benim bedenim benim kararım

kampanya, kürtaj yasasına karşı çıkan tüm bireyleri davet eden internet sitesi, vatandaşlardan tepkilerini açıkça dile getirmeye, fotoğraflarıyla “benim bedenim, benim kararım” demeye çağırdı.
bianet, kampanyayı şöyle duyurdu:

“kürtaj yasası haziran 2012’de meclis’e gidiyor. son bir haftada yaşanan tartışmalara bakıldığında kürtajın fiilen yasaklanmasının planlandığı görülüyor. bianet kadınları ve erkekleri, bu yasağa karşı çıkan tüm bireylerin tepkilerini açıkça ve kolayca dile getirmeleri adına bir kampanya başlatıyor. ‘bu benim kararım’ diyen herkes istediği cümleyi, istediği dilde yazarak bir fotoğrafıyla kampanyaya katılabilir.”
--- alıntı ---

http://www.cogitosozluk.net...
devamını gör...
kürtaj bir pişmanlığın sonucudur. hata yaptığını itiraftır diğer anlamıyla. yani sen bedenini kullanmıyorsun, kullandırıyorsun.
devamını gör...
insanlarin hata yapma ve pismanlik duyma haklari olduguna gore neresinde sikinti oldugunu anlamadigim slogan. burada konu kurtaj sonucu alinan ceninin insan vasfini kazandigi zamanin bilimsel olarak ifade edilmesidir. onun oncesinde yapilmis kurtaj kararlari o kisinin secimi ve hakkidir.
devamını gör...
tam bir denyoca yaklaşım. ''benim bedenim'' diyorlar ve beden üzerindeki her tasarruflarını meşrulaştırmaya çalışıyorlar. peki intihar edenler de kendi bedenlerine kıymıyorlarlar mı? biz onları intihardan alıkoymaya çağırdığımızda bize, ''benim bedenim, benim kararım'' dediklerinde ne diyeceğiz? onların intiharı da meşru mudur peki? toplumdan bağımsız, salt ve tekil bir ''ben''den bahsetmek mümkün mü peki? bunlar dahi düşünülmeden güya feminizm yapacaklar.

saçma sapan bir feminist zırvası. yahu bunlar hiç mi mantıklı şeyler konuşmazlar! valla konuşmuyorlar arkadaş...

devamını gör...
bedenlerinin, Allah tarafından kendilerine verilmiş bir emanet olduğunda bihaber olanların sloganı. o beden üzerinde tasarruf etme sahibi, emanetçi olarak yine sensin ancak emaneti verenin çizdiği kurallar çerçevesinde.

yok eğer marksist-materyalist felsefeyi benimsediysen ve her şeyi maddî olarak değerlendiriyorsan o bedeni satarsın da, peşkeş de çekersin, içindekini de öldürürsün, öldürmeyip doğurup satarsın da. ama sonra bir de ortaya çıkıp demokrasi, özgürlük, insan hakları falan diye konuşmaya başlıyorsun ya. onu yapma, çok komik oluyor.
devamını gör...
türkiye deki muhalif duruşun içinde bulunduğu fikri eksikliği gözler önüne seren gerzekçe bir slogan. bedenleri üzerinde sonsuz bir tasarruf hakkına sahip olabileceklerini düşünenler, uyuşturucu kullanımını da meşru görmeleri lazım, yine intiharı da yine para karşılığı bedenlerini satmayı da ve yine para karşılığı organlarını satmayı da meşru görmeleri gerekir.

eğer bütün bunları meşru sayabiliyorlarsa o zaman tepelerindeki idarecinin de benim halkımdır istediğimi yaparım demesini de kabul etmeleri gerekir.
devamını gör...
bedenin kiralık olduğu ve günün birinde sahibine geri iade edileceğine inanıldığı zaman her şey çok daha kolay kavranacaktır.
devamını gör...
kişinin bedeni üzerindeki tasarrufu,
aidiyetin kime veya neye atfedildiği,
hangi beden hakkında kimin söz söyleme yetkisine sahip olduğu
..gibi temel konular tıp etiği bünyesindeki tartışmaların zeminini teşkil eder.

belki ötenazi gibi bir tercih için "benim bedenim" ifadesi bir açıdan kabul edilebilir görünebilir.
fakat kürtajda benim bedenimden çok daha ötesi söz konusu olur. kürtaj gerekliliği durumunu ortaya çıkaran şartlar tek bir insanın kendi başına mümkün kılabileceği şartlar olmadığı gibi, sonucu da yalnızca kendisini etkilememekte olup; birden fazla insana söz hakkı doğar, ki burada fikrini beyan edemeyen bir oluşum * söz konusudur.

