bisiklet

1 /
Ocağıma incir ağacı dikecek alet. Suluk, kilit, lamba, korna, kask derken bu memleket de ucuz hobi kalmamış dedirtti. Almışken De biraz kaliteli olsun derseniz ekipmanları çok pahalı patlayabiliyor.
son dönemde kullanmaya başladıkça ne kadar fazla insanın kullandığın farkına vardım. belediyelerde en ufak yatırım yok bu insanlar için. aslında ana yollardan şehir içlerine bağlanan bisiklet yolları olsa harika olurdu. ebeveynler çocuklarına bisiklet kullanmayı öğretsin diye yapılan basit bisiklet yollarında bile insanlar geziniyor ve kesinlikle insanlara saygı göstermiyorlar.
türkiye'de bir şeye rağbet olursa, o çöp bile olsa kıymetlenir. bisiklete çöp demiyorum elbette. ama piyasada gördüğümüz bisikletlerin çoğu çöp. gülle gibi, yerinden kalmayan şeyler. en adi demirden üretilmiş, 2 ay kullanınca boyası atan, paslanmaya başlayan şeyler. işte bu şeylerde bile 3000 tl'den başlıyor fiyatlar. her gün kullanayım, ben onu değil, o beni taşısın, sağlam olsun diyeceğiniz türde olanlar, yani gerçek bisikletler ise 10 bin tl'den başlıyor.

yarın bir gün, işe yürüyerek gidip gelmek önerilse, bunlar "yürüyen insanlardan nasıl para alırız" diye düşünmeye başlarlar.
uzun bir zamandır piyasasını incelediğim ve halen fikir sahibi olamadığım araç. yav bir sene önce 400 TL olan bisiklet şimdi 3.000 tl almış. piyasası 7 katından fazla artmış. eskiden ucuzdu şimdi kalitesi nasıldır o zaman ucuz ise şimdi çok mu kaliteli. kafamda deli sorular dolandığından bir türlü yenisi alamıyor ve sadece bakmakla kalıyorum.
sözde yıllardır benim emektarın lastiklerini tamir ettireceğim. yıllardır yerinde duruyor. dolar fırlamadan önce şu elektrikli olanlarından alaydık o da iyidi.
az oturgaçlı götürgeç. Decathlonda satılan bir tane şehir bisikletini gözüme kestirmiştim birkaç ay önce. sonra kurulumu sorun olacak diye vazgeçtim. çünkü elbette bulunduğum şehirde Decathlon mağazası yok. neyse iki üç gün önce tekrar bu ilgim nüksetti. "amaan bir bisikletçiye kurdururum ne yapayım" diye düşünüp sipariş vermeye karar verdim. ama "bu ülkede bir şey almak istiyorsan hemen al, yarın daha pahalı olacak" gerçeğini unutmuşum. bugün baktım, 1500 liradan 1950 liraya çıkmış. Teşekkürler canım ülkem.
İlk bisikletim rahmetli abimden kalma, klasik Bisan tarzı bir bisikletti. Rahmetli çok seviyordu herhalde bisikleti. Annem onun hakkında pek konuşmazdı. Aklına geldiğinde hep ağlardı. Ben de üstelemezdim. Annem, ondan kalan bisikleti kullanmamızı da istemezdi. Maalesef o günkü imkanlarımızın kısıtlı olmasından dolayı bir fotoğrafını bile çekemedim. Zamanın geçmesi ve benim büyümemle beraber bisikleti zincirlerinden kurtarıp sürmeye başlamıştım. Annem herhalde ilk oğlunu trafik kazasında kaybetmesinden dolayı istemiyordu belki de kullanmamı. Ama çocukluğun heyecanı beni rahat bırakmıyordu. Yıllarca kullandım o bisikleti. Gezdim, dolaştım, okula gidip geldim. Ta ki satılana kadar.
Küçükken babamla birlikte bisiklet sürerdik. Ben önüne otururdum, ayaklarımı aşağı sarkıtırdım. Yaşım 5-6 olmalı. Babam bisiklet sürerken bisikletin tellerine ayağımı değdirip fiyuuvv diye ses çıkmasını severdim. Babam da yapma düşeriz derdi, ama dinlemezdim *. Bir gün yine böyle geziyoruz. Keyfim gıcır. Ben yine fiyuuv yapıyorum. Bu sefer nasıl oldu bilmiyorum ayağım bisiklet tellerine girdi, sıkıştı. Ortalık kan gölü. Acayip korkmuştum. 1 hafta sargı da kalmıştı.