aldatmayan erkek

1 /
PART 3: diğerleri için git

Bugün o arkadaşım aradı, işten sonra sana uğrayabiliriz kaçta kapatıyorsun falan diye sordu. Dedim şu saatte ama buralardayım buyrun gelin. Akşam üzeri kendisi, eşi ve oğlu geldiler, işyerinde ağırladım. Ben demiştim arkadaşa, Çevreden, saydığı sevdiği kimselerden nasihat alın falan diye. Kimse yok pek demişti. Kendi sülalesi ile de pek iyi değilmiş arası. Ama arkadaşım mesajı almış, geçen gün tanıdığım x birisinin yanına gitmişler, her ne kadar ben çok yakınlarında olmasam da bugün de bana gelmişler. Epey eskilerden hatırlıyorum zaten, Hatun kişi: Nereye gidiyorsun? Er kişi: Kurt Binici'nin yanına Hatun kişi: Tamam oraya gidebilirsin. Buraya gelmesine bir şey demiyormuş. Gerçi o arkadaş bu arkadaş mıydı bir başkası mıydı bilemedim şimdi, böyle sorunlu bir kaç kişi oldu çevremde. Bekar olmama rağmen bana güven duyuyorlar. En az bir tane daha vardı böyle ama hatırlayamadım şimdi, neyse. Neyse, normalde böyle oturup konuşmuşluğumuz yoktur, Hoşgeldiniz falandır ancak o kadar. Ama bu sefer saatler sürdü, yanılmıyorsam 3 saat civarı. Tarafsız, hakkaniyetli ve adil olmaya çalıştım. Yalnız -bence- o kadının psikolojisinde pek bir sorun yok sanıldığının ve sandığımın aksine. Gayet aklı başında gayet mantıklı konuşuyor. Öyle ki neredeyse beni arkadaşımın onu aldattığına ikna edecekti. Ben anlamıyor; üzerinde kadın kokusu aldığını iddia ettiğinden bahsetmiştim. Üzerine bir de boynunda morluk, dudağında da hafif bir ısırık yarası yakaladığını söyledi. Ben dinliyor, işin tuhafı arkadaşım o an inkara da kalkışmıyor pek, kurbanlık koyun gibi başını eğdi öyle ce bekliyor. bir şeyler söylemek istedi ama sanki orada bir takıldı, bir kekeledi... Hayır arkadaşıma çok güveniyor, asla öyle bir şey yapmayacağını iddia ediyordum ama yengeyi dinleyince o kadar iddialı olmaktan vazgeçtim. Aldattı demiyorum ama sherlock holmes'ın içine şüphe düştü. Eğer amaç bir yuvayı kurtarmak olmasaydı ben bu iddiadan yürür bunun gerçek olup olmadığını oracıkta ortaya çıkarırdım ama bu sefer eğer olduysa yuva yıkılırdı. o yüzden olduysa da bunu açığa çıkarmanın bir gereği yok sherlock dedim Buradaki asli vazifemiz yolumuz yöntemimiz bu değildi. Bir de kadın o kadar baskılamış ki adamı adam kabullenmiş yapmadığı şeyleri, daha önce bahsetmiştim. böyle bir durum da olabileceğini de göz önünde bulunduruyorum tabii. Çok konuşkan birisi sayılmam ancak konu ve muhataplar çok sararsa işte o zaman çenem düşebilir, bu da ender olur. işte öyle oldu, çok konuştum. neler neler... Bu arada kadın hafızası sayesinde geçmişe yönelik 20 yıllık çoğu sorun da masaya sürüldü. Okuduğum şeylerden kadınların bu tavrına aşina olduğumdan yadırgamadım. Yeni bir sorunda geçmişi hatırlayıp onları da arkasına alarak bir çağlayan gibi gelen bu -olumsuz-duygu seline bent olmak akıl karı değildi ama olumlu yöne doğru kanalize edilebilirdi; dedim geç bunları, geçmişteki sorunları öne sürme, ileriye bakın artık. tabii böyle geç bunları gibi bir cümle kurmadım, güzelce söyledim. bunları hatırlayıp aleyhe çalıştırmak yerine geleceğine bak... ohoo neler neler... Pardon, ablanın yakaladığı saç teli, kadın parfümü kokusu ve hafif bir ısırık izinden ibaret değildi, bir kaç şey daha söyledi... öyle ki arkadaşımın ömrümde sayılı dürüst insanlardan birisi olmasına rağmen kesinlikle aldatmadığına kani olamadım. düşündüm; beşer şaşar, belki o anlık bir şey oldu birisiyle, belki bir saatlik bir şey falan... aldattığına da hükmedemedim ama açık açık konuştuk bunları, iddialar ciddi ve savunma zayıf... Bu kısımda benden saklanan bir şey var mı bilemiyorum ama o kadar açık sözlülerdi ki onlar değil ben çok şeyetmedim o bir-iki şeyi. yaw arkadaşım çok mu korkak ne? zaten kadının en büyük şüphesi buradan doğuyor. muhtemel ki bu yüzden onu bir şeyler karıştırıyor sanıyor. öyle hararetli hararetli konuşurken arkadaşım bir an eşinin omzuna dokunacak oluyor kadın ''dokunma bana!'' diye bağırıyor. öyle avaz avaz olmasa da o derece engel koymuş arasına. hee, baştan yazsaydım, dün mü bugün mü boşanma avukatına gideceklermiş yerinde yokmuş... iyi ki yokmuş... Neyse iyi bir yol izlediğimi düşünüyorum; kadın saplanmış kalmış. hayır ne kadar zeki olursan ol, ne kadar yaptığın işi bilirsen bil dışarıdan bir el, dışarıdan bir göz bazen daha iyi görebiliyor tabloyu, çare olabiliyor. bunu dedim. > önce yol aç, konuştur. yüzde yüz güven ver dosdoğru konuşmasını sağla. böyle bir şeyin neden mümkün olamayacağını anlat, ikna et. bu adamın bu işleri yapacak bir profil olmadığına ikna et. endişeleri gider. Her ne olmuşsa, her ne olursa olsun çocukları, yuvalarının kurtarılması gerektiğine inandır VS... Daha bir sürü konuşulan şey. o adamın öyle bir şey yaptığına pek ihtimal vermiyorum ama bir anlık öyle bir hataya düştüyse de bir daha yapmaz. bunu da ablaya söyledim. sonlara doğru bir baktım misafir onlar değil de benmişim gibi, abi çayını tazeleyeyim mi, abi içer misin, şundan yer misin? abi... baktım evin hizmet etme derdinde olan gelini gibi davranmaya başladı. giderlerken çok memnun ve mutlu mesuttular. özellikle abla. sanki bi terapiden çıkmış gibi güle oynaya gittiler. ben mi yanlış gördüm yoksa gerçek mi, arabaya binerlerken sanki abla arkadaşımın sırtına eliyle temas etti. Hee, muhabbet esnasında sen niye evlenmiyon soruyom bazen falan dedi abla. dedim böyle problemleri görünce evlenmeye korkuyoz. evlenme zaten dedi, arkadaşım da ben de hep öyle diyorum zaten dedi. * Dedim siz de böyle yaparsanız kıyamet kopmuştur, aile bitmiştir... örnek aileler görmek istiyoruz... hee aklıma geldi, bir ara cin büyü muska falan gündem oldu. bana bir şeyler sordular, dedim ben inanmıyorum böyle şeylere. Galiba arkadaşım bir muskacıya muska yazdırmış, suyunu eşine içirmiş, kadın da farketmiş sonra bunu... yanılmıyorsam bunu psikolojisi düzelsin diye yapmıştır. Ben böyle şeylere inanmıyorum deyince abla da beni tasdikler bir tavır takınsa da daha sonra cinlerden üç harfliler diye bahsetmesi beni kıllandırdı. eğer büyü cin falan korkusu varsa böyle şeylerde katmerlenerek büyüyebilir. eğer psikoloijk sorunlar yaşıyorsa bundan kaynaklanabilir. cin olaylarına fazla takıp da psikolojisi pert olmayan yok. en büyük korkum bu, böyleyse uğraş çok fazla. itikadı baştan aşağıya değiştirmek gerekli ve bu çok zor bir iş.

