bekarlara tavsiyeler

1 /
burada verilen tavsiyelerin bir çoğu evlenirken bekar hayatını hiç özleyeceğini düşünmeden evlenmiş olan kişiler tarafından verilmiş olabilir, siz evlenirken böyle yapmayın. evlilik hayat standardınızı alt üst edecek bir kısıtlama değildir. evlenmek artık eski dostlarla gezmemek, şöyle bir çıkıp kafa dağıtmamak, akşam ezanından önce evde olmak falan da değildir. Yeri gelir aile evine tek gidilir, yeri gelir kız kıza/erkek erkeğe bir akşam geçirilir, yeri gelir tek başınıza çıkar gidersiniz, bunların hiç biri abartılı olmadıkça evliliğin kötü gittiği ya da aile birlikteliğinin zor durumda olduğu anlamına gelmez. En iyi arkadaşınız eşiniz olabilir ama başkaları ile de arkadaş olunmalı onun hayatında sadece sen senin hayatında sadece o olursa bu pek hayır getirmez, tüm duyguları üzerinde deneyeceğin tek bir seçenek oluyor çünkü.
Bir de benlik saygısı yüksek ve özgür ruhlu biri iseniz zaman zaman ev arkadaşı gibi takılmanıza yani ayrı ayrı vakit geçirme durumuna ve sizin özel alanınıza daima saygı duyan biri ile evlenin. Yoksa daha çok tavsiye dinler ve verirsiniz.
Bu söylediklerim beyinin prensesi ya da hanımının kocişkosu olmak isteyenler için tavsiye niteliğinde değildir, siz tuvalete el ele tutuşup gitme hayalinden devam edebilirsiniz. Söylediklerim kendisini bir başkası üzerinden nitelendirme ihtiyacı duymayan evlilikte de kendisi olabilme ve öyle kalabilme kaygısı duyan bekarları ilgilendiriyor.
evlilerden bekarlara tavsiyeler denilmelidir. zira, bekarın bekara tavsiyesi bekarlıktır. mesuliyet duygusunu hayatına şiar edemeyenlerin evlenmesi boşanmayla neticelenir.
bekarken, hele de baharsa-yazsa, hava güzelse ve arkadaşlarlaysanız earth wind & fire çalar fonda. ama hava kötü, arkadaşlar yok ve evde ya da bir sokak ortasında yalnızsanız, fonda "evlerin ışıkları bir bir yanarken..." diye başlar. bu ikisinin arasında bir yerlerde kalabilirsiniz. kalmayın.*

neyse, er kişi niyetine diyeyim: evlenene kadar bol bol basketbol oynayın. sonrasında olmuyor.*
başlığı okuduğumda sanki "evlenme niyeti olan bekarlara tavsiyeler" başlığını okuyor gibi hissettim. 15 yaşındaki kişi de bekardır, 35 yaşındaki kişi de. neyse ben de aynı şekilde evlenme çağına gelen bekarlara tavsiye mahiyetinde birkaç şey yazayım.

Madde 1: öncelikle evleneceğiniz kişinin sadece 1 kişi olmadığını iyi anlayın. boyutu kişiden kişiye değişmekle birlikte evleneceğiniz kişinin ailesi, iş ortamı, arkdaşarı ve genel olarak çevresi ile de evlenmiş olursunuz. bunu ya işte isteme nişan bohçası vs ile kısıtlı düşünmeyin. yani evlenene kadar ayı dayı muhabbeti yapıp atlatırım diye kesinlikle düşünmeyin. insanlar en çok o konuları konuşur ama en kolay kısmı orası. ve bu konular aileleri tanımak için aslında ciddi bir fırsattır. ileride benzer konularda, anlaşmazlıklarda ailelerin nasıl davranacağına dair size spoiler verirler. ama olay orada bitmez. insan sosyal bir varlıktır. bizim toplumumuzda ailesinin yaşadıklarından etkilenmeyecek kişi de yoktur. ailesi huzursuz olan kişinin kendisi de huzursuz olur. eşiniz huzursuz olursa siz de huzursuz olursunuz.

Madde 2: Madde 1'i özümsediyseniz ona uygun davranmanız gerekir. maceraya girmeyeceksiniz. farklı dünyaların insanlarıyız ama birbirimizi seviyoruz. yüzdesel olarak çok küçük olasılıkları zorlamayın. farklı dünyalar neler? zengin-fakir (ciddi fark olan aileler), seküler-dindar (amaaan biz iyi anlaşıyoruz ne olacak dersiniz, sonra çocuğunuz büyürken gideceği okul, kılık kıyafet konuları ailelerin de dahil olduğu büyük sorunlara sebep olur), yüksek tahsil-eğitimsiz (burada da ciddi farklardan bahsediyorum), farklı etnik kültürler, hayata bakıştaki temel farklılıklar vb.

