covid 19 umursamazlığı

1 /
insanlar ölüyorken bezginliği bahane olarak kabul ettirmeyi beklemenin düpedüz saflık ve işgüzarlık olarak kabul edilmesi gereken umursamazlık.

üçer beşer dışarı çıkıp iki aksırınca covid miyim ben diye doktora koşmanın manası ne o vakit..
salgın olsaydı umursanabilirdi...

eskiden salgın hastalıklarda şehrin yüzde 70'i ölürdü...

bu virüsün ölüm oranı %0.02 seviyesinde...

grip ile aynı... ve grip yerine artık covid yazıldığını bakan kendisi söyledi...

insanlar yıldı bezdi. ülkenin şebeke suyuna antidepresan karıştırsan bile düzelmeyecek duruma geldik. gerçekten hala sağlığını düşünen mi var sanıyorsunuz? milletin cebinde parası yok, kim napsın koronayı?
Bu vaka sayısının nüfusa oranla fazla olması enteresan. Bence bizim 4-5 ay önce yaptığımız eksik vaka açıklama politikasını şu anda diğer ülkeler yapıyor. Avrupa'da millet eylem yapıyor kısıtlamalara karşı. Bu ülke vatandaşlarının bizden daha dikkatli olduğunu kimse iddia etmesin zira öyle bir şey yok. Ben milyonlarca Türk vatandaşının maske takma kuralına riayet edeceğini bile düşünmüyordum ama toplumun en cahili bile hayatın rutini haline getirmiş maskeyi. Kesinlikle eksik vaka açıklıyorlar çünkü toplumları artık coronayı hayatlarından çıkarmak istiyorlar ve umurlarında değil.
Aslında bu ülkemizin bir geleneği olduğu için normal karşılanması gereken bir durumdur zira biz çok severiz ülkece kötü şeyler listelerinin üst sıralarında yer almasını. 54 bin 740 olarak açıklanan vaka sayısı ile dünya genelinde 2. sırayı almayı başarmış bulunmaktayız. Tebrikler bize ama yeterli midir, hayır... henüz 1. sıraya yükselemedik. Ha gayret güzide ülkemin duyarsız insanları...
covid sayesinde ailecek sahip olduğumuz umursamazlık. bir yıldır evden çıkmıyoruz ailecek. kalabalık yerlere girmiyoruz. haftada bir kez, günün en ölü saatinde market alışverişi yapıyoruz. marketten alınan her şeyi deterjanla yıkıyoruz. bir kaç ay önceye kadar, ekmeği evde yapıyorduk. şimdiler de, dışarıdan paketli olarak, çok az alıyoruz. müşteri/tahsilat/ödeme/banka işleri olunca 5 katlı maskemden, iki tane takıyorum. refikam hanımefendi** okula giderken, çift maske + siperlik ve eldiven kullanıyor.(siperlikle sınava girmesine yönetimin izin vermediği oluyor) sınav kağıtlarını getirdiğinde, 3 gün balkonda tutuyoruz. çocuk okula giderken, uzaya astronot hazırlar gibi hazırlıyoruz, ki bu haftayla birlikte iki haftadır okula da yollamıyoruz. o da buna uyum sağladı. mesela evde koşuştururken eli kapının kenarına çarpınca, gidip ellerini yıkıyor.* her çantamda, çalışma masamda, arabada, evin giriş kapısının kenarında, balkonda dezenfektan ya da kolonya var. anamız babamız dahil kimseye gitmiyoruz, herkesi çok özledik. insanlara karşı böyle umursamaz haldeyiz yani.

öyle bir hayat sürüyoruz ki, hayatın ana yolundan çıktık, şosesinden ilerliyoruz. eskiden bir hayatı yaşıyor muyduk, hep böyle miydik karıştırmış durumdayız. bu bağlamda, akıp gitmekte olan hayatı umursamıyoruz.

olur da, bu sürece dahil her şeyin sonu gelirse, "oh be, kimseye zararımız dokunmadı" diyebilmeyi umuyoruz.
hem halkta, hem de üst düzey yetkililer tarafından sonuçları gayet de net bir şekilde görülen hadisedir. her gün bir uçak kazası kadar insanın öldüğünü, her gün somadaki maden işçisi kadar insanın öldüğünü, sayıyla ifade ediyoruz. yazması kolay böyle. bu 300 kişinin ailesi de var. dolar sizce sadece bu yüzden mi yükseliyor, eve kapanıcaz diye mi yükseliyor? eve kapanmasak, covid hiç gelmeseydi de doların durumu vahimdi.
Ekonomiyi insanına tercih edenlerin rakamlarıdır.

2020 mayıs ayında 78 vefat varken 1 ay herkesi kapatan aynı sistem, bugün 300 vefat verken güle oynaya kafa buluyor vatandaşıyla.

Devam edin, devam edin..