cahit koytak

--- alıntı ---

pazar için üretilmiş sanat,
pazar için güncellenmiş maneviyat,
pazar için aşk, pazar için estetik,
pazar için inceltilmiş, sivriltilmiş,
parlatılmış akıl, inanç, ülkü,
pazar için erdem, etik, metafizik!

pazar için yere indirilmiş gökyüzü,
pazar için fanileştirilmiş tanrılar,
kanatları koparılmış melekler,
şeytanlar, ifritler, cinler, periler;
pazar için kutsanmış geçicilik
pazar için mezardan kaldırılmış kutsal!

herkese her istediği, herkese düşlediği,
herkese kendisi gibi olan,
herkese başkası gibi olan,
herkese tanrısı gibi olan,
herkesi kendinden alan,
herkesi kendine satan!

ruhun bütün kazanımları,
ve bütün düşkünlükleri kalbin!
pırıl pırıl dişler, ışıl ışıl gözler,
boy boy tırnaklar, boy boy pençeler,
parlak trükler, parlak replikler
ve görünmeyen eller, görünmeyen ipler!

ölmek istemiyorum, hayır!
ölmek istemiyorum henüz!
kuzum, baksana şuraya,
baksana, inanılmaz markalar!
inanılmaz bolluk, inanılmaz ucuzluk!
inanılmaz ödeme koşulları!

ah bu, hayata benzeyen ölüm!
ah bu, ölümü unutturan sarhoşluk!
bu cezbe, bu orji, bu baş dönmesi!
bu, deşilmiş yer, dökülüp saçılmış gök!
her şey burada, her şey burada!
cennet de parayla, cehennem de parayla!

ve inanılmaz ucuz, şekerim,
inanılmaz ucuz,
ödeme kolaylığı da caba!

--- alıntı ---

http://www.cogitosozluk.net...
devamını gör...
aşk beyanatı şiiri...

--- alıntı ---
ölümden sonra kalktığımızda gülceğizim

bakmışız herşey eskisi gibi

herşey nasıl bıraktıysak öyle;

renkler kokular biçimler

yerli yerinde hepsi;

ne desenlerde bir kayma

ne konturlarda bir geçişme

dogal büyüklüğünde şeyler

dağlar dereler gökler...

suyun akışı aynı

havanın hafifliği

toprağın terkibi...

yüzler maskeler kalpler

hepsi hatırda kaldığı gibi....
--- alıntı ---
devamını gör...
virtüöz ölüm

ben ki şairim, yüzünüze bakarken
en çok içinizi görmekten korkuyorum;
bu yüzden yüzünüze bakarken
ensenizi yalayan denizi görüyorum,
denizi cesedinize teyelleyen
yunus sürülerini,
fenikeli tüccar gemilerini,
mağripli korsanları
ya da mavi beyaz çizgili
şiir transatlantiklerini..

ben ki şairim, dediğim gibi,
siz konuşurken, bakın, ben
bir yandan denizi dinliyorum,
bir yandan ölümü dinliyorum,
ölümün üflediği boruları, sirenleri..

ölüm ki, yalnızlıkların en yağız köpüreni,
en büyük köpüreni,
en sessiz köpüreni.

ölüm ki, şiirlerden en şiire benzeyeni.
ölüm ki, kusursuz örtüşeni,
sözle sükutun.

ölüm ki, davetleri geri çevire çevire
artık toya düğüne
çağrılmaz olanı, usta çalgıcıların..
devamını gör...
bütün gereksizliğimize,bütün gevezeliklerimize,bütün konubaşlıklarımıza,bütün hayati meselelerimize,bütün "vıdı vıdı vıdı"larımıza isyan bayrağını çekmiş şair.şairin çektiği bayrak da şiirle olur,bu denli zarif,bu denli yalın.

--- alıntı ---

odalar dolusu kitap
bunca basılı kağıt
akıl ve selüloz karışımı
hamurdan yoğrulmuş kafalarımız ;
mezarlarınıza kapanmış konuşuyorsunuz
vıdı vıdı konuşacaksınız


melekler perçemlerinizden tutuncaya kadar
kurtların , böceklerin çeneleriyle…

ben yokum beni karıştırmayın:
kulaklarımı balçıkla sıvadım ben ,
-yukarıdakiler de
dualarınıza, aminlerinize…

vıdı vıdı vıdı vıdı..
bunca sözü nereden buluyorsunuz?
ne kadar çok şey istiyorsunuz
ne kadar çok şey biliyorsunuz
mezar taşlarından, kitabelerden çok…

ayıp, ayıp!…
tanrı konuşmak için
sizin susmanızı bekliyor.
--- alıntı ---
devamını gör...
derin bir uyku musun uykunun efendisi mi?
yoksa, içinde uykunun da yolunu kaybettiği dehliz mi?

iç içe binlerce göz açtın yoksulun yüreğinde,
ama kat kat körlükte örttün dünyaya, gözlerini.

o balığın kalbinden beni çektin çıkardın, tamam,
anladım, büyüksün, övgüler, övgüler olsun sana!

peki niçin çekip çıkardın, bölerek sayısız benliğe beni,
madem sokacaktın bin kuzgunun kursağından içeri?

diyelim ki, önünde kapılar, kapılar açtın bana
ve oda içinde oda, oda içinde oda, halvet aldın beni,

ama sonra sığdırmak için çiçeğin çanağına,
arının çenesine, rüzgarın tırnağı arasına,

çok kestin biçtin, ufalttın, kısalttın, incelttin, efendim,
öğüttün, eledin, savurdun yollara, kırlara, çöllere beni! *

(bkz: ölüme çare ya da şen maneviyat)
devamını gör...
çok fene şiirler yazan abimiz.

--- alıntı ---

dağa taşa yazı yazmayı bırak,
göğe kuyu kazmayı bırak,
kendi kendine konuşmayı da;
son çare tanrıyla konuş,
tanrının rüzgârlara, yağmurlara
ve yalnızlara öğrettiği kelimelerle.

--- alıntı ---
devamını gör...
çok acı çektin gazzeli yusuf, oğlum
çok acı çektin
ve bu kadar acı için çok küçük bu filistin
dünyayı iste, bütün bir yeryüzünü
duvarsız, tel örgüsüz, mayınsız
ve silahsız yeryüzünü hepimiz için
devamını gör...
böyle iyi, böyle iyi!

kimseye fazla yaklaşmıyorum
dokunmuyorum da
nesnelere, olaylara, fikirlere...


tanrılara da fazla yaklaşmıyorum,

şeytanlara da, insanlara da,
yaklaşmıyorum, ilişmiyorum,
dokunmuyorum.


çarparlar diye değil,

kaparlar diye değil,
yutarlar diye değil,
yorgunum, yorgun...


yorgunum yaklaşmaktan,

yorgunum dokunmaktan,
yorgunum, önce sarılıp, dayanıp,
sonra yıkılıp dağılmaktan.



böyle iyi, böyle iyi,

şimdilik böyle çok iyi!
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.