avrupa birliği

#siyaset  #özgürler 

kısaca ab.

eski ismi avrupa ekonomik topluluğu yani aet.

tek bünyede demokratik yapı oluşturma gayesi ve apaçık bir ittifak birliği olarak kurulmuş lakin gayesi genişlemeye ve doğu bloğu'nun olası taarruzuna karşı güçlenme endişesiyle asker sayısını çoğaltmaya kaymıştır.

girip girmeyeceğimiz konuşulsa bile asıl mesele alınıp alınmayacağımız.

kabul edilirsek avrupa tarihi bir hata yapar.. ama öte yandan bulgaristan, yunanistan, portekiz ve ispanya'nın ekonomik hallerine bakınca ortada ekonomik birlik adına pek birşey kalmadığını, sarkozy'nin söylemleri ve yükselen gençlik olayları ile sosyal yapının da sıkıntıda olduğunu, yaşlı nüfusun giderek arttığını ve bu durumda 75 milyonluk genç nüfuslu bir ülkenin yüzde 95'i müslüman dahi olsa kısa vadede kabul edileceğini söyleyebiliriz..

osmanlı torunu dahi olsalar, yakında 'elleri mahkum' olacak, mesele ise şu; onlar talepkar olduğunda biz lütufkar mı olacağız yoksa dengelerin lehimize geçtiğini görüp alternatif bir yapıya yönelecek belki de oluşturacak mıyız?
devamını gör...
şu anki türkiyemizin yönü bu noktadan sapmıştır. iktidar ilk senelerinde avrupa birliğine uyum yasaları olarak bir kaç yenilik yapmış - tabi bu avrupa birliğinin baskısıyla- sonralarında ise yönünü amerikaya dönmüştür. her ne kadar kötü durumda gibi gözükülse de "özgürlükler ve demokrasi açısından bakıldığında" amerika mı avrupa mı derdiniz?
devamını gör...
yapılan reformların ab ye girmek adına yapıldığını bilmek üzücü. bu ülkenin insanının refahını, huzurunu, yaşam kalitesini arttırmak için yapılan çalışmalar ab olmasaydı yapılmayacak mıydı?
devamını gör...
ayrımcılığın her türlüsünün kaldırılması konusunda hassasiyetin kulağına su kaçırmıştır. birliğin yürürlüğe koyduğu bir yasa ile, birlik üyesi ülkelerde miss-mrs, madame-mademoiselle, frau-fraeulein ve senora-senorita gibi kelimelerin kullanılamaması istenmektedir. zira birlik siyaset ve yasa yapıcıları öngörmektedirler ki, evli ve bekar kadınları ayırmak için kullanılan bu hitap tarzları siyaseten yanlıştır ve "toplumsal cinsiyet açısından yansız" bir dil için kullanımı sakıncalıdır. avrupa birliği parlamentosu yayınlanmak üzere, bu gibi "kaka" kelimelerden yani kullanılmaması "tavsiye edilen" kelimelerden oluşan bir rehber hazırlamıştır. rehberde devlet adamı anlamına gelen "statesmen" ve sonunda erkek anlamına gelen bir ek bulunan "sportmen" kelimeleri dahi yer almaktadır. ayrıca rehberde, bu yasaklanan kelimelerin yerine neyin kullanılacağına yada kullanılması gerektiğine de yer verilmiştir. mesela, devlet adamı yerine siyasi lider sözünün kullanılması önerilirken, cinsiyeti belli eden "policeman" ve "policewomen" yerine sadece polis görevlisi sözünün kullanılması, hostes yerine uçuş görevlisi tabirinin kullanılması tavsiye edilmektedir.

