allahu ekber

1 /
Allah şehadetini kabul etsin, halil kantarcı abinin o çok sevdiğim sözü düştü hatrıma: “Güzel bir şey olsa da şöyle içten, kuvvetli bir tekbir getirsek.“

Abi, sen göremedin; ama elhamdülillah öyle güzel şeyler oldu ve bizler öyle kuvvetli tekbirler getirdik ki... senin şahitliğine şahidiz. Makamına da talip...
bir algı oluşturarak "terör eylemi söylemi" haline getirilmiştir.
anlamının altı boşaltılarak, islamofobi yaymak için kullanılmaya başlanmıştır. Avrupa'da yaşanan her terör saldırısından sonra hiç şaşmadan aynı haber pompalanır "saldırgan, saldırıyı düzenlemeden önce allahu ekber diye bağırdı". bu mesnetsiz haberler ile islamofobi yayılmaya devam eder. velev ki bağırmış olsun. huzur dini olan islam'ı karalamak adına kendi kedilerine oluşturdukları sözde müslüman olan teröristleri finanse ederek amaçlarına ulaşmaya çalışırlar.
ne hikmet ki bu işid falan hiç israil'i vurmaz, hep müslümanları vurur.

bunun aynısı türkiye'de de yaşandı. madımak katliamını yapanlar neymiş allah'u ekber diye bağırmış. müslümanlar suçluymuş. millet bu masallara doydu. yan sanayi solcuları tezgahını gitsin kuzey kore'ye kursun.
Allah en büyüktür demek baştan tek bir tanrıyı kabul etmektir çünkü Allah kelimesi tek tanrı demektir. Masanın bir büyüklüğü vardır, evrenin de bir büyüklüğü vardır. Bu evreni ve ötesini, kur'an'i bir deyişle gökleri ve yeri kuşatan bir tahtın üstünde sonsuz büyüklüğe sahip olan şüphesiz gerçekten büyüktür, cisimlerden ve mekanlardan daha büyüktür, en büyüktür.
Rabbulalemin zül celali ululama.
Çocukluğumdan beri aklıma şu gelir ve gelmesiyle birlikte cevapsız bir soru olarak zihnimdeki yerini kale gibi korur. Şimdi Efendim, olay şu; Allah-u Ekber... El lah Ekber, Allah büyüktür diye tercüme edilir de... Ekber sanki başka tanrılara işaret ediyor gibi de işte o tanrılardan daha büyüktür, en büyüğü o"dur gibi anlamlara geliyor. Bundan seneler önce Bağdat'ta bir amcaya sormuştum bunu, durdu durdu dedi ki, ama bayağı durdu ve dedi ki; çöldeyiz ojala, neden kafamızı karıştırıyorsun. Soruya şahit olan eşraf da düşünmeye başladı ve gecenin bir yarısı, Bağdat'ta, çölde, arabi bir tefekkür ve tartışma haline gark olduk. Etimolojik düşünen de oldu, şeytanın şerrinden Allah'a sığınan da oldu, çöl kumunu okşayan da... Rab teâlâ kalbimi biliyor, maksadım çöl kumunu okşatmak değildi. Sonraleyin uyuduk tabii, herkesin rüyası kendinde. Birkaç gün sonra o cemaatten biri, çölde dört nala doğru koşarak kendini Mesih ilan etti... Bu da garip değil mi? Şirazesi kayan ben mesih'im diyor, yani başka kimse değil hep Mesih.

Şey'un acep.
Tek tanrı en büyüktür demek.
Bu deyiş; el-Aliyy, el-Azîm, el-Vâsi, el-Muhît, el-ehad, el-mütekebbir isimleri ile doğrudan alakalıdır. Gerçekten yüce olan en büyüktür ve O çevreleyendir, kuşatandır. Bu özelliklere sahip olan şüphesiz tektir.
"...O'nun tahtı gökleri ve yeri çevreler. Onları korumak O'na zor gelmez ve O yüce'dir, büyük'tür." Bakara-255
amatör ateistlerin klişe argümanlarından biri. neymiş, allahu ekber = allah en büyüktür diyen islam aslında çoktanrılı bir dinmiş. bazı modern müslümanlar da allahu ekber yerine allahu kebir terkibini kullanıyor bu oyuna gelip.
halbuki bu lafızdan o anlam çıkmaz, çünkü tanrılarla kıyaslama yokken bu söz allah herkes ve herşeyden üstündür anlamına geliyor. yani allah'ın büyük oluşunun aşkın ve eşsiz oluşu, kıyas formuyla vurgulanmaktadır.

türkçede ekber lafzının karşılığı yok ama ispanyolca superlativo irregulare diye bir superlative form var.
mesela extremely grand demek için grandissimo denir halbuki bu bir kıyas değildir. aynı kullanım italyanca da var. dilin mantığını kavrayabilesiniz diye bu örnekleri veriyorum. ispanyolca/italyanca da allahu ekber hiç yadırganmaz, çünkü o dilde bir karşılığı var. türkçede böyle bir şey olmadığından böyle cahil cahil konuşuluyor işte.
imam hatip koridorlarında birinin "tekbir" diye bağırarak diğerlerine söylettirdiği sözdür. bilir ki herkes söyleyecek mecbur. sınıfta olanlar oturdukları yerden, koridorda olanlar kalabalığa uyarak daha bir şevkle söylerler. güzeldir. söyleyiniz, söyletiniz.