big fish

ölmeden önce izlenmesi gereken filmler geyiği var ya,işte o listenin başında gelenlerdendir.
tim burton ın farklı yapıtlarındandır.gotik değil dramdır.hüngür hüngür ağladığımı bilirim bu filmde.ehem neyse izleyin,izlettirin.
devamını gör...
bir masal.

"yakalamaya çalıştığınız en büyük balık bir dişi ise, ona yüzük verin."
"bir erkeğin ona olan aşkından resmen erkeğe yapışan bir kadınla, cam gözlü cadı kadını aynı tasvir etmesinin neresi inanılmaz ki ?"
"baban benim için okyanusu gerçekten geçmişti, yüzerek olmasa da...önemli olan okyanusun geçilmesi idi zaten."

izleyenler bilirler, güzel enstantenelerdi hatırladığım kadarıyla yazdığım bu repliklerin bağlandığı noktalar.
devamını gör...

--- alıntı ---

y'see, most men, they'll tell a story straight through— it won't be complicated, but it won't be interesting either.*

--- alıntı ---
devamını gör...
o kadar izlemek isteyip hala izleyemediğim film. sadece, "nehirdeki en büyük balık yakalanamadığı için büyüktür" repliği bile "bu filmi izle" diyor. bakalım ne zaman nasip olacak.
devamını gör...
duygusal film arayışında ve ağlama isteği olanların mümkünse tek başına sindire sindire izlemesi gereken film.

dram, absürd komedi, macera, masal dörtlemesini bir arada barındırıyor. ana tema bu dörtgen içerisinde salınsa da siz kendinize göre farklı temalar da türetebilirsiniz. bir bakıma aşk filmi de olduğu söylenebilir. filmin son sahnelerine kadar ne tür bir film olduğuna karar veremiyorsunuz. bitişiyle birlikte izleyici kendine özgü bir özet çıkarmış oluyor.

giriş gelişme sonuç bölümlerinin olduğu bir yetişkin masalı filme nasıl uyarlanır sorusuna harika bir örnek cevap sayılabilir. her sahne geçişinde bir cümleyi daha noktalayarak vurucu bitiş için hazırlanıyorsunuz.

--! hafif spoiler !--

klasik tim burton filmi olarak fantastik hikayeciklerin sıkça karşımıza çıkmasına bakmayın, fena halde duygusal filmdir. bir baba ve oğulun hikayesini anlatır diyebiliriz. hayatın ta içinden herkesin karşılaştığı baba ve oğul çatışmasını izleyiciye fantastik kurguyla birlikte sunuyor. oğul kişisinin gördüğü ve görmek istediği baba profili ile baba kişisinin oğlunun veritabanına kendisini nasıl yazdığı arasındaki çatışmalar hikayenin ana konusu. hayal dünyasından kopamayan fakat esasında gerçeklik çizgisinden de pek sapmayan bir adamın yaşam öyküsü.

--! hafif spoiler !--

forrest gump'ı sevenlerin bu filmi de seveceğini söylersek çok da alakasız bir bağ kurmuş sayılmayız.
devamını gör...
kesinlikle fantastik film sevenler izlemeli. yoksa benim gibi ağlamanız gereken yerde "pofff" larsınız.
devamını gör...
sanırım aşk filmi sanılıyor. mütemadiyen tim burton ironisi ve algısını fantastik beklentinize kurban etmeyiniz. bilinç akışı tekniğikullanılmış filmde. babamdan ziyade benden öte: acı mı dedin o da değil!
devamını gör...
kesinlikle bir başyapıt bir tim burton şaheseri.


--- spoiler ---

insan o kadar çok hikaye anlatırsa kendisi hikaye olur ve hikaye ondan sonra da yaşar.
böylece insan ölümsüz olur.