özetle denebilir ki benim bedenim pankartı çok yanlış bir sahada açılmış..!
devamını gör...
tüplerin bağlanması yönteminde oluşan bir zigot yoktur. aynı şekilde kullanılan doğum kontrol haplarında da. sadece spiral denen rahim içi araçlarda, oluşan zigot rahme yerleşemeden atılması sağlanır. onun da dini olarak uygun olmadığı zaten bir çok kişi tarafından kabul görüyor. buraya kadar, kadının kendi bedeni ve tamam kendi kararı, seçsin istediği yöntemi. ama bir canlı oluştuktan sonra, beden sadece onun olmaktan çıkıyor. o canlının da korunmaya muhtaç hakları var. mesela, doğmuş 2 aylık olmuş bebeğini ''benim bebeğim'' deyip öldürebiliyor mu?benim bedenim onu beslemeyeceğim, emzirmeyeceğim diyor mu? buna hakkı var mı? o zaman henüz dünyayda gelmemiş iki aylık bebeğini de öldürmeye hakkı olamaz. olmamalı da.

tabi ki, burada hamileliliğin devamının kendisine bir sağlık sorunu oluşturmayan anneden bahsediyoruz. sağlık sorunu derken de, kendı hayatını tehdit eden bir sağlık sorunu.

tanım: hamilelik açısından geçerli olmayan ama diğer tüm durumlarda e heralde yani naparsan yap şeklinde muamele edilmesi gereken söylem.
devamını gör...
meseleyi çok iyi anlattığını düşündüğüm, "devlet bedenimden elini çek" sloganının yanında biraz daha basit kaçmış slogan; yine de haşmetlülere haddini bildirmek için sloganların ötesinde ciddi bir mücadele verilmesi gerekiyor.
devamını gör...
kimse kimsenin bedenine bir şey yapmıyor.bebeği yapmalarına da bir şey diyen yok zaten.ama annenin içindeki bir can söz konusu.bu benim bedenim deyip bu kadar hafife alınmamalı...
devamını gör...
sünnet olurken benden alınan parça için babamı mahkemeye vereceğim.gitsin bulsun geri yapıştırsın o parçayı.pilava mı kattı , kedilere mi verdi ne yaptıysa bulsun bana iade etsin.avrupada kabuklu iken bizde böyle olmaz.ab ye bile giremiyoruz bu yüzden.

bu tayyip bizi tam amerikalı gibi zihinsel özürlü bomboş yapacak sonunda.orda "ben allame-i chanım, tüm ilimleri yaladım yuttum " diyen adamın bile tartışabildiği tek konu kürtaj.nikelajjjj .kelajjjj sürmenajjj ,,, bu arada bir şey sorucam alex iyi mi kötü mü sizce?
devamını gör...
gavurun tabiriyle,bullshit..

bu sloganı düstur edinip bedenlerinin muhtelif yerlerine yazıyıp çıplaklıklarını sergilemekte beis görmeyen yahut buna destek vermekte beis görmeyen zihniyeti çıplaklara söylenebilecek tek şey kürtajda müdahele edilen taşıyıcı olan annenin bedeni değil,taşınanın bedenidir..

millet olarak aidiyet noktasında yanlışız..çocuğun annesine babasına ait olduğu sanrısı var ki kat'i surette yanlış..anne baba çocuğun bu dünyaya gelmesine vesile kılınmış birer beden sadece..karşılıklı sorumluluklar yapılması gerekenler var ebeveyn çocuk ikilisinde ama ebeveyn denen zat çocuğunun canına kast edebilecek kadar onun üzerinde hak sahibi değil..

kürtaj bir hak değildir,resmen alenen bir cinayettir..yahu bu çocuk ana rahmine düştüğü andan itibaren varlığını hissettiriyor,anne çocuğu için normalden kat kat fazla yemeye başlıyor,duyguları hormonları içindeki çocuğun da etkisiyle değişiyor..kürtaj gibi bir fikri hatırına getirmeyen o çocuğu doğurmak isteyen bir anne düşünün,karnındaki çocuğu bi sıkıntı sonucu ölsün,olala deyip hayatına devam etmiyor,doğmamış da olsa evladını kaybetmenin hüznünü yaşıyor..çünkü kürtajseverler kabul etmek istemese bile o çocuk ana rahmine düştüğü andan itibaren bir can ve kürtaj annenin çocuğunun katliam emrini vermesinden başka bir şey değil..

