annesine bir kez bile hediye almamış hain evlat

1 /
Ailede annesine en fazla hediye alan biri olarak kınım kınım kınadığım fetocu Evlat. Hayır babasına hediye alan tek evlat da bendim en azından ilk hediyesini lisede almıştım. İse başlayınca da on numara bir hediye aldım. Olm insan annesine hediye almaz mi lan ne pis insanlarsınız siz.

Hediye almak için bir gerekçeye ihtiyaç duymak oldum olası saçma gelmiştir. İçinden gelir alırsın bir özel güne ilintilemekse incelik olur en fazla. Ama o güne yaşamama o günden önce ölme diye bir gerçek var içinde kalmasın kimsenin derim.
zor beğenen bir anneye sahip olan evladın dramı.

hediye alma işi çok abartılıyor, ne kendinden daha iyi bir hediye bulamayanları ne de abartılı işler peşinde koşanları anlamıyorum. mevzu hediye değil, insanları bazen sözünüzle bazen herhangi bir davranışınızla dahi olsa mutlu edebilmekte.

yine de çok isteyene iban atabilirim, elime mi yapışacak....*
kolay değildir bu topraklarda büyümüş yetişmiş bir erkeğin anasına, babasına seni seviyorum demesi tabii bu söylediğim 20 li yaşları çılgıncasına idrak eden kişiler için geçerli değildir, ama ananıza bir gül almak kolay değildir işte...
ana seni seviyorum deyip yanağına bir öpücük kondurmak zor iştir, mutlu büyümemişsinizdir, sizi aşan dertleriniz olmuştur, daha 14 yaşındayken bosna görüntüleriyle sofraya oturduğunuzda ağlayan ananıza seni seviyorum bu yüzden diyemezsiniz çünkü sizin o söyleyemediğiniz annenizde kaya gibidir bir ''çocuklar duymasın'' ortamı değildir eviniz, dudayev şehid düştüğünde mahallede toplanan kadınların okudukları yasin'ler , fatiha'lar onlara olan sevginizi ishar etmekte tereddüt bırakır tüm mahallenin çocuklarına, çünkü sizin mahalleniz bir ''es es'' seti değildir acılar gerçektir siz ananıza en fazla gözleri bozulduğu için iri harflerle yazılmış bir ilahi kitap alırsınız anca. hayatı boyunca bu çocuk bana bir gül bile almadı demez o kadın, bunun verdiği bir rahatlıkta vardır belki bilmiyorum ama esas sebep sanırım acz içinde yazan zarifoğlu'nun dediği olsa gerek...

''Yasin okunan tütsü tüten çarşılardan
Geçerdi babam
Başında yağmur halkaları
Anam yeşil hırkalar görürdü düşünde
Daha ilk güzelliğinde
Alnını iki dağın arasına germiş
Bir devin göğsüne benzer
Göğsünden dualar geçermiş...''

işaret edilen çocuk olduğunuz düşünürsünüz bazen, göğsünden dualar geçen bir kadına, kalkıpta bir çiçek almamak onu modern zaman kadınları gibi depresyon denilen şeye sokmaz, onda panik atak denilen illeti başlatmaz, o kadın televizyonda yada gazetede görülen kadınlara benzemez, ölüme meydan okuyan şairimiz erdem abi görür onları şiirlerinde bir otobüs camının başkayma sersemliğinde veya okul dönüşü çocuklarını bekledikleri anda çamaşır asarken...
evladın anneye hiç hediye almaması kötüdür. fakat bu hediye alma işinin yılın sadece bir gününe hasredilmesi ve bu günde hediye alamayan evladın hıyânetle suçlanması mantık dışıdır.
kapitalizmin oyununa gelmeyerek tüketim çılgınlığına desteğini esirgeyen kişidir.annesinin sözünü bir ömür dinliyerek ve yaşantısıyla ona sevinçlerin,hediyelerin en büyüğünü veren anneler gününde sürü psikolojisi ve diretmelerle riyakarca değil gercekten kimsenin ummadığı bir günde ona hediye alarak farklı bi evlat olduğunu gösteren kişidir...
364 gün annesini arayip sormayip sadece anneler gününde annesine bir cicek almaktansa ,bir ömür annesinin yaninda olup onun derdi ile dertlenip onunla neselenip onunla hayati yasiyorsa annesine hayirli bir evlat oluyorsa en büyük hediyedir zaten ,baska hediye ye gerek varmi git degil super otesi hayirli evlattir..