uyum yasaları çerçevesinde, bu uygulama türkiye'ye de taşınırsa, bundan sonra cumhurbaşkanına da, başbakana da, genel kurmay başkanına da, patronumuza da sadece ismi ile hitap etmemiz gerekecek ki, memleketimiz henüz bunu kaldırabilecek bir olgunluğa sahip değil.*
devamını gör...
avrupa birliği eski gücünü ve prestijini kaybetme safhasındadır..gün gelecek onlar gelin birliğimize katılın diyecekler lakin biz bu sefer kabul etmeyeceğiz.
devamını gör...
hazret-i isa a.s'mın şahs-ı manevisini temsil eden isevilerin bulunduğu ülkelerin birliğidir. amerikaya göre daha özgürlükçüdür. hani şu yeni anayasa diyoruz ya; avrupa birliğine uyum sürecinde eğer adalet ve kalkınma partisi tam çalışırsa ki hırvatistan bizle aynı dönemlerde başvurusunu yaptığı halde şu an tam üyelik konumuna gelmek üzere. demek ki bizdeki iktidar da bir sıkıntı var. seneler öncesinde avrupa birliği, avrupa birliği derken şimdi eksenimizin amerikaya kayması hiç hayra alamet değil. hatta medyada dikkat edersek avrupa birliğini küçümseyici, alaycı, bizim ihtiyacımız falan yok tarzında beyanatlar, ülkelere sataşmalar falan, halbu ki bunları amerikaya yapamıyorsunuz. sanki bir yere güdümlenmiş gibiyiz ve yönümüz bu birlikten kaymış durumda her ne kadar avrupa birliği bakanlığı kurulsada.

yeni anayasa'yı avrupa birliği uyum sürecinde çıkarabiliriz. lakin şaşıracaksınız belki ama bunu adalet ve kalkınma partisi istemiyor. avrupa birliği uyum sürecinde yeni yasalar yapılsa şu an ki eski darbe anayasası uçacak. bazıları bu yüzden avrupa birliğine tüüü kaka diyorlar. çünki rejimleri gidecek. adalet ve kalkınma partisi ise bilerek ya da bilmeyerek alet oluyor ve avrupa birliğini istemiyor. onlar gelsin falan diyor. halbu ki onların yasaları darbe yasası değil. şu an ki rejime en ters gelen yer avrupa birliği. rejime en çok benzeyen ise amerika. görüyorsunuz istibdat ile, güçle neler yaptıklarını...

avrupa birliğine belki ekonomik yönden ihtiyacımız olmayabilir ancak özgürlükler ve yasalar yönünden ihtiyacımız var. hatta şu an iyi giden ekonomi de bazı uzmanlarca dile getildiği üzere, avrupa birliğine uyum sürecinde çıkartılan reformların etkisiyle olduğu ve bunun göz artı edilmemesi gerektiği.

ayrıca :son zamanlarda, siyaset ve fikir alanında, (ahlâki boyutu karıştırmazsak) haricî cereyanların menfîsi daha çok amerika'dan, müsbeti daha çok avrupa'dan akıyor gibi.

menfî olanı için sadece, içimizdeki darbeciler ile din adına siyaset yapanların, hangi haricî cereyanın akılsız âleti olduklarına, orta doğu projelerine, amerika'nın ülkemizdeki üslerine, vesaireye bakmak yeterlidir.

haricî müsbet cereyan noktasında ise; ab'ye adaylığımıza, milyonlarca insanımızın avrupa'da yaşamasına, hem avrupa'nın hem ülkemizin yararına çalışmalarına, avrupa insan hakları mahkemesine olan ihtiyacımıza bakmamız ve diğer argûmanları göz önüne getirmemiz yeterlidir.

bir diğer nokta da: hazret-i isanın şahsı manevisini temsil eden hakiki isevileri amerika değil avrupa temsil ediyor. hadis-i şerifte ki ahir zaman da hazret-i isa a.s gelir ve islama tabi olur manası da bu hakikate işaret ediyor olabilir. Allahu alem.