yarın öbür gün kalkıp birini öldürsem hiç düşünmem bu kürtaj meselesini kullanarak yasal açık yakalayıp dışarı çıkmak için uğraşırım ve beni dışarı çıkartmakta yüzde yüz başarılı olmasa bile normal cinayetle kürtajın bi farkının olmadığının tartışılmasını sağlar..
devamını gör...
kürtaj meselesini de geçtim sadece "biz ne zaman bu kadar inançsız olduk" diyesim geliyor. benim bedenim benim kararım ne demek lan, o bedeni sana veren kim? iyi o zaman id kontrolüne ver gitsin o bedeni.
velhasıl düşünmeden söylenmiş zırva.
devamını gör...
söylenen sözle gösterilen tepki arasındaki makası her gün biraz daha açan slogan.

sanki bütün kadınlar kürtaj yaptırmaya aday. tepkilerin kürtaj yasağına yönelik olduğuna inanamıyorum bir türlü. cumhuriyet mitingleri de böyle başlamıştı. çıkış noktası "cumhuriyet, laiklik elden gidiyor"du. sonra giderek büyümeye başladı. merak ediyorum: kürtajın yasaklanmasını cumhuriyet'e, laikliğe nasıl bağlayacaklar? *
devamını gör...
düz mantık düşüncenin salvosu.
iyi o zaman daha yaşını doldurmamış bana muhtaç bir çocuk da benim çocuğum . çok masraflı olacak hadi öldürelim.
devamını gör...
sadece hükümet kürtaj karşıtı beyanlar veriyor diye birden bire canavar kesilip rotayı nereye doğrultacağını şaşırarak kürtaj yanlısı olan bünyelerin mottosu.
işin komik kısmı bu sloganı daha ziyade anne olmamış kadınların atıp durması. anneliği bildiği halde kürtajı rahat rahat savunan bir kadın görmedim henüz.
devamını gör...
erkeklerin sünnet hadisesini de tartışmaya açacak eğilim. dünyevileşmeyle gelen körleşmenin uzantılarından biri.
devamını gör...
kürtaj ile alakalı benim bedenim benim kararım diyerek kendi kararına diğerlerinin karışmasını istemeyerek başkasının yaşama hakkına karışan dişi embesil söylemi.bir de erkek olanları yok mu her birini hamile bırakacaksın ki kürtaj yerini bulsun.
devamını gör...
hiç bişey kimsenin değil; hepimiz ve herşey o'na ait, bunu bilerek karar verenlerden eylesin bizi rabbim.
devamını gör...
arak bir slogan olmasını falan geçtim. beni esas düşündüren bu sözün vahameti. bu arkadaşlar, işbu sloganlarla organ ticaretini de legalize etmek istediklerini deklare ediyorlar. ayrıca... be kadın, sanki kadınların dövme yapmasını, göbeğine piercing yaptırmasını konuşuyoruz. ne alaka ulan senin taşıyıcı olduğun ceninle ilgili mutlak karar sahibi olman. mesela daha açarsak, bir kadın gebeliği boyunca ''beden benim sana ne'' deyip sigara içmeye devam edebilir mi? hem bak doğurmaya da kararlı. e bu durumda ''bak senin sigara içmen doğacak olanın sağlığını yaşamı boyunca etkileyecek'' dediğinizde ''sana ne kardeşim beden benim'' diyebilir mi? veya bir taşıyıcı anne ne kadar özgürdür?
devamını gör...
doğrudur ağalar. hiç kızmayın. bu işlerin cezalandırıcısı biz değiliz. bırakın kim ne yapıyor ise yapsın. Allah ile kul arasındadır.
devamını gör...
mümine yumruk sıkma, ihtiyacı hissettiren slogan. o beden nereden senin oluyor be feminist, hedonist, humanist, materyalist mahluk su sozlerimi iyi dinle!!! Allah seni bir alak'tan, bir nutfeden halk etmedi mi? sonra sana kemik, o kemiklere et yapıştırıp, senin bu hale gelmeni sağlamadı mi? yerlerde ve göklerde ve o ikisinin arasında ne varsa Allah'in mülkü değil mi? sen kim oluyorsun da Allah'in mülkü olan bedenine sahip çıkıyor, " benim diyorsun". o beden senin ise işlevi biten organını neden çalıştıramıyorsun? o beden senin ise yarı tarafına nüzul inince, felç gelince neden haraket ettiremiyorsun? o beden senin ise, topraktan gelip nasıl toprağa geri gidiyorsun? madem beden senindi, neden o zaman kendi bedenin üzerinde bile her olan bitene hükmedemiyorsun/ çünkü Allah hükmedenlerin en büyüğüdür. Allah bir şeye kun derse fe yekun. sen daha kendi kendine egoizmin dibine vurarak kaderinin lehu mafiz'da olduğunu unutup, attığın her adımı kendinin şekillendireceğini sanıyorsun.

