babanın ağlaması

1 /
dramatize etmeye gerek yok. babalar da ağlar, hatta kendilerini yerlere bile atabilirler. özellikle ortalığı velveleye veren çocukları varsa. yöntem basit; çocuk ağlıyorsa sen de ağla, kendini yerlere atıyorsa sen de at ki yaptığının saçma olduğunu görsün.
babaya atfedilen görevden dolayı çok fazla şahit olamayacağınız durum.
çünkü babalar sevgisini göstermez, ilgilenmez, ağlamaz.
bazıları gerçekten böyledir, bazıları ise böyle olmasa bile getiştirilmeden dolayı böyle davranırlar.
Anne ağlayınca düzeltilecek bir şeyler bulunabilir. Ama baba ağlayınca düzeltecek bir şey yoktur. Bir şeyler sarpa sarmıştır. Çaresizlik diz boyudur. Genelde ölümlerde ağlarlar.

İlk 2006 da en yakın arkadaşı [halamın eşi] vefat edince görmüştüm. Sonrasında abimi askere yollarken gözleri doldu. Beni üniversiteye yollarken gözleri doldu. Ama tekrar çeşmeler açıldığında kuzenimin öldüğü haberini almıştık.
Herkesin en az bir defa şahit olduğunu gördüğüm tespit. Efendim ben de bir defa görmüştüm. Yanlış hatırlamıyorsam 2011 yılında bir terör saldırısında çok sayıda şehit vermiştik. O gün Tv'de şehitlerin ismi okunurken ağlamıştı.
Bu zamana kadar gördüğüm tek ağlamasıydı.
Allah babalarımızı ağlatmasın...
İlk kez samimi bir arkadaşı vefat ettiğinde şahit olmuştum. çocuktum, öylece yüzüne baktığımı hatırlıyorum. insanı etkiliyor, niyeyse beklemiyoruz ya hani. Sık olmaz ama yaşlandıkça daha çok görmeye başladığımı söyleyebilirim. Kalp daha bir yumuşayıp rahatlıyor herhalde. Abimi hiç ağlarken görmedim mesela. İnşaallah o da kalbini rahat bırakmak için çok beklemez.
Öyle kolay kolay şahit olabileceğiniz birşey değildir. Baba üzerine yüklenen birçok misyon gereği evin en güçlüsü görünümünü korumak zorunda olan insandır. O yüzden çoğu zaman içine akıtır göz yaşlarını, hele ki yalnız olmadığı ortamlarda. Ancak bazen en olmadık zamanda en olmadık durumlar meydana gelir ve bir bakmışsınız o koca çınar yapraklarını döker gibi gözyaşlarını döküverir. İşte o zaman anlarsınız çaresizliğin ne demek olduğunu.
Bir kere şahit oldum ağladığına. O da sesini duymuştum öyle anlamıştım. Uzunca bir süre kendime gelemediğimi hatırlıyorum.

Arşa yükselmişti sanki sesi. Hissettiğim buydu. Benim için İhtimali olmadığından bu koca adamın ağlamasının, ağlanacak şeyin gerçek bir ağlayacak bir şey olduğunu hemen anlamıştım.
Ah babam, niye böylesi bir yükü taşıdın durdun? Rahatça ağlamak varken...