çocukluk dönemi sanrıları

1 /
filmlerin sonu coming soon"la bitince nasıl bir algı ise çocukluğumdan beri " komik son" diye okurdum. film macera filmi de olsa, dövüş kavga gırla da gitse filmin sonu neden coming soon'la (komik sonla) bitiyor diye anlam veremezdim. nasıl bir travma ise hala bu yazıyı görünce komik bir şeyler gelecek sanıyorum.
balkonda omuzlarına beni oturtup havai fişekleri izleten babama ağlamaklı bir ses tonu ile "adamlar bize ışık atmasın baba" demek,
havai fişeklerin bir çeşit bomba olduğunu sanmak.
Büyüyünce insan zor üşüyor sanıyordum heralde ki, bi liseye yakındık ve kızlar şeffaf çorap giyerdi. O zamanlar tabii liseliler gözümde kocamanlardı ve tehlikeli. Çoksesliler korusuydular. Nasıl üşümediklerini sorgular, şaşırırdım. Yaz kış o çorapla okula gitme mecburiyetinde bırakılmaları falan ise...
Lahana gibi giydirilen, giymezse başına bir bela geleceğini sanan çocugun yanında öyle durursanız gözünden ışınlar çıkaranlar gibi olursunuz tabii. (Çocukken fark etmişim bee, baak hele baak; kadının estetik obje olarak konumlanma, konumlandırma çabası ve mecburiyet içinde bırakılmasıyla sırf bu sebeple o donmalara razı gelmesini ve bunu kendine reva görmesini. Sanrıymış, peeh. O uğurda harcanan enerjiden neler üretilir neler. )
büyüklerden bazılarının düşüncelerimi okuyabildiğini sanmak. onlara sen benim ne düşündüğümü anlıyabiliyor musun diye sormak. sonra hayır cevabı alınınca ama sen büyüksün demek.
Çocukları yanındayken birbirlerine sarılıp aşkla bakan ebeveynlerin sadece kendilerini sevdiğini, çocuklarını sevmediğini düşünürdüm o çocuklara çok üzülürdüm.. sonra anladım ki çok tersiymiş o iş birbirini seven çiftler çocuklarını daha çok seviyormuş meğer..