Madde 3: Evleneceğiniz kişide doğru kişiyi bulmakta en etkili yol görücü usulüdür. ben eski kafalı değilim, aşık olmadan asla falan gibi gençlik safsatalarına kanmayın. görücü usulü deyince hemen aklınız türk filmlerindeki sahnelere gitmesin. burada kasıt her iki tarafı da tanıyan bir kişinin tanıştırmasıdır. bu kişi aileleri de tanıyacağı için farklı dünyalar riski elimine edilebilir. geriye o kişiyle anlaşıp anlaşamayacağınız hususu kalır.

Madde 4: İnternetten eş bulmayın. biliyorum heyecan verici. özellikle sözlük gibi mecralarda duygularını, düşüncelerini yazıya döken insanları çok daha iyi tanıyabilrim diyebilirsiniz. hayır tanıyamazsınız. yazdığını özümsemiş insan sayısı çok azdır. karakter bambaşka bir şeydir. kimdir necidir, ailesi nedir ne değildir tamamen belirsiz ve çok riskli bir dünya. adeta bir bitcoin.

Madde 5: Finansta batık maliyet diye bir kavram vardır. kısaca anlatayım. bir yatırımla ilgili olarak gerçekleştirilmiş ama yatırımdan vazgeçtiğinizde geri alınması mümkün olmayan maliyetlere bu ad verilir. bunun önemi şudur. finans bilimi der ki yapacağın yatırımla ilgili kararında bu maliyeti dikkate alma. dikkate alman gereken maliyetler bugün ve ileride yapacağın maliyetler olmalıdır. o yaptığın maliyet geçmişte kalmıştır, bugün yatırımı yapsan da yapmasan da değişmeyecek. dolayısıyla onu dikkate alma. buna bir örnek otobüs durağında otobüs için uzun süre beklediğinizde o kadar bekledim boşa gitmesin diye inatlaşmanıza neden olan zaman batık maliyettir işte. onu dikkate almamalısınız. otobüs ne kadar sürede gelir gelmez hesabını yapıp ona göre karar vermelisiniz. epey uzattım. ama bu çok önemli. insanlar evlenirken aslında bir çok yatırım yapıyor. maddi yatırımlar var. tek taşıydı, nişanıydı oyuydu buyuydu. bu bir boyutu. sonra zamanınızı veriyorsunuz. ve aslında en önemlisi duygularınızı, hayallerinizi de ortaya koyuyorsunuz. maddi ve manevi ciddi bir yatırım söz konusu. ve bunun etkisiyle ileide soruna yol açabilecek hususları göz ardı edebiliyorsunuz. bunu yapmayın. gözünüze batan, sizi ileride ciddi şekilde rahatsız edecek konular varsa bunları o anda çzömeye çalışın. bu kaar yol geldik bundan dolayı mı şimdi vazgeçeceğiz demeyin. evlenince değişir demeyin, değişmez. meseleleri uzatmadan çözün.

Madde 6: iletişim. iletişim. iletişim. türk aile yapısında iletişim sorunu var. bunun üstesinden gelmeniz önemli. o şunu dedi, bu böyle yaptı, şu şöyle oldu bilmem ne. kıytırık şeyler konuşula konuşula dağ oluyor. artık o kıytırık mesele değil, tarafların birbirine yaklaşımları mesele haline geliyor ki kırıcı sözler ve davranışlar gerçekten bir sorundur. o nedenle iletişim güçlü tutulursa kıytırık meseleler büyük problemlere dönüşmez.

Madde 7: saygı ve mesafe. bunu korumak önemli. insanlar ya nişanlımla ne mesafem olacak diyebilirler. eşinizle bile mesafeniz, kendi alanınız olsun. saygıyı hiçbir zaman kaybetmeyin.

Madde 8: last but not least *. sevgi. tabi ki sevgi de şarttır. herkes mantık mı aşk mı gibi bir seçimden bahseder. öyle bir seçim yoktur. bu işin mantığı size der ki evleneceğiniz insanı sevmelisiniz. sevmediğin insanla değil evlenmek birlikte 1 saat zaman geçirmek bile zulümdür, mantıksızdır.
Türkiye'de ve dünya genelinde kadın nüfusu erkek nüfusundan az. Nikahsız ilişki sektöründe ve metreslikte çalışan kadınların oranı kadar bekar erkek olacak. Para ve tip sorunu varsa ve matematiğe inanıyorsanız sakın kader- kısmet ayaklarına aldanmayın. Aldanırsanız İşin içindeki sömürüyü göremezsiniz. Zaten bu inancın ortaya çıkışı da; sarayın, zenginlerin ve yalama alimlerin orantısız tüketimini ve karşısındaki ihmal edilmiş vatandaşların durumunu perdelemek. Kader, kısmet, nasip ayakları çekenlerin durumlarına bakın. Hiçbir konuda kadersiz, kısmetsiz ve nasipsiz olmadıklarını göreceksiniz.