biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık

1 /
ekstra açıklamalarla duanın resmen boşa çıkarıldığı ayet meali. dua ettiğin zaman elbette istediğin gökten zembille inmez. ancak ettiğin dua sayesinde Allah gayret verir, kalkar işini görür, istediğine ulaşırsın. dua edip olduğun yerde oturmak doğru değil ancak bu demek değil ki dualar bir işe yaramaz. ayetlere mana verirken dikkatli olmak lazım.

bir de sebepler birer perdedir, esasen hiçbir tesirleri yoktur. tesiri veren Allah'tır. ancak o sebeplere başvurmak fiili duadır. bu dua da kabul edilir. tabi o da her zaman değil. Allah isterse olur.
*Yıllardır milyonlarca Müslüman yatıp kalkıp Filistin için dua ediyor ama ne Filistin kurtuluyor ne İsrail zulmü son buluyor.

*öğrenci en iyi üniversite için yıllarca dua ediyor, camiye gidiyor, yatıra giriyor, havada uçuyor istediği olmuyor, sonraki sene çalışıyor didiniyor istediği oluyor.

*İnsan hastalanıyor, sağlık istiyor, dua ediyor iyileşemiyor ama ilaç kullanıyor iyileşiyor.

Örnekleri çoğaltabiliriz. Nihayetinde tüm örnekler aynı kapıya çıkıyor. Allah tarafından çizilmiş bir kader yoktur. Herkes kendi kaderini kendi çizer. Allah çaba sarfedilmeyen kuru duaya karşılık da vermiyor. Gereğini yaptıktan sonra Yaradana yakarınca açılmaz denilen kapılar da açılıveriyor.
bize bizden daha yakın olan attığımız ve atacağımız her adımı bilen alıp vereceğimiz nefes sayısı bile onun hükmünde olan rabbimiz sadece ve sadece bizim çabamıza bırakmamıştır elbette. kim düşünce gücüyle anne ve babasını seçip hangi ülkede doğacağını belirliyor. ama bu şu demekte değil. yaptığımız iyi şeyler benim seçimim kötü şeyleri ise kaderde varmış rahatlığında olmak. kader var ve birçok yol var. sen seçiyorsun yolunu. neyse kadere iman eden kederden emin olur..
biz sınav için gönderildik kafası yüzünden yapılan tahrifattır.

yani allah sınava girsen senin ne yapacağını bilmiyor da sınamak zorunda ha?

birader asıl sen ne kadar aciz bir tanrıya inanıyorsun? tanrı dedim zira allah böyle bir şeyden münezzehtir.

sen mantık çıkar kendince, ben allah ın başınıza gelenler önceden yazılmıştır ayetine iman ediyorum. senin ve benim fındık kadar beynimiz ile anlamıyoruz diye ayeti mi inkar edelim?
isra suresi 13. ayete mustafa islamoğlu'nun verdiği anlamdır.

çoğu insan bu anlamı vermemişmiş.

ayetin manası yaptıklarından veya bir kaç mealde kaderinden sorumlu olduğuymuş.

bi kere bu ifade kendi içinde tezat. ifadenin birinci kısmı kişinin yaptıklarından sorumlu olduğuna dair. bu doğru. zaten islamoğlu da bunu savunuyor. bi sorumluluk varsa onu siz yaptığınız için siz sorumlusunuz, başarı varsa da siz yaptığınız için başarı sizin eserinizdir diyor. çalışmayana ekmek yok yani.

kaderinden sorumlu olduğu konusunu ise iddia eden adama çok ciddi sorular sorarlar.

siz nasıl bir allah'a inanıyorsunuz ki insanları sınav için dünyaya gönderecek, ama ne yapıp ne edeceklerini önceden kendi belirleyip onlara bunu yaşatacak, sonra da onları "sen bunu bunu yaptın" diye cezalandıracak.

başkaları kaderi inkar ediyor diye çemkirip duracağınıza kader diye neye inandığınıza bi bakın.

allah için, kadere iman etmenin dahili ve harici unsurları nelerdir bi anlatsanıza!
açık bir saptırmadır. mustafa islamoğlu nun kaderi inkar etme adına artık açıkça tahrife gittiğini gösterir.

şurada yirmi kadar meal var hiçbiri bu ayete bu anlamı vermemiş.

git

ayetin manası yaptıklarından veya bir kaç mealde kaderinden sorumlu olduğudur.

islamoğlu nun verdiği mealde ise sanki insan kaderini kendisi yazıyormuş gibi bir mana verilmiş.

hadi birazdan deprem olsun ev başına çöksün de senin çaban seni kurtarsın.

bu çevirir delil olarak gösterilen necm 39 ise tamamen alakasız.

zira necm 39 da insanın başkasının günahını yüklenmeyeceği sadece kendi amellerinden sorumlu tutulacağı açıklanıyor. bunun kaderin insanın çabasına bağlı olması ile ne alakası var?

kuranı kuran ile tefsir ediyoruz diyenler bir sürü ayeti ve hadisi görmezden geliyor.

--- alıntı ---

de ki: "allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. o bizim mevlamızdır. ve mü'minler yalnızca allah'a tevekkül etmelidirler." (tevbe suresi, 51)

--- alıntı ---

--- alıntı ---

hz. cabir radıyallahu anh anlatıyor: "resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "kul, hayrıyla, şerriyle kadere inanmadıkça, kendine (hayır ve şerden) isabet edecek şeyi atlatamayacağını, (hayır ve şerden) kaçacak olan şeyi de yakalayamayacağını bilmedikçe iman etmiş olmaz."

--- alıntı ---