--- spoiler ---
devamını gör...
bir şeyin habercisi değilse rüyalarımı hatırlamam repliğini hiç unutmadığım film.
devamını gör...
danny elfman tarafından bestelenmiş özgün soundtracki ile akademi ödülleri'ne aday gösterilmiş ama ödülü the lord of the rings: the return of the king özgün müziğiyle howard shore'a kaptırmıştır.

devamını gör...
hikayeler anlatarak yaşayan bir babanın, oğluyla olmayan, oluşmayan hikayesi. sonunda farklılaşıyor, bir kanal açılıyor baba ile oğul arasında falan.

bazı filmlerin kaderidir bu; kendisine gereğinden fazla anlam yüklenmesi. sanırım bu film de o ekolün kurbanı oluyor. sonunda hep çok acayip bir şey olacak diye bekledim, neredeyse pek bir şey olmadı. belki de mesaj buydu, bilemedim. sinema konusunda iddialı değilim zaten. ama bu, filmin abartıldığını düşündüğüm gerçeğini değiştirmiyor.
devamını gör...
daniel wallace romanından uyarlanmış tim burton'un yönetmenliğini yaptığı film. bir insan bir hikayeyi defalarca anlatırsa, sonunda o hikayeye dönüşür gibi bir konudan yola çıkar.
devamını gör...
ne zamandandır niyetlendiğim en sonunda izlemeye kalıştığım ama sonunu getiremediğim film. sıkıcı geldi bana. düşünüyorum da masalsı olması biraz beni kastı galiba . an meselesi aslında belki o zaman "kedi kadın"ı izleseydim kim bilir belki güzel gelirdi(bkz:kedi kadın kadar başıma taş düşsün).
devamını gör...
alexander nehamas'ın 'edebiyat olarak hayat' adlı kitabını okuduktan sonra izlendiğinde tükenmez bir lezzet kaynağı olan filmdir.
devamını gör...
hastası olduğum ve her sevdiğim insana izlettiğim ( beraber izlediğim için en az 20 defa izledim) ve izlemekten her seferinde yeni bir tat aldığım epik fantastik bir baş yapıt. buradan tim burton ustaya selamlarımı gönderiyorum.

film büyüklere masal ya da ben kendi kafama göre bişeyler yaptım isteyen izler istemeyen izlemez kategorisinde olduğu için popüler kültüre malolmamıştır. bu da ayrı bir güzelliktir.

albert finney i baba olarak izlemek çok güzel. ayrıca baba rolündeki kişinin eşi olan hatun ayrı bir tatlı, sevimli, sevgi ve aşk dolu. ne kadar da güzel.

karga fıkrasını tekrar hatırlatırım. aha da tam burada swh yani.
devamını gör...
bir nevi alice in wonderland vari ormanda kaybolan bir karakteri anlatır.masalsı hayal gücüne hayran olduğum filmlerden biridir.film deki karakterler ve karakterlere ait detaylar çok orjinaldir...*
devamını gör...
hiç huyum olmamasına rağmen ve içinde masal barındıran filmleri de normalde seven biri olarak sonunu getiremediğim filmdir..belki de çok parça parça bulduğum ve nasıl toparlancak bunca parça diye dertlendiğimden keyif alamamışımdır, kimbilir--(yannot: robert frost göndermeleri güzeldi)
devamını gör...
hayran kaldığım film. bazı sahneleri gerçekten çok güzeldir. insanda " keşke babam da böyle olaydı" gibi düşüncelere sebep olabilir belki. ***
devamını gör...
bir tim burton şaheseridir. tek başınıza izlemeniz tavsiye edilir. zira sonunda gözyaşlarınızı tutamayabilirsiniz.
devamını gör...
tim burton'un hazmı kolay, tadı damaklarda masalvari eseri..
devamını gör...
sıradan geçen zamani, olaylari insan hayal gücü ile masallaştırıp renklendirebiliyormuş.bir gün yaşlanip dede veya nine olduğunuz da yaşadığınız hayati sizden ışıl ışıl gözlerle bakan bir çoçuk, doğdum büyüdüm ve evlendim yaslandim gerçeklerini salt bi şekilde istemez heralde.bazen istediğimiz şeyler gerçekleşmez hayatta;o zaman gözlerini kapatıp istediğin şeyi kur oyuncusu sensin oyna ve kendini izle bitir..gerçekte olmasa da hayal gücünde yaşarken kendini gör.deneyin güzel bişey... bu film bana bunu öğretti.
devamını gör...
ilk on dakikasında filmi kapatıp silmek içimden geçmedi değil hani, sonra sardırmaya başladım.
sonra ellerim sardırma butonundan biraz uzaklaştı, bende o hikayenin içine dalmışım haberim yok.
güzeldi. düşündürebilen bir filmdi kısacası. *
devamını gör...
- - - spoiler - - -

