alışmak

1 /
Bende asla dikiş tutturduğunu görmediğim duygudur.
Alıştım sanıyorum bir tokat gibi yanıldığımı kendi suratıma yine kendi ahmaklığımla vuruyorum.
Ben iflah olmam.
Eski neşeli, sempatik halim nereye gittiysen dön geri yahu.
Sensiz inan yaşamak çok zor.
Sözlük anlamı:
1-bir işi, bir eylemi yapa yapa, çok kolay yapabilecek bir duruma gelmek.
2.ürkmez, çekinmez, korkmaz, kaçmaz duruma gelmek.

Dayanmaktan hemen sonrası.
alismak, seviyor olmaktan daha zor.
seviyor olarak vazgecebilmen varken alismisken vazgecmeye calismak olumlerden olum begenmek gibi.

1 sene birlikte bir sey paylasilan insani sevmesen dahi alistigindan oturu adeta tirmalaya tirmalaya birakmaya calisiyorsunuz.

zira yasanan bir durumu aliskanliktan oturu onunla paylasamamak...
instagramda gordugun postu onu atamamak.**

(bkz: alışmak sevmekten daha zor)
Çoğu zaman hayat kurtaran ama bazen de felaketimiz olan durum.

Acı veren ve değiştiremediğmiz bir durumun varlığına alışıp kabullenmek insanın psikolojisini ve buna bağlı olarak tüm hayatını iyi yönde etkiler. Ancak toplum psikolojisinde alışılmaması gereken şeyler vardır ki bireysel konulardan daha hızlı alışır, kabulleniriz.

(bkz: şehit haberleri)
(bkz: cinayetler)
(bkz: adaletsizlik ve kayırmalar)
alışmak alışılana haksızlıktır. yakınımızsa, sevdiğimizse evden memet muamelesi çekmektir, özenmemektir, sıradanlaştırmaktıgit süre sonra köşe minderi muamelesi de görme ihtimali bile var.