antidepresan

1 /
kullanıldığı an kafayı güzel yapmasını beklediğim ilaç. yani lisedeyken öyle olacağını düşünüyormuşum. lisede arkadaşlarımla tuttuğumuz günlüğü karıştırınca içinde bir anıyla karşılaştım. arkadaşım babasının antidepresanlarından getirmiş, içmişiz ve o gün plasebodan kafamız güzel olmuş. okuyunca hatırladım hocamla dans etmiştim çünkü sınıfta, pek normal bir kafanın ürünü değildi o olay.*
yıllarca antidepresan kullanan bir arkadaşım, bitirdiği fakülteyi silip atmak istiyordu. o fakülteye katlanan ben değilim ki, o kararları veren ben değilim ki neden şimdi sahiplenmem gereksin, diyerek.

kısacası, faydalı olabilir ancak kafa ile oynadığı bir gerçek.
depresyon hastalarına verilen ilaç. bir makalede antidepresan kullanımının intihar oranlarını artırdığını okumuştum ve şok olmuştum. sebebi de şuymuş: depresyon hastaları normal şartlar altında aşırı halsiz ve enerjisiz olurlar, hiçbir şey yapmak istemezlermiş. fakat antidepresan bu halsizlik durumunu ortadan kaldırdığı için hastalar intihar edecek enerjiyi kendilerinde bulabilir ve intihara kalkışabilirmiş. korkunç bir şey değil mi bu?
muadil olarak günlük bir paket bitter çikolata yemek ve kedi beslemek önerilebilir. Bu öneri ufak çaplı depresyonlar için tabiki, mesele büyükse bir kırmızı odaya uğramak gerekir.
#6961606

Yaklaşık bir aydır kullanıyorum ekstra mutluluk sezmedim. Yalnızca biraz uyku var. Aldığım başka ilaç da sedatif belki bunların birleşimi sakattır. Önümüzdeki 3 ay da kullanacağım sonrasına bakacağız.
Bırakmasının çok da büyük sorun olmayacağını düşünüyorum çünkü zaten psikiyatristin söylediği gibi ilaç yan tedavi. kendimi değiştirmem aslolan.

sinan canan gibi üstadlar bu antidepresan konusuna baya karşı. Yalnızca çok ağır veya klinik vakalar için uygun görüyor. Mesela insanın kendi çözebileceği problemlerde antidepresan kullanmasını istemiyor. Hatta eklemişlerdi galiba antidepresan eskiden olsaydı zor karar verme durumunda olan liderler olmazdı vs.

Hocam haklısın sonuna kadar da ben çözemedim.. kısa süre takılıp ayy sıkıldım ben ya deyip bir paçavra gibi kenara atmayı planlıyorum. * Bakalım.
insanların kaçış rampası olan bir uyuşturucu. insanı aşağıdaki hale sokar. 7/24 uykulu, dalgın, dikkati bozuk şekilde gezmeye neden olur. zihin toparlanamaz, çalışılamaz, odaklanılamaz. zaten amaç da budur. ta ki zihne gelen kötü düşüncelerden kurtulabilsin. halbuki bu haliyle alkolden, uyuşturucudan farkı yoktur. insanlar başlamadan önce çevreye sorarlar "kullanayım mı, işe yarıyor mu" diye. hayır cevabı alırlar ama yine de kullanırlar. sonra pişman olup bırakmaya çalışırlar ama vücutta kalıcı hasarlar çoktan oluşmuştur genelde.

git
Antidepresanların plasebo etkisi olduğuna inanan biriydim. İnsanları bu ilacı kullanmasını hep eleştirir, saçma bulurdum. Bu insanları hep iradesiz ve güçsüz görürdüm. Hayatlarında bu kadar ne olabilirdi ki, bu bir kurtuluş mu, peh saçmalık der gecerdim. Çok büyük konuşmuş olacağım ki yaklaşık 1 senedir antidepresan kullanıyorum. Sebebi çok önemli değil. Fakat artık anlıyorum. Bırakmayı çok denedim, kesinlikle mümkün değil. Bu iyi bir şey mi derseniz, hayır çok kötü bir şey. Fakat bazen insanlar bazı şeylerle kendi başına mücadele edemiyor. Yaşadıklarımız bazen hayatımızı esir alabiliyor. Büyük ya da küçük farketmez, konu ve neden önemli olmaksızın insan dayanamayabiliyor.

