Bir şeylerin kendiliğinden düzelmesini beklemek

1 /
Atalet ve ümitsizlik halinin neden olduğu durum.

Bir şeyi yıkarak tahrip etmek ve bozmak çok basit ve kolaydır. Yapmak yani imar etmek, düzeltmek ise oldukça zordur.

Bir bombayla, bir kibritle, bir kıvılcımla olan her şeyi bir anda yok edebilirsiniz. Ancak o tahribatı eski haline getirmek büyük emek, gayret ve zaman ister.

Yaratıcı Bile bir sürü Adetullah kanunu koymuş. En küçük bir doğa olayının olması bile bir sürü aşama ve süreci mecbur kılıyor. “Yok’tan var etmek” noktasında yanılgılarımız var. Belki de bu yüzdendir insanoğlundaki bu boş bekleyişler.
Konudan konuya iyi/kötü durumunun değişeceği durumdur. Evliliğinden şikayet etmeden eşinin düzelmesini bekleyen kişi iyi iken, üniversitede notlarının bir şey yapmadan düzelmesini bekleyen kişi kötüdür. Kötüdür çünkü yapabileceği en büyük kötülüğü kendisine yapıyordur.
İnsan hakiki kendiliğindenligi yani otantik yaşamayı kavrayabilirse eğer daimi varoluşma, gelip gitme, doğum ve ölüm döngüsünün de evrenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve bunun ilk canlıdan son canlıya kadar devam edeceğini tüm benliğinde hisseder. Ancak önce, kendiliğindenlik kavramını idrak edip beklerken bile orada yaşamın içinde olması gerek.
bakmıyormuşum gibi düzel mottosu.

hayatı boyunca karşılaştığı haksızlıklara karşı kendisi yerine konuşacak birinin varlığından nasiplenen insanın bir şekilde yalnız kalmasına bakar işin aslının ne olduğuna dair aydınlanması..
Memleketçe içinde bulunduğumuz kötü durum. Hepimizde bu var. Aksiyona geçemiyoruz. Düzeltmeye çalışanlara da ya korkumuzdan yardım edemiyoruz ya da çıkarlarımıza hitap etmediğinden.

Şikayet etmek genlerimize işlemiş bizim. Ama sadece şikayet.