amor fati

1 /
'kaderi sevmek' anlamına gelen latince kelime dizisi.

yani başına ne gelirse gelsin, ne gelecekse gelsin çiçeklerle karşılamak, cümleyi nasip kısmet diye bitirirken hüzünlenmek değil neşelenmek gibi. e bu benim yaşam felsefem.
latince kaderini sev anlamına gelen tümce, bir nietszche kavramı olarak geçse de tüm tasavvuf bunun üzerine inşa edilmiştir aslında. filozofun burada anlatmak istediği çoğu zaman yanlış anlaşılır. zira değiştirebileceğimiz unsurları kader olarak geçiştirmemektedir kendisi. bilakis amor fati, değiştiremeyeceğimiz olgular karşısında takındığımız tavırdır. çünkü kader değişmese bile, tavır her zaman değişebilir. örneğin ölümü dramatize edip ondan nefret edebilirsiniz. ve lakin bir başkası bu fenomeni düğün gecesi olarak tanımlayabilir. işte amor fati budur. yaşadığı hayatı kabul edip sevmeyi, isyankar olmamayı öğütler insana.
"insandaki büyüklüğün kalıbıdır amor fati: başka türlü olmamak isteği ne ileri ne geri, ne de ebediyen. elzem olana yalnız katlanmak değil, ya da hiç gizlemek değil, tam tersine onu sevmek"

"sen ey kader dediğim, ruhumun yazgısı, ey içimdeki! üstümdeki! beni koru ve beni daha büyük bir kader için sakla" diyesiymiş.
amor fati, nietszche'nin 'kader sevgisi'. Zorunlu olanın kabullenmesi anlamında insanın kaderini sevmesi. belki de yenilgiyi kabullenmesi. hayata, hayatın getirdiklerine karşı bir kabullenme.
tanrı inancı olmaksızın yazgı, kader gibi kavramlar çevresinde oluşan böyle bir kabul, hayatın en üst düzeyde olumlanması manasına gelebileceğini kim söyleyebilir. bu kabullenme, hz. nietzsche'nin çıkmazlarından biri gibi gelir bana. her türlü 'kabullenme' reddi ile özgürlük gibi bir fenomenin ardına düşen, bu 'tehlikeli adam' hayata, hayatın getirdiklerine karşı bir sevme/kabul etme anlayışını -her ne kadar bengi dönüş ile kişinin eylemlerine bağlı dinamik bir kavram olarak işlemeye çalışsa da- benimsemesini anlamak zor.
şu anımızı ve karşımıza çıkacak anları sevmek... mağaranın içindeyiz. gölgeler ile meşbuyuz hala. 'gerçek' ney bilemiyoruz. pek bir seçeneğimiz yok gibi. sevmek zorundayız kaderimizi.