eğer bu yuva bugünden itibaren kurtuluşa doğru adım atmaya başlarsa kendimi çok mutlu ve -bu konuda-başarılı hissedeceğim.
sana da selam şu başlığı açan ileri görüşlü kişi; (bkz: ilişki koçu kurt binici den altın öğütler)

EDİT: aklıma geldikçe ekliyorum. ablanın ''Bir kız kardeşin olarak beni daha çok kollayacaksın'' demesi bu evliliği sürdürme niyetinde olduğunun bir delili, tam delil olamasa da böyle bir düşüncenin emaresidir. He oğlunu da çektim bir kenara * dedim bak, iş sende, böyle bir şeye asla izin verme, bunları bir arada tut, hadi aslanım benim.
(bkz: erkek değil misiniz hepiniz ayısınız)

kadın veya erkek fark etmez bir kişi sırf fırsat eline geçmedi diye aldatmıyorsa o kişi bir ilerde bir yamuk yapar mutlaka. çünkü kimse fanusta yaşamıyor. hele günümüzde sosyal medya var, tiktok var, tinder var. aldatmak isteyen aldatır. bu karakterle ilgili. gönül yayları gevşek olan bir haltlar mutlaka karıştırır.

bu arada eğer kadın çok seviyorsa erkeğin aldatmış olmasının hiçbir önemi yok.
kadın, sevdiği adamı değil diğer kadını suçlar.
10 defa da aldatsa yine adamı affeder.
Söyle söylim aldatıldım mi? evet..
Canımı yaktı mi? Evet..
Yalvardı mi bana? Evet..
Nedenini sordum..
Sen bana çok fazlaydın..
Kendimi iyi hissetmeye ihtiyacım vardı dedi..
O kadar acıdım ki..
Sinirim acımaya dönüştü..
Meğer ne sümsük ne gerzek ne ezik bir adammış dedim..
Ha ben iskolik biriyim flört dönemim çok başarılı geçmedi..
Biraz da kendine yeten biriyim..
Olabilir deyip gerekçesini kabul edip siktiri çektim..
Masal bu kadar..
Aldatmayan erkek bilmiyorum Altan bilemiyorum..
Diyelim ki somut sekilde aldatmadi..
kalbinden geçen bir ukde dahi kafi...
Erkekler güce tapinan varlıklardır..
Güç olmadan varolamazlar..
Bu güç biraz gostermeci biraz sergileyici biraz da kabullenme ayini..
Çok da sehvet ya da heyecan delisi..
Bunlar genelde sonradan ibne oluyor..
Zaten günümüz erkekleri minnoş olmuş anam..
Zevk delisi manyakların sonu piomente harabeleri..
Vs..
Pompeii..

(bkz: pavese'nin günlükleri )
Bugün bahsettiğim arkadaşım uğradı, morali yerindeydi. Eşiyle beraber alışverişten bahsetti, düzelttin arayı herhalde dedim. Tam düzelmedi ama geçen haftakinden iyi dedi. İyiye doğru bir gidişat yakalamasına sevindim. Çok para harcadım diyor, ne derse alıyorum diyor. Harcat yenge harcat, başkalarıyla yemesin parayı! Adamı batırma da...
> Zor bulunur bir profil.