Ben hayatta şunu öğrendim, sinanmadigin bir şeyi eleştirmek çok kolay. Atıp tutmak, konuşmak, gülmek, dalga geçmek, aşağılamak cok basit. O yüzden naçizane bir tavsiye söyleyecek olursam eğer, ayağınızı denk alın. Zira bugün bu söylemleriniz bir gün pismanliginiz olabülür.
ben tam bir yıl bir çoğunu kullandım. orta seviye anksiyete bozukluğu ve depresyon teşhisi koyulmuştu. ve genellikle serotinin düzenleyici ilaçlar kullandım. bir yıl içinde gelen değişikler:

sanırım bir yıl önce 70 kg falandım. şu an 81 kiloyum. ayrıca libido seviyesi genel olarak yerlerdeydi kullanırken, ben ki halis bir türk erkeği olarak her zaman bunu tavanda tutmuşken.

anksiyete: bir yıl önce dehşet anksiyetelerim vardı. her şey çok kötüye gidecekti. hayat benim için bitmişti. her şey korkutuyordu ve endişelenmek için her gün yeni bir sebep buluyordum. yani birini yatıştırıyordum, diğeri başlıyordu. sonra onu yatıştırıyordum diğeri başlıyordu. mail adresime giremiyordum mesela korkudan, biri bana kötü haber verecek falan diye. çok verimsizdi herşey. şimdi geldiğim noktada, anksiyete olarak gördüğüm çoğu şeyin aslında benim zihnimde ürettiğim şeyler olduğunun farkındayım. hemen hemen tamamen bitti. bazen böyle endişe falan geliyor ama sonra geçiyor. yani endişe geldiğinde bunun çözülebilir olduğunun ya da bunun benim uydurduğum bir şey olduğu, ya da gerçekleşme ihtimalinin çok düşük olduğunu farkediyorum.

depresyon: depresyon geçti mi geçmedi mi emin değilim. yani ama bir yas durumu mevcut. olanı kabul ediyorum ve onunla yaşamaya çalışıyorum. yorucu bir şey tabi. yani ilaçlar bu konuda daha torelanslı olmama yardımcı olmuştur diyebilirim. bunu da şuna bağlıyorum. öncesinde çok naif bir insanmışım. ama ilaçları kullandıktan sonra, diyorum ki dünya tamamen bir safari dünyası. herkes herkesi boğazlamış bir vaziyette. birine güvenmenin rasyonel hiç bir temeli yok. çünkü birine güvenmek demek, seninle ilgili verilecek bir hükmü bir başkasının vicdanına bırakmak demek. neden böyle bir şey yapasanız ki, neden başka birinin vicdanına güveneseniz ki. ben tabiki demiyorum çare o, çocukluğu. sadece diyorum birisinin o çocuğu olmasını engelleyecek tek şey onun vicdanı ve o da pek güvenilir değil. o yüzden bu ilaçları kullandıktan sonra tetikte olmak gerektiğini öğrendim. bilmiyorum bunlar belki ilaçlar ile alakalı değildir. ama ilaç bana düşünmek için uygun zemini sağladı diyebilirim. yani depresyondayken düşünmek ile ilaç kullandıktan sonra düşünmek arasında devasa bir fark var.

velhasıl kelam. bundan sonra kullanır mıyım bilmiyorum. yani nihayetinde bıraktım. ve yan etkilerinden hiç memnun değildim. ama ilaçlar bana yardım etti mi bence evet.