ancak bediüzzaman hazretlerinin dediği gibi "fitne-i ahir zaman uzundur, biz bir faslındayız" hakikati gibi, süfyaniyetin en önemli özelliği aldatmakla iş görmesi ve en güçlü olduğu zamanlarda bile bazı hocaları ve alimleri kendine musahhar etmesi hatta kendisi dindar gözükmesi ve aldatması misali, şu an ki süfyaniyetin şahs-ı manevisi de hala kanunlar perdesinde istibdat ile hüküm sürüyor. hala tam demokratik ve özgür olamıyoruz. başımızdaki insanların dindar, ya da dindar gibi gözükmelerine aldanıyoruz. işin ehli olmak başka, dindar olmak başka. örneğin saatiniz bozulsa ve mahallenizde dindar ama pek işi bilmeyen, bir de gayr-i müslim ama işin ehli iki kişi bulunsa ikincisine götürmenin islami açıdan bir beisi yok. şahsen ben namazımı kıldığım ve dindar sıfatı taşıyan birisi olarak dindarların hakiki vazifelerini bırakıp siyasete girmeleri ve rejimden gelen dini siyasete alet etme zorunda kalmaları ve dindarların siyaseten bu ülkemize verdiği zararları göz önünde görüyoruz. rejim düzelmedikçe dini siyasete alet etmeye devam edecekler ve bilerek ya da bilmeyerek alet olacaklar. senelerdir dindar kimseler başımızda olduğu halde özgürlükler noktasında gelişemeyişimiz alet olunduğunun göstergesidir. her ne kadar sevinsek de. bir diğer nokta ise başımızdaki insanlar dindar mahiyette görünmelerine rağmen tabandaki halkımızın buna cemaatlerimiz de dahil, kardeşlerimizin dünyevileşmesidir. ben de dahil. ahir zamanın bu meselesi pat diye çözülecek bir mesele değil.

rabbim hepimizi ahir zamanın fitnesinden muhafaza eylesin.
amin.
devamını gör...
bir çok avrupa ülkesinin girdiğine pişman olduğunu düşündüğüm oluşum. avrupa birliğine giren hiç bir ülke hayır görmedi. hepsi borç batağı içinde yüzüyor. ingiltere'de de ekonomik kriz iyiden iyiye hissedilmeye başladı. fransa borçlu, italya deseniz yıllık gelirinin 3 katı borcu var. ispanya'nın durumu da pek iyi değil. yunanistan zaten tamamen batmış durumda. biraz tuzu kuru olan almanya da diğer ülkelerin birleşip yunanistan'ın borcunu ödemesini istiyor. iyi ki avrupa birliğinde değiliz, çok şükür.
devamını gör...
her birlik beraberinde kendi bünyesinde ayrılığı da barındırmaktadır. hele ki ortada siyasi ve ekonomik bir birliktelik varsa birgün ayrılığın gelip çatacağını da hesaba katmak gerekir.

yunanistan'ın fiili iflası ve peşinden italya'nın muhtemel iflasıyla artık bazıları ab'nin bölünmesinden bahsediyor. aslında bu beklenilmeyen bir durum değildi. mevcut kriz ab'yi bölünmenin eşiğine kadar getirebilir.

yunanistan ve itayla sürpriz olmadı. ya isyanya? peki ingiltere iflasın neresinde? ab'nin iki ana gücü fransa ile almanya hangi durumda/aşamada?

gün gelecek kurtarıcılar da kurtarılmaya muhtaç olacak. işler iyi olduğunda kimse kimseden hesap sormaz. ama ne zaman ki dükkanın işleri kötüye gittiğinde eski defterler açılır, kenarda/köşede/dilin altında bekletilen sözcükler açığa çıkar. sahi dünya savaşları ne zaman olmuştu?

1. ve 2. dünya savaşının akabinde şekillenen dünya yeni bir "şekil" peşinde mi? paraya sıkışan kallavi esnaf cıngar çıkartır. şimdi de böyle bir durumla karşı karşıyayız sanki. günah keçisi kim peki? humeyni'nin iran'ı? yok atom bombası yapıyor yok bilmem ne? senin elinde bilmem ne kadar bu nükleer başlıklardan var iken sen neyin hesabını soruyorsun el aleme? demek ki maksat farklı.

paraya sıkışınca cıngar çıkar, ortalık karışsın! kaybettiğin, elinden kaçırdığın paralara çullan. yerse tabi. ya yemezse ne olacak?

büyük şeytan'dan daha da büyük şeytan olan ingiltere'ye göre israil iran'a 2 ay içinde saldıracak mış? ne aceleniz var. blöf yapıyorsanız ne ala. yok eğer gerçekten saldıracaksanız neden 2 ay sonra? şimdi saldırın? yoksa keklikleri mi kışkışlıyorsunuz?
devamını gör...
dönem başkanlığı sırasının güney kıbrıs rum cumhuriyeti'nin (kıbrıs diye geçiyor) alacağı birlik.

