beethoven

1 /
sezen aksu'dan nasıl beethoven'e geçtik? sinirlerim bozuldu, gülmekten. az önce ne güzel sezen'e bağladık.
küçük çocukların artık klasik müzik dinlediğini bilir misiniz? her gece für elise bir kere çalmalı..

hayatının sonuna doğru bir arkadaşına gönderdiği mektupta ona "sanki birkaç notadan fazla yazmamışım gibi geliyor." yazan ve çok ince bir ruha sahip olduğunu kanıtlayan birçok örnek bulunan büyük besteci.
napolyon hayranıyken sonradan onun bir zorba olduğunu düşünen bir besteci. 30 yaşından sonra duyma yetisini yitirdiği için, besteci oluyor. Karakterinin aksiliğini de onu tanıyanlar, duyma yetisini yitirmesine bağlamıştır. Bir de sürekli aşık olmuş maşallah.
(bkz: a clockwork orange )

alex' in hayranı olduğu muhteşem müzik adamı


--- alıntı ---

hem alex gerçek bir beethoven tutkunu hem de kubrick’in filmin fonunda kullandığı klasik müzik neredeyse hiç susmuyor. bu devamlılık ne rahatsız edici ne basit; tamamıyla bilinçli, tamamlayıcı ve yönlendirici. bu müziği iki anlamda değerlendirmek mümkün. birisi alex’in hayatındaki diğeri ise filmin dramatik kurgusu içindeki yeri.

--- alıntı ---
klasik müzik deyince akla ilk gelenlerdendir.

ömrünün son demlerini sağır olarak geçirmiş hatta sağır olduğu halde beste yapmış muhteşem müzik dehasıdır.
mozart'ın neşeli müziği onda korkuya dönüşüyor gibi geliyor. müziği korkuyu anlatıyor, bir trajediyi betimliyor sanki. bir şeylerden korkuyor olmalıydı ya da korkudan korkuyordu. bu çok edebi kaçtı şöyle diyelim. yaşadığı hayat korkutuyordu belki de, kardeşleri, hastalıklar, gelecek, kaygı, kaygı.