son olarak şunu unutma " Allah sana cüzi irade vermiş ve seçme sansı tanımış. sırat el müstakim bellidir. sen Allah'in dosdoğru yolunu bırakıp şeytanın vesvesesine kanıp onun peşinden sekar'a gidiyorsun. gerçi sekar'in ne olduğunu da bilmiyorsun ve bilmemezlikten geliyorsun. ama şunu unutma, Allah sana seçme sansı tanıyarak, bir sorumluluk vermiş ve Allah kuranda "kim bir insanı haksiz yere öldürürse tüm insanlığı oldurmuş sayılır, kim bir insanı da yaşatırsa o tüm insanlığı yaşatmış sayılır" uyarışında bulunuyor. hesap gününün maliki Allah'a yemin olsun ki kürtaj yapanlar ziyandadır. dağların renkli yun gibi dağıldığı o gün, aslandan kaçan yaban eşekleri gibi olacak ve keşke rabbimiz bizi bir kez daha diriltse de kürtaj denilen katliama başvurmasak diyecekler. iste o gün onları elim bir azab beklemektedir.
devamını gör...
bir ara 3 günlüğünede olsa baya meşhur bir kampanyaydı ne oldu acaba sonucu. göbeğimin gögüsümün bacaklarımın resmini çekerek bende katılmıştım. niye yayınlamadılar acaba*. o değilde ayşe arman neydi la öyle kırış kırış.
devamını gör...
başörtüsü konusunda ileri geri konuşanlara verilmesi gereken cevap.

akıl erdirmek zor ki, bir canlının yaşam hakkı söz konusu olduğunda bile sözümona "benim bedenim" diyebilecek hakkı kendinde gören bazı kadınlar, kararın kişinin kendisine ait olmasına rağmen diğer bazı kadınların başlarındaki örtü hakkında çene çalabiliyorlar.

bir çelişkiden çok daha fazlası; bir had bilmezlik,bir özgüven taşması sendromu.

lüzumsuzluk müzesi, nefes israfı, vakit kaybı. ...

selamet dileklerimle.
devamını gör...
bu sloganı soyunarak protesto eden bir (zer)zevat vardı zamanında.

bu yaptıkları zaten bedenleri ile ilgili aldıkları kararlar hakkında bize yeteri kadar bilgi veriyordu.
daha fazla bir şey yapmasalar da olurdu yani aslında.
devamını gör...
bu tahammülsüzlüğü anlamış değilim.sanki herkes sütten çıkma ak kaşık.kimi ne ilgilendirir insanların hatası.
devamını gör...
benim başörtüm, benim kararım durumuna da destek çıkmadığı sürece gözümde paspaye olarak kalacak insancık. arman'ın desteklediği kumpanya.
devamını gör...
bir kampanya. o değil de ayşe arman bu kampanyada kendi resmini koyduyduya o ne la öyle kırış kırış. ne zaman adı geçse kırışık sözü bende çağrışım yapıyor.
devamını gör...
nerede ne zaman doğacağı, ebeveynlerinin kim olacağı, nasıl bir hayat süreceği, nerede ne zaman ve nasıl öleceği konusunda hiçbir seçim hakkı ve hürriyeti olmayan insanların hürriyet hürriyet diye kendini kandırmasının mottosudur.
devamını gör...
büyük yanılgı, büyük haksızlık.

hadi senin bedenin, senin kararın, saygım sonsuz. ama o bedenden doğacak çocuğa sordun mu ya da sorabilecek misin? kimse ailesini, çevresini seçemiyor maalesef. sen kendi bedeninle ve kararınla meşgul olurken, senin parçan olan ama senin olmayana kim soracak kararını?

özgürlükler iyidir, eyvallah ama maalesef kimse tam anlamıyla özgür değil. sınırların başka sınırlarla çakıştığı anda ortada özgürlük kalmıyor, o yüzden senin bedenin ama senin kararın olmamalı, kararının sonuçlarına yazık..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.