abdullah gül birleşik kırallığı ziyaret etti, ediyor. abdullah gül'ün ingilteye olan hassasiyetinin nereden kaynaklandığını bilmiyorum ve tahmin etmek de istemiyorum. bu hassasiyet konusunda her fırsatta muhakkak şerhimi düşerim.

neyse, abdullah gül gazetecilerin sorularını cevaplarken ab ve rum kesimi ile ilgili şöyle bir ifade kullanıyor: "düşünebiliyor musunuz? rum kesimi ab'nin tüm ilkelerini çiğneyerek kıbrıs'ı ab'ye katıldı. noksan bir şekilde, yarım bir şekilde. bu ailenin standartlarını çiğneme örneğiydi. şimdi de bu yarım ülke, eksik ülke ab'ye başkanlık yapacak. böyle bir birlik, ancak böyle yarım bir ülke başkanlık yapacak. böyle 'miserable' (sefil) bir birliğe böyle yarım bir başkanlık olacak. bu ifadeyi aynen ab yöneticilerine de söyledim. "

birleşik kırallığın misafiri iken acaba neden böyle bir ifadeye gerek duymuş olabilir abdullah gül? avrupa birliğinin nasıl bir birlik olduğunu, nasıl ikili oynadığı vs. biliyoruz? peki ingiltere ab'den çok mu daha temiz? çok mu daha güvenilir? ab'den 1 korkacaksan ingiltereden 5 korkacaksın.
devamını gör...
"ha bölündü ha bölünecek" birlik.

bu zamana dek "birleşerek büyüyoruz" diyorlardı şimdiden sonra ise "herkes başının çaresine baksın" diyorlar. başı çeken 2 lokomotif devlet almanya ile fransa sabaha kadar yaptıkları görüşmelerde 23 ülkenin yeni ab anlaşması kapsamında olması kararını çıkarabildiler. avrupa birliği kaç üyeden oluşuyor? 27. gerisine ne oldu?

bu durumdan almanya ile fransa ingiltereyi sorumlu tutmuş. e haksız da değiller. ingiltere şuan ellerini ovuşturuyor. işler yavaş yavaş kıvama geliyor çünkü. ab'nın en zayıf olduğu anda eski aşkı türkiyenin kalbini çaldı. türkiye şimdi illede ab'ye gireriz türküsünü söylemiyor. ya? yeni bir dünya düzeni gerekiyor, yeni düzende biz de yerimizi alırız elbette. ab'li yahut ab'siz!

paran olmadı mı sözün de geçmiyor. ab ekonomik krizin içinde ama sadece bununla sınırlı değil ya? esas medeniyet krizi içinde aslında. zaten modern avrupa bir medeniyeti tam anlamıyla teşekkül edemediği için ancak buraya kadar dayanabildi. paranın bittiği yerde medeniyet te bitiyor. yani bu kadar mıydı?

hasta adam demesi kolaydı. osmanlıyı ve bakiyesi olanları hasta adam olarak yaftaladı modern avrupalılar. etme bulma dünyası işte. peki şimdi kim hasta? şimdi biz size hasta adamlar mı diyeceğiz. modern avrupaya hasta adamlar kıtası mı diyeceğiz? elbette her hastalığın bir dermanı vardır Allah'ın izniyle. inandıklarınız "sanal ilahlahlar" üzerine kurguluysa sonuç hep tekerrür edecektir. aslında bizde de benzer bir hastalık mevcut. bize ve geçmişimize uygun olmayan ilah'ın yahut ilahlar'ın peşinden koşturuyoruz. onun için olsa gerek bir türlü 2 yakamız 1 araya gelemiyor! ya şimdiki durumumuzu nasıl açıklayacağız?
devamını gör...
finansal sıkıntı içinde olan birlik.

finansal sıkıntı içinde olmasına rağmen birliğin başat ülkelerinden biri olan fransa'nın türkiye ile ilişkilerini bozmaya gayret etmesini nasıl açıklayacağız. bu işin en önce ekonomik boyutu ortaya çıkacak. 'sözde ermeni soykırımını inkar edene' ceza vermek çok saçma gelse de olayın "insani ve hukuki" olmadığını biliyoruz. hangi mantıklı insan bunu kabul edebilir. öyle ki fransa özgürlük aşığı bir memleket, öyle mi?

