ali akbaş

1 /
Böyle bir ağaç olmaz mı diyorsun
Ama ben gördüm
Yarısı yeşil yarısı mordu
Üstünde bir kertenkele soluyordu
Böyle bir kuş olmaz mı diyorsun
Ama ben gördüm
Göğü yırtıyordu kırmızı gagasıyla
Bir deli poyraz esiyordu
Böyle bir şey olmaz mı diyorsun
Ama ben gördüm
Atkı sandı eleğimsağmayı
Yaramaz bir çocuk
Boynuna sardı
Böyle bir şey olmaz mı diyorsun
Ama ben gördüm
Mevsim kıştı
Her taraf kardı
Adam bir gül kopardı
Eli yandı.
üniversite'de ev arkadaşım olan inşaat mühendisi arkadaş... annesi kargoyla az mu sucuk pastırma mantı ve inanamayacaksınız pişmeye hazır yaprak sarması göndermiş bize kayseri'den kıbrıs'a.
Bin yılda yoğurduk her mısraını
Yüzüğe kaş ettik Ağrı Dağını
Dünyaya değişmem bir aksağını
Gönlüme göredir bizim türküler.

Türküler bilirim Van'lı, Yemen'li,
Yemen'in yolları güllü çemenli
Söylemiş gelinler gözleri nemli,
Künyedir, kuradır bizim türküler.

Kavruldum ateşte, boğuldum gamda
Hepsi ayrı hava, ayrı makamda
Bir gelini sel aparmış Mugan'da
Sellerde Sara'dır bizim türküler.

Yıkılmış siyeci, bozulmuş bağlar
Davullar ah çeker, zurnalar ağlar
Bu gelin gönülsüz, salmayın dağlar!
Bir bahtı karadır bizim türküler.

Bizim kızlar bulmayınca dengini
Kimi türkü yakar, kimi kendini
Bahar seli gibi yıkar bendini
Bir kanlı deredir bizim türküler.

Ay karanlık, bulamamış yolunu
Seferberlik yaman bükmüş belini
Karanlık gecede sinsin yalımı,
Zulmette çıradır bizim türküler.

Barak dedikleri bir ince ağrı
Yükselir her gece sabaha doğru.
Uğuldayıp durur dağların bağrı
Tılsımlı mağradır bizim türküler.

Ekinler biçilir toy-düğün olur,
Güzün gün kısalır, bir süyüm olur
Her çeşme başında kırk güğüm olur
Nöbettir, sıradır bizim türküler.

Suları ürperten bir Nîda olur,
Aksi seda veren Altındağ olur
Bir merhaba olur, elveda olur,
Ne kutlu töredir bizim türküler.

Veysel susar, Davut Sulari söyler
Kırımdan gelirken serdarı söyler
Köylüsü-kentlisi, hünkarı söyler
Fermanda tuğradır bizim türküler.

Köroğlu dağlarda kalır mı naçar
Hızır himmet eder, kuş olur uçar.
Beyler unutursa Keloğlan açar
Sihirli sofradır bizim türküler.

Bin dereden su taşımış elekle,
Bin senedir kavgası var felekle
Tırmanır sırtında ağır şelekle
Ağrı'dır, Hîra'dır bizim türküler.

Bülbül gibi gül dalında dem çeker
Kara günde gam dağıtır, gam çeker
Türkülerin çektiğini kim çeker?
Kervanda buğradır bizim türküler.

Nağmeler delisi Sarısözen'i
Anmayınca tutmaz sazlar düzeni
Türküler peşinde gezmiş fizanı
Belhü Buhara'dır bizim türküler.

Bağlama dediğin üç tel bir tahta
Ne şaha baş eğmiş, ne taca tahta
Tüm dertleri özetlemiş bir ah'ta
Bozkırda naradır bizim türküler.

Elif ördek olur, göllerde yüzer
Suyun aynasında saçını çözer
Ceylanlar peşinde avcılar gezer
Bir mîri meradır bizim türküler.

*