyan masum öğrencilere uygulanan kat sayı sorunlarını falan hiç saymıyorum. adaletsizlik ve baskıcı yönetim = erdoğan öncesi türkiye
İsmet özel’e ithaf edilen ama benim ilk defa Ali bulaç’ın bir kitabından okuduğum cümle gençliğimden beri özgürlük hakkında verdiğim nihai karardır.

Özgürlük öz’ün Gürlemesidir

Bu anlamda da afaki ve kasvetli siyaset dilinin tüm tanımlamalarından beridir özgürlük. Hele ki belirli bir zaman dilimi ve coğrafyaya asla indirgenemez. Bu kafayla zaten Avrupalı ekabirler gibi Avrupa’dan başka bir dünya ve yaşam tarzı yoktur gibi bir cendereye sıkışır kalırız.

Yaşamak kutsal bir cehd ve gayrettir. Bu yolda kemale ermek diye bir şey de yok. O hayat yolunda ne kadar gürleyen ve ilerleyen bir öz varsa insanda ancak o kadar özgür olabilir insan. Gerisi hiç bir şekilde tatmin etmez insanı.
bir de bunların iki dönem için de "o zamanda da özgürlük yoktu şimdi de yok beyim" diye ortada gezenleri var. ak partiden sonra bir tane mini etekli olduğu için okuldan atılan, yorgo koleji okudu diye üniversitede puanı kırılan birini gösterin, evinden nutuk suç unsuru olarak toplanan birini, 15 yaşında çocuğunu bale kursuna yasak olduğu için gönderemeyen birini, ingilizce konuştu diye çatal kaşık fırlatılan, kamusal alana senin başın açık bacım deyip alınmayan, sen memur olamazsın diye kapıdan kovulan gördünüz mü?

ama sorsan akp kadar baskıcı, zalim, özgürlük düşmanı parti yok. niye böyle düşünüyorlar? çünkü hırsız herkesi hırsız zannedermiş.
obje muğlak ve göreli olduğu için, kim iddia ettiyse yanlış etmiş.

zira daha özgür olan kişiler var, tam tersi özgürlüklerini yitirmiş kişiler de.

ak partinin ismi ile müsemma. tüm adaleti kendisinde topladı misal, başka kimseye adalet bırakmadı.
bir sürü üniversite açılı; ne yetkin cerrahlar, hakim savcılar, bilim adamları, mühendisler, öğretmenler yetişiyor bir bilseniz.

bu irti tayfasının bu konuda verebildiği örnekler hep aynı, dolayısı ile pek üstüne gitmeye gerek yok. şimdi cılkı çıkmış mağdur edebiyatı olsa da, zamanında bir tabanı vardı, zaten akp onun ekmeğini ustaca yedi. hatta 2005 - unakıtan arasını başarılı bir dönem bile sayabiliriz adil olmak gerekirse. sonrasına olanlar malum. yoz tüccarlar göreve başladı, fetö kadroları yerleşti, fetö patlayınca sadece yoz tüccarlar kaldı. devletin pek çok mekanizması aksarken, bir de pandemi bindirdi, parti de son düzlüğüne girmiş oldu.

dolayısı ile şöyle söylenebilir; dünyadaki gelişim paralelinde özgürlüğü ifade edebilme potansiyeli arttı; fakat nicel olarak özgürlükler azaldı. eğer kartal imam hatip taifesinden değilseniz, sizin için iyiye giden bir şey yok.

Valla karşılaştırma yapıyorsak bugünlerle o günler arasında sadece nüans farkı vardır. biri 10 üzerinden 3 özgür ise diğeri 2,5 özgürdür. O yüzden kusurata takılmayın derim ben.
Süzme kemalist iddiasıdır. O kadar özgürlerdi ki, benim gibi elektrik mezunu liselilere, elektrik mühendisliğini imkansıza yakın hale getirmişlerdi. Elektrik mezunu liselilere, elektrik mühendisliği yolu neden kısıtlandı, hala bir tane mantıklı cevabını verebilen kemalist görmedim. Sadece bu uygulamaları bile, ülkemizin kaç yıllık ara eleman açığına mal olmuştur. Allah münafıkların belasını versin. Haçlılar bile bunlar kadar zarar vermedi ülkeye. Kendilerinin tuzu kuru tabi.
Bencil kemalistler için öyledir. Kendilerinden başka kimse yok çünkü bu ülkede.

Başörtüsü ikna odaları, batı çalışma grubu, irtica ile mücadele progaramı; fakirim, işsizim, açım diyeni "irtica yaygaraları" ile susturmak kemalist işidir.

Al birini, vur ötekine.
Muhaliflerin sosyal medyada sağa sola yazdıkları iddia. Bakın sadece bir örnek vereceğim. Ki örnekler binlerce. Ama ben acayiplerinden birini vereceğim. 2000 senesi Antalya'da Akdeniz üniversitesinde öğrenciyim. Bu özgürdük diyen muhaliflerin daha portakalda vitamin olduğu seneler. Merkez kampüsü bilen bilir devasa arazisi olan, içinde belediye otobüslerinin çalıştığı, küçük çaplı ilçe kadar bir kampüs. Ana girişinde bir otomobil içinde bir adam ve bir kadın geliyorlar. Kadın başörtülü ama öyle yaşlı, köylü görünümlü bir kadın. Üniversitenin güvenlik şefi, dombili, nerede beleş yemek orada biten adam baktım arabayı durdurdu. Başörtülü kadın var diye sokmadı kampüse. Adam ilerden u dönüşü yapıp çıktı. Düşün bak işte bu örnekteki kadar özgür bir ülkeydi Türkiye.