hani fransa'da seçimler var 'sarko' da bundan dolayı böyle yapıyor demek olayı ıskalamak demektir. topyekün bir ülke sırf sarko'nun seçimleri kazanması uğruna böyle bir saçma yola girmez. demek ki daha büyük bir proje var. avrupa birliği ölçeğinde bir projeden bahsediyoruz. başat avrupa birliği ülkeleri ve bunların eklentileri olan ülkeler yavaş yavaş ermeni soykırımını tanıyacak (tanıyanlar az değil) ve fransaya benzer kararlar çıkarabilecekler. planları tutarsa tabi. türkiyeyi zaten gözden çıkarmışlar. finansal sıkıntı içinde olan bir birlik türkiye'yle bağlarını koparmayı göze aldığına göre hangi büyük ülkeye güveniyor? çin olabilir mi?

ab'de iflasa yakın başka ülkeler de var. finansal anlamda birlik çökmek üzere. demek ki güvendikleri nakit parası bol büyük bir ülke var. çin ab'yi finanse etmeye uzak değil. bu yönde sıcak mesajlar veriyor. neden acaba? çin neden böyle bir kumara giriyor. birçok sebebi var.

kesin bir politika olarak ortaya çıkmadı ama gezgin olan küresel sermaye doğal olarak yer değiştirdiğinden abd'yi terk ediyor. hatta önemli bir kısmı terk etti bile. hani abd'de patlak veren finansan kriz vardı ya işte bu krizi kasıtlı olarak çıkardılar deniyor. kim böyle bir kriz çıkarabilir? elbette küresel sermaye. elinizdeki imkanları abd'den aldığınızda otomatik olarak ortaya kriz çıkacaktır zaten. küresel sermayenin başat unsuru olan zengin yahudiler abd'de ki imkanlarını dolaylı olarak çin'e kaydırıyor. çin'in nakit para içinde boğulmasının alt yapısı oluşturuldu. çin'i üretim merkezi yaptılar. donumuza kadar herşey çin'de üretiliyor artık. küresel sermayedarlar milli sermaye'ye karşı açtığı savaşı kazanmak üzere. yerel ve milli sermaye küresel sermayenin bu büyük oyunuyla başa çıkamıyor. çin bir kara delik gibi. yutuyor da yutuyor. görünürde çin küresel sermayeye düşman gibi görünüyor ama kazın ayağı öyle değilmiş. yahudi sermayesi ile israil çin ile yakından ilgileniyor. yahudi sermayedarlar imkanlarını oraya kaydırırken israil'de teknolojik imkanlarını çin'e aktarıyor. son dönemdeki askeri alandaki yeni gelişmeler buna işaret. teknoloji ürünü yeni silahları çok kısa bir sürede hayata geçirdiler. israil kısmi de olsa askeri teknolojisini çin'e aktarmaktan geri durmuyor. abd'nin uyarılarına rağmen. ve hatta abd'deki teknolojiyi bile oraya gizlice aktarıyorlar. demek ki küresel sermaye yeni imkan alanını seçmiş. bunda şaşılacak birşey yok. kimin atı hızlıysa küresel sermaye ona biner.

işte bu noktada çin 'neden avrupa birliğine finansal katkı yapmaya sıcak bakıyor'a cevap bulabiliriz. küresel sermaye ab'yı bu şekilde kontrol altına almaya çalışacak. parayı veren düdüğü çalar. tabi bu tespitlerimiz kesin değil. bir ötesini görme adına ortaya koyduğumuz düşünceler. dünyada dönen dolapları öncesinde az-çok tespit edebilirsek olaylar oldukça apışıp kalmayız. türkiye bölgesinde bir güç olma niyetini ortaya koydukça buna elbette karşı koyacaklar. israil ile aramızın bozulmasının bazı önemli tezahürleri olacak demek ki. büyük oyunlar göründüğü gibi çıkmıyor. oyun içinde oyun...

edit: imla
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.