big fish'in kabına sığamayan, neşeli ve yaratıcı kahramanı edward bloom'a göre, hayat oldukça sıradandı ve biraz renklendirmek gerekiyordu. yaşadığı küçük kasabada anlattığı birbirinden ilginç anıları ile ünlenen yaşlı adamı zevkle dinlemeyen tek bir kişi vardı; kendi oğlu will. o, babasının devlerle, siyam ikizleriyle, cam gözlü cadılar ve hayali cennetlerle dolu olan ve bu kadarı da olmaz! dedirten anılarını yıllarca dinlemiş, her defasında kendisine sunulanın koca bir yalan olduğunu düşünmüştü. ona göre babası o kadar çok yalan söylüyordu ki, gerçekte kim olduğunu bile öğrenmesi mümkün olmamıştı. ayrıca özellikle ergenlik döneminde babasının sahneyi sürekli meşgul etmesinin sıkıntısını çekmediği de söylenemezdi! kendisi de baba olmak üzere olan will, edward'ın rahatsızlığı dolayısıyla bir süredir uğramadığı memleketine geri dönüyor ve babasını tanımak için son bir şans arıyordu. bu ziyaret will'e dünyayı sürekli rasyonel bir bakış açısı ile izlemenin ne kadar tatsız olabileceğini öğretecek, bunca yıl bir yalancı olarak bellediği ve hakkında sürekli olumsuz teoriler ürettiği babasının sadece hayal gücü geniş, sıradan bir adam olduğunu anlamasını sağlayacaktı.
devamını gör...
birçok yerinde gözyaşlarıma hakim olamadığım filmdir.*

yavaş akan ama sonuna kadar izleten mis gibi filmdir.
devamını gör...
tamamı çocukluğumda duyduğum kıssalar ve masallardan oluşan filmdir.

bir bedel için senelerce parasız çalışmak, devler, nehre giden yüzükler, sirkler, burjuvavari ev ve evlilik hayalleri, deniz kızları, cadılar vs vs.

bu filmin bu kadar tutmasının nedeni, içindeki aile-aşk ilişkilerinden ziyade mitlerin tanıdıklığıdır. kurgu olarak alice den hallicedir ama yine de...

yine de, bir şeyler var bu işte.
devamını gör...
"masalsı" ve "büyüleyici" kelimelerini lugattan sildiğimiz takdirde yeterince tanımlanamayacak bir film. eğer bundan önce hiç sıkılmadan bir film izlemişsem o da izlediğim ilk filmdir. daha ilk dakikada seyirciyi kendine bağlıyor sonra film bitmesine rağmen bırakmıyor.
erkek adam ağlamaz derler ama bu "koca balık" içeri akan yaşlarıda katarak kendine bir nehir oluşturmuş yani ben ağlamadım diyorsanız yanılıyorsunuz.

bir çok etkileyici sahnesi var ama şurası ayrı bir güzel.



--- alıntı ---

çim yemyeşil
gök masmavi
spectre çok güzel!

--- alıntı ---




devamını gör...
fantastik film sevenler için birebir olabilecek bir film. ama benim gibi "filmde bile gerçek isterim abi" diyorsanız, herhangi bir güzel film kategorisinden ileri gitmez.
devamını gör...
en az bir kez izlenmesi gereken masalımsı film. kişinin hayatının aşkıyla karşılaşmasını öyle güzel anlatır ki bu film, tutulur kalır insan.

devamını gör...
sıcak yaz akşamlarında uyku sorununu kökünden halleden sıkıcı film.
devamını gör...
kesinlikle bir başyapıt,bir tim burton şaheseri.


--- alıntı ---

insan o kadar çok hikaye anlatırsa kendisi hikaye olur ve hikaye ondan sonra da yaşar.
böylece insan ölümsüz olur.

--- alıntı ---

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.