dünya evine girmek

evlenmek.
ama nereden hasıl olmuş bu söylence? evlenmeden evvel dünyaya ait olmayan bir yerde mi yaşıyorduk? ya da annelerimizin " sen bir evlen, el içine karış! o zaman görürsün dünya kaç bucak?" ayarıyla örtüşsün diye mi böyle söylenmiş bilemiyorum. annemizin evinde, yediğimiz önümüzde, yemediğimiz arkamızda şeklide aslında bulutlarda yaşıyoruz, orası dünya değil mi diyor? hayallerde yaşıyor bazı bekar şapşirikler! kıvamında törpülüyor mu? anlayamadım.
zaten gazeteden başka bir yerde kullanıldığına da şahit olmadım. kimse "-benim kanka haftasonu dillere destan bir törenle dünya evine giriyor" demiyor.
devamını gör...
evlenmek insanı hem ruhen hem maddeten bambaşka bir boyuta sokar.
karşındakiyle uzlaşmak ve anlaşmak zorundasın. evlilikten önce böyle bir şey yok. en azından hayatını sorunsuz idame ettirebilmen için hayatında sürekli uzlaşmak zorunda olduğun kimse yok. ana baba desen eğer ekonomik özgürlüğün varsa iplerini koparabilirsin. evlenerek belki de daha önce hiç yapmadığın bir şeyin içine giriyorsun. karşı cinsten ve kimyanın, alışkanlıklarının örtüşmediği birisiyle orta yolu bulabilmenin mücadelesi. gerçek sıkıntı, mutluluk ve geçimin mücadelesi. "dünya evi" bu mücadeleyi özetlemek için bulunmuş bir tabir yüksek olasılıkla.
devamını gör...
adem ile havva ne zaman gerçek anlamda insan oldular diye bakarsak , cennetten kovulup dünyaya gönderilip dünyayı ev belleyince. bu anlamda dünyanın kaç bucak olduğunu görmekle de bağlantılı bence.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.